<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Büyükanne &#8211; Yaşlıyım Haklıyım</title>
	<atom:link href="https://www.yasliyimhakliyim.com/tag/buyukanne/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yasliyimhakliyim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Feb 2021 21:39:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Bu Bayram Yaşlılara Olan Sevginizi Telefonda Gösterin</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/bu-bayram-yaslilara-olan-sevginizi-telefonda-gosterin/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/bu-bayram-yaslilara-olan-sevginizi-telefonda-gosterin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 09:41:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7214</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 						<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-simple-and-brd-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-simple-and-brd.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 						<link rel="stylesheet" id="wd-mod-highlighted-text-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/mod-highlighted-text.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5ec257c7518e8" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ec257c7518e8 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Bu Bayram Yaşlılara Olan Sevginizi Telefonda Gösterin</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<a class="" data-lightbox="lightbox[rel-7214-1230415777]" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-692x1024.png" target="_self" class="vc_single_image-wrapper   vc_box_border_grey"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1750" height="2591" src="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9.png" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" srcset="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9.png 1750w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-203x300.png 203w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-692x1024.png 692w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-768x1137.png 768w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-1037x1536.png 1037w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-1383x2048.png 1383w" sizes="(max-width: 1750px) 100vw, 1750px" /></a>
		</figure>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/bu-bayram-yaslilara-olan-sevginizi-telefonda-gosterin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükanne-Büyükbaba ve Torun İlişkisi: &#8220;Aşkın Anlama Uzanan Ufku&#8221;</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/buyukanne-buyukbaba-ve-torun-iliskisi-askin-anlama-uzanan-ufku/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/buyukanne-buyukbaba-ve-torun-iliskisi-askin-anlama-uzanan-ufku/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Nov 2019 02:44:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükbaba]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=4461</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-under-and-over-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-under-and-over.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5dc0e1c3ad132" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dc0e1c3ad132 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Büyükanne-Büyükbaba ve Torun İlişkisi: ``Aşkın Anlama Uzanan Ufku``</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>James Joyce</strong>&#8216;un karısına yazdığı mektuptaki &#8220;(Çocuklarımız) başarılıysalar ve yüce gönüllü iseler, o zaman bu bizden almışlar demektir, aşkım&#8221;, satırına <strong>Wilhelm Schmid</strong> &#8220;Kısmen bazı yanlarıyla da başkalarından, yaşıtlarından, kardeşlerinden, arkadaşlarından, eğitmenlerinden, öğretmenlerinden, bir de büyükanneleri ve büyükbabalarından&#8221; diye ekleme yapıyor.</p>
<p>Alman Felsefeci Wilhelm Schmid, <strong>&#8220;Anne Baba Ve Büyükanne Büyükbaba Olmanın Sevinçleri Üzerine&#8221;</strong> adlı kitabının (İletişim yayınları, İstanbul-2018) <strong>&#8220;Büyükanneler Ve Büyükbabalarla Torunlar Arasındaki Sevginin Özellikleri&#8221;</strong> bölümünden alıntıladım yukarıdaki anekdotu.</p>
<p>Schmid&#8217;i seviyorum; mutsuzluk, aşk, yaşlanmak, arkadaşlık ve düşmanlık üzerine yazdıklarını sevdiğim gibi, anne-babalık ve büyükanne-büyükbabalık kurumu üzerine yazdıklarını da çok sevdim.</p>
<p>İş bu yazı; kendi cenahımdan anneanne/babaanne–dedelik ya da büyükanne- büyükbabalık kurumuna bakıştan ziyade konuya dair yaşantılarımın ve Schmid&#8217;in yazdıklarının bir bölümünü içerecek. Malum konu derin ve tek bir yazıyla işlenecek gibi değil.</p>
<h2>Torunların ölümle ilk karşılaşması</h2>
<p>İki dedemi görmedim, babaannemi de. Annemin annesini, nenemi yani, ilkokuldayken kaybettim. Drama &#8216;macır&#8217;ı nenemden ürkerdik –galiba- biraz. Tok sözlüydü, özgül ağırlığı vardı. Yaz akşamüzerleri onun bahçeli evinde toplanır; yer içer ve oynardık kuzenlerimle. Kışın hafta sonları giderdik, nenemlere. Evdeki iki teyzem çekerdi tüm yükümüzü. Yakından yaşadığım ilk ölüm onun ölümüydü. O ölünce evinin şavkı söndü adeta.</p>
<h2>&#8220;Büyükanne-büyükbabalar torun ayrımından kaçınmalı&#8221;</h2>
<p>Geleneksel yapının egemen olduğu bir Ege kasabasında yaşıyorduk. 6 kızı ve 1 oğlundan olma 18 torunu vardı öldüğünde; yaşları o zamanlar 2-30 arasında değişen. Nenem, biricik oğlundan olma ikisi kız, biri erkek olan üç torununu diğer torunlarından ayrı tutardı.Farkındaydık, itiraz etmezdik, çünkü kabullenmiştik. Nenemin ilk torun çocuğu, Melis doğduğunda &#8216;dört kuşak bir arada&#8217; olmanın kadir ve kıymetini bilecek yaşta değildim. Nenemin kızları –nedense- nene değil, babaanne ya da &#8216;an&#8217;ane&#8221; dedirtti, torunlarına.</p>
<h2>&#8220;Aralarındaki sevgi özeldir&#8221;</h2>
<p>&#8220;5 kız kardeşiz. Liseyi bitirdiğim yıl kaybettiğim babam, sadece 2 kızından olma 4 torunundan duyabildi, &#8216;dede&#8217; sözcüğünü. Süreç içerisinde anneme, &#8216;a&#8217;nane&#8217; diyen 3 kız torun daha geldi. Yakınında olan 3 torununun büyümelerinin belli aşamalarına tanıklık etti, a&#8217;nane olmanın tadını çıkardı. Benden olma 2&#8217;si hariç diğerlerinin mürüvvetlerini de gördü. Hatta 86 yaşında hayatında ilk kez uçağa binip İstanbul&#8217;a, torununun düğününe bile gitti, 20 saatliğine. İki kızının a&#8217;nane olduğunu gördü.</p>
<h2>&#8220;Büyükanne-büyükbabalık keyfi artırılarak yaşanmalı&#8221;</h2>
<p>Annemden uzakta, gurbette olsak da, her fırsatta yanına gittiğimiz annemle kızlarım arasında an&#8217;ane-torun mefhumu oluştu. Schmid&#8217;in tanımladığı engel koymayan, iktidar kurmayan, sükunetini koruyan, müdahil olmayan, makul denetim kuran, yargılamaktan kaçınan, fazlasıyla özenli, sınırlı sorumlu büyükanne/büyükbaba tanımına seçili alanlar(ın)da -belli bir sınırda- uyuyordu, annemin a&#8217;naneliği.</p>
<p>Şimdi düşünüyorum da o zamanların büyükanne/büyükbaba anlayışına aşağı yukarı denkti. Son torunlar yaşlılığına denk gelmişti. Üç kuşak bir aradayken sorun yaşamadık mı? Tabii ki yaşadık; sonra hemence unuttuğumuz.</p>
<h2>&#8220;Deneme-yanılma dönemi olduğunu onlar bilir&#8221;</h2>
<p>Nazik&#8217; şeyleri ebeveynleriyle konuşamayan çocuklar, büyükleriyle açık açık konuşur, sırdaşlıklarına olan güvenle. Çünkü ebeveyn ilişkisi korku içerir, büyüklerle ilişki içermez.&#8221; Kızlarım ve yeğenlerimin a&#8217;naneleriyle ilişkilerine dair Schmid&#8217;in tanımlamasına uygun –minik- anıklıklarım var elbette ama yazıyı daha fazla kişiselleştirmemekte yarar var.</p>
<h2>&#8220;Geçip giden ve oluşmakta olan hayatlar&#8221;</h2>
<p>Schmid&#8217;in aşağıdaki satırlarına katılmamak mümkün mü? &#8220;Hayatın büyük döngüsü içindeki büyükler, torunlarının hafızasında yaşamayı sürdüreceklerini, torunlar da büyükleri sayesinde hayatın bir gün sona ereceğini idrak eder. Yaşlanma acısı çeken büyükler, kendi ömürleri sona yaklaşırken hayatın öngörülemeyecek kadar geniş olanaklarının hala önlerinde uzandığının farkındadır.&#8221;</p>
<p>Babamın kızlarımı görememiş olmasına, kızlarımın da –babam gibi- çok güzel bir dedeyi görememesine hep üzülmüşümdür. Minnacıkken başladıkları kreşe ve ilkokuldayken gittikleri çocuk kulübü sürecinde günde iki kez önünden geçtikleri elektrikçi dükkanının sahibi 50&#8217;li yaşlarındaki henüz çocukları bekar olan esnaf, onların dede sözcüğünü –ne güzel ki- tüketmesine vesile oldu. &#8220;Benim dedelik stajı yapmama, kızlarının da, dede tadını çıkarmasına izin ver&#8221;, demişti bana. Hala minnettarımdır, ona.</p>
<h2>&#8220;Onlar zamanın geçip gittiğini bilir, torunlar bilmez&#8221;</h2>
<p>Çalışan annelerin, kentli annelerin ya da &#8220;günümüz ebeveyni gün içinde süratle koşuştururken çocuklar her zaman yavaş kaldığı için ittirilmesi gerekir&#8221; diyen Schmid&#8217;e yürekten katılıyorum. İkiz kızlarımın ilk öğrendiği sözcüklerden biriydi &#8216;hadi&#8217;. Dokuz aylıkken kreşe başlayan iki çocuğu sabahın köründe uyandır, giydir, yedir, kreşe götür, sonra da işine git. Sabahın sekizinde enerjim tükenir, çalışırken şarj olurdum evdeki akşam ev mesaisi için. Ben çocuklarıma, hayat da bana hadi derdi habire.</p>
<h2>&#8220;Büyükanne-büyükbabalarının tadını çıkarmalı torunlar&#8221;</h2>
<p>Hayatın taşkalası içinde kendi ilgilerinin peşinden giden çocuklarımla o döneme özgü bir sürü sorun yaşadım tüm ebeveynler gibi. Atlas&#8217;ın a&#8217;nanesi olalı bir yıl oldu ve &#8211; itirafımdır- pek bir sevdim a&#8217;nanelik şapkasını. Atlas&#8217;la aramdaki sevgi bağı, çocuklarımla olandan farklı –ve daha iyi- olacağı kesin. Schmid&#8217;in dediği gibi ben, hayatın içinde çıkmaz/dolambaçlı –gibi görünen– yollarda yaşadığım anlamlı deneyimlerin etkisiyle ve hayat olanaklarını önceden yaşamam nedeniyle torunumu engel olarak görmeyeceğim diye düşünüyorum; ebeveynlerinin bazen görse bile.</p>
<p>&#8220;Evde ebeveyn kuralları içine sıkışan çocuklara, büyükanne-büyükbabalarının sıra dışı şeylere –deliliklere- izin verdiği için torunlara iyi gelir&#8221;, diyen Schmid&#8217;in sözünü dinleyecek ve torun Atlas&#8217;ın a&#8217;nanesinden, ananesinin de ondan fazlasıyla keyif alması için gereğini yapacağım.</p>
<h2>&#8220;Ebeveyn ile büyükanne-büyükbaba ilişkisi çatışmayı da içerir&#8221;</h2>
<p>Schmid&#8217;in konuya dair aşağıdaki uyarıları kıymetli. &#8220;Büyükler, anne-babanın aile ve iş yükünü –ilişkiler bazında ve koşullar oranında- biraz olsun azaltabilirse, kendilerini işe yaramış hissederler. Büyükler, kendilerine gereğinden fazla başvurularak sömürüldüklerini görürlerse istismar edildikleri hissine kapılır. Büyükler eğitim konusunda anne-babanın tayin edici rolünü kabullenme, bazen muzip suç ortaklığı yapma, fazla pahalı hediyeler satın almayarak çatışmadan uzaklaşmalı.</p>
<p>Çocukların her şeye –koşulsuz- izin veren büyükleri, bazen hayır demesi gereken anne-babadan daha çok sevdikleri izlenimi doğarsa ebeveyn kıskançlığa kapılabilir. Ebeveyn büyüklerin çocukları fazla şımartma, büyükler de ebeveyni fazla sıkmakla itham edebilir.&#8221; Gurbetlik var serde; her dem göremesem de, iletişim teknolojileri sayesinde büyüme sürecine tanık olduğum torun Atlas&#8217;la bir araya geldiğimizde bu tür çatışmayalar ivmesinin artmasına hazır olmalıyım, galiba.</p>
<h2>Torunlar ve çocukların anlayamadığı bir ilişki: kayınlık</h2>
<p>&#8220;Torunları tarafından farklı derecede sevildiğini hisseden büyükanne- büyükbabaların kendi aralarında kıskançlık yaşamasına sıkça, ayrımcılığa uğradığını düşünen torunların kendi aralarında kıskançlık yaşamasına daha sıkça rastlanır&#8221; diyen Schmid, &#8220;büyükler ile torunlar arasındaki sevginin istenmemesi ya da torpillenmesi sorunu kolay çözümlenemeyen bir konu&#8221; olduğunu söylüyor. Ve uyarıyor: Evlilikle kurulan ve zorlu bir ilişki olan anne/babadan birinin ebeveyni olan büyükanne-büyükbaba ile torunlarının ilişkisi, aile düzeninde onun aleyhine bir kaymaya yol açarsa, diğer ebeveynin gözüne batabilir.</p>
<h2>&#8220;Anne-baba ayrıldığında, büyükanne-büyükbabalar –genellikle- kurtarıcıdır&#8221;</h2>
<p>Büyükannelerin her dem -bir şekilde- torunlarının yanında olduğunu, –ne güzel ki- artık büyükbabaların da torunlara destek verdiğini, her ikisinin de çalışma koşulları ve yaşam olanakları nedeniyle güçleri azalsa da dinç kalmak için uğraştıklarını söyleyen Schmid&#8217;le hemfikiriz.</p>
<p>Bazı torunların büyük anne-büyükbabasına duyduğu sevginin yoğunluğu, sahici ve farz edilen anne/ baba eksikliğini telafi ettiğine dair örnekler var çevremde. Eğer torun büyükannenin bakımına muhtaç hale gelirse, büyüklerin sevgisinin zor sevgiye dönüştüğünü söylüyor, Schmid. Gelişen dünyaya her zaman güvenmeyen büyüklerin torunlarının davranış, kıyafet, müzik zevkine, saç kesimine karıştıklarında çekilmez oldukları malum.</p>
<h2>&#8220;Torunlarıyla ilişkiyi sürdürme hakkı, boşanma kararında yer almalı&#8221;</h2>
<p><strong>Schmid</strong>&#8216;in büyükanne-büyükbabalık kurumu üzerine yazdıklarını sevdiğimi söylemiştim yazının başında. Bu yazıda yer veremediğim birçok düşüncesi var ancak &#8220;Anne-babanın ayrılığı sonrası, büyükler torunlarını göremez olur ve aralarındaki temas kesilirse ilişki imkansızlaşır&#8221;, &#8220;Çocukların ebeveyniyle, kardeşleriyle, büyükanne-büyükbabalarıyla oluşturacağı sabit bir ilişkisinin olmaması, güven içinde büyümesi için gerekli &#8216;şey&#8217;lerden mahrum kalmasına yol açar&#8221;, &#8220;Büyükanne-büyükbaba kendi hayatını yaşamak istediğinde, uzakta yaşıyorsa ya da ölmüşlerse torunlarla ilişki kuramayacağından seçilmiş büyükanne-büyükbabalar bulunabilir&#8221; cümleleri bu yazıda yer almalı.</p>
<p><strong>Sevgili Schmid; a&#8217;nanelik sürecime</strong> – ne denli başarılı olabilirim, bilemesem de- <strong>yol gösterici olduğun için sağ ol, var ol.</strong> (ŞD/PT)</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/buyukanne-buyukbaba-ve-torun-iliskisi-askin-anlama-uzanan-ufku/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çatışma Değil; Kuşaklar Arası Dayanışma</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/catisma-degil-kusaklar-arasi-dayanisma/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/catisma-degil-kusaklar-arasi-dayanisma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2019 23:59:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=3606</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dbcc61406664" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dbcc61406664 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Çatışma Değil; Kuşaklar Arası Dayanışma</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><b>Çin&#8217;de bir yasayla; aile üyeleri yaşlı ebeveynlerinin ruhsal ihtiyaçlarını gidermekle, yaşlıları sıkça ziyaret etmekle yükümlü tutulmuş. Peki kuşaklar arası dayanışma ve paylaşım kanunla geliştirilebilir mi?</b></p>
<p>Çin&#8217;de geçtiğimiz günlerde yürürlüğe giren bir <a href="http://t24.com.tr/ajans/cin39de-yaslilari-ziyaret-etmek-yasalasti/61191">yasayla</a>; aile üyeleri yaşlı ebeveynlerinin ruhsal ihtiyaçlarını gidermekle, yaşlıları sıkça ziyaret etmekle yükümlü tutulmuş. Yaşlılarının duygularını görmezden gelen ya da onlara soğuk davrananların yargılanması da söz konusu. Ayrıca işverenler, çalışanlarının ailelerindeki yaşlıları ziyaret etmesine müsaade etmekle yükümlü kılınmış ve işçilerin bu hakkı devlet güvencesinde alınmış.</p>
<p>Toplam nüfusu 1,3 milyar, 60 yaş ve üstü nüfusu ise 185 milyon olan ve yıllardır kontrollü çoğalan bu ülkede yapılan bu düzenleme yaşlıların; kuşaklar arası dayanışma kaynaklı sorunlarının çözümüne katkısı olur mu? Onların yaşam kalitesini arttırır mı? Sömürülmelerini, ihmal ve istismar edilmelerini önler mi? Saygı ve itibarlarını arttırır mı?</p>
<p>Ayrımcılığa maruz kalmalarını engeller mi? Toplumsal ilişkilerini arttırmalarını sağlar mı? Genç kuşaklarla bilgi-becerilerini paylaşmasına yol açar mı?</p>
<p>Etkisi süreç içerisinde görülebilecek olan bu düzenleme; Çinli iki araştırmacının; <strong><a href="http://www.ttb.org.tr/STED/files/2012/2.pdf">bulgularının</a> </strong>destekçisi adeta. Yeung-Fung (2007) Çin&#8217;de, yaşlıların algılanan aile desteğinin arkadaş desteğine kıyasla daha önemli olduğu ve yaşam doyumunu daha fazla etkilediği saptamış.</p>
<p>Çocukları ve diğer aile üyeleri ile arkadaş ilişkilerinde doyuma ulaşan yaşlıların genel anlamda yaşam doyumlarının arttığına ilişkin pek çok araştırma bulgusu mevcut.</p>
<p>Mesela bizde yapılan bir <a href="http://www.ttb.org.tr/STED/files/2012/2.pdf">araştırmada</a>; aile ortamında çocuklarıyla birlikte yaşayanlar ile huzurevinde yaşayıp çocuklarıyla görüşebilen yaşlıların algıladıkları aile desteğinin yüksek olduğu ve bu durumun çocuklarıyla olumlu ilişkiler kuran yaşlıların kendilerini toplumsal açıdan güvende hissettiği bulgularına ulaşılmış. Bir diğer araştırmada aile ortamında eş, çocuk ya da torunlarıyla birlikte yaşayanların sosyal destek algılarının huzurevindeki yaşlılara görece daha yüksek olması nedeniyle döneme özgü sorunlarla baş etmede göreceli olarak daha başarılı oldukları yer alıyor.</p>
<p>Bazı olgu ve değerler ülkelerin ekonomik, sosyal ve kültürel yapılarına göre değişiklik gösterse de, yaşlıların toplumla bütünleşmeleri ya da sosyal yoksunluğu, bize ya da Çin&#8217;e özgü bir sorun değil. Yine evrensel düzeyde yaşlı insanların mutsuzluğuna yol açan kuşaklar arası çatışma da konuya ilişkin uluslararası belgelerde yerini korur.</p>
<p>Aile; her yaş grubundaki birey için değişik düzeyde önemli. Yaşlılıkta ise çoğu kez bakım gereksinimi nedeniyle aile desteği daha da önem kazanıyor. Sosyal değişim ve dönüşüm sürecinden etkilenen aile yapısı çerçevesinde çocuklarına ve diğer sevdiklerine yakın bir yerdeki kendi evinde alıştığı ortamda yaşam sürdürmek yaşlılar &#8211;<em>aslında diğerleri için de</em>&#8211;  için giderek artan bir tercih nedeni artık.</p>
<p>Yaşlılar artık &#8220;uzaktan sevilmek&#8221; istiyor; gördükleri lüzum üzerine. Sevdiklerine ulaşılabilir yakınlıkta olmayı; aynı evde hayatın getirisi hayhuyun tam ortasında değil yakın çevresinde olup da en fazla etkilenen olmaya tercih etmektedir. Aynı evin içinde ya da zaman zaman bir araya gelinen durumlarda üç-dört kuşağın bir arada olmasının getirisi keyfi azaltan kuşaklar arası çatışmadan yaşlılar; diğer üyelere görece daha fazla olumsuz etkilenmektedir.</p>
<p>Yine her dem &#8220;<em>kendini her şeyden ırak ya da mahrum yakalayan&#8221;</em> yaşlılar yalnızlığın getirisi dinlendirici ve zenginleştirici etki yerine, huzursuzluk tercihini kullanmaları çoğu kez hayatlarını çileye dönüştürmektedir. Yakınlarıyla ilişkilerinde sorun yaşayan yaşlıların anlaşılmayı beklerken karşısındakileri anlamak için çaba harcamamaları çoğu kez iletişim dahil yardımlaşma ve dayanışma ilişkisini de kilitlemektedir.</p>
<p>Kuşaklar arası dayanışma ve paylaşım kanunla geliştirilebilir mi? Kuşaklar arası sosyal birlik beraberlik kanunla geliştirilebilir mi? Toplumsal değerlerden beslenmeyen yasal düzenlemeler amacına ulaşabilir mi? İnsanın aile büyüklerini özlediği için ziyaret etmesiyle, zorla ziyaret etmesi arasındaki lezzet farkı giderilebilir mi?</p>
<p>Çin&#8217;in kuşaklar arası dayanışmayı arttırmak için bulduğu çözüm bu. Çin ve ülkemiz dahil evrensel düzeyde her dem yaşlıların aleyhine sonuçlanan kuşaklar arası çatışma;  kuşaklar arası uzlaşma ve dayanışmaya dönüştürülmezse yaşlılar mutsuz olmaya devam edecektir. (ŞD/ÇT)</p>
<div class="item">
<p><em>*Şadiye Dönümcü. sosyal hizmet uzmanı.</em></p>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/catisma-degil-kusaklar-arasi-dayanisma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her toruna lazım bir büyükanne</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/her-toruna-lazim-bir-buyukanne/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/her-toruna-lazim-bir-buyukanne/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2019 13:27:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rengahenk Yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[rengahenk yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=3111</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadb1402d945" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadb1402d945 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Her toruna lazım bir büyükanne</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<table border="0" width="100%" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td align="left" valign="top" bgcolor="#FFFFFF" width="339"><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;"><i><b><span style="font-family: Arial, Helvetica;">Annem hep &#8220;yaşadıysan, büyükannen sayesinde&#8221; der. Torbalı&#8217;daki evde  tek başına yaşamak onun tercihi. En büyük torunu, ondan habersiz, 17 Temmuz&#8217;u doğum günü ilan etti. Herkesin &#8220;bayram değil, seyran değil&#8221; Torbalı&#8217;ya gelivermesine anlam verememiş bizimki.<br />
</span></b></i><br />
Dul aylığını bir &#8220;ekonomistçesine&#8221; değerlendirir. Beş torununu her üç aylık alışında bir şekilde ihya eder. Üç çocuğuna da cenazesi için para vermiş. Zorlanmasınlar diye.</span>Büyükannemin &#8220;laboratuar&#8221;ı olan mutfakta pişen yemeklerin üstüne yemek tanımam. Yemek yapmak bir sanatsa, büyükannem büyük sanatkar. &#8220;Nişanlı kız parmağı&#8221; inceliğindeki yaprak sarması, elbasan tavası, bahar böreği, yufkalı tiriti, keşkeki, tava lokumu, yoğurt böreği, Onun elinden çıkma tavada yumurta bile farklıdır. Hele salata sosları&#8230;Bizleri, mal, kadir, kıymet bilmezlikle niteler. Kendisi israfı hiç sevmez. Bayat ekmekler papara ya da ekmek balığı yapar. Giymediği, giymediğimiz giysileri kesip kırk yama yapar. Tüm kuzenlerin yorganları, büyükanne elinden çıkmadır. Her toruna bir çocuk yorganı kampanyası da bitmek üzere.Büyükannem insanı sorgulamadan, damgalamadan, suçlamadan yol gösterir. Kendinizi çok kötü hissettiğiniz bir anınızda sizi rahatlatıverir. Zaten onu öpmek, koklamak, elinden bir bardak su içmek bile iyi yapar insanı.</p>
<p>Evinde her şeyin yeri bellidir; bir gün gerekir diye eline geçeni sakladığından takılırız ona. Sakladığı en absürd şey bir gün lazım oluverir de, getirir ise, &#8220;şööööle bir 8 no&#8217;lu bakışını&#8221; fırlatıverir.</p>
<p>Sigaradan nefret eder ve içtiğim için beni hiç affetmez. &#8220;Anan,baban, ben, sana her konuda olumlu örnek olduk. Sigara konusunda dayına çektin&#8221; deyip kaynanavari bir salvo yaparsa da, kimse aldırmaz.</p>
<p>Müthiş esprilidir, muhabbeti keyiflidir. Her yaştan insanla, her düzeyde ilişki kurar. Mahallenin çocukları <b>&#8220;Şefiye Nine&#8221;</b>lerine her zaman destek olur, çoğu kez ödüllendirilmeseler bile. Dünyanın en iyi masal anlatıcısı olan büyükanneme, dinlemekten hiç bıkmadığım &#8220;Alillili Zombala&#8221; masalını hâlâ anlattırırım.</p>
<p>Dedem mandolin çalmayı öğretmiş ona. Mandolini ve metot kitabı çok değerlidir. Öyle güzel çalar ki, kafası ve sağ ayağı ile ritim tutarak.</p>
<p>Klasik Türk Sanat Müziği kültürü çok zengindir. Mutfakta çalışırken hep şarkı söyler. Bu şekilde kendi kendine arkadaş oluyor belki de.</p>
<p>Evi, menekşe ve sakız sardunyası tarlasıdır. Eliyle odun dikse, çiçek açar derler ya.. Her birinin adı vardır saksılarının; dertleşir, bir dolu şeyi paylaşır onlarla.</p>
<p>Biz torunlarının tümünün üniversite bitirmiş olmasından pek gururlanır. Dizinin dibinde olamayışımıza üzülür, her telefonumuzla mutlu olur, küçücük hediyelerimizi kullanmaya kıyamaz, saklar.</p>
<p>Çok iyi bir tamircidir. Evine hiç usta gelmez. Komşulara bile destek olur.</p>
<p>Yeniliklere, özellikle teknolojik yeniliklere çok açıktır. Cep telefonunun tüm fonksiyonlarını kullanır. Hiç üşenmez uzun uzun mesaj yazar bizlere.</p>
<p>Kendine çok iyi bakar. Yaşına uygun beslenir, yürüyüş yapar, sabah akşam egzersiz yapar. Koltuğun ayağından geçirdiği bir araba iç lastiği ile bacak ve kol kaslarını çalıştırırken ki hali öyle komiktir ki&#8230;</p>
<p>Önemli bir sağlık sorunu yok. Dimdik yürür.</p>
<p>Gümüş rengi saçlarını nadiren omuzlarına dökülür. Saçlarını hep at kuyruğu toplar.</p>
<p>Ten rengi açık olduğundan ve kaşları da beyazladığından yıllardır &#8220;kaşlı&#8221; gözlük kullanır.</p>
<p>Büyükannemin adakları hiç bitmez. Adağının önem derecesine ve o anki bütçesine göre tuz, ekmek, horoz, Zekeriya Sofrası ve kurban adar. Kuş gribi nedeniyle artık horoz adağı yapmıyormuş. Pazarda alıp, kestirdiği adak horozun tavuk çıktığını söylemiş birinde verdiği kişi. Bizimki de &#8220;Benim niyetim önemli.&#8221; demiş.</p>
<p>Diyelim ki, akşam yemeğe 8&#8217;de gelirim dedin, ama yarım saat sonra gittin.Bizimki hemen tuz adak eder. &#8220;Büyükanne bir koli tuz alayım, evde dursun &#8221; dediğimizde de çok sinirlenir. Torunların üniversite ve Anadolu Lisesi sınavları kafadan kurbanlık adak statüsündeydi.</p>
<p>Torunlarının aşk maceralarını da çok yakından izler. Sevgililerimize ilişkin en taze raporları alır, bir şekilde tanıştırılmak istediğini söyler. İlk karşılaşmada, çaktırmadan tüm davranışlarını izler, &#8220;biz seviyoruz&#8221; diye sevmeye çaba gösterir, görüşlerini dolaylı ve bizi kırmayacak şekilde ifade eder. Hasbelkader ayrıldığımızda da &#8220;davul bile dengi dengine&#8221; deyip, yorumsuz geçer.</p>
<p>Eşimle, arkadaşken tanıştırdığımda &#8220;Oğlumu hiç üzmeyeceksin değil mi?&#8221;sorusuna &#8220;evet&#8221; yanıtını alınca, &#8220;Ben ona seni hiç üzdürtmem. Canına okurum. Bunu bilesin!&#8221; demişti. &#8220;Her aileye bir doktor lazım!&#8221; derdi hep. Eşim doktor olduğundan, artı bonus kazandı.</td>
</tr>
</tbody>
</table>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadb1b1563d5" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadb1b1563d5 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Büyükannem anlatmakla bitmez...</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Son beş yıldır doğum gününü kutluyoruz. Yaz aylarında doğduğu rivayet edilir; en büyük torunu, ondan habersizce, büyükanneme 17 Temmuz&#8217;u doğum günü olarak ilan etti. İlk kutlamamızda giderek genişleyen ailemizin torun çocuğu <b>Işınsu</b> dahil, tüm üyelerinin ve aday adaylarının &#8220;bayram değil, seyran değil&#8221; Torbalı&#8217;ya gelivermesine anlam verememiş bizimki. Akşam müthiş doğum günü partisi başlayınca -hele şakasına 100 mumlu pasta gelince- çok şaşırmıştı.</p>
<p>İnsanları mutlu etmek aslında ne kadar kolay ve de keyifli diye düşünmüştüm o gün.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadb1d5aa054" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadb1d5aa054 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Artık 17 Temmuz bizim ailemizin ``yengeç sepeti`` günü.</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bu yıl kuzen <b>Ersin</b> bir aile albümü hazırlıyor. Hepimizden fotoğraflar, anılar, belgeler toparlıyor. Bir dolu video kaydı var elinde. Bilgisayarda bunları düzenleyip, sunu haline getirecek. Bu yılki doğum gününde büyükanneme kendi yaşamı ağırlıklı bu sunuyu izleteceğiz.</p>
<p>Bu yazı da, kuzenimin bu çalışması için tuttuğum küçük notlar.</p>
<p>Düşündüm de, her eve, her toruna lazım böyle bir büyükanne. (ŞD/TK)</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/her-toruna-lazim-bir-buyukanne/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahtı Şen Olasıca</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/bahti-sen-olasica/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/bahti-sen-olasica/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 01:03:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rengahenk Yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=2693</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb20a72692" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb20a72692 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Bahtı Şen Olasıca</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><i><b><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;"> </span></b></i><i><b><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Türkan Şoray&#8217;ın oynadığı bir film vardı &#8220;Buğulu Gözler&#8221; diye. Seyrettiniz mi? O filmin şarkısıdır, &#8220;Gülmeyi bilmedi hiç / Buğulu gözler&#8230;&#8221; Yıllarca o şarkıyı içimden söylediğimi kimse bilmedi. O şarkı benim hayatımın şarkısı oldu.</span></b></i></p>
<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;"> </span><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">&#8220;Emek harcamadan anneanne oldum! Şimdi de adını koyma mutluluğu yaşatıyorsunuz! Sağ olun evlatlarım! Adını her ünlediğimizde bahtı açılsın, şenlensin inşallah!&#8221; diyen Ayten Hanım genç anne-babanın meraklı ve heyecanlı bakışları eşliğinde kucağındaki bebeği hafifçe yukarı kaldırarak sağ kulağına yönelip, ezan okudu. Ardından sol kulağına yönelip, biraz yükselttiği sesiyle üç kez <b>&#8220;Bahtışen, Bahtışen, Bahtışen!&#8221;</b> dedi. Bebeği koklayıp &#8220;adıyla yaşasın&#8221; derken babasına uzattı.</span></p>
<p>Ayten Hanım&#8217;ın boynundaki kolyesinin kancasını açmağa çalıştığını gören Elvan yardım etmek için yerinden kalktı. Kancasını açtığı kolyeyi düşmek üzereyken yakalayıp, sahibine verdi.</p>
<p>Elvan, her daim boynunda takılı olan siyah bir kordona geçirilmiş beşibiryerde kolyesiyle bütünleştirdiği Ayten Hanım&#8217;ın kolyesini çıkartmasına anlam verememişti.</p>
<p>Bebeği yatağına bırakmaya giden Erdil döndüğünde Ayten Hanım &#8220;Uzun zamandır bu &#8216;bahtı şen olasıca kolye&#8217;mi kime vermeliyim?&#8217; diye düşünüyordum. Dün gece torunuma vermeye karar verdim.&#8221; diyerek avucundaki kolyeyi Elvan&#8217;a uzattı. Genç çiftin şaşırdığını gören Ayten Hanım &#8220;Yıllarca benim güç kaynağım olan bu kolyeye artık ihtiyacım kalmadı sayılır. Benden sonraki sahibine şimdiden vermek istedim. İki yıldır, ben sizinle evimi paylaşırken, siz de benim yalnızlığımı paylaştınız&#8221; diye sözlerini sürdürmekte iken yavaşça uzanıp, yaşlı kadının tombul kahverengi lekeli ellerini avuçlarının arasına alan Erdil &#8220;Ayten Teyze; &#8216;bahtı şen olasıca kolye&#8221;nizin öyküsünü anlatır mısınız?&#8221; dedi. Anlık şaşkınlığını çabucak geçiştiren Ayten Hanım &#8220;Uzun sürer&#8221; deyince, Elvan&#8217;ın söylediği &#8220;Yeter ki, Bahtışen izin versin!&#8221; sözleri tümünü gülümsetti.</p>
<p><b>&#8220;Nerden başlasam! Ailemin dördüncü çocuğuyum. Hepimiz kızız. O zamanlar da geçim zordu. Babam, inşaat ustasıydı. Annem ev kadını. Babacığım kışın bir top pazen, yazın da basma alır, anacığım da bu kumaşlardan giysilerimizi dikerdi. Kasabalı bize &#8216;macır (muhacir) güzeli kızlar&#8217; derdi. Henüz on altısında, on yedisinde talipleri çıkan ablamları &#8216;evden bir boğaz eksilsin&#8217; hesabına bizimkiler evlendiriverdiler&#8221;.</b></p>
<p>Önündeki bardaktan büyük bir yudum alan Ayten Hanım kaldığı yerden devam etti: &#8220;Ben, okuyup, Zehra öğretmenim gibi topuz saçlı, inci küpeli, naylon çoraplı, topuklu ayakkabılı, evrak çantalı bir öğretmen olmak istiyordum. Onun gibi evlenmeyecek, kısmetim çıktığında &#8216;Ben öğrencilerimle evliyim.&#8217; diyecektim. Dönümcü Necati Efendi&#8217;nin evinde altlı-üstlü oturduğumuz öğretmenimle birlikte okula gider, geceleri ders çalışırdık. Ana-kız gibiydik.</p>
<p>Beşinci sınıftayken ısrarla babama &#8220;Ayten, Öğretmen Okulu sınavına girerse, kazanır. Öğretmen olur! Eli ekmek tutar.&#8221; dediyse de, ikna edemedi. Hatta babamı kaymakamlığa şikayet etmekle bile tehdit etti. Kasabadaki ortaokula da gönderilmedim. Okuyamamak içimde ukde kaldı! Ortaokula giden komşumuzun kızı Şefiye&#8217;nin podiyesini giyip, şapkasını takar, boy aynasında kendimi seyrederdim&#8221; derken ağlamağa başlayan Ayten Hanım bir yandan da sehpadaki peçeteyle gözlüklerinin camını silmeye çalışıyordu. &#8220;Elvan kızım; sabahları ayakkabılarının topuk sesini duyduğumda okula gidişini görebilmek için pencereye fırlıyorum. Bilgisayar çantanla, döpiyesinle, şekilli saçlarınla sana gıpta ettiğimi bilemezin?</p>
<p>Sesinin titremesine aldırmıyordu. &#8220;Annem on bir yaşındaki bir çocuğun omuzlarına yükledi evin tüm işini. Çamaşır çitilemekten ellerim yara olurdu. Yufka açarken, reçel kaynatırken, yorgan kaplarken, tarhana ovalarken beni gören öğretmenim çok üzülürdü. Şimdiki kızlar, okusun, okumasın hiç bir iş yapmıyor. İlk görücüm geldiğinde, on üçümü sürüyordum. &#8216;Ben evlenmek istemiyorum.&#8217; diye yatağımda sabaha kadar ağladığımı öğrenen annem &#8216;Seni veren mi var da, ağlıyorsun?&#8217; deyince rahatlamıştım.</p>
<p>Bir gün tanımadığımız bir adam eve gelip, &#8216;Halil usta inşattan düştü. Durumu iyi değil&#8217; deyince, ev sahibimiz Necati Efendi Amca&#8217;yla inşaata koştuk. Hayatımda gördüğüm ilk ölüydü, babam. Artık hayat annem ve benim için daha da zorlaşmıştı. Ortanca eniştem bize destek olsa da, nereye kadar? Hastalanan yeğenimi yoklamağa gittiğim bir gün dönüşte, evimizdeki tanımadığım insanlar vardı. Görücü olduğu anlaşılan kadınların sorularına da, &#8216;Kızım, bir kahve yapsan!&#8217; diyen anneme de çok bozuldum. Kadınlara çok iyi davranan annemin yalnız kaldığımızdaki düşünceli hali, iyiye işaret delalet değildi.</p>
<p>&#8216;Gel hele!&#8217; diye seslendiğinde ikiletmeyip hemen karşısına oturdum. <i>&#8216;Bak kızım; enişten kollamasa açlıktan nefesimiz kokacak! Bugünkü kadınlar yukarı mahalleden, Kömürcü Yılmaz Efendi&#8217;nin kardeşleri. Sen tanımazsın. Yılmaz Efendi&#8217;nin karısı, Feyzan Kadın, evlendikten dört yıl sonra şehre yeni gelen doktor sayesinde gebe kaldı. Un çuvalını dem boşalmış. Sonra bebesini düşürdü. Ama çok kan kaybettiğinden, gencecik kadın ölüverdi.&#8217;</i> diye nefes almaksızın anlatılan hikayenin sonunu anlamıştım&#8221;.</p>
<p>Büyük bir yudum su içen Ayten Hanım, bıraktığı yerden devam etti. &#8220;Yılmaz Efendi evlenmek için kız arıyormuş. Geçenlerde Düğmeci Arif&#8217;in dükkanından çıkarken seni görmüş, beğenmiş. Yaşının küçük olduğu söylenince, &#8216;Benim yanımda büyüsün!&#8217; demiş. Görücülere &#8216;Ayten, daha yeni aybaşı oldu. Oncağız çocuk kadınlık yapamaz.&#8217; demediğimi sanma&#8217; diyen annemi ağlama sesimle susturup; <i>&#8216;Beni otuz yaşındaki o adama vermeyeceksin değil mi?&#8217;</i> diye sordum. Annemin <i>&#8216;Yaşı büyük ama temiz insan, hali vakti yerinde. Git kendini, kurtar bu yoksulluktan!&#8217;</i> sözlerini ise duymazlıktan geldim.</p>
<p>Öğretmenim ve ben hariç herkes, bu evliliğin annem ve benim için kurtuluş olacağını düşünüyordu. Bir sabah annem saçlarımı örerken <i>&#8216;Saçlarını başkasının elleyeceğini düşünmek bile üzüyor beni!&#8217;</i> diye ağlamağa başlayınca, birbirimize sarıldığımız an, Yılmaz Efendi&#8217;yle evlendirileceğimi anladım. Yapılacak bir şey yoktu.</p>
<p>Üzüntüsünden gözlerimin içine bakamasa da bana hep &#8216;hayırlısı olsun&#8217; diyen öğretmenimin, anneme; &#8216;beni evlendirmekten vazgeçmesini, beni okutabileceğini, hatta evlatlık alabileceğini&#8217; söylediğini sonradan öğrendim. İki hafta içinde düğün- dernek kuruldu. Evlenen sanki ben değil, başkasıydı. Yılmaz Efendi&#8217;nin eli boldu. &#8216;Her şeyin en iyisi alınsın, yapılsın.&#8217; talimatı vermiş. Belediye&#8217;de nikahı kıyan memurun &#8216;Gelin Hanım; yüzün gülsün biraz&#8217; demesine, benim efendi çok bozuldu. Düğün günü ablamlar anlattı gerdeğin anlamını. O gerdek sonra başıma ne işler açtı&#8230;</p>
<p>Düğünden aklımda kalan sadece öğretmenimin söyledikleri. Bizim yörede adettir, gelinler siyah bir kordona geçirilen beşibiryerde altınını kolye gibi takarlar. Öğretmenim bana düğün hediyesi olarak beşibiryerde takarken <i>&#8216;Bu altını doğduğumda nenem kızımın bahtı şen olasıca diyerek kundağıma takmış: Yıllardır sakladığım bu bahtı şen olasıca dediğim ecdat yadigarı altın, çocuğum bildiğim senin bahtını şen etsin evladım&#8217;</i> dedi.</p>
<p>İşte artık Bahtışen&#8217;in olan o altını, kırk yedi yıl boynumda taşıdım. Eskidikçe, kordonunu değiştirdim sadece&#8221; derken eli boynuna gitti. Elvan ile Erdil&#8217;in kendine baktığını görünce kolyesinin boynunda olmadığını anımsadı.</p>
<p>&#8220;Neyse&#8230; Düğün bittikten sonra hoca nikahı kıyıldı. Sonra gerdek odamıza gittik. İşte burada kabus başlıyor. Çok canım yandı o gün. Bağırmamak için yastık ısırıyordum. Yılmaz Efendi hiç bitmemecesine canımı acıttı. Yüreğimi kanattığından habersiz olabilirdi ama, aşağıdan gelen kandan haberdardı. Yine de benimle uğraşmayı sürdürdü. Kanama ertesi gün de durmayınca şehre, doktora gittik. Kanamanın nedeni, aşırı zorlama ve yaşımın küçük olmasıymış. İğne yapıp, hap veren doktor Yılmaz Efendi&#8217;yi kenara çekip bir şeyler söyledi. Çok kan kaybettiğimden, düzelmem zaman aldı. Şefkatli ve kollayıcı bir baba gibi iyileşmemi bekledi. Yanıma sokulmasa da, hava karardığında içimi korku sarardı. Bir gece sabredemeyip, üzerime geldi. Titriyor olmama, bağırmamak için yastığı ısırmama, çarşafta göllenen kana aldırış etmedi. Epeyce sonra kalkıp bir sigara içti, sonra da sandıktan çıkardığı çarşafı altıma serdi. Bu kez o da korkmuş gibiydi. Gözümün içine bakamıyordu. O gece çok uğraştım: ağlayamadım.</p>
<p>Kanama kesilmeyince, yine aynı doktora gittik. Doktor <i>&#8216;Ben sana ne demiştim efendi?&#8217;</i> diye bağırınca, benimki kafasını önüne eğdi. Ne dediğini bilmiyordum ama denilenin benim iyiliğime olduğu kesindi. Her kalkışma, kanamayla sonuçlanıyordu. Hep böyle gidemezdi. Aslında başka bir adam olaydı, beni kapıya koyardı. Oysa o hep <i>&#8216;çocukla evlenirsen olacağı bu!&#8217;</i> diyerek kendini suçladı.</p>
<p>Sonunda Yılmaz Efendi bana dokunmaktan vazgeçti. Dert ortağım, kendime anlatamadıklarımı bile bilen öğretmenimden başka kimse bilmiyordu yatak işimizin olmadığını. Annem iki yıldır döl tutmuyorum diye hayıflanıyordu. Beni farklı doktorlara götürmesine ne Yılmaz Efendi, ne ben ses çıkarmadık. Doktorların <i>&#8216;On sekiz yaşından önce evlenenlerde gebelik olmaması tabii. Endişelenmeyin. On sekizinden sonra gebe kalmazsa gelin!&#8217;</i> demesi, kasabanın ebesinin de <i>&#8216;Kadın kısmı ilk adetten beş &#8211; altı yıl sonra çocuğa kalır&#8217;</i> demesi annemi o aralar rahatlattı. Karı-koca olmadığımızı bilmeyen annemin, hamile kalabilmem için beni hacı-hocalara götürmesine itiraz etmedim hiç. Uzun bir aradan sonra bir gün üzerime gelince, yine kanama başladı. Bu kez, İzmir&#8217;e gittik. Meğer rahimde ur varmış. On dokuzumda rahimim alındı.&#8221;</p>
<p>Derin bir nefes alan Ayten Hanım &#8220;Çocuklar, iç karartan hikayemden sıkılmadınız mı?&#8221; sorusuna &#8220;hayır&#8221; yanıtı alınca anlatımını sürdürdü. &#8220;Kanamanın kaynağı kurutulsa da, benim korkum geçmedi. Yatağıma her gelişinde, bütün vücudum kaskatı kesildiğinden, karı-koca olamıyorduk. Hakkını yememeliyim, Yılmaz Efendi bu nedenle beni hiç üzmedi, kalbimi kırmadı. Kocalık yapmasına meydan vermediğim için, bana babalık yaptı. Her ihtiyacımı karşıladı, beni gezmelere götürdü. Anneme küçük bir ev verdi, geçimini sağladı. Ben de onun aşağı mahalleden kendine dost tutmasına ses etmedim. Bu konuda birbirimizle hiç yüz göz olmadık. Ben ona hak verdim, o da bana. Beni üzmemeye itina etti. Ben de ona saygıda kusur etmedim.</p>
<p>Öteki kadından da çocuğu olmadı. Yoksa yapmadı mı? Bilmiyorum. Annem, dost meselesini bilmezlikten geliyor, belli etmese de nikahım gidecek diye korkuyordu. Evlilik değildi bizim ki&#8230; Evciliğe benziyordu. Yılmaz Efendi&#8217;yi sevdim mi? Bilmem? Sevmişimdir herhalde. Yüreği serin değil, sıcak bir adamdı. Başka bir erkek, beni kapıya koyardı. O baş tacı etti&#8221;.</p>
<p>Ellerini boynuna götüren Ayten Hanım kolyesini yerinde bulamayınca gülümsedi ve &#8220;Bunu bile çok gördü mevlam!&#8221; diyerek konuya girdi. &#8220;Tevziata çıkacak şoförlere irsaliye kağıtlarını vermek için kamyonların yanına giden Yılmaz Efendi&#8217;yi, kamyonunu geri geri yapan şoförün biri görmeyince arka tekerinin altına alıvermiş. O dakika gitmiş bizimki&#8221;.</p>
<p>On dördünde-on beşinde çocukken evlendim. Ne genç oldum, ne yetişkin. Kadın bile olamadım. Avratlık yapamadım. Anne olamadım, bebe emziremedim. Otuz yaşında dul kadın olup, yaşlandım.&#8221; diyen Ayten Hanım, gözyaşlarını tutmaktan vazgeçip, ağlamaya başladığında Erdil ile Elvan&#8217;ın da el ele tutuşup ağladığını fark etti.</p>
<p>Önce toparlanan Ayten Hanım oldu. &#8220;Türkan Şoray&#8217;ın oynadığı bir film vardı <i>Buğulu Gözler</i> diye. Seyrettiniz mi? O filmin şarkısıdır, <i>&#8216;Gülmeyi bilmedi hiç / Buğulu gözler&#8230;&#8217;</i> Yıllarca o şarkıyı içimden söylediğimi kimse bilmedi. O şarkı benim hayatımın şarkısı oldu&#8221; diye anlatırken Erdil&#8217;in koltuğundan kalktığını fark etmeyip, anlatımını sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Yaşasaydı şimdi yetmiş sekizinde olacaktı, toprağı bol olasıca. Varlığında olduğu gibi, ardından da yokluk çektirmedi bana. Kardeşlerim, iki taraflı yeğenlerim beni hiç yalnız bırakmadılar. Sonra hayatıma siz girdiniz, kızım-oğlum oldunuz. Beni anneanne yaptınız. Bahtı şen olasıca altınımı kime bırakacağım derdinden kurtardınız beni&#8221; derken, odayı Belkıs Özener&#8217;in sesi doldurdu.</p>
<p><i>&#8220;Bulutlu gecelerden / sonra da güneş parlar / bir benim karanlıkta / bir benim böyle ağlar&#8221;</i></p>
<p>Şarkının nakaratı başladığında Erdil ile Elvan dans ediyor, Bahtışen odasından ağlayarak anneannesinin şarkısına eşlik ediyordu:</p>
<p><i>&#8220;Çocuklar çiçek sever. / Kadınlar çocuk ister / Gülmeyi bilmedi hiç / Buğulu gözler&#8221;</i> (ŞD/EÜ)</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/bahti-sen-olasica/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anneannem Aşık Oldu</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/anneannem-asik-oldu/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/anneannem-asik-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Oct 2019 22:07:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rengahenk Yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=2503</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5da4f1ce929df" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5da4f1ce929df wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Anneannem Aşık Oldu</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Anneannem benim yaşamımdaki en büyük zenginliğim. Ondan yoksun kalırsam ben yoksullaşırım diye tüm kaygım.</p>
<p>O öylesine komik, neşeli, duyarlı, düşünceli, şirin ve öylesine iyi ki&#8230;</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5db4d1ab6686b" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5db4d1ab6686b wd-title-color-default wd-title-style-simple text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >O benim hayata gelme sebebim</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>“Doğduğunda ben bakarım” sözü verdiği için annemle babam çocuk sahibi olmaya kalkışmış.</p>
<p>Başka semtteki evini kiraya verip, bizim evin karşısındaki apartmana taşınmış ki; akşam annemler eve geldiğinde ya da sabah işe gideceğinde sorun olmasın diye.</p>
<p>O benim daimi aşçım ve dadım. Onun her gün taze taze yaptığı yoğurtlarla, sebze çorbalarıyla, kaşık mamalarıyla, köftelerle büyümüşüm.</p>
<p>Bebekken nedensiz ağladığımda annemi özlediğimi düşünüp, memesini bile verirmiş ağzıma. Sadece onun yaptığı yemekleri yermişim; nasıl anlıyorsam kimin yaptığını.</p>
<p>Babam “o olmasaydı biz sana bakamazdık” diyerek anneme gönderme yapsa da doğruluk payı olmalı. Kadın üç çocuk büyütmüş deneyimli, anaç.</p>
<p>Torununa hayran. Bir lokma şey yediğimde kendi kursağına gitmişcesine sevinirdi. Kaç yaşına gelmiş olmamın önemi yok. Benimle dolaylı ya da dolaysız ilgili her şey onun müdahale alanı içine girer.</p>
<p>O benim oyun kurucum. Anneannemle zamanın nasıl geçtiğini anlamaz insan. Anaokuluna gitmeden önce evde onunla yaptığımız faaliyetlerin çok daha azını yaptım okulda.</p>
<p>O denli yaratıcı ve hayal gücü yüksek bir insandı. Yüksük makarnaları ipe dizip, boyar, akşama anneme kolye diye hediye ederdim.</p>
<p>Pamuktan kardan adam, yeşil-sarı mercimek, bulgurla çiçekler yapar, buzdolabı kapağında sergi açardık. Cumhuriyet Gazetesinin Bilim Teknik Dergisindeki çocuk sayfasındaki deneyleri yapardık.</p>
<p>Her an her şeyi oyun haline getirebilirdi. Çamaşır asmak ve toplamak, maydonoz ayıklamak, odamı toplamak, masa hazırlamak, hatta sonraları ders çalışmak bile oyundu ve o müthiş bir oyun kurucuydu. Şimdi evlilik oyunumun da taktik vereni.</p>
<p>O benim ilk ve baş öğretmenim. Hayatımı yönlendiren tüm değerlerimi kazanmamda ve ortak yaşam kurallarını benimsemem de payı büyüktür.</p>
<p>Çatal-bıçak kullanmayı da, yatağımı düzeltmeyi de, sinemada nasıl davranılacağını da, başkalarının sınırlarını ihlal etmemeyi de,  gece yarısı tuvalet basının çekilmemesi gerektiğini de, önce yapmakla sorumlu olduğum şeyleri yapıp, kalan zamanı kendime ayırmam gerektiğini de ve daha bir dolu şeyi de bana o öğretti&#8230;</p>

		</div>
	</div>

		<div id="wd-5db4d1b7ebdf0" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5db4d1b7ebdf0 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Anneannem: Bu memlekette ya edepsiz ya deli olacaksın</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>O benim ilk feylesofum. Hayata bakışı ve hayatı dolduruşuyla bana model oldu hep ananem. Öyle bir incili laf eder ki, sizin o konuyu değerlendirme şeklinizi değiştiriverir. En sevdiğim incileri mi?</p>
<p>“Bu memlekette  ya edepsiz ye deli olacaksın. Ötesi fazla&#8221;, “Sinirlerini ve sınırlarını fazla germe.” ,”Bir insana karşı ön-orta-son yargı geliştirme. Yanılırsın.” ,”Yaşam bazen pamuk, bazen demir kadar ağır olur. Önemli olan senin kaldırma kapasiten”,  ” Fazla hırs insanı yoldan çıkarır” , ”Önce kendine, sonra başkalarına yalan söyleme” , “Kendin ikna olduysan, başkaları olmuyorsa burnunun direğine git” ,”Yaşamak için nefes ve heves gerek; hüsrana uğrayacak olsan da.”</p>
<p>O benim hayat tasarımcım. Yaptığı gözlemlerle ilgi alanlarımı öne çıkarmayı başaran insan. Radyo çocuk korosuna girmemi, drama dersi almamı, jimnastik yapmamı isteyip harekete geçen hep o oldu.</p>
<p>Okul öncesi yaşlarımda uyuyacağım zaman  önce o bana kitap okurdu, sonra ben ona. Onun kitabı hep çok resimli olurdu ve benim uyduruktan okumamı ciddiye alır, sorular sorardı. Hayal gücümün gelişmesinde katkısı büyüktür.</p>
<p>Arkadaş ilişkilerimi bile fark ettirmeden ve incitmeden yönlendirirdi. Annem ve babamla aramıza güya girmezdi ama nedense her şey onun istediği gibi sonuçlanırdı.</p>
<p>O benim sınav koçum. Anadolu Lisesi ve üniversite sınavlarına onun koçluğunda ve evinde hazırlandım. Kitaplarla aynı odada uyumama izin vermezdi. Niye? Kitaplar enerjimi çalar, uyku kalitem düşermiş. Sabah – akşam duş yaptırırdı olumsuz enerjim suya karışıp gitsin diye.</p>
<p>Mecburen hep oturduğum için kilo almamı engellemeye ancak yeterli enerji alabileceğim üstelik sevdiğim yemeklerin yer aldığı bir beslenme düzeni kurmuştu.</p>
<p>Belli aralıklarla yanıma gelip beni öper koklardı ki; kafam biraz mola versin. Odasında çok kısık sesle izlediği televizyonda aklım kalmasın diye “İzlenecek bir şey yok ki!” derdi.</p>
<p>Annemlerle tartışma konusu çıkıp da moralim bozulmasın diye yeşil hat gererdi aramıza. Sınava giderken yutturduğu okunmuş pirinçler ve döktüğü suyun kazanmamda payı olmuştur herhalde.</p>
<p>O benim ketum arkadaşım. Anneannemle paylaştığım şeylerin pek çoğunu evdekilerle, arkadaşlarımla, sevgililerimle hatta şimdi eşimle paylaş(a)madığımı söylesem.</p>
<p>Eksiklerimde ve hatalarımda beni hiç yargılamayan, yürekten eleştirip,  tadilat servisini devreye sokmamı sağlayan, hayatın tali yollarını da keşfetmemi sağlayan kesseniz konuyla ilgili insanlara hiçbir şey söylemeyen ancak bir şekilde ilişkileri kendine özgü yöntemlerle rayına oturtan bir insan o.</p>
<p>Geçmişteki kız arkadaşlarımla ilgili tüm değerlendirmeleri süreç içerisinde doğru çıktığından ben ona “Tarotçu Sultan;  söyle bakalım şimdi n’olcak” derim sıkça.</p>
<p>O benim şahsa maruz bankam. Aramızdaki para ilişkisini bugüne dek çözebilen olmadı. Hep borç almama karşın ‘anane bank’ taki param hep üreyerek arttı. Benim için yaptırdığı hayat sigortası ile üniversiteyi bitirdiğim yıl yurt dışına gittim.</p>
<p>18 yaşımı bitirdiğim gün aramızdaki ortak hesapları resmiyete çevirdik. Evlenirken bilmediğim kendi özel  ‘off shore” hesabından bir tomar para aktardı bana.</p>
<p>O benim için önemli. Herkesin anneannesi kendine kalmalı; benimki de bana ama…</p>

		</div>
	</div>

		<div id="wd-5db4d1c630167" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5db4d1c630167 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >O şimdi aşık</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Anneannem aşık oldu. Ve elimden kaçıp gidiyor ardına baka baka.</p>
<p>Ananem karşı komşusunun kısa süre önce eşini kaybeden babasına aşık oldu. Liseli kızlar gibi heyecanlı. Süslü püslü evden çıkıp bir üst sokakta onu bekleyen<strong> Lami </strong>Bey&#8217;le buluşuyor. Papazın Bağı’ndaki ağaçlar ve garsonlar aşklarının tanığı.</p>
<p>Şimdilik ne olur ne olmaz diye kimseye söylemeseler de, eve gelirken çıkartsa da anneannem damat beyin hediyesi tek taşı parmağında taşıyor.</p>
<p>Telefonla yapılan seranatlardan mest oluyor. Her sabah gönderilen papatyaları koyacak kap bulmakta zorlanıyor. Eline koluna ayağına sahip çıkamıyor. Bir telaşlı ki… Dün kendine çeyiz gecelikler de almış.</p>
<p>Evlenmesi durumunda dedemden aldığı emekli aylığı kesileceği için tedirgin.  “Paramın paşasıydım. Şimdi başkasının eline bakamam.” diyor. Hoş; bankadaki parası onu yıllarca idare eder ama. “Ben sana maaş bağlarım” dediğimde “olmaz” diyor.</p>
<p>“Boş verin nikahı, birlikte yaşayın“ diyorum çapkın çapkın gülümsüyor. Elalem baskısı hissetmeyeceğine inansa yapar vallahi. Herkese aynı anda açıklama yapılacağından eşime ”Tüm zamanların ‘kuma’sı Eskişehir’e gelin gidince sevgili kocan sadece sana kalacak ama; biraz yoksun, biraz yoksul olarak”  diye müjde(!) veremiyorum.</p>
<p>Kısacası… Anneannem gitti gidiyor; aşkına. Bende yürek Selanik.</p>
<p><strong>*Şadiye Dönümcü.</strong> Sosyal Hizmet Uzmanı.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/anneannem-asik-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
