<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Emeklilik &#8211; Yaşlıyım Haklıyım</title>
	<atom:link href="https://www.yasliyimhakliyim.com/tag/emeklilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yasliyimhakliyim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Feb 2021 16:23:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Emeklilikte para yetmiyor</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/emeklilikte-para-yetmiyor/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/emeklilikte-para-yetmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2020 08:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8663</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-simple-and-brd-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-simple-and-brd.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5f4a0a5377b56" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f4a0a5377b56 wd-title-color-alt wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Emeklilikte para yetmiyor<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><em>Ömür uzadı, artık 50 yaşındakiler genç, 60’lar orta yaş , 70’ler ‘yaş almış’, 85+ yaşlı sayılıyor. Emeklilikten sonra koca bir hayat var ve o dönemde şimdiki gelirinizin en az yüzde 80’i kadar paraya ihtiyacınız olacak. Sağlık, geçim, torunlar… Peki nereden gelecek bu para? İşte size birkaç ipucu.</em></p>
<p>Yıllarca emek verdiniz, çalıştınız. Emeklilik sizin hakkınız. Ancak emeklilik dönemindeki GELİR/GİDER dengenizi iyi ayarlayın ki bu dönemi rahat ve huzurlu geçirin. ‘Allah uzun ömür versin’ deriz ya hani, yapılan araştırmalar gösteriyor ki ortalama ömür de gittikçe uzuyor. Bu da hazırlık gerektiriyor.</p>
<div class="adsbox--wrapper">
<div id="medyanet/9927946/posta/yazarlar/body_300x250_1" class="adsbox__item" data-lazy="true" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-size-mapping="&#091;1200, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;992, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;769, 100&#093;: &#091;&#093;|&#091;0, 0&#093;: &#091;&#093;" data-platform="desktop"></div>
<div id="medyanet/9927946/posta/yazarlar/body_300x250_1a" class="adsbox__item" data-lazy="true" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-size-mapping="&#091;1200, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;992, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;769, 100&#093;: &#091;&#093;|&#091;0, 0&#093;: &#091;&#093;" data-platform="desktop"></div>
</div>
<div class="adsbox--wrapper mobile">
<div id="medyanet/9927946/posta_mobilsite/yazarlar/haberici_300x250_1" class="adsbox__item" data-lazy="true" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-size-mapping="&#091;992, 100&#093;: &#091;0,0&#093;|&#091;768, 100&#093;:&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;100, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-platform="mobile"></div>
</div>
<p><strong>GİDER:</strong> Emekli olduğunuz zaman çocuklarınız büyümüş, kendi hayatlarını kurmuş oluyorlar. Ev aldıysanız o zamana kadar ev borcunuzu ödemiş oluyorsunuz. Çocuklarınızın eğitimi, servisi, işe ulaşımınız gibi masraflar artık yok derken yeni masraflar başlıyor. Sağlık harcamaları, sosyal faaliyetlere yapılan ödemeler artıyor. Giderler aslında şekil değiştiriyor, tutar olarak pek de değişmiyor.</p>
<p><strong>SAĞLIK/BAKIM:</strong> Bakım masrafı önemli. Örneğin Alzheimer hastalığı ileriki yaşlarda görülen bir hastalık olsa da, dünya nüfusunun yaşlanması sebebiyle sayısı gün geçtikçe artıyor. Türkiye’de 600 bin ile 1 milyon arası olduğu tahmin ediliyor.</p>
<p><strong>GENÇLER DİKKAT!</strong></p>
<p>Anne-babanızın birikmişine el atmayın. Onların ileride bu paraya ihtiyacı olacak. Kendi borcunuzu, geçiminizi, sorunlarınızı anne-babaya yüklemeyin.</p>
<p><strong>ÇOCUKLARA YÜKLENMEYİN</strong></p>
<p>Anneler-babalar, çocuklarınızdan size bakmalarını istememeye çalışın. Finansal anlamda ne onların size ihtiyacı olsun ne de sizin onlara.</p>
<p><strong>NASIL HAZIRLANMALI?</strong></p>
<p><strong>20’Lİ YAŞLARDA</strong> Aylık gelirinizin en az yüzde 10’unu, ailenizle yaşıyorsanız yüzde 25’ini biriktirin. Hedefiniz için de, emeklilik için de biriktirin. İleriki yıllarınızı güvence altına almaya erkenden başlayın. Bireysel Emeklilik Sistemi’ne geçin. Siz çalışırken paranız da çalışsın. En az 10 yıl ödeme ile 56 yaşınızı tamamladığınızda bu paranın ister tamamını alırsınız, ister aylık maaş olarak kullanırsınız.</p>
<p><strong>40’LI YAŞLARDA</strong> Emeklilik için biriktirmeye şu an başlayın. Bu yaşlarda takribi olarak emeklilik dönemi için şu anki yıllık gelirinizin iki katı kadar biriktirmek için plan yapın.</p>
<div class="adsbox--wrapper">
<div id="medyanet/9927946/posta/yazarlar/body_300x250_2" class="adsbox__item" data-lazy="true" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-size-mapping="&#091;1200, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;992, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;769, 100&#093;: &#091;&#093;|&#091;0, 0&#093;: &#091;&#093;" data-platform="desktop"></div>
<div id="medyanet/9927946/posta/yazarlar/body_300x250_2a" class="adsbox__item" data-lazy="true" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-size-mapping="&#091;1200, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;992, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;769, 100&#093;: &#091;&#093;|&#091;0, 0&#093;: &#091;&#093;" data-platform="desktop"></div>
</div>
<div class="adsbox--wrapper mobile">
<div id="medyanet/9927946/posta_mobilsite/yazarlar/haberici_300x250_2" class="adsbox__item" data-lazy="true" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-size-mapping="&#091;992, 100&#093;: &#091;0,0&#093;|&#091;768, 100&#093;:&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;100, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-platform="mobile"></div>
</div>
<p><strong>50’Lİ YAŞLARDA</strong> Kazancınız belli, huzurlu bir gelecek için yıllık gelirinizin dört katı kadar birikiminizin (gayrimenkul dahil değil) olması size güç verir.</p>
<p><strong>60’LI YAŞLARDA</strong> Bu dönemde, ‘özgürlük ve finansal özgürlük’, muhtaç olmama, yeterlilik duygusu artıyor. Hayatın tadını çıkarın, yaşamın içinde olun.</p>
<p><strong>5 TAVSİYE</strong></p>
<ul>
<li>1. Siz paranızı yönetin, o sizi yönetmesin.</li>
<li>2. Paranızı korumak, onu kazanmak kadar önemli. Buna vakit, emek ayırın.</li>
<li>3. Para ile ilgili düşünceleriniz, sözleriniz, hareketleriniz uyum içinde olsun.</li>
<li>4. Geleceğinizi planlayın, işi tesadüflere bırakmayın.</li>
<li>5. Kendi kıymetinizin ‘kazancınızla’ belirlenmediğini anladığınızda, finansal anlamda kuş kadar hafif ve özgürsünüz demektir.</li>
</ul>
<p><strong>MUTLU EMEKLİLER; BAHRİYE VE BAYRAM</strong></p>
<p>Kayınvalidem Bahriye Hanım emekli öğretmen ve kayınpederim Bayram Bey ise Devlet Su İşleri&#8217;nden emekli. En sevdikleri şey belediye korosuna gidip şarkı söylemek veya öğretmen evinde zaman geçirmek. İkisi de hayatları boyunca tasarruf etmiş, ihtiyaçları için harcayıp ilerisi için biriktirmişler.</p>
<div class="adsbox--wrapper">
<div id="medyanet/9927946/posta/yazarlar/body_300x250_3" class="adsbox__item" data-lazy="true" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-size-mapping="&#091;1200, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;992, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;769, 100&#093;: &#091;&#093;|&#091;0, 0&#093;: &#091;&#093;" data-platform="desktop"></div>
<div id="medyanet/9927946/posta/yazarlar/body_300x250_3a" class="adsbox__item" data-lazy="true" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-size-mapping="&#091;1200, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;992, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;769, 100&#093;: &#091;&#093;|&#091;0, 0&#093;: &#091;&#093;" data-platform="desktop"></div>
</div>
<div class="adsbox--wrapper mobile">
<div id="medyanet/9927946/posta_mobilsite/yazarlar/haberici_300x250_3" class="adsbox__item" data-lazy="true" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-size-mapping="&#091;992, 100&#093;: &#091;0,0&#093;|&#091;768, 100&#093;:&#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;|&#091;100, 100&#093;: &#091;&#091;300, 250&#093;,&#091;320, 480&#093;,&#091;336,280&#093;&#093;" data-platform="mobile"></div>
</div>
<p>Kendilerine emeklilik dönemine nasıl hazırlandıklarını sordum. Cevapları, “İstek ve ihtiyacı ayırıp, para harcama önceliğimizi ihtiyaçlara verdik” oldu. Başları dik, kendi kendilerine yetiyorlar, torunlarına da istedikleri zaman istedikleri kadar harçlık verebiliyorlar. Herkese böyle bir emeklilik dilerim.</p>
<p><strong>ARAŞTIRMA</strong></p>
<p>Bilim insanları ‘insanlar gelecek için nasıl biriktirir?’ diye araştırmış. Kendi yaşlı versiyonlarını üç boyutlu olarak gören insanlar gelecek için para biriktirme konusunda daha motive oluyor ve hedeflerine ulaşıyorlar. Hadi siz de hemen şimdi başlayın.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.posta.com.tr/yazarlar/ozlem-denizmen/emeklilikte-para-yetmiyor-2273988">posta.com.tr</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/emeklilikte-para-yetmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emekli Memurlar Hangi Yardımları Alabilir?</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-memurlar-hangi-yardimlari-alabilir/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-memurlar-hangi-yardimlari-alabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2020 20:31:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[65 Yaş Aylığı]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8335</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5f2089d19e8ed" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f2089d19e8ed wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Emekli Memurlar Hangi Yardımları Alabilir?<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h3>Emekli memurlar, emekli aylığı yanında bazı sosyal yardımlardan faydalanıp, faydalanamayacaklarını merak ederler.</h3>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Çalışırken sağlanan yardımların emekli olduktan sonra da devam edip edemeyecekleri merak eden emekliler için yazımızda; Emekli Memurlar Yardım Alabilir Mi? Emekli Memurlar Hangi Yardımları Alabilir? sorularına cevap verdik.</p>
<h2><strong>Emekli Memurlar Yardım Alabilir Mi?</strong></h2>
<p>İhtiyaç sahibi herkes, gerekli şartlara sahip ise Aile ve Çalışma Bakanlığı’ndan; barınma, eğitim, sağlık ve yiyecek yardımı alabiliyor. Emekli maaşı ile geçinmeye çalışanlar ise bu yardımlardan yararlanıp yararlanamayacağı konusunda cevap arıyorlar. Emekli memurlarda sosyal yardımdan faydalanabilmek için gerekli şartları yerine getirdiklerine bu yardımlardan faydalanabilme hakkına sahiplerdir. Fakat emeklilerin sosyal yardım alabilmesi için gerekli şartları yerine getirmeleri için belli kıstaslar bulunuyor. Bunların başında aile halkına düşen kişi başı gelir miktarı önemlidir. Örneğin gıda yardımcı için kişi başına düşen net asgari ücretin üçte bir oranında olması gerekiyor. Bunun yanında bağlı bulunan ilçe ve il belediyeleri de emekliler için sosyal yardımlar sağlıyor.</p>
<h2><strong>Emekli Memurlar Sosyal Yardım İçin Nereye Başvurmalıdır?</strong></h2>
<p>Emekli memurlar sosyal yardım başvuruları için Aile ve Çalışma Bakanlığı’na e- devlet üzerinden ya da bakanlık ve bu bakanlığın ek binalarına gidilerek istenilen alanda sosyal yardıma başvurabilirler. Bunun yanında bağlı bulunduğunuz ilçe ya da il belediyelerine giderek sosyal yardım başvurusunda bulunabilirsiniz. Belediyeler için de e &#8211; devlet üzerinden başvuru yapabilirsiniz.</p>
<div><!-- Haber Detay Spot Altı V5 --> <ins data-ad-client="ca-pub-0115001353141007" data-ad-slot="7303652574" data-ad-format="link"></ins></div>
<h2><strong>Emekli Memurlar Hangi Yardımları Alabilir?</strong></h2>
<p>Emekli memurların alabilecekleri yardımlar şöyle sıralanabilir;</p>
<ul>
<li>
<h3><strong>Yol Yardımı</strong></h3>
</li>
</ul>
<p>Yol yardımı, bağlı bulunan il belediyeleri tarafından sunulan ulaşım hizmetlerini ücretsiz olarak kullanabilme hakkı sağlanmasıdır. Bunun için belli yaş sınırlarının geçilmiş olması gerekmektedir. Örneğin 60 yaş ve üzeri, 65 yaş üzeri… Bulunduğunuz belediyeden alabileceğiniz otobüs kartları ile belediye otobüslerinden ücretsiz yararlanabilirsiniz.</p>
<ul>
<li>
<h3><strong>Bayram Yardımı</strong></h3>
</li>
</ul>
<p>Bayram yardımı, son birkaç yıldır emeklilere yapılan devlet yardımıdır. Her dini bayram öncesinde emekli aylığına eklenen 1000 liralık bu yardım ile, emeklilerin rahat bir bayram geçirmesine olanak sağlanır.</p>
<ul>
<li>
<h3><strong>Aile Yardımı</strong></h3>
</li>
</ul>
<p>Aile yardımı şu an için netleşmemiş olan bir yardımdır. Gündeme alınan bu yardım ile emekli memurlar rahat bir nefes alabilecek. Aile yardımı, çalışırken kişiye verilen, eş ve çocuk sayısına bağlı olarak ek yapılan bir sosyal yardımdır. Çalışırken yapılan bu yardıma emekliyken de devam edilmesi isteniyor. Eğer öneri kabul edilirse, iki çocuğu bulunan emekli memurlar toplamda 405 lira ek yardıma sahip olacak.</p>
<ul>
<li>
<h3><strong>Sağlık Yardımı</strong></h3>
</li>
</ul>
<p>Emekli memurlar, çalışırken sahip oldukları sağlık hizmetlerine, emekli olduklarında da devam ederler. Emekli olan kişiler, sağlık ocaklarında, ilaç ya da hastane ücreti ödenmesi gerektiğinde ödeme yapmaları gerekmeden işlem yapabilirler. Bu ödemeler emekliyi sıkıntıya sokmamak için emekli maaşından düşülür. Böylece emekli memurlar, ihtiyaçları olduğu sürece sağlık kuruluşlarına ve ilaçlara ödeme yapmadan sahip olabilirler.</p>
<ul>
<li>
<h3><strong>Yakacak ve Erzak Yardımı</strong></h3>
</li>
</ul>
<p>Belediyeler her yıl ihtiyaç sahiplerine çeşitli alanlarda yardımlarda bulunuyor. Bu yardımların başında ise erzak ve yakacak yardımı geliyor. Bu yardımlardan faydalanmak isteyen emekli memurların bazı şartları yerine getirmesi bekleniyor. Eğer bu şartlar yerine getirilirse, emekli memurlar da bu yardımlardan yararlanabiliyor. Bu yardımlardan yararlanmak için belediyelerin temel şartı ise emeklinin ikametgahında bulunan kişilerin başına düşen emekli ücretinin, asgari ücretin üçte birinden az olması şartıdır.</p>
<ul>
<li>
<h3><strong>Engelli, Bakım ve Sağlık Hizmetleri</strong></h3>
</li>
</ul>
<p>Belediyeler aynı zamanda engel ve yaşlılık sebebiyle hareket azlığı ve bakıma ihtiyacı olan emekli memurlara ve çocuklarına ev içinde sağlık ve bakım hizmeti sunuyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.mymemur.com.tr/emekli-memurlar-hangi-yardimlari-alabilir-121704h.htm">mymemur.com.tr</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-memurlar-hangi-yardimlari-alabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılardaki travmayı anlamak için uzman olmak gerekmiyor</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yaslilardaki-travmayi-anlamak-icin-uzman-olmak-gerekmiyor/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yaslilardaki-travmayi-anlamak-icin-uzman-olmak-gerekmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2020 21:59:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8233</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5f0e2a85e62d5" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f0e2a85e62d5 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Levent Kazak: Yaşlılardaki travmayı anlamak için uzman olmak gerekmiyor<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Oyuncu Levent Kazak 90 yaşındaki halasını anlattı ve herkesi uyardı: Yaşlılara yalnız olmadıklarını hissettirin, onlarla ilgilenin.</p>
<div></div>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Senaryo yazarı, tiyatro ve sinema oyuncusu Levent Kazak, sosyal medya hesabında korona virüsü salgını döneminde felç olan halasını anlatarak, herkese yaşlılara yalnız olmadıklarını hissettirmeleri konusunda çağrıda bulundu.</p>
<div id="m_-9100029904394572741gmail-gdad_news_inline_plain_1">
<div id="m_-9100029904394572741gmail-google_ads_iframe_/57135183/haber-ic-yatay-1_0__container__"></div>
</div>
<p>Kazak’ın halasıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Küçük halam 90+ yaşında bir emekli edebiyat öğretmeni. Covid-19 sokağa çıkma yasaklarına kadar hep hareketli yaşadı. her gün arkadaşlarıyla buluştu, alışverişe gitti, elektrik, su, telefon faturalarını bile tek tek gidip elden öderdi. ‘İnternet bankacılığı diye bir şey var’ demedik hiç, bu rutin hareketlerin ona her türlü iyi geleceğini düşündük. 65+ yaş yasakları başlayınca sokağa çıkmak için çok direndi.</p>
<p>Defalarca halayı apartman girişinde yakaladım, “Ne münasebet, bizi bu kadar evde tutamazlar, hakları yok” diye bastonunu havalarda sallayarak bağırıp, çağırıp çıkmaya çalışıyordu. Sonunda da binanın önünde biraz dolaşır gibi yapıp evine dönüyordu. Zamanla dışarı çıkma isteği azaldı, azaldı ve bitti.</p>
<p>Bu sefer bankadan çektiği bir tomar parayla evde mahsur kaldı. Nakit paranın yasaklarda işe yaramadığını anladı. Ona bir kredi kartı çıkarttım, internetten alışveriş etmesini, internet bankacılığını kullanmasını öğrettim. İlk yardımsız internet siparişinde 18 tane salça gelince çıldırdı ve internet mihraklarının onu dolandırdığını sandı. Verdiği siparişte 18 adet yazdığını, butonlara yanlış basmış olduğunu, son tuşa basmadan evvel tek tek kontrol etmesi gerektiğini anlattım. Salçaları dağıttık.</p>
<p><strong>‘EVDE OTURMAKTAN YÜRÜYEMEZ HALE GELMİŞTİ’</strong></p>
<p>Yasaklar gevşeyip, limitli de olsa 65+ için sokağı çıkma izni gelince, günün en sıcak saatleri seçilmişti ama olsun, halaya hemen müjdeyi verdim. Zaten televizyondan duymuş, ‘Dışarı çıkmak istemiyorum’ dedi. Hem korkmuş, hem de evde oturmaktan neredeyse yürüyemez hale gelmişti.</p>
<p>Geçen ay Yalova’ya gitmesinin iyi olabileceğini düşündük, ‘yürürsün bol bol’ dedim. Orada bir sitede düz ayak, küçük bir evi var. Kış boyunca ballandıra ballandıra anlattığı, gitmeye hep can attığı evine gitmesi için zor ikna ettim. Sadece İstanbul’daki evinden internet siparişi verilebildiğini sanıyormuş, İstanbul’daki internete kayıtlıymış çünkü. Aynı siparişlerin Yalova’daki internetten de verilebileceğini anlattım. Velhasıl üç hafta önce kedisi ve balkonundaki çiçekleri de alıp Yalova’daki evine yerleşti. İlk günler hava yağmurlu ve biraz soğuktu ama sonra yoluna girdi hayat.</p>
<p><strong>‘BEYİNDE PIHTI ATMIŞ’</strong></p>
<p>Geçen hafta gündüz vakti uzanmış, elinde gazete uyuyakalmış. İşte olanlar o uykuda olmuş. halayı hastaneye kaldırdılar, beyinde pıhtı atmış, büyük bir parçaymış, yoğun bakımdaydı hep, dün de servise çıkarıldı. Şuur gidiyor, geliyor. sağ taraf felç, konuşamıyor, yiyip içemiyor.</p>
<div id="m_-9100029904394572741gmail-gdad_news_inline_box_1">
<div id="m_-9100029904394572741gmail-google_ads_iframe_/57135183/Haber-ic-kutu-1_0__container__"></div>
</div>
<p>Dün sol eliyle elimi tuttu bir saat, arada da sıkarak. Sanki benim elim olduğunu bilir gibi tuttu. Gözleri açık ama göz göze gelmeyi başaramadık, bir tık yukarı bakıyor hep. Cuma gün çıkartıyorlar hastaneden, tutamıyorlarmış çok. Yalova’da kalacak bir süre. Evi hazırladık. Motorlu bir yatak aldık. Nunu ile konuştuk, gidecekti, biraz daha kalacak. Raporları alıp İstanbul’da başka bir doktora göstereceğiz. Yapılacak çok bir şey yok, top onda. Erkeklerin aksine Çerkes kadınları uzun yaşar, kuvvetli olur.</p>
<p><strong>‘YAŞLILARDA HASTALANMA VE ÖLÜM ORANLARI ARTTI’</strong></p>
<p>Halanın evdeyim şu an. Hala kokusuna biraz ilaç, biraz da kedi kumu kokusu karışmış. On gün önce güle oynaya girdiği bu eve on gün sonra felçli bir halde döneceği dolanıyor duruyor kafamda, üzgünüm çok. Kedisi de öyle, farkında her şeyin, halanın yatağında kıpırdamadan yatıyor.</p>
<p>Bunları uzun uzun yazmamdaki sebep şu; herkes kendi çevresinde de yaşıyordur, sadece halam değil, sebep direkt covid-19 olmasa da, yaşlılarda hastalanma ve ölüm oranları delice arttı. Bunları kapanma sürecinde yaşanan travmaya bağlamak için de uzman olmak gerekmiyor.</p>
<p><strong>‘ONLARA YALNIZ OLMADIKLARINI HİSSETTİRİN’</strong></p>
<p>Yaşlanmış sevdiklerinizi, uzak, yakın tanıdıklarınızı, dostlarınızı, komşularınızı arayın, sorun, onlarla ilgilenin. Bu hareketsizlik sürecinden sağlıklı bir şekilde çıkmalarına yardımcı olun. Tükenmişlik hissinin tüm hastalıkları tetiklediğini bilin. Bu süreçte kayıpları varsa empati duyduğunuzu belli edin, onlara yalnız olmadıklarını hissettirin. Bir de tabii uzmanlardan bu konuda yazmalarını, yapılacak şeyler konusunda fikirlerini paylaşmalarını rica ediyoruz. Bu çok önemli.”</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yaslilardaki-travmayi-anlamak-icin-uzman-olmak-gerekmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koronavirüs’ün günah keçisi neden yaşlılar oldu?</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/koronavirusun-gunah-kecisi-neden-yaslilar-oldu/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/koronavirusun-gunah-kecisi-neden-yaslilar-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2020 21:49:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8230</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5f0e27010a79d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f0e27010a79d wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Koronavirüs’ün günah keçisi neden yaşlılar oldu?<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>Korona günlerinde yaşadığımız yaşlı faşizmine tanık olunca &#8216;Foucault’nun delileri şimdi yaşlılar mı?&#8217; diye soruyor insan. Deliler nasıl sanayileşmeyle dışlanmış hatta akıl hastanelerine kapatılarak adeta gözden uzak hale getirilmişse, bugün yaşlılar için de aynı toplumsal ötekileştirme ile karşı karşıyayız.</strong></p>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Çin’de başlayarak hızla dünyaya yayılan koronavirüs halen bir muamma olmaya devam ederken ilginç bir şekilde en çok öne çıkan-çıkarılan bilgi ölüm oranlarında yaşlı ve kronik hastaların risk hattında olmasıydı. Türkiye’de de ilk ölüm vakası Sağlık Bakanı tarafından duyurulduğunda tek paylaşılan bilgi hastanın yaşı oldu. Diğer ülkelerde hasta profilleri hakkında bilgiler verilirken de en çok vurgulanan bilgi hastaların yaşı oldu.  Televizyonlarda korona hakkında bilgi vermesi için bir araya gelen hekimlerin de en çok vurguladığı şey yaştı; adeta “koronadan yaşlılar ölüyor, çok korkmaya gerek yok” noktasına geldi, söylemler.  Sağlık Bakanı da her gece yarısı yaptığı vaka açıklamasında istisnasız, “hastalarımız yaşlı hastalardır” vurgusu yapmayı ihtimal etmedi. Hasta sayısı ve can kayıpları artmaya devam ettikçe alınan tedbirler de gün gün arttı. Risk grubu yaşlılar olarak adeta kodlandığı için de özellikle #EvdeKalTürkiye kampanyası, tam da bu arka planla, özellikle yaşlılar evden çıkmamalı şeklinde kurgulandı. Oysa yaşlılar hasta oluyor ama sürekli dolaşım halindeki gençler ve çocuklar taşıyıcıydı. Aynı evde genç bir bireyle veya torunuyla yaşayan yaşlı evden hiç çıkmasa da risk altındaydı. Keza ABD’de hiçbir kronik hastalığı olmayan 17 yaşında bir genç koronadan öldü. İtalya’da da 40-50 yaş arası birçok ağır hasta vardı.</p>
<div><strong>Yeni nesil faşizm</strong></div>
<div>
<p>Birçok uyarı yaşlılar üzerinden yapılırken yerel yönetimlerin de yaşlıların şehir merkezlerinde toplu vakit geçirdikleri alanlardan bankları kaldırması, zabıtaların yaşlıları tartaklaması gibi uygulamalar da ekranlara düştü. Sosyal medya ise bir anda bir yaşlı avı mahalline dönüştü. Yaşlılar adeta korona virüsün cadı avına maruz kalmış günah keçileri haline geldiler bir anda. Sokağa çıktıklarında kendileriyle alay edenler, maske takmaya çalışanlar, banka oturan yaşlılara su balonu atanlar, artık dozu iyice aşıp adeta bir hayvan avlarcasına yaşlıların üzerine ağ atanlar ve bir de bunu malzemeye dönüştürüp sosyal medyada yayan gençlerin paylaşımları gündem oldu.  Korona ile adeta yeni nesil bir faşizmimiz olmuştu; yaşlı faşizmi. Çinlileri suçlayıp turist olarak Türkiye’ye gelen Koreli turistleri sokak ortasında döven ülke insanın bu defa hedefinde yaşlılar vardı. Videolar oldukça yoğun tepki alınca önce Bakanlık can kayıplarına yaşlı demeyi bıraktı. Ardından kurumlar, yaşlıların hayata devam etmek için dışarı çıkmak zorunda kaldıkları yaşamsal rutinleri üstlenmeye başladı. Ama &#8216;cin şişeden bir kez çıktı&#8217;  durumu yaşanıyor ve aslında cin şişeden koronadan önce  çıkmıştı. Bu yaşlı düşmanlığı faşizmi mi demeli, ne ise aslında bir tesadüften daha fazlası… Koronavirüs en çok yaşlıların canını alıyor vurgusu ilk günden beri aklıma delileri getiriyor. Bugün tıp onlara akıl hastası diyor bu da ayrı bir söylem. Neden deliler derseniz buna cevabı ben değil Foucault versin derim. Toplumsal ötekileştirme ve delilerin ötekileştirilme sürecini anlattığı ‘Deliliğin Tarihi’ kitabında Michel Foucault, deliğin sıradan bir vakadan nasıl tıbbileştirilerek ötekileştirildiğini aktarır.  Bir bio-iktidar biçimi de denebilir. Toplumda delilerin yabancılaşma ve dışlama ile çemberin dışına itilmesini de adım adım izah eder. Ortaçağ ve Rönesans döneminde delilik toplumdan dışlanmadan kabul gören bir normaldir. 17. yüzyıl ve sonrasında ise giderek bir dışlanma unsuruna sebep gösterilmeye başlanmıştır.</p>
<p>Foucault’nun vurguladığı nokta, normal kabul edilen bir toplumsal nesnenin, modern sanayi toplumlarında üretim biçimlerinin yeniden kurgulanmasıyla zamanla marjinal bir karaktere dönüşümünü aktarır. Deliler artık üretim zincirinin parçası değildir. Ayrıca coğrafi açıdan olduğu kadar uluslaşma dönemine girilen bu dönemde hukuksal açıdan da marjinal bir nesnedirler; bir meslekleri yoktur,  mülkleri veya bir aidiyetleri&#8230; Foucault’ya  göre, Rönesans’a  kadarki  Ortaçağ  tiyatrosunda  delinin  taşıdığı öneme rastlanır. Bu dönem tiyatroda delinin çok ayrıcalıklı bir yerini çok iyi temsil eder. Tiyatro sahnesinde deli, hakikati önceden söyleyen kişidir, cesurdur, sözünü sakınmaz,  bu hakikati sıradan bireylerden daha iyi görendir ve üçüncü bir gözle donanmış kişidir. Bağımsızdır, özgürce var olur. Ortaçağ toplumları, ilginç biçimde delilik olgusu karşısında tamamen hoşgörülüdür, onlar adeta bir ayrıcalıklı insanlardır.Örneğin, her köyde köyün delisi vardı.  Köyün delisinin ya da delilerinin de marjinal bir statüsü vardır;  çalışmazlar, evlenmezler,  sisteminin parçası değildirler. Yine de kabul edilirler, ihtiyaçları görülür ve belli bir noktaya kadar destek gördükleri bir toplumun içinde hayat sürerler.Oysa 17.  yüzyıldan itibaren sanayi toplumu oluşur ve artık deliler dışlanmaya başlar. Eskinin tersine bu dönemde toplum,  delilik karşısında son derece hoşgörüsüz bir yapıya dönüşür. Bu yüzyıldan itibaren delinin aile, köy, şehir içindeki varlığına hoşgörü gösterilemez olur. Foucault, sanayileşme ile toplumların çalışma pratikleri, aile, dil ve organize kurallarınının güncellendiğini, bazı kişilerin ekonomik ve toplumsal üretimin dışında kalarak marjinal bir yer edindiğini belirtir. Artık toplumda ‘aylaklığa’ yer yoktur ve delilere. Böylece 18.  yüzyıl sonunda Avrupa’da ortaya Foucault’nun ‘disiplinci iktidar’  adını  verdiği yepyeni bir iktidar türü çıkmıştır. Sanayi toplumunda disiplini uygulayan ve sürekliliğini sağlayanlar,  “gözetmenler, hekimler,  psikiyatristler, eğitmenler”  gibi uzmanlardır. Deliliğin bir hastalık olduğu fikri tarihsel olarak yeni bir fikir olarak ortaya atılır. Aşağı yukarı on sekizinci yüzyıla kadar deli, hasta statüsünde değildir. Akıl hastanelerine de 18.yüzyılda kabul edilmeye başlanmaları bir tesadüf değildir.</p>
<p><strong>Yeni ötekiler</strong></p>
</div>
<div>
<p>Korona günlerinde yaşadığımız yaşlı faşizmine tanık olunca &#8216;Foucault’nun delileri şimdi yaşlılar mı?&#8217; diye soruyor insan. Deliler nasıl sanayileşmeyle dışlanmış hatta akıl hastanelerine kapatılarak adeta gözden uzak hale getirilmişse, düzen bozmamaları için dışlanmışsa,   bugün yaşlılar için de aynı toplumsal ötekileştirme ile karşı karşıyayız. Bunun da temelini modern üretim modelleri oluşturuyor. Köylerden kentlere göçen geleneksel aile dokusu yeniden inşa edilirken yaşlıların ailedeki konumları da yeniden belirlenmeye başladı. Hayatın parçası olan yaşlılar üretim ekonomisinin de zamanla dışına itildi. Kent mimarisi bile yaşlıları dışlarcasına kuruldu. Sosyal güvenceler, emeklilik sistemi gibi kavramlar da emeklileri hazırı yiyen, üretimin dışında kalan ve sadece tüketen bir sınıfsal grup olarak konumlandırdı. Sağlık harcamaları açısından da birçok devlet için yaşlı demek adeta yük demek anlamına geldi.   Avrupa için yaşlı politikası uzun zamandır tartışılan bir durum fakat hala genç nüfusla övünen Türkiye’de de işler aslında giderek değişiyor. 2020 itibariyle yaşlı nüfusumuz yüzde 10&#8217;a ulaştı. Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı Kemal Aydın, 2018 yılında yaptığı bir konuşmada  ‘’Dünya yaşlılık üssü Türkiye olacak”dedi.  Pek yakında, Avrupa’nın en büyük yaşlı nüfusuna sahip olacak Türkiye’de yaşlılar adeta gençlerin sosyal medya hesaplarının oyuncağına döndü korona vesilesiyle.</p>
<p><strong>Gençlik iksiri</strong></p>
</div>
<div>
<p>Yaşlılar toplumda sanayi toplumu ve sanayi sonrası toplumda adeta görünmez olması istenen bir noktaya bir anda gelmedi. Artık üretim ekonomisinden çekilen yaş grubun medyadaki temsilleri de bilinçli olarak ‘huysuz ihtiyar’, yeniliklere ‘ayak direyen’ kişi, en iyi ihtimalle ise inzivaya çekilmiş kendi halinde birey oldu. Ne de olsa medya sahipleri de birer sermayedardı artık. Onların gözü medya üretimlerine de yansıdı. Hayatın bir köşesinde sadece dekor olarak işlenen yaşlılar hayatın içine dahil olurken de dizilerde hep sakar, işleri eline yüzüne bulaştıran bir temsille sunuldu. Anadolu toplumunda birkaç nesil bir arada olan, yol gösteren, şefkatiyle kırgınları çözen yaşlılar daha çok masallarda kalmış gibi görünüyor. Zaten modern şehir hayatında büyük aile çoktan geride kalmıştır. Yaşlılara bu anlamda da ihtiyaç kalmamıştır. Bu açıdan yaşlıların kültür aktarımı rolleri de ellerinden alınmıştır. Modern toplumun çocukları ise bu açıdan daha çok kitle kültürüyle yetişmektedir. O yaşlıları bir oyuncak gibi kullanan gençleri bu yüzden çok da yadırgamamak lazım. O gençler kendi ailelerinin de çocukları değil. Onlar kitle medyasının ve kutsal gençlik iksirinin içildiği sosyal meydanın çocukları. Sürekli genç ol, güzel ol, sabahın 6’sında bile  iyi görün, spor  yap ama illa fitness salonuna  git, kasların olsun, yüzünde  tek bir kırışıklık olmasın diye yetişiyorlar. Avrupa’nın hiçbir ülkesinde yalnızca İstanbul’daki kadar güzellik merkezi ve fitness salonu yok. Çünkü burası bir tüketim toplumu. Yaşlılar da bu toplumda üretmeden tüketen bir nesneye olarak konumlandırıldı. Ders verdiğim üniversitede emekli olmuş birçok profesör hoca ile  çalışırken bazı  hocaların genç bir  arkadaşımdan çok daha vizyon sahibi olması beni hep mutlu etmiştir. Yaşça bizden büyük hocalarımızla iç içe çalışmak bana hep büyük zenginlik geldi. Buna babaannesi tarafından büyütülmüş olmanın da etkisi denebilir, bilemiyorum. Ama birarada olma ortamlarımız ayrıştıkça yaşlılar ve yeni kuşaklar arası ayrışma da derinleşecek.</p>
<p>Korona bize bu konuda düşünme fırsatı da verdi aslında. Yaşlı üssü olacak bir ülkede yaşlılardan nefret ederek sadece enerjisi kaybolan bir ülkeye dönüşeceğiz. Şu an en çok konuşulan şey, teknoloji ile yalnız ve yaşlılar arasında nasıl bir bağ kurulabilir? Bu arada medyada iyi örnekler de yok değil. The Intern filminde 70 yaşında dul bir emekli olan Ben Whittaker (Robert De Niro) hâlâ yapabileceği bir şeyler olduğunu göstermek için başarılı, hırslı ve genç girişimci Jules Ostin (Anne Hathaway) tarafından kurulmuş bir moda sitesine kıdemli stajyer olarak katılma öyküsünde, çok farklı bir yaşlı profili çiziyor. Hem yeniden öğrenen, hem de  işi çok iyi bilen bir kurucuya perspekif sunabilen yaşlı karakteri oldukça ilham verici. Örneğin babamın da öğretmenlikten emekli olduktan sonra kendi kurgu tekniklerini öğrenip 60 yaşında kendi mini filmlerini çektiğini söyleyebilirim. Hatta birlikte de video röportajlar yapıyoruz. İyi bir ekip olduk neredeyse. Bu örnekler artabilir…Yaşlılar toplumun bir parçası, birikimleri değerli,  bir arada yaşama kültürünü nasıl kurgulayacağımızı da bu geniş zamanlarda düşünmeli belki…</p>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://www.agos.com.tr/tr/yazi/23872/koronavirusun-gunah-kecisi-neden-yaslilar-oldu">agos.com.tr</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/koronavirusun-gunah-kecisi-neden-yaslilar-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emekli Memur-Sen Emeklilerin sorunlarını gündeme getirdi</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-memur-sen-emeklilerin-sorunlarini-gundeme-getirdi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-memur-sen-emeklilerin-sorunlarini-gundeme-getirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2020 20:17:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7969</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5efb9d3543e28" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5efb9d3543e28 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Emekli Memur-Sen Emeklilerin sorunlarını gündeme getirdi</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h4>Emekli Memur Sen Mardin Şube başkanı Salih Çalhan emekliler günü ile ilgili bir yazılı basın açıklaması yaptı</h4>
<div class="dropcap">
<p>Emeklilerin sorunlarını gündeme getiren emekli Memur Sen Mardin Şube başkanı Salih Çalhan açıklamasında şu ifadeleri dile getirdi:</p>
<p>“Ömürlerinin büyük bölümünü, kamu görevlisi, işçi ya da işveren sıfatlarıyla milletin esenliğinin temini ve egemenliğinin tahkimi noktasında hizmet ve mal üretimi faaliyetlerine tahsis eden, alın ve akıl teri akıtarak Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin felah ve refahına vesile gayretlerini üstlenen emeklilerimizin, emektar emekçilerimizin EMEKLİLER GÜNÜ kutlu olsun.</p>
<p>İnsanın emekle ilişkisinin doğumla başladığı ve hayatın son anına kadar da sürdüğü gerçeği, “emekli” sıfatının “emek verme gücü/yükümlülüğü sona ermiş” anlamında değil “emek vermiş, hizmet etmiş, hürmeti hak etmiş” anlamında kullanılması gerektiğini de kabul etmeyi gerektirir. Bu yönüyle emeklilik, insanın emek ile değil bireyin iş ile ilişkisinin formal yönüyle sona ermesini sağlayan hak, emekli ise bu hakkı fiilen kullanmak suretiyle kazanılan sıfattır.</p>
<p>Emek verilen zeminden, aktif çalışarak ter dökülen dönemden emeklilik dönemine geçiş, hem insani hem de mali açıdan kolay alışılabilir ve aşılabilir değildir. Aksiyoner olarak hizmet sunulan dönemdeki son maaşı ile emeklilikteki ilk maaşı arasındaki farkı hesaplamak ve açığı kapatmak, işyerinde geçirilen zamanın emeklilik sonrasında hangi iş, işlem ve eylemler için harcanacağını kararlaştırmak emeklilik kararına varmaktan daha az zor değildir. Kısa bir ifadeyle; hem emekli olmak hem de emekli olarak standartlarınızı korumak kolay değildir.</p>
<p>Eldeki veriler, emeklilerimizin, yaşam standartlarını düşürmemek amacıyla % 39’unun tam zamanlı, % 33’ünün yarı zamanlı çalıştığını gösteriyor. İşlerinden emekli olan fakat hemen akabinde yeni iş bulmak zorunda kalan emekliler gerçeğinin özeti; her 100 emekliden 72’sinin bir şekilde gelir getirici bir iş bulmak/yapmak zorunda olduğudur. Şüphesiz, örgütlü gücün, toplu sözleşme hakkının, Memur-Sen’in ve bağlı sendikalarının yetkili sıfatıyla gerçekleştirdiği çalışmaların, toplu sözleşme süreçlerine taşıdıkları tekliflerin, attıkları imzaların; kamu görevlilerine olduğu gibi kamu görevlisi emeklilerine de emekli ikramiyesinden, emekli maaşına, bayram ikramiyesinden, maaş promosyonuna bir çok konu ve kazanıma hem etkisi hem de katkısı oldu, olmaya da devam ediyor, edecek. Bununla birlikte, emeklilere, emekli kamu görevlilerine yönelik mali, sosyal hakları, güncel hayatlarına dair fırsat ve imkanlar noktasında gelinen nokta olumlu fakat halen olması gereken kapsamındaki noktaya gelindiği söylenemez.</p>
<p>Konfederasyonumuz Memur-Sen tarafından her ay düzenli olarak yapılan &#8216;açlık-yoksulluk&#8217; araştırmasına göre, Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin 2020 yılı Mayıs ayında açlık sınırı 2.484,01 TL, yoksulluk sınırı ise 7.015,7 TL’dir. Bu verilere göre yaklaşık 10 milyon emeklimiz, &#8216;açlık sınırının’, bazı üst düzey görevlerden emekli olanları saymazsak, emeklilerimizin neredeyse tamamı ise &#8216;yoksulluk sınırının’ altında maaş almaktadır. Bu, ne Büyük Türkiye gerçeğiyle ne emeklilerin bu sıfatı hak etmek için ortaya koyduğu hizmet birikimiyle uyumlu değildir. Türkiye, emeklilerine daha yüksek mali ve sosyal imkanlar sağlayacak güce, emeklilerimiz ise fiilen çalıştıkları dönemde sahip oldukları maaş ve diğer imkanlara yakın düzeyde tutarlara ve haklara muhatap edilmeyi hak edecek hizmet ve özveriye sahiptir. .</p>
<p>Emeklilerin mali ve sosyal haklarının iyileştirilmesi, hayatla aksiyoner ilişki kurma zeminlerinin artırılması, içinde yaşadıkları topluma tecrübe aktarımı yoluyla hizmet üretme imkanlarına kavuşması şüphesiz mücadele ve örgütlenme gerektirir. Bu hedeflerin tümüne de ancak örgütlü mücadeleyle ulaşılabilir.</p>
<p>İnsani değerler ve insanı yaşatan devlet olmak noktasında birçoğuna örnek olabilecek durumda olduğumuz tartışmasız olan bir çok ülkede emekliler sendika kurabiliyor, sendikalara üye olabiliyor. Emeklilerin hayata aktif katılımı noktasında hem yasama hem yürütme bazlı inisiyatifler alınıyor.</p>
<p>Eski Türkiye’nin Korku üreten, kaygı geliştiren, yasak ve sınırlamalara dayalı hüküm ve uygulamalarının bir çok alandan temizlenmesine paydaşlık ve sivil toplum zemininde öncülük yapan Memur-Sen’in ilkelerine, değerlerine ve emek mücadelesi birikimine dayalı olarak emeklilere ve emeklilerin örgütlenmesine dair mücadelenin Türkiye’deki adresi Emekli Memur-Sen’dir. Bu tarihi gerçek ve soylu mücadele özgüveni içerisinde bütün emeklilerimizi, Emekli Memur-Sen ailesinin ve soylu mücadelemizin mensubu olmaya davet ediyoruz. Emeklilerin sendika kurmasına ve sendika üyesi olmasına dair fiili mahrumiyeti ve mağduriyeti bitiren irade ve kararlılığa ortak olmaya, Eski Türkiye’nin bir bakiyesini daha çöpe atmaya dair davetimiz, emeği değerli kılma, ekmeği artırma noktasındaki soylu mücadelemizin vazgeçilmezidir. Emeklilerin, örgütlü mücadelesinin zirve adresi Memur-Sen çatısı altında faaliyet gösteren Emekli Memur-Sen’dir.</p>
<p>13 milyonu bulan emeklimizin haklarını korumak, yaşlılıklarını daha refah içinde geçirmelerini sağlamak, sosyal hayata daha aktif tutunmalarını desteklemek için kurulmuş olan Emekli Memurlar Sendikamız, sadece memurların değil, emekli maaşını Sosyal Güvenlik Kurumundan alan bütün vatandaşlarımızın üye olabilecekleri Sivil Toplum Kuruluşu olup bu alanda meydana gelen boşluğu doldurmaktadır.</p>
<p>Emeklilerin problemlerini de çözümleri de biliyoruz. Sorunları çözmek için durmaksızın çalışıyoruz. Sesimizin daha gür çıkması için bütün emeklilerimizi Emekli Memur-Sen çatısı altında toplanmaya, bu onurlu mücadeleye güç vermeye, katkı sunmaya çağırıyoruz.</p>
<p>Emeklilerimizin taleplerini şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<p>1. Emeklilerimizin çalışanlar ile arasında açılan maaş farkı kapatılmalıdır.</p>
<p>2. Kamu görevlilerinin fiilen çalıştıkları dönemde bordrolarında var olan “ek ödeme” de dâhil emek verilen dönemde maaşa eklenen unsurlar emekli maaşına da yansıtılmalıdır.</p>
<p>3. Memurların emekli ikramiyesi hesabı yapılırken tam hizmet yılı hesaba katılıp, ay ve gün hesabının dahil edilmemesinden doğan 1 ay ile 11 ay arası kayıp giderilmelidir.</p>
<p>4. Yılda iki defa ödenen bayram ikramiyesi, gösterge rakamına bağlanmalı ve maaşlara yapılan artış kadar artış yapılması sağlanmalıdır.</p>
<p>5. Emeklilerden fiilen çalışabilecek güç noktasında ve fikri zeminde bilgi birikimi müsait olanlar gerek kendi alanları, gerekse faydalı olabilecekleri uygun alanlarda istihdam edilmelidir.</p>
<p>6. Emeklilerin Sendika Kurma Hakkı’nın önündeki fiili engellemeden vazgeçilmeli, hüküm .boşlukları giderilmelidir.</p>
<p>7. Yaşa bakılmaksızın tüm emekliler toplu taşıma araçlarından ücretsiz faydalandırılmalıdır.</p>
<p>8. Emeklilere, eş ve çocuk yardımı verilmemesine ilişkin hatadan ve eşitsizlik oluşturan uygulamadan vazgeçilmeli, eş ve çocuk yardımı emeklilere de verilmelidir.</p>
<p>9. Öğrenim hayatına devam eden çocuğu olan emeklilere, çocuk yardımı ödemesi yapılmalıdır.</p>
<p>10. Dünyada yeni bir terminoloji olan “Aktif Yaşlanma” kavramı ülkemizde de hayata geçirilerek emeklilerin daha sağlıklı bir emeklilik dönemi geçirmeleri sağlanmalıdır.</p>
<p>11. Ülkemizde genel sağlık politikalarının dışında, yaşlılara yönelik özel sağlık politikaları da geliştirilmeli ve hayata geçirilmelidir. Toplumsal olarak sağlıklı yaşlanmanın önemi hakkında eğitimler verilmelidir.</p>
<p>Bütün emeklilerimizin 30 Haziran Dünya Emekliler Günü ve Emekliler Haftasını en samimi duygularımla kutlar, sağlıklı ve huzurlu bir ömür niyaz ederim. ”</p>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.mardinlife.com/emekli-memur-sen-emeklilerin-sorunlarini-gundeme-getirdi-haberi-43328">mardinlife.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-memur-sen-emeklilerin-sorunlarini-gundeme-getirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emekli iken vefat edenlerin son aylıklarının geri alınması</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-iken-vefat-edenlerin-son-ayliklarinin-geri-alinmasi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-iken-vefat-edenlerin-son-ayliklarinin-geri-alinmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2020 13:29:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7684</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-under-and-over-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-under-and-over.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5ee0df3512cef" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ee0df3512cef wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Emekli iken vefat edenlerin son aylıklarının geri alınması</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>5510 sayılı Sosyal sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunumuz gereğince gerekli şartları sağlayan çalışanlara yaşlılık aylığı bağlanmakta ve bu kişilerin vefatı halinde, varsa hak sahiplerine gerekli şartları sağlamaları koşulu ile dul veya yetim aylığı bağlanmaktadır.<br />
Yaşlılık aylığı alırken vefat eden sigortalıların son aylıkları bazı durumlarda yersiz ödeme olmakta ve hak sahiplerinden tahsil edilmektedir. Bu yazımda vefat eden sigortalının son aylığının hangi durumda yersiz ödeme olduğu hakkında bilgiler vereceğim.<br />
Bildiğiniz üzere sigortalıya ve hak sahiplerine bağlanan gelir ve aylıklar, Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenen dönem ve tarihlerde her ay <strong>peşin</strong> <strong>olarak ödenir</strong>. Ödeme günü cumartesi gününe rastlayan grubun ödemesi cuma, pazar gününe rastlayan grubun ödemesi pazartesi günkü grup ile birleştirilerek yapılır. Ödeme tarihi belirlenirken emeklilerin tahsis numaralarının son hanesine bakılır. 4/A kapsamında emekli olan kişiler tahsis numarasının son hanesine göre aylıklarını her ayın 17&#8217;si ile 26&#8217;sı arasında almaktadırlar.</p>
<p><strong>TAHSİS NUMARASININ SON HANESİNE GÖRE</strong><br />
Yukarıda da bahsettiğim gibi gelir ve aylıklar sigortalı ve hak sahiplerine peşin olarak ödenmektedir.<br />
Örneğin 01.03.2020 tarihi itibarı ile yaşlılık aylığını hak eden bir kişinin tahsis numarasının son hanesine göre aylık ödeme günü her ayın 17&#8217;sine denk geldiyse ilk aylığı gönderilirken 01.03.2020 &#8211; 16.03.2020 tarihleri arası için 16 günlük bir kısıt ödeme ve 17.03.2020 &#8211; 16.04.2020 tarihleri arası için de 1 aylık maaş peşin olarak ödenmektedir.<br />
Sigortalıların aylıklarını peşin olarak nasıl aldıklarına açıklık getirdikten sonra vefat halinde aylıkların nasıl yersiz ödeme halini aldığını açıklamaya çalışalım. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine göre ödeme günü öne alınanlar ile durum değişikliği veya ölüm hâlinde sigortalı ve hak sahiplerine durum değişikliği veya ölüm tarihine ait Kanunda belirtilen ödeme döneminde peşin ödenen gelir ve aylıklar geri alınmamaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken husus sigortalının aylık ödeme tarihinde (tahsis numarasının son rakamına göre belirlenen tarih) peşin ödenen aylığı hak etmiş olmasıdır. Yine örnek üzerinden açıklamaya çalışalım.<br />
4/A emeklisi bir kişinin emeklilik numarasının son rakamı &#8220;4&#8221; olup, aylıklarını her ayın 24&#8217;ünde almakta olsun. Bu kişi, 2020/Mart dönemi aylığını 24/3/2020 tarihinde almış ve 26/3/2020 tarihinde vefat etmiş ise hak sahiplerine ölüm tarihini takip eden ay başından yani 1/4/2020 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanacaktır.<br />
Müteveffaya 24/3/2020 tarihinde ödenen aylık 2020/ Mart aylığı olup, süre olarak 24/3/2020-23/4/2020 süresini kapsamaktadır. Bu durumda 1/4/2020-23/4/2020 süresinde yapılan ödeme ilgili yönetmelik gereğince sahiplerinden geri alınmayacaktır.<br />
Yukarıdaki örnekteki emeklinin aylığını almadan 15/3/2020 tarihinde vefat etmesi halinde, hak sahiplerinin ölüm aylığı yine ölüm tarihini takip eden ay başından yani 1/4/2020&#8217;den başlatılacak ancak, en son hak edilen aylık 24/2/2020-23/3/2020 süresine ait 2020/Şubat dönemi aylığı olup, 2020/Mart dönemine ait (24/3/2020-23/4/2020) aylıktan ölüm aylığının başlangıç tarihine kadar geçen süreye ilişkin 24/3/2020-1/4/2020 süresi için herhangi bir ödeme yapılmamaktadır.</p>
<p><strong>FAZLA VE YERSİZ ÖDEME OLUŞMUYOR</strong><br />
Ancak burada yaşanan asıl sorun; ilgili mevzuatlar ve yapılan anlaşmalar gereğince emeklilerin aylıklarının ilgili aybaşından itibaren sisteme aktarılması ve vefat eden sigortalının ölüm tarihinin nüfus sistemine işlenmesi aşamalarında geçen süreden kaynaklanmaktadır.<br />
Uygulamaya bakıldığında örneğin her ayın 17&#8217;sinde maaşını hak eden emeklinin aylığı bu tarihten en az 5 gün önce bankaya gönderilmekte olup bu kişinin ayın 15&#8217;inde vefat etmesi halinde, hak sahipleri bu aylığı banka hesaplarında gördüklerinde hak edilmiş aylık olarak düşünmektedirler.<br />
Ancak yukarıda açıkladığım üzere bu aylık hak edilmiş aylık olmayıp bu paranın ilgili maaş hesabından çekilmesi halinde yersiz ödeme olarak hak sahiplerinden geri alınmaktadır. Hak sahiplerinin bu parayı çekmeyip hesapta bırakmaları halinde ise ölüm kaydının nüfus kayıtlarına işlenmesine müteakip bu aylık sistem tarafından Kurum hesaplarına geri alınmakta böylelikle fazla ve yersiz ödeme oluşmamaktadır.<br />
Özetleyecek olursak; eğer emekli kişi tahsis numarasının son hanesine göre belirlenen aylık ödeme tarihinden önce vefat ederse o ay hesaba yatan <strong>aylık hak edilmemiş, </strong>ödeme tarihinde yada daha sonra vefat edilmesi halinde ise <strong>aylık</strong> <strong>hak edilmiş </strong>olmaktadır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-iken-vefat-edenlerin-son-ayliklarinin-geri-alinmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>65 yaş üstü: Tecrit etkili oldu mu?</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustu-tecrit-etkili-oldu-mu/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustu-tecrit-etkili-oldu-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2020 13:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7681</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ee0ddfd9e8fb" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ee0ddfd9e8fb wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >65 yaş üstü: Tecrit etkili oldu mu?<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p class="intro">Türkiye&#8217;de koronavirüs salgını nedeniyle yaklaşık üç ay tecrit uygulanan 65 yaş ve üzerindekiler bu sürede gerçekten korundu mu? Uzmanlar, Sağlık Bakanlığının açıkladığı verileri yorumladı.</p>
<div id="sharing-bar" class="min"></div>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Uzun zamandır uygulanan tecrit işe yaradı mı, 65 yaşın üstündekiler bu sayede virüsten korunabildi mi? Bu soruların yanıtı bilinmiyor. Halk sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları, ellerinde hiçbir veri olmadığı için gerçek durumu anlamanın imkânsız olduğu görüşünde.</p>
<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 5 Haziran’da yaptığı açıklamada, “Son bir ayda ölen vatandaşlarımızın yaş ortalaması 74.6. Toplam ölümlerin yüzde 93&#8217;ü 65 yaş üstü vatandaşlarımızdır” dedi.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün Avrupa ofisi de bu kıtada ölenlerin yüzde 94&#8217;ünün 60 yaş üstü olduğunu bildirmişti.</p>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Halk sağlığı uzmanı ve Türk Tabipleri Birliği Covid-19 İzleme Grubu’ndan Prof. Kayıhan Pala, <a href="https://www.dw.com/tr/ya%C5%9Fam-hakk%C4%B1n%C4%B1n-korunmas%C4%B1-m%C4%B1-insan-haklar%C4%B1-ihlali-mi/a-53698306">Türkiye ve Avrupa ortalamalarıyla</a> ilgili iki hususa dikkat çekiyor:</p>
<p>&#8220;Türkiye’de 65 yaşın üstündeki nüfus yüzde 9.1, bu oran Almanya’da yüzde 22, İtalya’da yüzde 23. Yani bu yaş grubu nüfus daha düşük ama ölüm oranları benzer. İkincisi, biz dünyada hiç olmayan bir şey yaptık; uzun süre tecrit uyguladık. Fakat bu tecrit etkili oldu mu, bilmiyoruz. Bunu anlamak için yaş gruplarına göre ölüm hızlarını karşılaştırmalı olarak hesaplamak gerek. Yoksa bu benzerlik, sanki tecrit hiç işe yaramamış gibi algılanmasına yol açabilir.”</p>
<p>Türkiye&#8217;de ilk vaka tespitinden bu yana üç ay geçtiği halde Sağlık Bakanlığı ayrıntılı verileri açıklamadı. Bakan Koca’nın bahsettiği ölüm oranları sadece PCR testi pozitif olanları mı içeriyor, yoksa şüpheli vakalar da buna dahil mi; bilinmiyor. Bugüne kadar açıklanan beş bine yakın ölüme şüpheli vakaların dahil edilmediğini hatırlatan Prof. Tacettin İnandı, bakanın söylediği oranlar doğru olsa bile açıklanma şeklini yanlış buluyor:</p>
<p>&#8220;Hem hasta sayıları, hem de ölümlerin ayrıntılı biçimde verilmesi gerekir. Hangi yaş grubunda ne kadar hastamız var, ne kadarı iyileşti, ne kadarını kaybettik? Bunları bilmeden, içinden tek bir parça çekip verdiğinizde toplumda yanlış algılara yol açabilir. Örneğin sadece yaşlıları öldürüyor algısına yol açabilir. Yaşlılar üzerinde zaten var olan kaygı, korku daha da artabilir. Gençlerin de ‘hastalık yaşlıları öldürüyormuş’ diyerek bu işi daha da hafife almasına yol açabilir.”</p>
<div class="picBox medium rechts ">
<p>Tacettin İnandı</p>
</div>
<p>Pek çok ülkenin her gün düzenli olarak ayrıntılı verileri paylaştığını belirten Prof. İnandı, “Yaşa, cinsiyete, illere ve bölgelere dağılımı gösteren bir salgın raporunun vatandaşlar olarak, bilim camiası olarak hakkımız olduğunu düşünüyorum” diyor.</p>
<p>Halk sağlığı uzmanı İnandı, 65 yaş üstünün toplam hasta içindeki oranını bilmeden sadece ölümlerdeki payının hiçbir şey ifade etmediği görüşünde:</p>
<p>&#8220;Bu rakam doğruysa yaşlılarımızı yine de koruyamadığımız anlamına geliyor. Evde kalmaya zorladığımız halde koruyamamışız demektir. Ama bunu söylemek için de bu yaştaki hastaların sayısını bilmemiz lazım. Ölümlerin yüzde 93’ünü oluşturuyor, peki hastaların yüzde kaçını oluşturuyor? Yaşlılarımızda hastalık ne sıklıkta gözükmüş, bu hastalarımızdan ne kadarı ölmüş, yaşlılarda öldürme hızı ne olmuş? Bunları bilmeden koruyabildik mi, koruyamadık mı, söyleyemiyoruz.”</p>
<p>Bakanın açıklamasının ilk anda kafa karışıklığı yarattığını söyleyen Prof. Belgin Ünal ise bu durumun sebeplerine dikkat çekiyor:</p>
<p>&#8220;Kaç zamandır evde tutuyoruz, buna rağmen ölenler içinde payı çok yüksek diye bir tartışma var. Oysa bu bilgi çok şaşırtıcı değil. Çünkü salgın boyunca aileleriyle birlikte yaşayan yaşlılar, genç kesimler dışarıya gelip gittiği için, çalışma yaşamı devam ettiği için enfekte olmuş olabilir.”</p>
<p><strong>Huzurevlerinde durum</strong></p>
<p>Hayatını kaybedenlerden ne kadarının huzurevlerinde yaşayanlar olduğu da bilinmiyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Ünal, bu konuda da bilgi eksikliğine vurgu yapıyor:</p>
<p>&#8220;Biz başka ülkelerin deneyimlerine bakarak diyoruz ki, huzurevlerinde salgın ortaya çıktığında oldukça öldürücü olabildi. Bizim ülkemizde ne kadarının huzurevlerinden kaynaklandığını bilmiyoruz. Aslında biz salgınla ilgili pek çok bilgiden habersiziz. Oysa hastanelerden Sağlık Bakanlığı’na çok detaylı ve günlük veri akışı var. Mesela illerde kaç olgu var, kaç ölüm oldu, bilmiyoruz. Yaş gruplarına göre nasıl değişiyor, bunu da hiç görmedik. Biz başka ülkelerin deneyimlerinden hep diyoruz ki 65 yaş üstünde öldürücülüğü yüksek, diyoruz. Ama bizim ülkemizde ne kadarı genç, ne kadarı 65 yaş üstü? Bunlara yönelik hiçbir veri paylaşılmadı.”</p>
<p>Halk sağlığı ve epidemiyoloji uzmanları, aylardır veriler paylaşılsın çağrısı yapıyor. Ancak Sağlık Bakanlığı sadece kamuoyuna değil, bilim insanlarına da bu bilgileri vermedi. Prof. Ünal, salgını anlamak, değerlendirmek ve önlem almak için bütün bilgilerin salgının başında, ortasında, sonunda her aşamasında rapor edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.dw.com/tr/65-ya%C5%9F-%C3%BCst%C3%BC-tecrit-etkili-oldu-mu/a-53754850">dw.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustu-tecrit-etkili-oldu-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Farklı dillerde bakım hizmeti veren huzur evlerinin önemi</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/farkli-dillerde-bakim-hizmeti-veren-huzur-evlerinin-onemi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/farkli-dillerde-bakim-hizmeti-veren-huzur-evlerinin-onemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2020 13:18:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Yaşam Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7678</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ee0dcfe74037" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ee0dcfe74037 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Farklı dillerde bakım hizmeti veren huzur evlerinin önemi<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bilindiği gibi Almanya&#8217;da yaşlılar için çok sayıda huzur evleri var. Bu huzur evleri Devlet, kiliseler sosyal toplum kuruluşları ve özel kişiler tarafindan yapıldı. Göçmenler için fazla olmayan ve yok denecek kadar az huzurevleri var.</p>
<p>Geçmişte birinci nesil yaşlı göçmenlere huzur evlerinde değilde aile içinde bakılmak isteniyordu. Değişen toplumsal yapılar gereği şimdi yeni nesil yaşlanınca huzur evlerine gitmeyi düşünüyor.</p>
<p>Burda doğup büyüyen göçmenler huzur evlerine karşı görüşleri değişmiştir.</p>
<p>Göçmenlerin kültürel geleneklerine uygun veya farklı kültürlere duyarlı çok az veya yok denecek kadar az huzur evleri vardır.</p>
<p>Göçmen azınlıklar uzun zamandır Almanya&#8217;da yaşamalarına rağmen, birçok konuda Alman toplumundan ayrı bir kültürel geleneğe sahiptir. Bu kültürel farklılık yaşamın her alanında dikkati nazara alınmalıdır. Hiçbir toplum homojen olmadığı gibi Alman toplumu da değildir.</p>
<p>Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelmiş geniş bir nüfus yarım asır boyu bu ülkede yaşıyor. Göçmen azınlık içinde 4&#8217;cü ve 5&#8217;nci nesille bu toplumda barış içinde bir arada yıllarca yaşıyor ve bu toplumun ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Almanya&#8217;nın bir göçmen ülkesi olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak, toplumla iç içe geçmiş bu insanlarin ikinci sınıf muamele görmeden eşit demokratik haklar verilerek yaşamlarını sürdürmeleri sağlanmalıdır.</p>
<p>Globalleşen dünya ve tekniğin baş döndürücü bir hızla gelişmesinden dolayı, göçmenlerin gelmiş oldukları ülkeler ile kopmaz bağları olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p>Bu anlamda Almanya&#8217;nın bir göçmen ülkesi olduğu gerçeğinden yola çıkılarak tüm politikaları ve alınan kararları eşit şartlar altında, göçmen azınlığı nazari dikkata alınarak uygulanmalıdır. Bu görmezlikten gelindiği sürece sorunun çözümünün üstesinden gelinemez. Yıllarca da sorunun çözümünde yanlış ve geç kararlar alınmaktadır. Buna son verilmelidir.</p>
<p>Almanya gibi çok uluslu bir ülke için kültürler arası farklılığı dikkate almak gerekir.</p>
<p>Göçmen kökenli yaşlılar için huzur evleri, bir yandan rahat edecekleri bir ortam sağlamalı öte yandan ise, bütçelerine uygun bir şekilde hazırlanmalıdır.</p>
<p>Huzur evlerinde daha çok göçmen personele veya göçmen kökenli bakım hizmeti veren kuruluşlara ihtiyaç vardır.</p>
<p>Göçmenlerin kultürünü anlayan ve onların yaşam biçimine göre mutfak ihtiyaçlarını giderilmesinde onlara uygun şekilde ayarlanmalıdır. Belki de bunca yıllardan sonra dil zorluğunun olmayacağı düşünülürse diğer farklılıklar göz önünde tutulmalı.</p>
<p>Bakım muhtaç emeklilerin büyük çoğunluğunun gelir düzeyinin fazla olmadığı dikkate alınırsa onların maddi durumuna göre yeni huzur evleri yapılmalıdır.</p>
<p>Öte yandan bunların önemli bir kesimi toprağı ayrı ve gayrısı olmadığı gibi ölülerini de buradaki mezarlıklarda defnetmek isteyenlerin sayısı bir hayli yüksektir.</p>
<p>Almanya için kültürel zenginlik teşkil eden göçmen kökenli nesilin ailelerinin gelmiş olduğu kültürler ile bu toplumdan aldıkları ögeler yeni bir sentez oluşturuyor. Bundan dolayı da bu nesilleri Göçmen kültür ve Alman kültürüyle kıyaslarken, her iki kültürün de olumlu ve olumsuz yönleri ile mücadele içine girip günümüz gerçekleriyle uyum sağlayan bir bir sentez yakalayabiliyorlar.</p>
<p>İşte bu nesiller yaşamış oldukları toplumlarda yeni bir kültürel ayrılık ve yaşam biçimi geliştirebilirler. Bütün bunlar göz önünde tutularak Almanya da yeni bir göç politikası üretilmelidir.</p>
<p>Göçmen azınlığı bu toplumda bir problem grubu olarak değil de bu toplumun bir parçası olarak kabullenmek gerekir. Bu toplumun parçası olduğuna göre de eşit şartlar altında göçmen azınlığa her türlü demokratik haklar verilmelidir.</p>
<p>Huzur evleri de buna göre göçmenler için hazırlanmalı.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.avrupa-postasi.com/farkli-dillerde-bakim-hizmeti-veren-huzur-evlerinin-onemi-makale,2686.html">avrupa-postasi.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/farkli-dillerde-bakim-hizmeti-veren-huzur-evlerinin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başka Türlü Yaşamak</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/baska-turlu-yasamak/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/baska-turlu-yasamak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2020 21:39:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7658</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ee000658827d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ee000658827d wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Başka Türlü Yaşamak</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Yıl 2020, aylardan Mart, Mart’ın on biri…</p>
<p>Virüs dediler, salgınmış, koronavirüs, sıçramış tüm dünyaya. Her akşam ölenler, kalanlar açıklanıyordu, izler olduk televizyonlardan. Ayrıca PANDEMİ de denilirmiş buna.!</p>
<p>Her şey gözüm önünde oluyordu.!</p>
<p>Tedbirler, tedbirler, tedbirler…Maske takılacaktı yüzlere, “sosyal mesafe”ye uyulacaktı her yerde. “Kısıtlama”lar başladı arından. 65 yaş ve üstü yaşlılara ve 20 yaş altı gençlere yasaklandı sokaklara çıkmak…</p>
<p>Her şey gözümün önünde oluyordu.!</p>
<p>Başladık mı evde kalmaya (bereket evimiz bahçeli)</p>
<p>Sabahlar, gündüzler, akşamlar ve geceler ve tekrar sabahlar. Bir nevi döngüye girmiştik, “aynı minval üzere”</p>
<p>İzlemek düşüyordu bize olup bitenleri, bitip başlayanları.</p>
<p>Bahardı mevsim her haliyle. Neler neler olmazdı ki baharda…</p>
<p>Her şey gözüm önünde oluyordu.!</p>
<p>Örneğin; Bahar dalı çiçeklenmişti önce köşede pempe, pembe. Arkasından kayısılar, sonra erik ağacı. Her gün biraz daha, biraz daha beyazlandı, bembeyaz oldu, gelinlik giymiş gibi, çiçekleriyle..</p>
<p>Her şey gözümün önünde oluyordu.!</p>
<p>Güller filiz veriyor, armutlar da erik misali çiçekleniyordu. Bu arada toprakta ne varsa geçmiş yıldan kalan tohum, saça v.s. çıkıyordu ve gösteriyordu kendini yeniden. Sarmıştı bütün bahçeyi, otla doluyordu bahçe boydan boya, enden ene…</p>
<p>Her şey gözümün önünde oluyordu.!</p>
<p>Sabah, öğle, akşam, gece..Ve yine sabah.</p>
<p>Bahçeye vermiştik kendimizi. Söküm, yolum, dikim, bakım v.s.</p>
<p>Güller de açıyordu artık , sarı-pempe-kırmızı. Gülibişim de yavaştan-yavaştan yapraklanıyordu NAR misali. Farkına varmışlardı baharın.</p>
<p>Arada bir bulutlar kaplıyordu göklere yağmur bulutları…</p>
<p>Her şey gözümün önünde oluyordu.!</p>
<p>Ve bulutlar suluyordu toprağı damlalarıyla, incitmeden, hafiften hafiften ve usul usul.</p>
<p>Polenlerde mi dolaşıyordu havada bilmem, yağmurla sararıyordu ortalık.</p>
<p>Her şey gözüm önünde oluyordu.!</p>
<p>Erik ve armut ağaçları BEYAZının ardından yeşillenirken yapraklarıyla yemyeşil, meyvelerini de gösteriyordu artık…Ne günlere gelmiştik.!</p>
<p>Bahar baharlığını yaşarken kendisi gibi bizler BAŞKA TÜRLÜ yaşıyorduk İNSANLIĞIMIZI şu virüs günlerinde…</p>
<p>İyi ki karatavuklar, kuşlar ötüyordu gün boyu.</p>
<p>Ya onlar da olmasaydı..?</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.muglayenigun.com/kose-yazilari/mustafa-karadag/baska-turlu-yasamak/">muglayenigun.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/baska-turlu-yasamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emeklilere 1500 TL müjdesi</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/emeklilere-1500-tl-mujdesi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/emeklilere-1500-tl-mujdesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2020 11:05:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7653</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5edf6c275241d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edf6c275241d wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Emeklilere 1500 TL müjdesi<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="short_content">Geçtiğimiz aylarda en düşük emekli maaşının 1500 TL&#8217;ye çıkarılmasıyla ilgili çalışmalar duyurulmuştu. Sosyal Güvenlik Kurumu, yayımladığı genelgeyle emeklilere ilişkin en düşük 1500 TL aylık uygulamasının ayrıntılarını belirledi.</div>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>2000 yılından sonra bağlanan malullük ve yaşlılık aylıklarında alt sınır asgari ücretin yüzde 35’i oranında olduğundan, özellikle minimum prim günüyle emekli olanların aylıkları çok düşük olabiliyor. Asgari geçim sağlamaktan uzak olan düşük emekli aylıklarını artırmak için son iki yılda iki düzenleme yapıldı. Geçen yıl ocak ayında yayımlanan kanunla en düşük emekli aylığı bin liraya çıkartıldı. Şubat 2019 ayından itibaren de bin liranın altında emekli aylığı kalmadı. Bu yıl mart ayında çıkartılan ikinci kanunla da en düşük emekli aylığı bu kez 1.500 TL’ye yükseltildi.</p>
<p>Sosyal Güvenlik Kurumu ( SGK) yayımladığı genelge ile en düşük emekli aylığı uygulamasına ilişkin ayrıntıları düzenledi. Genelgeye göre, gerek 2008’de yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, gerekse 2008’den önceki sosyal güvenlik kanunları uyarınca bağlanmış ve bağlanacak malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları dosya bazında 1.500 TL’nin altında olamayacak. Emekli aylığının 1.500 TL’nin altında olup olmadığının hesabında, dosya bazında yapılan engelli çocuk fark aylıkları, makam ile görev/temsil tazminat tutarları gibi her ay aylıklarla birlikte yapılan ödemeler de dahil edilecek.</p>
<p>Emekli aylığı alanlara, kaldırılan vergi iadesinin yerine “ek ödeme” yapılıyor. Ek ödeme, 2020 yılı ilk yarısı itibarıyla, emekli aylığı 1.167 TL’nin altındakilerde yüzde 5, bu rakamın üstündekilerde ise yüzde 4 olarak uygulanıyor. Emeklilerin eline geçen paranın bir kısmı, söz konusu ek ödemeden oluşuyor. Emekli aylığında 1500 TL alt sınırının uygulanmasında, ek ödeme dahil tutar dikkate alınacak.</p>
<h2><strong>Temmuz&#8217;da tekrar artış olacak mı?</strong></h2>
<p>Emekli aylığı 1500 TL’ye yükseltilmiş olan kişilerin normal aylıkları ile yükseltilmiş tutar arasındaki fark hazinece karşılanacak. Bunların normal aylıkları 1.500 TL’ye ulaşıncaya kadar, emekli aylıklarına 6 ayda bir yapılan zam yansıtılmayacak. Örneğin, normal aylığı 1.200 lira olan kişiye yapılan ödeme 1500 TL’ye yükseltilmiş olduğu için, temmuz ayında yüzde 5 maaş zammı olursa bu artıştan yararlanamayacak. Gelecek yıl ocak ayında yine yüzde 5 oranında maaş zammı olursa, bu emekli o artıştan da yararlanamayacak.</p>
<h2><strong>Birden fazla dosyadan aylık alanlar</strong></h2>
<p>Hem kendi emekliliğinden hem de anne &#8211; babasından veya eşinden dolayı ölüm aylığı gibi birden fazla dosyadan aylık alanların durumu her bir dosya için ayrı değerlendirilecek. Örneğin babasından dolayı yetim aylığı, eşinden dolayı ölüm aylığı alan kadın için ödeme yapılırken her iki dosyadan da 1500 lira üzerinden, hakkı olan payları oranında ödeme yapılacak.</p>
<h2><strong>Evlenme ödeneği nasıl hesaplanacak?</strong></h2>
<p>Yetim aylığı almakta olan kız çocuklarına evlenmeleri halinde almakta olduğu aylığın iki yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin ödeniyor. Kız çocuklarının evlenme ödenekleri, 1500 TL’ye yükseltilmiş tutar üzerinden hesaplanacak. Örneğin, babasından dolayı yüzde 25 oranında yetim aylığı almakta olan kız çocuğunun aylık yetim aylığı 375 TL ise 9000 TL evlenme ödeneği verilecek.</p>
<h2><strong>Sürekli iş göremezlik geliri alanlara yok</strong></h2>
<p>İş kazası ve meslek hastalığı dolayısıyla çalışma gücünde kayıp olanlara, kayıp oranına göre sürekli iş göremezlik geliri ödeniyor. Örneğin çalışma gücünde yüzde 20 kayıp olan kişiye, prime esas kazancının yüzde 20’si oranında gelir bağlanıyor. 1500 TL’lik alt sınır uygulamasından, sürekli iş göremezlik geliri veya ölüm geliri elde edenler yararlanamayacaklar.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.millihakimiyet.com/emeklilere-1500-tl-mujdesi-87225h.htm">millihakimiyet.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/emeklilere-1500-tl-mujdesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
