<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aktif Yaşlanma &#8211; Yaşlıyım Haklıyım</title>
	<atom:link href="https://www.yasliyimhakliyim.com/category/yaslilik/aktif-yaslanma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yasliyimhakliyim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Feb 2021 16:34:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>65 Yaş üzeri vatandaşlar izin belgesi ile tatil yapabilecek</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-uzeri-vatandaslar-izin-belgesi-ile-tatil-yapabilecek/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-uzeri-vatandaslar-izin-belgesi-ile-tatil-yapabilecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2020 23:21:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[İzin]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7932</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ef68212723eb" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ef68212723eb wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >65 Yaş üzeri vatandaşlar izin belgesi ile tatil yapabilecek</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h2 class="title-medium-dark mi-news-desc size-m-i-20">65 yaş ve üzerindeki vatandaşlara, izin belgesi almak şartıyla turizm amaçlı seyahat yapabilme izni çıktı. İçişleri Bakanlığı&#8217;nın yaşlılara tatil müjdesiyle ilgili olarak 81 il valiliğine genelge gönderdi.</h2>
<div class="row">65 yaş ve üzerindeki vatandaşlara, izin belgesi almak şartıyla turizm amaçlı seyahat yapabilme izni çıktı. İçişleri Bakanlığı&#8217;nın yaşlılara tatil müjdesiyle ilgili olarak 81 il valiliğine genelge gönderdi.<br />
Bakanlık genelgesinde, koronavirüsün yayılma ve bulaşma hızının azalması, vaka artış hızının düşüşteolması ve turizm sezonunun açılması sebebiyle 65 yaş ve üzeri vatandaşların turizm amaçlı seyahatlerine izin verilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği ifade edildi.<br />
ORGAN NAKİL OLAN VE DİYALİZE GİDENLERE KÖTÜ HABER<br />
İçişleri Bakanlığı&#8217;nın genelgesinde, 65 yaş ve üzeri vatandaşlar (son üç yıl içinde organ ve kemik iliği nakli olanlar, immün yetmezliği olanlar ile böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize giren hastalar hariç) turizm amacıyla yapacakları yolculuklarda &#8220;Turizm Amaçlı Seyahat İzin Belgesi&#8221; almak şartıyla istedikleri yerleşim yerine gidebilecek.<br />
BAŞVURU ALO 199&#8217;A YAPILACAK<br />
65 yaş ve üzeri vatandaşlar, Turizm Amaçlı Seyahat İzin Belgesi almak üzere, Alo 199 Vefa Sosyal Destek Hattı üzerinden veya elektronik ortamda e-Devlet kapısından İçişleri Bakanlığı e-başvuru sistemine girerek seyahat izin işlemleri başlığının altında yer alacak Turizm Amaçlı Seyahat İzin Belgesi verilmesi alt başlığını seçerek başvurularını gerçekleştirebilecek.</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://malatyacadde.com/65-yas-uzeri-vatandaslar-izin-belgesi-ile-tatil-yapabilecek/51719">malatyacadde.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-uzeri-vatandaslar-izin-belgesi-ile-tatil-yapabilecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Normalleşme Sürecinde Psikolojik Dayanıklılık Nasıl Artırılır?</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/normallesme-surecinde-psikolojik-dayaniklilik-nasil-artirilir/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/normallesme-surecinde-psikolojik-dayaniklilik-nasil-artirilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2020 11:47:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Normalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[priskolojik Sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7726</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-simple-and-brd-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-simple-and-brd.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5ee8afb4281e3" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ee8afb4281e3 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Normalleşme Sürecinde Psikolojik Dayanıklılık Nasıl Artırılır?</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><em>Karantina döneminin ardından normalleşme sürecine girdiğimiz bu günlerde, psikolojik dayanıklılığı arttırmanın yollarını Profesör Dr. Sibel Çakır anlattı.</em></p>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h4><strong>Yaşadığımız pandemi sürecinden psikolojik olarak sağlıklı bir şekilde çıkmak için neler yapmalıyız?</strong></h4>
<p>Yaklaşık üç ay süren karantina günlerinden çıkış için kapının aralandığı günlerdeyiz. Yol haritamız ve güvenliğimiz hala belirsizliklerle dolu. Umarız dinmesini beklediğimiz fırtına tekrar şiddetlenip savurmaz. Yorgun, heyecanlı, gergin ve umutla karışık duygular yaşıyoruz. Çoğumuz nereden başlayacağını, önce hangi adımı atması gerektiğini bilmiyor. Tabi herkeste farklı renkte olan duyguları belirleyen biraz da, bu trafik kazasını ne kadar hasarla atlattığımız&#8230;</p>
<p>Trafik kazası metaforu ile devam edelim; ilk yapılacak olan hasar tespit çalışması. Hasarı ortadan kaldırırken, yaraları sarmak için biraz dinlenmek, ara vermek ve yola yeniden, biraz değişmiş biçimde devam etmek gerekir. İnsanın en güçlü ve en şaşırtıcı yanlarından biri hayatta kalma dürtüsünün güçlülüğü, hızlı uyum ve değişim kapasitesidir. Bu süreçte en zorlandığımız noktalardan biri, hala devam eden belirsizlik karşısında dayanıklı kalmak.</p>
<p class="pos-r"><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.oggusto.com/UserFiles/Image/images/haziran2020/normallesme-sureci.jpg" alt="" /></p>
<h3><strong>Peki, dayanıklı kalmanın sırrı nedir?</strong></h3>
<ul>
<li>Bu salgın gösterdi ki, dayanıklılık bireysel değil toplumsal olduğunda virüsten korunabiliyoruz. Hem ekonomi, üretim, iş yaşamı ve günlük yaşam alışageldiğimize yakın akıyor, hem de duygusal ve vicdani olarak daha huzurlu oluyoruz. O zaman çevremizdeki en zayıf halkaları korumak güçlendirmek, bireysel ve aile olarak en zayıf halkamıza ilgi göstermek durumundayız.</li>
<li>İleri yaşın hastalığa karşı daha hassas ve kırılgan olması nedeniyle, sokağa çıkma yasağı ile yaşlılar haftalarca evlerinde tutuldu. Konuştuğumuz çoğu 65 yaş üzeri kişi kendini güvende hissetmediğini, bir yanıyla işe yaramaz ve toplumun zayıf kesimi olduğunun hissettirildiğini belirtti. Gerçekten de ölüm korkusu ile sınanmak, yalnızlığa mecbur olmak, özgürlüğünü kaybetmek, yardıma ve ilgiye muhtaç durumda bırakılmak kolay üstesinden gelinecek bir travma değil. Yaşlı bireyleri fiziksel, duygusal olarak desteklemek kırılgan halkayı güçlendirme çalışmalarında başta gelmelidir. Psikolojik olarak bu tür toplumsal ölçekli kriz durumunda, yaşlılar, çocuk ve gençler, azınlıklar, yoksullar, sağlık çalışanları, engelliler ve daha önce psikolojik sorun yaşayanlar risk grubudur. Toplumun her ölçekteki alt birimlerinde, bu kırılgan grupları koruyup gözetmek, dayanıklılığı arttıracaktır. Ayrıca bu faaliyetler sırasında dayanışma ve aidiyet duygusunu sağlamlaştırmak her kesime iyi gelecektir.</li>
<li>Hasar yeri çalışmalarımızda her şeyi tek başına düzeltmeye çalışırken fark etmeden ağır bir yükün altına girebilirsiniz. Unutmayın ki, salgın sizin suçunuz değil. Getirdiklerini iş ve ailenizde hep birlikte göğüsleyeceksiniz. Takıldığınız ve durduğunuz yerlerde çevrenizdeki kişilerden ve kurumlardan yardım isteyin, sorumluluk paylaşın. Yaşamsal ihtiyaçları en öne koyup, diğer yapılması gerekenlere gerçekçi bir ajanda belirleyin ve paylaşın. Herkes beklediğini değil, mümkün olanı benimsemek zorunda.</li>
</ul>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<ul>
<li>Yaşamakta olduğumuz kriz, sorunlarımızın çok farklı çevrelerin, disiplinlerin bir araya gelerek çalışması gerektiğini, bu sorunların ancak geniş ittifaklarla aşılabileceğini gösterdi. Bilmediğimiz alanlarla, tanımadığımız dillerle ve düşünce sistemleriyle, iyi niyet çerçevesinde konuşma zamanı. Bu yolla etkin çözümler, zengin fikir ve eylem birlikleri yaratabiliriz. O zaman daha önce konuşmadığımız kişi, disiplin, kurumlarla diyalog ve fikir alışverişi, belki de ortaklıklar başlatmalıyız.</li>
<li>Evinizde, işinizde, çevrenizde barış var mı? Geçmiş kırgınlıkları, çatışmaları buzdolabına kaldırmayı deneyelim. Coşkuyu körükleyelim, herkesin buna ihtiyacı var. Önyargıları kaldırmayı, demokrasiyi ve huzuru sağlamayı önemseyelim. Kutuplaşmadan, gerilimden uzak duralım, ayrımcı olmayalım. İnsanlarla ilgili olumsuz düşüncelerinizi ve öfkemizi eritelim. Enerjimiz huzurla, ortak amaçlarla, heyecanla artar, şiddetli çatışma ile tükenir. Empati anahtardır, açıp açmayacağına kilidi denemeden karar vermeyin.</li>
<li>Dayanışma ilacına inanın, en yakınlarınız ile başlayın. Fiziksel mesafe olsa da sosyal yakınlığı, diyaloğu arttırın. Yardımseverlik, iyilik ve gönüllülüğün bilimsel olarak hem fizyolojimize hem psikolojimize faydaları gösterildi. Bu treni bu krizde kaçırmamalıyız.</li>
</ul>
<p class="pos-r"><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.oggusto.com/UserFiles/Image/images/haziran2020/normallesme-sureci-2.jpg" alt="" /></p>
<h4><strong>Bu süreçte yaşadığımız korku ve özlem psikolojimizde hasar bırakmış olabilir mi? Bu hasarı nasıl düzeltebiliriz?</strong></h4>
<p>Korku ve özlemleriniz, tepki ve davranışlarınızı etkileyebilir. Stresin sizi yönetmesi değil, sizin stresi yönetmeniz gerek. Zihninize sıkça mümkün olanı, şimdiki anı ve mekânı hatırlatın. Geleceği kontrol edemeyeceğinizi ve sizin de sağlıklı, zinde kalmanızın önemli olduğunu unutmayın. Dengede ve sakin olmak, esnek kalabilmek, alışkanlıklarımızı, ön yargıları gevşetebilmek hepimize iyi gelecektir.</p>
<p>Ne siz bir kurtarıcısınız ne de bir kurtarıcı gelip her şeyi düzeltecek. Ne kendinizi aşırı sorumluluk ve çaba ile tüketmek, ne de tembelliğe, çaresizliğe, edilgenliğe bırakmak doğru değil. Hayatımız değişecekse, izleyicisi değil elimizdeki malzeme ile aktif oyuncusu ve mimarı olmaya çalışalım.</p>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h4><strong>Eski yaşama olan özlemi ve can sıkıntısını aşmak için ne yapmalıyız?</strong></h4>
<p>Eski yaşamınızı, alışkanlıklarınızı özlüyor olabilirsiniz. Acaba onlar gerçekten istediklerimiz, ihtiyacımız olanlar mıydı, toplumun ya da çevremizin dayatmaları mıydı?  Belki de bu mola, bizi gerçekten mutlu eden şeyleri ve ihtiyaçlarımızı yeniden değerlendirmemize fırsat verir.</p>
<p>Can sıkıntısını aşmak ve dayanıklılığı arttırmanın bir yolu da duygularımıza, amatör tarafımıza ve ihtiyaçlarımıza yüz çevirmemek. Uyku, dinlenmek, eğlenmek gibi temel insani ihtiyaçlarımızı sadece bir süre erteleyebiliriz. Onları güvenilir dostlar, amatör uğraşlar, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve hep öğrenme, gelişme azmi ile besleyebiliriz, paylaşıp model olabiliriz.</p>
<p>Sanat, mizah, oyun ya da spor, sıkıntılara ve acılara dayanmamızı sağlar, bunları ajandanızdan eksik etmeyin. Zevk aldığınız aktiviteleri düzenli biçimde yapın. Zevk veren eylemler duygu durumunuzu olumlu etkiler, ruh halinizin olumlu biçimde değiştirip, enerjinizi yükseltir.</p>
<p class="pos-r"><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.oggusto.com/UserFiles/Image/images/haziran2020/normallesme-sureci-4.jpg" alt="" /></p>
<div class="postpin 411fdbeb9e229f62937e1ef71b2833a4"></div>
<p>Salgın deneyimlerimizin bizi güçlendirip, geliştirdiği ümidiyle, sağlıkla kalın.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.oggusto.com/blog/detay/3115/normallesme-surecinde-psikolojik-dayaniklilik-nasil-artirilir-.html">oggusto.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/normallesme-surecinde-psikolojik-dayaniklilik-nasil-artirilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>65 yaş üstü: Tecrit etkili oldu mu?</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustu-tecrit-etkili-oldu-mu/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustu-tecrit-etkili-oldu-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2020 13:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7681</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ee0ddfd9e8fb" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ee0ddfd9e8fb wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >65 yaş üstü: Tecrit etkili oldu mu?<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p class="intro">Türkiye&#8217;de koronavirüs salgını nedeniyle yaklaşık üç ay tecrit uygulanan 65 yaş ve üzerindekiler bu sürede gerçekten korundu mu? Uzmanlar, Sağlık Bakanlığının açıkladığı verileri yorumladı.</p>
<div id="sharing-bar" class="min"></div>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Uzun zamandır uygulanan tecrit işe yaradı mı, 65 yaşın üstündekiler bu sayede virüsten korunabildi mi? Bu soruların yanıtı bilinmiyor. Halk sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları, ellerinde hiçbir veri olmadığı için gerçek durumu anlamanın imkânsız olduğu görüşünde.</p>
<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 5 Haziran’da yaptığı açıklamada, “Son bir ayda ölen vatandaşlarımızın yaş ortalaması 74.6. Toplam ölümlerin yüzde 93&#8217;ü 65 yaş üstü vatandaşlarımızdır” dedi.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün Avrupa ofisi de bu kıtada ölenlerin yüzde 94&#8217;ünün 60 yaş üstü olduğunu bildirmişti.</p>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Halk sağlığı uzmanı ve Türk Tabipleri Birliği Covid-19 İzleme Grubu’ndan Prof. Kayıhan Pala, <a href="https://www.dw.com/tr/ya%C5%9Fam-hakk%C4%B1n%C4%B1n-korunmas%C4%B1-m%C4%B1-insan-haklar%C4%B1-ihlali-mi/a-53698306">Türkiye ve Avrupa ortalamalarıyla</a> ilgili iki hususa dikkat çekiyor:</p>
<p>&#8220;Türkiye’de 65 yaşın üstündeki nüfus yüzde 9.1, bu oran Almanya’da yüzde 22, İtalya’da yüzde 23. Yani bu yaş grubu nüfus daha düşük ama ölüm oranları benzer. İkincisi, biz dünyada hiç olmayan bir şey yaptık; uzun süre tecrit uyguladık. Fakat bu tecrit etkili oldu mu, bilmiyoruz. Bunu anlamak için yaş gruplarına göre ölüm hızlarını karşılaştırmalı olarak hesaplamak gerek. Yoksa bu benzerlik, sanki tecrit hiç işe yaramamış gibi algılanmasına yol açabilir.”</p>
<p>Türkiye&#8217;de ilk vaka tespitinden bu yana üç ay geçtiği halde Sağlık Bakanlığı ayrıntılı verileri açıklamadı. Bakan Koca’nın bahsettiği ölüm oranları sadece PCR testi pozitif olanları mı içeriyor, yoksa şüpheli vakalar da buna dahil mi; bilinmiyor. Bugüne kadar açıklanan beş bine yakın ölüme şüpheli vakaların dahil edilmediğini hatırlatan Prof. Tacettin İnandı, bakanın söylediği oranlar doğru olsa bile açıklanma şeklini yanlış buluyor:</p>
<p>&#8220;Hem hasta sayıları, hem de ölümlerin ayrıntılı biçimde verilmesi gerekir. Hangi yaş grubunda ne kadar hastamız var, ne kadarı iyileşti, ne kadarını kaybettik? Bunları bilmeden, içinden tek bir parça çekip verdiğinizde toplumda yanlış algılara yol açabilir. Örneğin sadece yaşlıları öldürüyor algısına yol açabilir. Yaşlılar üzerinde zaten var olan kaygı, korku daha da artabilir. Gençlerin de ‘hastalık yaşlıları öldürüyormuş’ diyerek bu işi daha da hafife almasına yol açabilir.”</p>
<div class="picBox medium rechts ">
<p>Tacettin İnandı</p>
</div>
<p>Pek çok ülkenin her gün düzenli olarak ayrıntılı verileri paylaştığını belirten Prof. İnandı, “Yaşa, cinsiyete, illere ve bölgelere dağılımı gösteren bir salgın raporunun vatandaşlar olarak, bilim camiası olarak hakkımız olduğunu düşünüyorum” diyor.</p>
<p>Halk sağlığı uzmanı İnandı, 65 yaş üstünün toplam hasta içindeki oranını bilmeden sadece ölümlerdeki payının hiçbir şey ifade etmediği görüşünde:</p>
<p>&#8220;Bu rakam doğruysa yaşlılarımızı yine de koruyamadığımız anlamına geliyor. Evde kalmaya zorladığımız halde koruyamamışız demektir. Ama bunu söylemek için de bu yaştaki hastaların sayısını bilmemiz lazım. Ölümlerin yüzde 93’ünü oluşturuyor, peki hastaların yüzde kaçını oluşturuyor? Yaşlılarımızda hastalık ne sıklıkta gözükmüş, bu hastalarımızdan ne kadarı ölmüş, yaşlılarda öldürme hızı ne olmuş? Bunları bilmeden koruyabildik mi, koruyamadık mı, söyleyemiyoruz.”</p>
<p>Bakanın açıklamasının ilk anda kafa karışıklığı yarattığını söyleyen Prof. Belgin Ünal ise bu durumun sebeplerine dikkat çekiyor:</p>
<p>&#8220;Kaç zamandır evde tutuyoruz, buna rağmen ölenler içinde payı çok yüksek diye bir tartışma var. Oysa bu bilgi çok şaşırtıcı değil. Çünkü salgın boyunca aileleriyle birlikte yaşayan yaşlılar, genç kesimler dışarıya gelip gittiği için, çalışma yaşamı devam ettiği için enfekte olmuş olabilir.”</p>
<p><strong>Huzurevlerinde durum</strong></p>
<p>Hayatını kaybedenlerden ne kadarının huzurevlerinde yaşayanlar olduğu da bilinmiyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Ünal, bu konuda da bilgi eksikliğine vurgu yapıyor:</p>
<p>&#8220;Biz başka ülkelerin deneyimlerine bakarak diyoruz ki, huzurevlerinde salgın ortaya çıktığında oldukça öldürücü olabildi. Bizim ülkemizde ne kadarının huzurevlerinden kaynaklandığını bilmiyoruz. Aslında biz salgınla ilgili pek çok bilgiden habersiziz. Oysa hastanelerden Sağlık Bakanlığı’na çok detaylı ve günlük veri akışı var. Mesela illerde kaç olgu var, kaç ölüm oldu, bilmiyoruz. Yaş gruplarına göre nasıl değişiyor, bunu da hiç görmedik. Biz başka ülkelerin deneyimlerinden hep diyoruz ki 65 yaş üstünde öldürücülüğü yüksek, diyoruz. Ama bizim ülkemizde ne kadarı genç, ne kadarı 65 yaş üstü? Bunlara yönelik hiçbir veri paylaşılmadı.”</p>
<p>Halk sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları, aylardır veriler paylaşılsın çağrısı yapıyor. Ancak Sağlık Bakanlığı sadece kamuoyuna değil, bilim insanlarına da bu bilgileri vermedi. Prof. Ünal, salgını anlamak, değerlendirmek ve önlem almak için bütün bilgilerin salgının başında, ortasında, sonunda her aşamasında rapor edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.dw.com/tr/65-ya%C5%9F-%C3%BCst%C3%BC-tecrit-etkili-oldu-mu/a-53754850">dw.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustu-tecrit-etkili-oldu-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rakıcı“65 yaş üstü kişilere tecrit politikası uygulanıyor“</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/rakici65-yas-ustu-kisilere-tecrit-politikasi-uygulaniyor/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/rakici65-yas-ustu-kisilere-tecrit-politikasi-uygulaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 17:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7601</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5edbd1c53651a" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edbd1c53651a wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Rakıcı“65 yaş üstü kişilere tecrit politikası uygulanıyor“</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h3 class="detail__spot">DİSK Emekli Sen rize Şube Başkanı Osman Rakıcı, &#8220;65 yaş üstü emeklilerin, yaşlıların evde kalmaları onları bir yere kadar pandemiden korurken başta bu insanların rutin sağlık kontrolleri aksadığından pandemi dışındaki tüm sağlık sorunlarında artış yaşanacaktır” uyarısında bulundu</h3>
<p>Gençağa Karafazlı</p>
<p>DİSK Emekli-Sen Rize Şube Başkanı Osman Rakıcı sendika üyeleri Rize Valiliğine mektup göndererek, Bizler 65 yaş üstü kişiler olarak 21 Mart 2020 tarihinden bu yana sokağa çıkma yasağı ile karşı karşıya kaldığımız malumunuzdur. Daha ne kadar süreceği belli olmayan bu TECRİT bizleri gerek psikolojik gerekse fiziksel diğer hastalıkların pençesine düşüreceği gibi yurttaşlar arasında ayrımcılığa neden olması itibariyle bu Tecrit&#8217; in insan hakları ihlali olduğunu da düşünüyoruz” dedi.</p>
<p>Covid-19’un en büyük risk grubunu oluşturan emekliler, yaşlıları en temel haklarından dahi mahrum bırakılarak pek çok başka risk faktörüne açık hale getirdiğini belirterek, &#8220;65 yaş üstü emeklilerin, yaşlıların evde kalmaları onları bir yere kadar pandemiden korurken başta bu insanların rutin sağlık kontrolleri aksadığından pandemi dışındaki tüm sağlık sorunlarında artış yaşanacaktır&#8221; uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>HAREKETSİZLİK HASTALIKLARI TETİKLER UYARISI</strong></p>
<p>Rakıcı, yeni normal adı altında yapılan gevşetmelerin 65 yaş üstünü kapsamaması ile ilgili şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Alışveriş merkezlerinin açılması, şehir içi ve şehirler arası seyahat sınırlamalarının kaldırılması, restoran, kafe, çay bahçeleri ve hatta kreşlerin açılması 65 yaş üstü dışında herkesin eski yaşamına dönmesi anlamına geliyor.</p>
<p>65 yaş üstü emeklilerin, yaşlıların evde kalmaları onları bir yere kadar pandemiden korurken, başta bu insanların rutin sağlık kontrolleri aksadığından pandemi dışındaki tüm sağlık sorunlarında artış yaşanacaktır. Ayrıca sokağa çıkma yasağı bizler için hareketsizlik anlamına gelmekte, hareketsizliğin ise pek çok fiziksel ve zihinsel rahatsızlığa davetiye çıkarmaktadır.</p>
<p><strong>düzenleme değil bir insan hakları ihlali boyutu kazanmış durumdadır</strong></p>
<p>Rakıcı açıklamasında, “21 Mart tarihinden bugüne sokağa çıkma yasağı 65 yaş üstü insanlarımız için sürüyor. Yeni normal adı altında yapılan gevşetmeler, Covid-19’un sadece 65 yaş üstüne ve sadece 65 yaş üstünden bulaştığı izlenimi veriyor. Zira yapılan düzenlemeler; alışveriş merkezlerinin açılması, şehir içi ve şehirlerarası seyahat sınırlamalarının kaldırılması, restoran, kafe, çay bahçeleri ve hatta kreşlerin açılması 65 yaş üstü dışında herkesin eski yaşamına dönmesi anlamına geliyor.<br />
DİSK Emekli Sen Rize Şube Başkanı Osman Rakıcı, “Hâlihazırda pandemi süresince alınmış önlemler insan hak ve özgürlüklerini pek çok açıdan ihlal etmiştir; ancak küresel salgından korunmak için belirli kısıtlamalar yapılması elbette toplum sağlığı için olumlu sonuçlar doğurabilir. Ne var ki ülkemizde yapılan düzenlemeler, en başından itibaren ve özellikle de son gevşetmelerle bir düzenleme değil bir insan hakları ihlali boyutu kazanmış durumdadır. Kısıtlamaların belli bir yaş grubuna yönelik olmasının, biz emekli/yaşlıları, tüm gün dışarıda olması gereken, çalışan, okuyan yakınlarımızın taşıma riski olduğu virüsten korumayacaktır. <strong>Bütün topluma genelleştirilmemiş olan bir kısıtlamanın olumlu sonuçlar getirmesini beklemek rasyonel olmaktan çok uzaktır.</strong></p>
<p><strong>sokağa çıkma yasağına karşı sesimizi yükseltiyoruz</strong></p>
<p><strong>Ne yazık ki, burjuvaziden kurucu ilkelerine uygun hareket etmesini talep etmek, biz yaşlılara/emeklilere düşmektedir: İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde açıkça yer alan ayrım yapma yasağına, pandemi döneminde de uyulmamıştır; uyulmamaktadır. </strong>Bizlerin toplumla bağını kesmek yönünde atılan bu adımlar Covid-19’dan daha da fazla iktidarın hedef aldığı kesim olduğumuzun açık ilanıdır. DİSK / Emekli-Sen olarak, 65 yaş üstü bireyleri korumaktan uzak ve ötekileştirici bu uygulamaların bir an önce son bulmasını talep ediyoruz.<strong> Bir insan hakları ihlali boyutuna ulaşmış 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağına karşı sesimizi yükseltiyoruz” dedi.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/rakici65-yas-ustu-kisilere-tecrit-politikasi-uygulaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak!</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasam-kucuklerimi-korumak-buyuklerimi-saymak/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasam-kucuklerimi-korumak-buyuklerimi-saymak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 17:19:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7595</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5edbcf5999cba" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edbcf5999cba wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak!</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><em>“Yarın bu bacaklar, ayrılık dağını aşacak</em></p>
<p><em>Önümde şarap, çek babam çek</em></p>
<p><em>Saçlarım ne güzel, kar gibi ak</em></p>
<p><em>Yaş yetmişe vardı, laf değil</em></p>
<p><em>İnsan bugün yaşamazsa ne vakit yaşayacak.”[2]</em></p>
<p>“Corona virüs sebebiyle 45 yaş üstü personel alımları yapılmamaktadır.”</p>
<p>Metal İşçileri Birliği (MİB) twitter sayfasında paylaşılmış -ibret-i alemlik!- bir duyuru bu. Paylaşımı yapan kişi şu notu düşmüş: “Önce coronavirüs sebebiyle işsiz kaldık. Şimdi de işe almıyorlar yaştan dolayı. Bu gidişle ya virüsten ya açlıktan öleceğiz.”</p>
<p>Pandemi kapitalist sistemde çürümüş, kokuşmuş pek çok şeyi açığa çıkardı, teşhir etti. Noam Chomsky’nin deyişiyle “Yüz kremi üretmeyi ilaç üretmekten daha kârlı bulan” ilaç endüstrisi; “devleti küçültüyor, etkinleştiriyoruz” retoriğiyle kamusalı un ufak eden, silaha devasa yatırımlar yaparken sosyal harcamaları daralttıkça daraltan neoliberal devlet kepazeliği; sağlık sistemini özelleştirme yağmasına açarak halkların büyük bölümünü sağlık hizmetlerinden dışlayan tamahkârlık; bir yandan “evde kal” kampanyaları tam gaz devam ederken bir yandan işçileri, emekçileri hiçbir önlem almaksızın çalıştırma ya da “ya corona ya işsizlik” ikilemine mahkûm kılan ikiyüzlülük…</p>
<p><strong>Açığa çıkan bir başka mürailik de yaşlılıkla ilgili.</strong></p>
<p>“Yasam küçüklerimi korumak, büyük saymak” diye diye geçti milyonlarca yurttaşın çocukluğu. Bu andı okuyarak büyümüş çocuklar bugün Covid-19 salgını nedeniyle evden çıkmaları yasaklı yaşlılara sokaklarda sürek avı düzenliyorlar. Ellerinde cep telefonu, sokakta gördükleri ihtiyarların başından aşağı kolonya boca ederken kendilerini kaydedip, üstüne üstlük sosyal medyada paylaşıyorlar… Yerel yönetimler biraz soluklanmak, bir miktar sohbet etmek için oturdukları bankları söküyor parklardan. Acar muhabirler, pazarda alışveriş yapmaya çalışan ihtiyarların burnuna mikrofonlarını dayayıp “Amcacım/teyzecim, yasak olduğunu bilmiyor musun? Neden sokaktasın?” diye ayar veriyor…</p>
<p>Ama yalnızca Türkiye’de değil… 60 yaş üzerindeki Covid-19’luların solunum cihazına bağlanmasının yasaklandığını[3] İtalya’da… Boşaltılmış bir huzurevine giren askerlerin yataklarda yaşlı cesetleriyle karşılaştığı İspanya’da[4]… Bir televizyon sunucusunun ekranlardan rahatlıkla “Sigara içen obez 80’likleri kurtarmak için ekonomiyi batırmaya değer mi? Nasıl olsa iki yıl içinde ölecekler!” diyebildiği Hollanda’da… Doktorlara “Yoğun bakımda sıkışıklık varsa 80 yaş üzeri hastaları kabul etmeyin,” talimatı verilen İsveç’te[5]… Ama en çok da “yurtsever Amerikalı” büyükanne ve büyükbabalara çocukları, torunları ve ülkeleri için seve seve ölmeleri”ni salık veren ABD’nin Teksas eyaleti vali yardımcısının, ülkenin Başkanı tarafından hoşnut bir tepkisizlikle karşılanan (ve eyalet savcısının “gereksiz tıbbi müdahaleleri engellemek adına”, kürtaj yaptıranları 180 günlük hapis cezasıyla tehdit eden açıklamasının eşlik ettiği) mesajında.[6]</p>
<p>Yani sorun “birkaç münasebetsiz gencin yaşlıları taciz etmesi” değil. Sorun, özellikle kriz momentlerinde yaşlıları bir “sorun”, daha çok da bir “safra”, bir artık nüfus, “üretkenlik çağını geride bırakmış asalaklar” olarak gören kapitalizm.</p>
<p>Toplumların yaşlıları ele alış, yaşlılara davranış tarzı zamana, mekâna ve tabii bir de toplumsal sınıfa göre değişiklik gösteriyor. Özel mülkiyete dayalı bir sınıflaşmanın belirgin olmadığı toplumlarda, daha eşitlikçi ve dayanışmacı bir ethos’un hüküm sürdüğü bilinmekte. Bu durumda topluluğun tüm yaşlılarının, üretken faaliyetlerin dışına düşmüş olsalar bile, deneyim, bilgelik, dinsel/büyüsel liderlik konumları vb. aracılığıyla saygın konumlarını sürdürdüğünü görüyoruz.</p>
<p>Topluluğun “yaşlı” bireylerini desteklediğine ilişkin erken kanıtları, sapiens-öncesi atalarımızda buluruz. (Tabii burada “yaşlı” göreli bir kavram. Ortalama yaşam süresi beklentisinin 28-30 yıl olduğu Üst Paleolitik’te 35 yaş üzeri, “yaşlı” sayılmalı.[7]) İspanya’nın kuzeyinde, Atapuerca’da bulunan ve pelvis kemiğindeki deformasyon nedeniyle “Elvis” olarak adlandırılan 500 bin yıllık bir homo heidelbergensis bilinen en yaşlı eski insan. Elvis’in 45 yaşında öldüğü hesaplanmış; omurga ve kalça kemiğindeki deformasyon, avlanmak bir yana, ancak bir baston yardımıyla yürüyebildiği ve dayanılmaz sırt ağrıları çektiğine işaret ediyor. Takım arkadaşları, Elvis’i desteklemiş olmalılar.[8] Hem de yıllarca!</p>
<p>Yine de Üst Paleolitik insanları olan türdeşimiz Homo sapiens’ler, önceleyen insan türleri arasında en uzun ömürlü olanlar. Yeryüzünü bir süre paylaştıkları Neanderthalleden bile uzun ömürlü. Merkez Michigan Üniversitesi’nden antropolog Profesör Rachel Caspari 10 ila 30 yaş arasında ölen her 10 genç Neanderhâl’e karşı yalnızca dört Neanderthal 30 yaşını aşabilirken, Homo sapiens için bu oranın 10’a 20 olduğunu belirtiyor. Bir başka deyişle, evrimsel hatta Homo sapiens’e ulaştığımızda, 30 yaşına ulaşabilen bireylerin sayısı dörde katlanır. Antropologlar besin toplama ve avlanma tekniklerindeki (alet çantalarındaki gelişkinlik ve çeşitlenmenin tanıklık ettiği) gelişmelerin bunda etkin olabileceğini belirtiyorlar.[9]</p>
<p>Her durumda, Üst Paleolitik’teki türdeşlerimizin göreli uzayan ömrünün gençlere deneyim aktarma, böylelikle hayatta kalma stratejilerindeki başarılara, dolayısıyla da kültürel zenginleşmeye katkısı büyük olmalı. Özellikle, Homo sapiens atalarımızın başta dil olmak üzere karmaşık simge sistemlerini kullanmadaki becerileri göz önünde bulundurulduğunda…</p>
<p>İnsanlık tarihinin en uzun süreli geçim örüntüsü, avcı-toplayıcılık, özellikle de avcılık kuşku yok ki “genç işi”dir. Av hayvanı sürülerinin peşinden uzun süreli yolculukları, hatırı sayılır bir fiziksel gücü gerektirir. Ama aynı zamanda avın izini tanımayı, iz sürmeyi, tuzak kurma tekniklerini, av silahlarını imal edip kullanmayı, bunların bakımını yapabilmeyi, avın nasıl parçalanıp nasıl derisinin yüzüleceğini de… Yani avcılık, bir hayli teknik bilgi ve deneyim birikimi gerektiren bir geçim faaliyetidir. Üst Paleolitik’e tarihlenen avadanlıkların gelişkinlik düzeyi bu bilgi ve teknik beceri düzeyini aktaran bir mekanizmanın yürürlükte olduğuna işaret ediyor: yani kuşaklararası düzenli bir iletişimin.</p>
<p>Aynı durum, (daha çok kadınlar tarafından gerçekleştirildiği bilinen) toplayıcılık için de söz konusu: hangi yaban bitkiler yenilebilir, hangileri zehirlidir, nerede bulunur, nasıl toplanır, nasıl hazırlanır, yemeye hazır hâle getirilirler? Doğum nasıl yapılır, bebeklere nasıl bakılır, ne yedirilir? Homo sapiens’lerin Üst Paleolitik’te eriştiği “yaşam kalitesi” kuşaklar arasında gerçekten de sürekli ve sistemli bir iletişime işaret ediyor.</p>
<p>Bu iletişime, insanlar arasındaki etkileşimde (en azından kapitalist çağa kadar) başat değer olan “karşılıklılık” ilişkisi damgasını vurmuş olmalı: Yaşlılar sürekli fiziksel faaliyet ve zorlu çabaları gerektiren “iş”lerden bağışık tutulurken, deneyim ve bilgi birikimlerini genç kuşaklara aktarmaktadırlar…</p>
<p>Bu durum uzun süre böyle sürmüştür, büyük olasılıkla… Yedinci yüzyılda yazan Seville’li Isidore, insan yaşamını altı evreye ayırarak her birini belirli bir ahlâksal nitelikle tanımlıyordu: infantia (= konuşma yetisinden yoksunluk/masumiyet: bebeklik); pueritas (= saflık: çocukluk); adulescentia (= şehvet düşkünlüğü: yeni yetmelik); iuventus (=yardımseverlik, yararlılık: gençlik); gravitas (=ciddiyet: orta yaş); senectutus (= bilgelik: yaşlılık). Gilleard geç Antikite’den devralınan bu anlayışın Avrupa’da Ortaçağ boyunca devam ettiğini vurguluyor.[10] Bu tutumun İslâm Ortaçağ’ındaki muadili, bilgeliğin, deneyimin “aksakal” ile tanımlanmasıdır.</p>
<p>Ne ki yaşlıların “bilgelik”le taltifi, onların “yük”ünün her zaman topluluk tarafından üstlenildiği anlamına gelmiyor. Eşitlikçi cemaatlerin yerlerini sınıflı toplumlara bıraktığı kesitte, bebek-çocuk, engelli ya da iş görme kapasitesini yitirmiş yaşlıların sorumluluğunun bireyselleşerek topluluktan aileye doğru kaydığı gözlemlenir. 13. Yüzyıl Fransisken skolastiği Bartholomaeus Anglicus’un “Tıpkı kuzgunlarda olduğu gibi, çocuklar küçükken babaların evlatlarını beslediği, ebeveynler yaşlandığında ise çocukların onlara bakacağı”[11] kabulü buna işaret etmektedir. Ortaçağda “ebeveynleri onurlandırıp onları maddi olarak desteklenenin her yerde temel bir norm olduğu”nu[12] vurgulayan Shulamith Shahar da “karşılıklılık” ilkesinin toplumsal düzlemden kişisel/özel düzleme kaymış olsa dahi, süregittiğine işaret eder. Kendilerine bakıp yetiştiren ebeveynlerine, onlar yaşlandıklarında göz-kulak olmak, bir evlatlık “borc”u, bir borcun er ya da geç geri ödenmesini mücbir kılan bir “karşılıklılık ilkesi” gereğidir.</p>
<p>Nitekim Gilleard’ın ortaçağ boyunca sosyal hizmetleri üstlenen Kilise ve onunla bağlantılı hayır kurumlarının “yaşlılar”ı (yaşlı erkekleri… yoksa “desteğe muhtaç”lar kategorisini yoksullar, hastalar, bedensel engelliler ve yetim çocukların yanısıra dul kadınlar oluşturuyor) özel olarak “muhtaç” bir kategori olarak tanımlamadığı vurgusu, bir yandan servet ve gücün toprağa bağlı olduğu bir toplumda toprak sahipleri arasında yaşlı erkeklerin başat olduğuna işaret eder. Bir yandan da, yaşlı ebeveynlerin sorumluluğuna yönelik evlat yükümlülüğünün yaşlıları “muhtaç” bir kategori olmaktan uzak tuttuğunu gösterir.[13]</p>
<p>Her durumda, yaşlıların “kurtarmak için ekonomiyi batırmaya değmeyecek obez 80’likler” olarak görülmesi oldukça yeni bir görüngü… Bu durumu, Gilleard gibi “modernite, kentlerin (yeniden) ortaya çıkması, ticaretin tarımsal faaliyetlere başat hâle gelmesi vb.” faktörlerle açıklamak mümkün. Ama daha akla yakın bir izah, yaşlıların değersizleşmesinin kapitalizmin gelişmesiyle ilişkisini ortaya koymak olmalı…</p>
<p>Kapitalist ethos, üretkenliği toplumsal değerler sisteminin merkezine yerleştirirken, tecrübe, bilgelik, insan ilişkilerinde ustalık, kültürel temsil yetisi ve bunlardan kaynaklanan yetke vb. yaşlılıkla ilişkilendirilen değerleri peyderpey ikincilleştirdi. “Üretkenlik”in ölçütü ise, sermayeyi, kârı büyütme yetisiydi; yoksa örneğin sanatsal üretkenlik vb. değil… İşçi, kapitalizm için, kapitalistin kârını çoğaltmak için ürettiği ölçüde değeri hak ediyordu.</p>
<p>Kuşku yok ki “üretken olan” ile “olmayan”ı ayırt edebilmek için “çalışma” (üretim) ile “boş zaman”ın (yeniden-üretim) birbirinden zamansal ve mekânsal olarak ayrıldığı bir iş düzeni gerekiyordu: bir başka deyişle fabrika düzeni. Ve yine hiç kuşku yok ki, giderek artan sayıda insanın 40 yaşından uzun yaşamayı bekleyeceği bir ortalama yaşam süresi.</p>
<p>Her ikisi 19. Yüzyıl Avrupası’nda çakışır: Buharın devreye girmesi hane ile işyerini birbirinden kesin hatlarla arttırıp üretim ölçeğini büyük ölçüde arttırırken, gelişen tıp bilimi, ortalama ömür süresini (göreli olarak) uzatmaktadır.</p>
<p>Kırsaldan kopan yığınların kentlere göçüp ekmeklerini kazanmak üzere fabrikaları, atölyeleri doldurması, işgücü arzının bol olduğu koşullarda verimini yitirmiş yaşlı işçiler ilk kez bir “sosyal problem” olarak kodlanacaklardı. Kırsal dayanışma örüntüleri dağılmaktaydı, aile varlığını sürdürse de kırsal cemaatte oynadığı merkezi rolü çoktan yitirmişti. Kentlerde, teneke mahallelere sıkışmış proleterlerin günde bir ekmek almalarına yetecek ücretlerle günde 10-12 saat fabrikalarda çalıştıkları koşullarda, “yaşlı ebeveynlerine karşı vazifeleri”ni yerine getirme olanakları yoktu… İhtiyar proleterlere düşen, iş bulabildikleri sürece, güçleri yettiği sürece istihdam piyasasında kalabilmekti: tabii en düşük niteliği gerektiren, en düşük ücretli işlere razı olarak.</p>
<p>“Emeklilik” dediğimiz olgu, kapitalizm tarihi için de oldukça yeni sayılır: Alman Şansölye Bismarck 1883’de ülkede giderek güçlenen sosyalist hareket karşısında Alman işçi sınıfını hizada tutabilmek amacıyla 65 yaşını geçen herkesin emekli olmak zorunda olduğunu ve devletin kendilerine bir maaş bağlayacağını duyurdu. Emeklilik Yasası kısa sürede Reichstag’da kabul edilecekti. Almanya’yı farklı uygulamalarla diğer kapitalist ülkeler izledi.</p>
<p>Ancak emeklilik hakkı, belirli bir süre çalışmış proleterlerin belirli bir yaşa geldikten sonra mamur-müreffeh bir şekilde köşelerine çekilerek pul koleksiyonculuğu, bahçecilik, resim yapmak gibi “hobi”lerle oyalanıp dünya seyahatine çıktığı anlamına gelmiyor. Sınıf farklılıkları, çalışma yaşamında olduğu kadar, emeklilik yaşamını ve genel olarak ileri yaştaki insanları da bölüyor.</p>
<p>Sermaye sahiplerinin, kapitalistlerin yaşlanması, onları marjinalize etmiyor, örneğin. Onlar işlerini oğullarına, bazen kızlarına ve damatlarına ya da CEO’lara devrettikten sonra dahi mülkiyet ilişkilerinin dışına çıkmıyorlar. Şirketlerinin yönetim kurullarındaki etkinliklerini sürdürüyor, ama “iş”in güvenilir ellerde olduğunu bilmenin rahatlığıyla yatlarıyla, özel uçaklarıyla dolaşmaya, yazlıklarına, egzotik tatlar peşinde koşmaya vb. daha fazla vakit ayırabiliyorlar. Müdürler, yüksek bürokratlar, yüksek rütbeli askerler, küçük işletme sahipleri, vb. de özel yatla- uçakla olmasa da turlarla dünyayı dolaşma, sahil kasabalarından birine yerleşme, resim-seramik kursuna yazılma vb. olanaklarla emekliliğin tadını çıkartanlar arasında. Bu kesimler için bir değersizleşme sözkonusu değil. Sokağa çıkma yasağını ihlâl ederken bir gence yakalanıp kafasından aşağı kolonya dökülmesi ihtimali de… Hatta kaç yaşında olursa olsun, Covid-19’a yakalandıklarında yaşam destek cihazının kendilerinden esirgenmesi de mümkün değil…</p>
<p><strong>Peki ya diğerleri? Emekli işçiler, kamu emekçileri, kırsaldan kopup kentlerin saçaklarına sığınmış yaşlılar?</strong></p>
<p>“Kapitalist üretim tarzı işçilerin yaşamları boyunca eğitime erişimlerini sınırlandırarak ve kafa ve kol emeği arasındaki ayrımı kurumsallaştırarak, işçilerin emekliliği deneyimleyiş tarzları arasında gerilim ve çelişkiler yaratır,” diyor Chris Phillipson.[14] “Marx, ‘işçilerin yalnızca boş zamanında kendini evinde hissettiğini; çalışırken ise evsiz-barksız hissettiğini’ gözlemlemiştir. Ne ki emeklilik hâlâ işyerindeki bu yabancılaşmanın etkisi altındadır. Kapitalist üretim tarzı işçilerin ancak çok sınırlı bir beceri erimi geliştirmesine olanak sağlar (bazılarına bunu da sağlamaz); işçilerin birey olarak gelişmesinni zorlaştıran çalışma yöntemlerini (aşırı fazla mesai, kıtasal dönüşüm sistemleri) destekler. -Apansız- emekli olduklarında çalıştıkları sürece fırsat bulamadıkları herşeyi yapma şansına sahip oldukları söylenir kendilerine. Ne ki, çelişkiler ortadadır: Aktif bir emeklilik mali güvenliği gerektirir ama Britanya’daki emeklilerin yüzde 60’ı resmi yoksulluk sınırına yakın ya da onun altındaki hanelerde yaşamaktadır. Belirli oranda sağlığı gerektirir ama kol işçilerinin üçte biri bozulmuş sağlık koşullarıyla emekli olur. Bir dizi eğitsel ve kültürel olanağı gerektirir ama kamu harcamalarındaki mevcut kesintiler yetişkinkerin eğitimi ve üniversite sistemindeki fırsatları ciddi biçimde sınırlamaktadır.”</p>
<p>İngiltere’deki hâl bu. Üstelik bu satırların yazıldığı yıllardan bu yana yürürlükte olan neoliberal ekonomi politikalar, emek haklarına yönelik sermaye saldırganlığı, kamusalın alabildiğine daraltılması, sosyal destek programlarında yapılan kesintiler, bütün emekçilere olduğu gibi, emeklilere yani yaşlı proleterlere ilişkin tabloyu daha da vahim bir hâle büründürdü. Siz varın Türkiye’de emeklilerin, yaşlıların durumunu düşünün.</p>
<p>Emeklilik yaşı 65’e çekilen, prim gününü doldurduğu hâlde yaşı tutmayan yüzbinlerce kişiyle için “Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT)” gibi bir kategorinin oluştuğu Türkiye’de 7 milyona yakın emeklinin aylık geliri 2 bin liranın altında (6 milyon 850 bin 513 kişi[15]). Milletvekili Veli Ağbaba’nın açıklamasına göre, bu yedi milyona yakın emeklinin 847 643’ü 1000 lira ya da altıyla, 248 bin 126’sı 1000-1100 TL. arası bir gelirle, 220 bin 250’si ise 1100-1200 TL arası bir gelirle ay sonunu getirmeye çalışmaktadır. Ve yine Ağbaba’nın deyişiyle 13 mlyon emeklinin yaklaşık yüzde 90’ı açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.[16]</p>
<p>Buna karşılık sistem, yaşlı insanları bir “yük” olarak görmektedir: ölünceye dek her ay maaş verilmesi, hastalandıklarında ücretsiz tedavi edilmesi, bakım, sosyal hizmet vb. ulaştırılması gereken 10 milyonu aşkın ihtiyar! (SGK’ya dâhil olmayıp da “yeşil kart”tan yararlananları ise hiç saymıyorum!) Bundan böyle hiçbir şekilde üretken olmayacak olan… Kapitalist devletlerin hoyratlığını, kendilerine muhtaç durumdaki yaşlı ebeveynlerini sırtlarında ağır bir yük olarak gören evlatlarınkine ve bu ikisi ihtiyarları toplu taşıma araçlarında yer vermek angaryasına tabi oldukları, hiçbir şeyden anlamaz “sarsak bunaklar” olarak gören genç tekbenciliğine eklediğinizde, “yasam, büyüklerimi saymak” artık komik bile sayılmayacak bir istihzaya dönüşür.</p>
<p>Bu “karambol”de bir nokta giderek gözlerden yitip gider: emeklilerin kendileri için yapılan masrafın her kuruşunu, çalıştıkları süre boyunca kendilerinden kesilen ödeneklerle, üstelik de peşinen ödemiş oldukları… Kapitalist devletin onlara emeklilik maaşı, sağlık ve sosyal hizmet sağlarken bir “lütuf”ta bulunmadığı, kendilerinden yıllar boyu kesilmiş (çoğunlukla amaç dışı işlerde kullanılmış) olan, yani peşinen ödeyip başka şeyleri finanse ettikleri bir borcu geri ödemekte olduğu…</p>
<p>Ama kendisi bir gasp sistemi olan kapitalizmin bu umurunda değildir ki? Kapitalizm için, sermayedarlar dışındakiler “insan” değil, kullanılıp atılacak işgücü (üreticiler) ya da dünyayı boğdukları ıvır zıvırı (cep telefonu, makyaj malzemesi, konserve, boyalı basın, kahve makinesi, elektrikli süpürge, spor ayakkabı…) satın alacak müşteri (tüketiciler) den ibaret.</p>
<p>İnsan tekil bir işlevine (örneğin üretkenlik) indirgenerek kategorize edildiğinde, onu “işe yarar” ve “işe yaramaz” değerlendirmelerinden birine dâhil etmek kolaylaşır. Üretkenliğini yitirmiş, dolayısıyla tüketim yetisi sınırlı bireyler, kapitalizm öncesi üretim biçimleri açısından deneyimlerini gençlere aktarması grubun hayatta kalmasında merkez bir rol oynayan tecrübeli bir avcı, bilge bir şaman, topluluğun belleğini oluşturan bir anlatıcı, bir ziraat uzmanı, bir halk ozanı vb. olabilir; ama kapitalizm için sadece bir yük, bir safradır. “Toplum”a (aslına bakılırsa sermayeye) tahsis edilecek kaynakları fuzuli olarak tüketen bir asalak… Çağımıza damgasını vuran “teknolojik sürat”in dışına düşmüş… “Enformatik bombardıman” karşısında kafası karışık… Canlarının, ekmeklerinin derdindeki evlatlar tarafından bir köşeye atılmış… Hastanede, sokakta, toplu taşıma araçlarında, parkta, velhasıl boy gösterebileceği tüm kamusal mekânlarda “ifrazat” olarak görülen… Kadınsalar çoğunlukla dört duvar arasına, erkekseler köşedeki kahvede pişpiriğe yazgılı… Kalan ömrünü törpüleyen yetersizlik, yetmezlik duygusuna mahkûm… Ve ancak bayramdan bayrama, ya da kamu spotlarında hatırlanan…</p>
<p>Oysa, böyle olması gerekmiyor. Kâr mantığına teslim olmamış, belki daha az tüketen, daha rahvan işleyen, ve “hayat”ı merkezine yerleştiren yeni bir dünya tasarımında, çalışma insanlar için işsiz (ve de aç) kalma tehdidi olmaksızın zaman zaman terk edilebilecek bir süreç olarak tasarlanıp daha uzun, ama esnek bir sürece dönüştüğünde, ve emekçiler kendilerini yaşam boyu geliştirebilecekleri, içsel varlıklarını zenginleştirebilecekleri olanaklardan yararlanabildiklerinde, tüketim toplumunun bizleri içine yerleştirdiği tecritin duvarlarını kırıp kolektiviteyi yeniden keşfettiğimizde…</p>
<p>Bu dünyayı değiştirmeyi başarırsak, yaşlılık hâlleri de değişecek. “Aksakallı”nın deyişiyle, “Toplumun herşeyi düzenlediği ve insanların avcı, balıkçı, çoban ya da eleştirmen olmaksızın sabah ava çıkıp, akşamüzeri balık avladığı, akşamları sığır yetiştirdiği ve akşam yemeğinden sonra da eleştiri yapmasına olanak sağladığı”[17] bir dünyada, kimse sermayeyi daha da semirtmek için çalışmayacağı için, kimse “üretken/üretken-değil” ayırımına tabi tutulup, yük olarak görülemeyecek…</p>
<p><strong>N O T L A R</strong></p>
<p>[1] Yeni e Dergisi, No:43, Mayıs 2020…</p>
<p>[2] Ömer Hayam.</p>
<p>[3] “İtalya’da Görevli Doktor: 60 Yaş Üzerindeki Hastalara Yardım Etmiyoruz”, 23 Mart 2020… https://artigercek.com/haberler/italya-da-gorevli-doktor-60-yas-uzerindeki-hastalara-yardim-etmiyoruz</p>
<p>[4] “İspanya’da Terk Edilmiş Huzurevlerinde Kalan Yaşlılar Yataklarında Ölü Bulundu”, 24 Mart 2020, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-52019700</p>
<p>[5] Nilgün Cerrahoğlu, “Yaşlılara Yapılan Barbarlık”, Cumhuriyet, 16 Nisan 2020, s.7.</p>
<p>[6] Danielle Tcholakian, “Trump’s GOP: The Old Should Die and the Women Should Breed”, 25 Mart 2020, Daily Beast, https://www.thedailybeast.com/trumps-gop-the-old-should-die-and-the-women-should-breed</p>
<p>[7] Ne ki, “ortalama yaşam beklentisini düşüren faktörün, 35-40 yaş altı ölümlerin başatlığındansa, “modern” toplumlara gelinceye dek bebek ve çocuk ölüm oranlarının yüksekliği olduğu unutulmamalı. Modern dünyayla temasları sınırlı çağdaş avcı-toplayıcılar arasında yapılan araştırmalar, bebeklerin dörtte birinin 1 yaşına gelmeden, yarısının ise 15 yaşından önce öldüğünü gösteriyor. Bir başka deyişle, nüfusun ancak yarısının erişkin yaşa ulaşabildiğini gösteriyor. Bu oranlar Klasik Roma, ortaçağ Japonya ve Rönesans Avrupası’nda fazla değişmemekte. (Bridget Alex, “When Did Humans Start to Get Old?” https://www.discovermagazine.com/health/when-did-humans-start-to-get-old</p>
<p>[8] Andy Coghlan, “Hunter-Gatherers Cared For First Known Ancient Invalid”, Life, 11 Ekim 2010.</p>
<p>[9] Robin McKie, “Wisdom of Grandparents Helped Rise Of Prehistoric Man”, The Guardian, 24 Temmuz 2011, https://www.theguardian.com/science/2011/jul/24/prehistoric-man-helped-as-elderly-survived.</p>
<p>[10] Chris Gilleard, “Aging and Old Age in Medieval Society and the Transition of Modernity” Journal of Aging and Identity, c. VII, 2002.</p>
<p>[11] Akt. M. Josephine Cummins, Attitudes to Old Age and Ageing in Medieval Society. Glasgow Üniversitesi, Doktora tezi, 2000, s. 199.</p>
<p>[12] Shulamith Shahar, Growing Old in the Middle Ages: Winter Clothes Us in Shadow and Pain, Londra, Routledge, 1997: 89.</p>
<p>[13] “Köylülük içinde kişinin yaşlı ebeveynlerini onurlandırması kuralı genç kuşakların ciddi bir ihlaliyle karşılaşmıyordu. Geç Ortaçağ’da dahi, kentlerde olmasa bile kırsal kesimde, daha zengin hanelerin, yaşlıların sayısının fazlalığıyla karakterize olduğu yolunda kanıtlar var.” (Gilleard, a.y.)</p>
<p>[14] Chris Phillipson, Capitalism and the Constructionof Old Age. McMillan Press Ltd. 1982, s. 56.</p>
<p>[15] “En Derin Krizlerden Birini Yaşıyoruz”, Evrensel, 17 Şubat 2020, s.7.</p>
<p>[16] “13 Milyon Emeklimizin Yüzde 90’ı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Altında Yaşıyor”, Timeturk, 16 Kasım 2019 https://www.timeturk.com/13-milyon-emeklimizin-yuzde-90-i-aclik-ve-yoksulluk-siniri-altinda-yasiyor/haber-1293186.</p>
<p>[17] Karl Marx-Friedrich Engels, Alman İdeolojisi, [Feuerbach], Çev: Sevim Belli, Sol Yay., 1976.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasam-kucuklerimi-korumak-buyuklerimi-saymak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ev hapsi 65 yaşı korumuyor: Bilişsel yıkımları hızlandı</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/ev-hapsi-65-yasi-korumuyor-bilissel-yikimlari-hizlandi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/ev-hapsi-65-yasi-korumuyor-bilissel-yikimlari-hizlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 16:53:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7586</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5edbc808d22a6" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edbc808d22a6 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Ev hapsi 65 yaşı korumuyor: Bilişsel yıkımları hızlandı</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>65 yaş ve üzeri vatandaşların 1 Haziran’da başlayan ‘normalleşme’ takvimine dâhil edilmemesi, hukuk ve sağlık açısından tartışma konusu oldu. Avukat Nazan Moroğlu, yasağın devam ettirilmesinin temel hak ve özgürlüklere aykırı olduğunu ifade ederken, 67 yaşındaki avukat Senih Özay, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptı. Özay, “Önemli olan davanın sonucundan çok toplumda bu konuya dair oluşan refleks” dedi. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Eylem Şahin Cankurtaran ise, 65 yaş üstü vatandaşların sosyal ve fiziksel aktivitelerden uzak kalmasından dolayı demans, yani bilişsel yıkımlarının hızlandığını söyledi.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>ANKARA</strong> – Yeni tip korona virüsü (Covid-19) salgını kapsamında 1 Haziran itibari ile başlayan normalleşme süreciyle şehirlerarası seyahat kısıtlaması kalktı, birçok işletme, kafe ve restoran açıldı. Salgına karşı alınan birçok tedbir kalkarken 65 yaş ve üzeri vatandaşlara uygulanan kısıtlamalar ise 21 Mart’tan bu yana devam ediyor.</p>
<p>İçişleri Bakanlığı tarafından son yayınlanan genelge ile uzun süre evde kaldıktan sonra sadece 3 haftadır pazar günleri 6 saatliğine dışarı çıkabilen 65 yaş üstündeki vatandaşlar arasında işletme sahibi, esnaf, tüccar, sanayici, serbest meslek sahipleri ile çalışanlarına ekonomik öncelikler gözetilerek sokağa çıkma izni verildi.</p>
<p>Büyük bölümü hala evde olan yurttaşlar için 65+ Yaşlı Hakları Derneği, uygulanan yasakların devamına karar verilmesinin temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğunu söylüyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2020/06/06/ev-hapsi-65-yasi-korumuyor-bilissel-yikimlari-hizlandi/">gazeteduvar.com.tr</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/ev-hapsi-65-yasi-korumuyor-bilissel-yikimlari-hizlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerli topluluklarda koronavirüse karşı yaşlıların korunması yaşamsal önemde</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yerli-topluluklarda-koronaviruse-karsi-yaslilarin-korunmasi-yasamsal-onemde/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yerli-topluluklarda-koronaviruse-karsi-yaslilarin-korunmasi-yasamsal-onemde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 16:09:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7581</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5edbbf0f10a7a" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edbbf0f10a7a wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Yerli topluluklarda koronavirüse karşı yaşlıların korunması yaşamsal önemde</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Latin Amerika’daki yerli topluluklar koronavirüsün özellikle de kültürel mirasın bekçileri olan yaşlılar için ciddi bir tehlike oluşturabileceği kaygısıyla kapılarını dış dünyaya kapatıyorlar. Şili ile Arjantin’in güneyindeki kayalık Patagonya bölgesinden Brezilya’nın yağmur ormanlarıyla örtülü Amazon bölgesine ve Kolombiya’nın And Dağları eteklerine uzanan topraklarda yaşayan yerli topluluklar, yabancıların köylerine girmesine izin vermedikleri gibi karantina kurallarını çiğneyen üyelerine de sert cezalar uyguluyorlar.</p>
<p><strong>ÇOK DAHA YIKICI</strong></p>
<p><strong>YOK OLUP GİDECEK</strong></p>
<div class="adace-slot-wrapper adace-middle-content adace-slot-wrapper-main">
<div class="adace-disclaimer"></div>
<div class="adace-slot">
<div class="adace_adsense_5edbbeaf14b35"></div>
</div>
</div>
<p>Brezilya’da yerlilerin en eski yaşam alanı Xingu’da, topluluğa bağlı 16 kabileyi her yıl bir araya getiren Kuarup dans ayinlerine yaşlılar kılavuzluk ediyor. Amazon bölgesindeki yerlilerin yaşamlarıyla ilgili belgeseller yapan 32 yaşındaki Jair Kuikuro, “Çok kaygılıyız. Yaşlılarımızı yitirirsek onların sahip oldukları tüm o bilgiler, kültürel gelenekler ve dinsel törenlerin yanı sıra atalarımızdan kalma otacılık yöntemleri de yok olup gidecek” diyor. Büyükannesinin doğurganlığı artıran ve yalnızca kadınların söyledikleri yamurikuma adlı ilahiyi bilen tek kişi olduğunu belirten Kuikuro, “Büyükannem virüsü kapıp aramızdan ayrılacak olursa, bu ilahi de hiçbir iz bırakmadan tarihe karışır” diye ekliyor. Latin Amerika’nın kırsal kesimi koronavirüsten en son etkilenecek bölgeler arasında. Bu uzak bölgelerde korona testi uygulaması son derece kısıtlı olmakla birlikte resmi veriler virüsün oralarda da yayıldığını gösteriyor. Londra University College küresel sağlık uzmanlarından Carolyn Stephens, çiçek hastalığının Avrupalıların Latin Amerika’daki ilk sömürgeleşme dalgasıyla…</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.haberver.me/yerli-topluluklarda-koronaviruse-karsi-yaslilarin-korunmasi-yasamsal-onemde-haberi/">haberver.me</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yerli-topluluklarda-koronaviruse-karsi-yaslilarin-korunmasi-yasamsal-onemde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>65 yaş üstüne yasak mahkemelik</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustune-yasak-mahkemelik-2/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustune-yasak-mahkemelik-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2020 21:44:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7551</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ed9697fca2ac" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ed9697fca2ac wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >65 yaş üstüne yasak mahkemelik<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Slovakya’da ve Bosna Hersek’te mahkemelik… Türkiye gibi 65 yaş üstü ve 18 yaş altını sokağa çıkarmayan Bosna’da Yüksek Mahkeme bu uygulamanın anayasaya aykırı olduğuna hükmetti. Slovakya da aynı yolda. Çekya’da mahkeme sokağa çıkış kısıtlarının topunu usulen hukuka aykırı bulunca, hükümet uygulamaya son verdi. Ve Almanya da kısıtları, temel hak ve özgürlüklere aykırılık bakımından tartışıyor…</p>
<article class="content type1 newsArticle" data-id="2660725" data-ordered="0" data-title="65 yaş üstüne yasak mahkemelik" data-url="/yazarlar/ayse-ozek-karasu/2660725-65-yas-ustune-yasak-mahkemelik">Psikologlara göre <strong>“yalnız”</strong> yaşamakla <strong>“yalnızlık”</strong> arasında büyük fark var. Yalnız yaşayan 65 yaş üstü insanlar şu korona günlerinde hiç olmadığı kadar yalnızlık çekiyorlar. Tecritin sonuna ilişkin belirsizlik, herhangi bir afet halinden öte travmaya dönüşüyor. Ve koronavirüs olsun olmasın, sosyal izolasyonla gelen yalnızlık nedeniyle kıdemli bireyler Alzheimer’e bir adım daha yakın. Bilimsel araştırma sonuçlarının yanı sıra, yakın çevremden tecrübe ve gözlemle de sabit.Birçok araştırma gösteriyor ki, yalnızlık travması yol açtığı sağlık sorunları bakımından neredeyse günde 15 sigara içmeye eşdeğer. Kalp damar hastalıkları, felç, obezite ve erken ölüme neden olabiliyor. Florida Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin bir çalışmasına göre yalnızlık, demans riskini yüzde 40 oranında artırıyor. Aynı şekilde depresyon riski de artıyor; yaşam sevincinin kaybı, konsantrasyon ve yeme bozukluğu, uykusuzluk peşpeşe geliyor.İşte bütün bu veriler, 40 günü aşkın süredir izolasyonda yaşayan 65 yaş üstü insanların artık en azından sokağa çıkma kısıtı olan günlerde hava almak için dışarı bırakılması çağrılarına haklı bir zemin oluşturuyor.</p>
<p>Hak demişken burada sağlık ve esenlik hakkından bahsediyoruz ama meselenin bir de temel hak ve özgürlükler ekseni var. Pandemiye karşı alınan bütün önlemler çok yerinde tamam da birçok ülkede farklı kriterlerle uygulanan sokağa çıkış kısıtları anayasal haklarla ne kadar bağdaşıyor?</p>
<p><strong>İNSAN HAYATI VE İNSANLIK ONURU</strong></p>
<p>İnsan hayatı söz konusu olduğu için çok baskın tartışılan bir mesele değil ama Almanya’da gündemde örneğin. Meclis Başkanı Wolfgang Schaeuble’nin korona yasaklarının dozuna ilişkin açıklaması önce irkiltici geldi; <strong>“Siyaset, insan yaşamını korumak adına bütün anayasal hak ve özgürlükleri ikinci plana atamaz” </strong>diye uyarıyordu hükümeti. Anayasada mutlak bir değer varsa, onun da insanlık onuru olduğunu söylüyor ve <strong>“Anayasada yer alan insanlık onuru, ölümü kapsam dışı bırakmaz. Devlet bütün önlemleri alsa da insanlar koronavirüsten ölmeye devam edecektir. Ancak iki yıl süreyle herşeyi askıya almanın çok başka korkunç sonuçları olur” </strong>diyordu.</p>
<div class="widget widget-article-img type1 ">
<figure>
<div class="img">
<div class="zoom-in-out"></div>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://im.haberturk.com/2020/04/27/ver1588028869/2660725_2e1a756af10bd3ba28be21ea78b0cc42.jpg" alt="" width="718" height="570" /></p>
</div>
</figure>
</div>
<p><strong>Berlin&#8217;de eylemcinin &#8220;demokrasi&#8221; talebi, korona günlerinde pek makul değil.</strong>Almanya’da şu sıra anayasal hak olarak protesto özgürlüğü askıda. Geçen hafta sonunda birçok kentte kısıtların gevşetilmesi için yapılan gösterilere polis müdahale etti. Berlin’de eylem yapan bisikletli gruplar dağıtıldı, polis 170 kişiye ceza kesildiğini ve 40 kişiye de korona düzenlemelerine muhalefetten soruşturma açıldığını bildirdi. Korona düzenlemesi, 20’den fazla insanın bir araya gelmemesini içeriyor. Bisikletli gruplar kaç kişilikti bilinmiyor.</p>
<div class="widget widget-article-img type1 ">
<figure>
<div class="img">
<div class="zoom-in-out"></div>
<p><img decoding="async" src="https://im.haberturk.com/2020/04/27/ver1588028869/2660725_aaa5269b4b17cf82b2254477f03f00cd.jpg" alt="" width="709" height="569" /></p>
</div>
</figure>
</div>
<p><strong>Alman polisi, bisikletli göstericileri dağıttı.</strong>Meclis Başkanı Schaeuble, Merkel’in partisi CDU’dan, Adalet Bakanı Christine Lambert ise koalisyon ortağı SPD’den ve onun da yasaklarla ilgili uyarısı var; “Kısıtlamalar daha fazla şeffaflıkla gerekçelendirilmeli” diyor ve yasaklara karşı gösterilerin yasaklanmasını temel hak ve özgürlüklere aykırı buluyor. Almanya’da siyaset, tıp, ekonomi ve kültür alanından tanınmış isimler de açık mektup yayınlayarak, <strong>“Sosyal, kültürel ve ekonomik hayatımızı yok edip anayasal haklarımızı kısıtlayan önlemlerde yeni bir strateji geliştirelim”</strong> çağrısında bulundular. Gevşeme adımlarını yeterli bulmadıklarını belirterek, <strong>“Devlet kronik hastalığı olan ve 65 yaş üstü bireyler için alınacak önlemlere  odaklansın, geri kalan nüfus ise ‘akıllı mesafe’, hijyen ve maskeyle kendi önlemini alsın”</strong> dediler. Buna karşılık, <strong>“Ani gevşeme sonrası ikinci dalga gelirse bu sefer yasaklar ilkinden daha sert olur”</strong> diye itiraz edenler var.</p>
<p><strong>YASAKLAR ORANTILI OLMALI</strong></p>
<p>Peki devlet 65 yaş üstü için ne yapsın? Herkes bahar havasını tadarken eve mi kapatsın? 65 Yaş üstüne sokağa çıkış kısıtları bazı Avrupa ülkelerinde de mevcut. Sırbistan’da pazar günleri hariç, 24 saat yasak uygulanıyor. Macaristan’da 65 yaş üstü bireyler sadece sabah 09.00 ile öğle saati arası markete, eczaneye gidebiliyor. Bosna ise mart ayından bu yana 65 yaş üstü ve 18 yaş altına yasak uyguluyordu. Şu istisnalarla: 65 yaşını geçenler 6 ve 10 Nisan tarihlerinde emekli maaşlarını almak için bankaya ve 08.00 – 12.00 saatleri arasında gıda alışverişine gidebileceklerdi. Gençler ise aileleri eşliğinde ve aile aracının içinde olmak kaydıyla evden çıkabileceklerdi.</p>
<p>Fakat Yüksek Mahkeme bu uygulamanın anayasadaki eşitlik ilkesine aykırı olduğuna hükmetti ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de atıf yaptı. Bu kararı alırken yasakları toptan yasaklamadı, eşitlik ilkesi bakımından daha orantılı olması için üzerinde çalışılmasını istedi.</p>
<p>AB üyesi Slovakya da 65 yaş üstüne belirli kısıtlar getirmiş bulunuyor. 22 Nisan’dan bu yana, ileri yaşta vatandaşların hafta sonu alışveriş yapması yasak, hafta içi ise 09.00-11.00 arası eczane ve benzin istasyonları hariç gıda ve diğer ihtiyaçları için dükkanlara girebilecekler. Fakat bu uygulama emeklilerle muhalefet partilerini ayaklandırdı. Muhalefetteki sosyal demokratlar, ayrımcılık yapıldığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuruyor.</p>
<p>Çekya’da ise yasaklarla ilgili bambaşka bir sürpriz yaşandı; hükümet, 16 Mart’tan beri uygulanan kısıtları aniden kaldırdı. Çek vatandaşlarının tamamına işe, doktora ve alışverişe gitme izniyle yeşil alanlarda dolaşma serbestisi vardı. Fakat yaş ayrımı yapılmadığı halde Prag’da bir mahkeme bu uygulamayı usul bakımından hukuka aykırı bulunca hükümet, “Yargıya saygımız var” diyerek sokağa çıkış kısıtlarını iptal etti. Fakat korona önlemi olarak on kişiden fazla bir araya gelmek halen yasak. Çekya yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı. Artık sınır kapısı açık nereyi bulurlarsa. Ama dönüşte 14 gün karantinada kalmak kaydıyla.</p>
</article>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.adaletbiz.com/guncel/65-yas-ustune-yasak-mahkemelik-h247406.html">adaletbiz.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustune-yasak-mahkemelik-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Yeni Normal” Kime Normal?</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yeni-normal-kime-normal/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yeni-normal-kime-normal/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2020 21:35:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7548</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ed9675f1be4c" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ed9675f1be4c wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >“Yeni Normal” Kime Normal?</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>DİSK / Emekli-Sen MYK Biga Temsilcisi Hülya Kurt 65 yaş üzeri sokağa çıkma yasağı ile ilgili yaptığı açıklamada; &#8221;21 Mart tarihinden bugüne sokağa çıkma yasağı 65 yaş üstü insanlarımız için sürüyor. Yeni normal adı altında yapılan gevşetmeler, Covid-19’un sadece 65 yaş üstüne ve sadece 65 yaş üstünden bulaştığı izlenimi veriyor. Zira yapılan düzenlemeler; alışveriş merkezlerinin açılması, şehir içi ve şehirler arası seyahat sınırlamalarının kaldırılması, restoran, kafe, çay bahçeleri ve hatta kreşlerin açılması 65 yaş üstü dışında herkesin eski yaşamına dönmesi anlamına geliyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bizler, Emekliler Sendilkası olarak, bu sürecin başından itibaren söyledik; bir kez daha hatırlatalım: 65 yaş üstü emeklilerin/yaşlıların “evde kalmaları” onları bir yere kadar pandemiden korurken, başta bu insanların rutin sağlık kontrolleri aksadığından pandemi dışındaki tüm sağlık sorunlarında artış yaşanacaktır. Sokağa çıkma yasağı bu insanlar için hareketsizlik anlamına gelmekte; hareketsizlik ise pek çok fiziksel ve zihinsel rahatsızlığa davetiye çıkarmaktadır. Psikolojik sağlığın, bedensel ve bilişsel yapının; bir bütün olarak insanın iyi olma halinin güneş, yürüyüş, iletişim gibi pek çok faktöre bağlı olduğu bir gerçekliktir. Covid-19’un en büyük risk grubunu oluşturan emekliler/yaşlılar en temel haklarından dahi mahrum bırakılarak pek çok başka risk faktörüne açık hale getirilmiştir.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Halihazırda pandemi süresince alınmış önlemler insan hak ve özgürlüklerini pek çok açıdan ihlal etmiştir; ancak küresel salgından korunmak için belirli kısıtlamalar yapılması elbette toplum sağlığı için olumlu sonuçlar doğurabilir. Ne var ki ülkemizde yapılan düzenlemeler, en başından itibaren ve özellikle de son gevşetmelerle bir düzenleme değil bir insan hakları ihlali boyutu kazanmış durumdadır. Kısıtlamaların belli bir yaş grubuna yönelik olmasının, biz emekli/yaşlıları, tüm gün dışarıda olması gereken, çalışan, okuyan yakınlarımızın taşıma riski olduğu virüsten korumayacaktır. Bütün topluma genelleştirilmemiş olan bir kısıtlamanın olumlu sonuçlar getirmesini beklemek rasyonel olmaktan çok uzaktır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>65 yaş üstü bireylere yaşatılan bir hapis hayatıdır. Üstelik alınan kararlarla hayata geçirilen “yeni normalin” salgınla bilimsel bir mücadele anlamında bir temeli yoktur. Yaşlıların, yaşamlarının emeklilik sonrası dönemlerinde, yüksek bir refah seviyesinde yaşamalarını garanti altına alması gereken iktidarlar, yasakları bu kesimle sınırlı tutarak temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı davranmaktadır. Ne yazık ki, burjuvaziden kurucu ilkelerine uygun hareket etmesini talep etmek, biz yaşlılara/emeklilere düşmektedir : İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde açıkça yer alan ayrım yapma yasağına, pandemi döneminde de uyulmamıştır; uyulmamaktadır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bizlerin toplumla bağını kesmek yönünde atılan bu adımlar Covid-19’dan daha da fazla iktidarın hedef aldığı kesim olduğumuzun açık ilanıdır. DİSK / Emekli-Sen olarak, 65 yaş üstü bireyleri korumaktan uzak ve ötekileştirici bu uygulamaların bir an önce son bulmasını talep ediyoruz. Bir insan hakları ihlali boyutuna ulaşmış 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağına karşı sesimizi yükseltiyoruz&#8221; dedi.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://www.bigacarsambapostasi.com/yeni-normal-kime-normal">bigacarsambapostasi.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yeni-normal-kime-normal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasak olanı özlemek..!</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasak-olani-ozlemek/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasak-olani-ozlemek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2020 21:25:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7545</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ed965e46a91a" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ed965e46a91a wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Yasak olanı özlemek..!<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>65 Yaş Üstü Büyüklerimiz Kendilerini Neden Yalnız Hissediyor.?Çağın Salgını nedeni ile 65 yaş üstü büyüklerimizi koruma ve sağlıklı yaşatma adına alınan tedbir ve kararların, önemini geçen zaman içerisinde daha iyi anladık. Tabii bu süreç içerisinde doğru alınan kararların uygulanmasında , yanlış tutum ve ihmâllerede tanık olundu. Konunun öneminin zamanında kavranamayışı, yanlış anlama ve anlamlandırmalar bir takım serzenişleri, kırgınlık ve küskünlükleri beraberinde getirdi.</p>
<p>En tehlikeli yanlış, doğruya yakın olandır&#8230;!</p>
<p>Alt yapısı, oturacağı zemin, vereceği psikolojik zararlar düşünülmeden, acil eylem plânı gereği alınan kararlar her zaman sorgulanmaya mahkümdur. Son derecede doğaldır bu sorgulama. Toplum içinde bulunduğu psikoloji gereği ani değişikliklere direnç gösterecek,  yasaklanan olgu ve olaylara daha duyarlı olacaktır. Yasaklanan konu bir anda tek gündemi , önceliği ve özlediği olacaktır.  Salgın öncesi haftada bir veya iki kez parkta yürüyüş yapan, markete, dost ziyaretine v.s. giden kişi; yasaklama sonrasında daha önce arada bir yapmış olduğu eylemleri her gün yapma azusuna kapılacaktır..</p>
<p>Çünkü Yaratılışımızda yatan gizli bir sır vardır. Yasak olanı özlemek.!</p>
<p>Bu psikoloji ve yeterli bilgiye ulaşamayan bazı bireyler zaman zaman önerilen tedbirlere uymada yeterli olamadı.</p>
<p>Doğal olarak tedbir ve yasaklar dahada artırılarak denetlenir duruma geldi.</p>
<p>Dünya Ülkelerinin bir çoğunda Salgının verdiği zararlar , çok kötü sonuçlara neden olduğu gözlenirken , Ülkemizde daha hafif ve kontrollü devam etmektedir.</p>
<p>Peki 65 yaş üstü insanımız bu süreçte ne yaptı .?</p>
<p>Kırsal kesimde yaşayanlar bu olaydan çok fazla etkilenmedi.Sadece Camii&#8217;ye ve Kentte yaşayan yakınlarına gidemedi. Normal yaşantısında var olan bağı, bahçesi, tarlası , sokağı, komşuları ve bakkalı ile olan ilişkiler aynen devam etti.</p>
<p>Kente geldiğimizde her şey çok farklı seyretti. Çok katlı binalardaki yaşam , kırsal kesimdeki özgürlüğü sunmuyordu.</p>
<p>Market, banka, pazar, fırın, sağlık kontrolleri   gibi hizmet alanlarını kaybeden büyüklerimiz , zor ve kısıtlı bir sürece adım atmış oldu.</p>
<p>Sürecin devamında akraba ve dost ilişkilerini de kaybeden büyüklerimiz daraldı ve bunaldı&#8230;</p>
<p>Bunlar yetmezmiş gibi, sokakta da bir kampanya sürüyordu.</p>
<p>&#8221; Riskli gurup, aciz ,direnci düşük..v.s&#8221;</p>
<p>Dahada ötesi: Market, fırın, banka ve diğer kuruluşlar , kapılarının girişlerine  şöyle yazıyorlardı;</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;..65 YAŞ ÜSTÜ GİREMEZ.!!!</p>
<p>İşte incitici,kırıcı olan bu cümlede giźli idi&#8230;!</p>
<p>Milletine ömrünü adayan, Ünüversitede görevli Prof, Emekli Öğretmen, Doktor  , Emniyet Mensubu, Mühendis, Hemşire, Anne ve Babalar, Dede ve Ninelerin gönüllerinin incinebileceği düşünülmemişti&#8230;! İşte Doğru Kararın yanında yeşeren en tehlikeli yanlış bu idi.!</p>
<p>Yaşlı diye vasıflandırılan, BİLGE BÜYÜKLERİMİZ MİLLETİMİZİN HAFIZASI olup; dünün değerlerini bugüne taşıyan , yarınları plânlamamızda yol gösteren Rehberlerimizdir.</p>
<p>Ve vazgeçilmezimizdir&#8230;!</p>
<p>2019 yılında, Avrupa İstatistik Ofisinin</p>
<p>(EUROSTAT) yapmış olduğu araştırmaya göre Avrupa Ülkelerinin yaşlılık ortalaması % 20, İtalya % 22 ile başı çeker iken; Türkiye 41 Ülke içerisinde 40. sırada ve yaşlılık oranı % 8.8 olarak ifade ediliyor.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise, Ülkemizde 65 yaş üstü nüfusumuzun toplam nüfusa oranı % 9.1 olarak açıklanıyor.</p>
<p>Avrupa ve ABD&#8217;nin yaşlı nüfusa bakış açısı herkes tarafından çok iyi bilinmektedir. Vicdan ve Merhametten yoksun hallerinin bedelini, gün gelecek kendileri ödeyecektir elbet.</p>
<p>Bizi ilgilendiren nüfusumuzun %9.1&#8217;ni  teşkil eden BİLGE BÜYÜKLERİMİZE  hak ettikleri saygın konumu vermektir.</p>
<p>Olağanüstü bir zaman tünelinden geçtiğimiz şu günlerde, her ne kadar Dünya ülkelerinden etkileniyor olsakta, biz Anadolu luyuz.!</p>
<p>Yorumlarımızı ve uygulamalarımızı Türk Milletine has değerler ışığında yapmak zorundayız.</p>
<p>Doğruya yakın yanlışların tuzağına düşmeden, büyüklerimizin , fiziksel ve ruhsal durumlarına göre gerekli hizmet anlayışı geliştirmek durumundayız.</p>
<p>Onları anlamak, hoşgörü , saygı ve sevgi gösterme zorunluluğu unutulmamalıdır.</p>
<p>Tersi bir uygulama, Türk Milletinin hafızasında ve vicdanında derin izler bırakır. Ve yapılan uygulamaların doğruluğu vicdanlarda sorgulanır hale gelir.</p>
<p>İnanıyorum ki, çok kısa bir süre sonunda</p>
<p>Büyüklerimizinde  kademeli olarak normal yaşama geçişi sağlanacaktır.</p>
<p>Yaşanılan süreç içerisinde ve sonrasında, genç evlâtlarımıza büyük görev düşmektedir.</p>
<p>Büyüklerimize sunulacak her türlü hizmet, gösterilecek merhamet, saygı ve sevgi gençlerimizin aydınlık yarınlarını hazırlayacak en temel unsur olacaktır..Zira büyüklerin bulunduğu ortamda bereket ve huzur vardır&#8230;!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm Büyüklerine sevgi ve saygılarımla&#8230;.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://www.konyaekspres.com/yazarlar/birsen-alkan-dinc/yasak-olani-ozlemek/1408">konyaekspres.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasak-olani-ozlemek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
