<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Huzurevi &#8211; Yaşlıyım Haklıyım</title>
	<atom:link href="https://www.yasliyimhakliyim.com/tag/huzurevi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yasliyimhakliyim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Feb 2021 16:34:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>&#8220;Türkiye’deki huzurevleri salgında Avrupa ve ABD’dekilerden daha iyi durumda&#8221;</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/turkiyedeki-huzurevleri-salginda-avrupa-ve-abddekilerden-daha-iyi-durumda/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/turkiyedeki-huzurevleri-salginda-avrupa-ve-abddekilerden-daha-iyi-durumda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2020 15:37:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8326</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-simple-and-brd-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-simple-and-brd.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5f20458a9d044" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f20458a9d044 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >``Türkiye’deki huzurevleri salgında Avrupa ve ABD’dekilerden daha iyi durumda``<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi Göğüs Hastalıkları bölümünden Doç. Dr. <strong>Osman Elbek</strong>, Türkiye’deki huzurevlerinin Covid-19 salgınında ölümler açısından Avrupa ve ABD’deki huzurevlerinden daha iyi durumda olduğunu ifade etti.</p>
<p>Doç. Dr. Elbek, Türk Tabipler Birliği Covid-19 İzleme Grubu 4. ay raporunda yer alan “COVID-19 Pandemisi’nde Gözardı Edilenler: Huzurevleri” başlıklı yazısında “huzurevlerinin Covid-19 açısından riskli yerler” olduğuna dikkat çekti. “Huzurevlerindeki kırılgan grupların bizatihi sağlık çalışanları ve ziyaretçilerden olumsuz etkilendiklerini” vurgulayan Doç. Dr. Elbek, salgının huzurevlerine etkisini şöyle değerlendirdi:</p>
<h3>&#8220;Kısıtlı bilgiye rağmen&#8221;</h3>
<p>&#8220;Türkiyenin huzurevlerindeki Covid-19 salgını konusunda detaylı ve düzenli bilgilendirme kamuoyuna yapılmamıştır. Ancak huzurevlerinin Kıta Avrupası ve ABD ile kıyaslandığında ölümler açısından çok daha iyi konumda olduğu görülmektedir. Konu hakkında kamuoyuna yapılan kısıtlı bilgilendirmelerde 30 Nisan 2020 tarihi itibariyle kurumsal bakım alan 55 bin 585 yaşlı ve engellinin 1030’una (yüzde 1,9) Covid-19 tanısı konulduğu ve 15 Mayıs tarihi itibariyle de bu grup hastalardaki toplam ölüm oranının yüzde 4 olduğu görülmektedir.</p>
<h3>&#8220;Darülaceze’de hiç ölüm olayı olmadı&#8221;</h3>
<p>&#8220;Öte yandan Türkiye’de yerel yönetimlere bağlı en büyük huzurevi kompleksi olan ve tüm ihtiyaçları İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanan İstanbul Darülaceze Müdürlüğü’ne bağlı bulunduğu huzurevlerinde 1 Mart – 31 Mayıs 2020 tarihleri arasında kesin COVID-19’a bağlı hiç ölüm olmaması da bu tür kurumların finansmanının kamu tarafından karşılanması ve yerel belediyeler aracılığıyla yönetilmesi halinde huzurevlerinde salgınların yaşanmayacağına işaret etmektedir. Huzurevlerindeki COVID-19 salgını ve ölümleri bir kez daha sağlık ve sosyal hizmet alanlarının özelleştirilmemesi ve kazanç eksenli bir bakış açısına mahkum edilmemesi gerektiğini göstermiştir.</p>
<h3>&#8220;Türkiye’de huzurevinde kalma oranı düşük&#8221;</h3>
<p>&#8220;Veriler, Kuzey Avrupa’da yüzde 6’larda olan 65 yaş ve üzeri yaş grubunda kurumsal bakım hizmeti alma oranının, Güney Avrupa’da yüzde 1’lere düştüğüne işaret etmektedir.</p>
<p>Türkiye’de 2015 yılı itibariyle 28 bin 433 kişi (yüzde 0,3) resmi ve özel olmak üzere kurumsal bakım hizmeti almakta, 12 bin 299 kişi (yüzde 0,1) ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın huzurevlerinde kalmaktadır.  Türkiye’de 63 ilde toplam 30 bin 571 kapasiteli 371 yaşlı bakım kuruluşu (huzurevi, huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi, özel yaşlı bakım evi/merkezi) bulunmaktadır.</p>
<h3>&#8220;Özel huzurevlerinde Covid-19 daha yüksek&#8221;</h3>
<p>&#8220;ABD’deki bir araştırmada kâr amacı gütmeyen huzurevlerinde COVID-19 saptanma olasılığının, kâr amacı olan huzurevlerine göre anlamlı oranda düşük olması dikkat çekicidir. Başka bir ifadeyle huzurevlerinde yaşanan COVID-19 salgınlarının temel nedeni tıbbi olmaktan ziyade ticari bakış açısıdır.</p>
<h3>&#8220;İspanya’da huzurevleri kamulaştırıldı&#8221;</h3>
<p>&#8220;Huzurevlerini yöneten şirketler daha fazla kâr sağlamak için bu kurumlara gerekli insan gücü ve alt yapı desteği sağlamamışlardır. Benzer durumda İspanya’da da geçerlidir. İspanya’daki huzurevlerinin büyük çoğunluğunu işleten şirketler, kamu idaresinin kontrol mekanizmasından kaçarak, daha fazla kazanç sağlamak için istihdam ettikleri personele yeterli eğitim vermeyerek ve çalışanlarına düşük ücretler verip onları birden fazla alanda gereğinden fazla çalıştırarak İspanya huzurevlerindeki ölümcül salgının nedenini oluşturmuşlardır. Zaten bu nedenle İspanya’daki özel huzurevleri 14 Mart’ta kamulaştırılmıştır.</p>
<h3>&#8220;Türkiye’de yaşlı nüfus artıyor&#8221;</h3>
<p>&#8220;Türkiye’de 2017 yılı itibariyle 10 milyon 266 bin 623 kişinin 60 yaş ve üzerinde olduğu 65 yaş ve üzeri kişi sayısının nüfusun yüzde 8.5’una ulaştığı ve halen 7,5 milyon civarında geriatrik olgu bulunduğu dikkate alındığında; önümüzdeki yıllarda benzer pandemiler karşısında kırılgan bir grup olarak huzurevi sakinlerinin durumu çok daha kritik önem taşıyacaktır.&#8221;</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.msn.com/tr-tr/haber/gundem/t%c3%bcrkiyedeki-huzurevleri-salg%c4%b1nda-avrupa-ve-abddekilerden-daha-iyi-durumda/ar-BB16Xz1P?li=BBpmdUa">msn.com/tr</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/turkiyedeki-huzurevleri-salginda-avrupa-ve-abddekilerden-daha-iyi-durumda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer (Alzaymır) nedir? Alzheimer belirtileri nelerdir, neden olur? Alzheimer evreleri nelerdir, tedavisi nasıl yapılır?</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/alzheimer-alzaymir-nedir-alzheimer-belirtileri-nelerdir-neden-olur-alzheimer-evreleri-nelerdir-tedavisi-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/alzheimer-alzaymir-nedir-alzheimer-belirtileri-nelerdir-neden-olur-alzheimer-evreleri-nelerdir-tedavisi-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2020 16:29:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alzheimer Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8260</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5f147429e2e2d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f147429e2e2d wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Alzheimer (Alzaymır) nedir? Alzheimer belirtileri nelerdir, neden olur? Alzheimer evreleri nelerdir, tedavisi nasıl yapılır?</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h5>Alzheimer (Alzaymır), genellikle 60 yaş üstü insanları olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Genetik ve yaşam şartlarına bağlı olarak genç ve orta yaşta insanlarda da görülebiliyor. Unutkanlıkla başlayan bu hastalık ilerleyen dönemlerde, tek başına yaşamayı imkânsız hale getirebiliyor. Alzheimer hastalığının ne olduğunu öğrenip, buna göre yaşamınızı düzenleyebilirsiniz. Alzheimer hastalığının nedenleri, belirtileri, evreleri ve tedavi sürecini sizler için derledik.</h5>
<p>Alzheimer, nörolojik bir hastalıktır. Bu hastalık direk beyni etkilediği için hastalığın ilk evresinde basit unutkanlıklar yaşanıyor. İlerleyen evrelerde, sosyal beceriler, davranışlar, mantıklı düşünme yetileri olumsuz etkileniyor. Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmuyor. İlaç, psikolojik destek, egzersiz ve beslenmeyle hastalığın etkileri azaltılmaya çalışılıyor.</p>
<p><strong>Alzheimer (Alzaymır) nedir?</strong></p>
<p>Beyin hücrelerinin zamanla ölümü sonucunda hafıza kaybı, bunama (demans) ortaya çıkıyor. Genel anlamda bu tür bilişsel fonksiyonların azalması şeklinde gelişen tıbbi duruma Alzheimer hastalığı deniliyor.</p>
<p>Hastalığın bulunduğu kişilerde beyinde beta amiloid plakları görülüyor. Beyin hücrelerini yok ederek, kişilerde düşünce, hafıza ve davranış fonksiyonlarında azalmalara sebebiyet veriyor.</p>
<p>İlerleyen yaşla birlikte hastalık kendini yavaş yavaş göstermeye başlıyor. Hastalığın belirli evreleri bulunuyor. İlerleyen evrelere geçmesi uzun yıllar sürebiliyor. İlk belirtiler, genellikle son yaşanan olayların unutulması şeklinde görülüyor. İleri evrelerdeyse karşılıklı sohbet edebilme, yöneltilen sorulara yanıt verebilme yetisi kayboluyor.</p>
<p><strong>Alzheimer teşhisi; </strong>Bu hastalık birtakım nöropsikolojik ve bilişsel testler yardımıyla ortaya konuyor. Testler, genellikle problem çözme, zihinsel işlevsellik, dikkat, dil becerileri ve sayma gibi birtakım yeteneklerinizi ölçmeyi hedefliyor.</p>
<p><strong>Alzheimer neden olur?</strong></p>
<p>Hastalığın en önemli nedeni yaş gibi görünse de herhangi bir kesinlik bulunmuyor. Beyindeki protein birikiminin yanı sıra sinir iletiminin bozulması, beyin hücrelerinin zarar görmesi gibi etkenler nedeniyle de bu hastalık görülebiliyor. Buna rağmen Alzheimer genellikle 65 yaş üstü insanlarda görülüyor. Hastalığı ortaya çıkaran nedenleri şöyle sıralayabiliriz;</p>
<p>1- Geçmişe bağlı depresyon, stres</p>
<p>2- Damar hastalıkları (Kolesterol, tansiyon yüksekliği, kalp krizi)</p>
<p>3- Geçmişe bağlı ciddi yaralanmalar, kafa travması</p>
<p>4- APOE4 taşıyıcılığı</p>
<p>5- Düşük eğitim düzeyi</p>
<p><strong>Alzheimer belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Dünya Alzheimer Derneği, Alzheimer’i işaret eden 10 belirtiyi yayınlamıştır. Bu belirtileri kontrol ederek kendinizde veya çevrenizde bu hastalığın var olup olmadığını öğrenebilirsiniz.</p>
<p>1- Gündelik hayatı etkileyecek tarzda unutkanlık yaşıyorsanız,</p>
<p>2- Planlama ve hesaplama da zorlanıyorsanız,</p>
<p>3- Daha önce sorunsuz yapılan görevleri yapamıyorsanız,</p>
<p>4- Zaman ve yerleri karıştırıyorsanız,</p>
<p>5- Görüntüleri algılamada zorlanıyorsanız,</p>
<div id="adpro_1532" class="adpro text-center" data-page="270" data-region="1532" data-category="-1"></div>
<p>6- Konuşma ve anlamada zayıflık yaşıyorsanız,</p>
<p>7- Eşyalarınızı kaybedip, bunlarla ilgili başkalarını suçluyorsanız,</p>
<p>8- Yargılama ve karar vermede güçlük çekiyorsanız,</p>
<p>9- Sosyal aktivitelerden çekildiyseniz,</p>
<p>10- Kişilik ve davranış değişiklikleri gösteriyorsanız nöroloji uzmanına görünmelisiniz.</p>
<p><strong>Alzheimer hastalığı evreleri nelerdir?</strong></p>
<p>Alzheimer hastalığı tipik olarak; hafif (erken evre), orta ve şiddetli (geç evre) şeklinde ilerliyor. Geniş anlamda hastalığın yedi evresi bulunuyor. Bu evreler;</p>
<p>* Birinci evre (klinik öncesi),</p>
<p>* İkinci evre (çok hafif bozukluk),</p>
<p>* Üçüncü evre (hafif bozukluk),</p>
<p>* Dördüncü evre (orta dereceli bozukluk),</p>
<p>* Beşinci evre (orta ciddi bozukluk)</p>
<p>* Altıncı evre (ciddi bozukluk)</p>
<p>* Yedinci evre (çok ciddi bozukluk) şeklinde kendini gösteriyor.</p>
<p>İkinci ve üçüncü evreler birleştirilerek hafif bozukluk dönemi olarak kabul ediliyor. Hastalığın adının konulduğu evredir. Bu dönemde basit unutkanlıklar baş göstermeye başlar. Bunun sonucunda da depresyon oluşabiliyor. Birinci evreden itibaren unutkanlık testlerini de içeren nörolojik muayene yaptırarak bu hastalığa yakalanıp yakalanmadığınızı öğrenebilirsiniz.</p>
<p><strong>Alzheimer tedavisi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Alzheimer, geri dönüşü ve kesin tedavisi olmayan bir hastalıktır. Bu hastalığa yakalanan kişilerde semptomların hafifletilmesi için ilaç tedavisi, psikolojik destek, egzersiz ve beslenme yöntemleri uygulanıyor.</p>
<p>Donazepil, rivastigmin, galantamin ve memantin gibi ilaçlarla asetilkolini arttırılmaya çalışılırken, glutamatı düşürmek hedefleniyor. İlaç tedavisiyle birlikte ailenin ve yakın çevrenin de hastaya yakın ilgisi ve olumlu davranış göstermeleri de psikolojik tedaviyi olumlu etkiliyor.</p>
<p>Alzheimer hastalarında Akdeniz beslenme modeli uygulanıyor. Bu beslenme modelinin hastalığın seyrine olumlu katkısı bulunuyor. Çünkü Akdeniz modeli beslenme tarzı; yüksek düzeyde posalı ve bitkisel besinler (sebze, meyve, kuru baklagiller, tam tahıllar) ile balık ve zeytinyağı, düşük düzeyde ise; kırmızı et, tavuk, az yağlı süt ve süt ürünleri içeriyor.</p>
<p>Akdeniz tipi beslenmeyle birlikte; düzenli fiziksel aktiviteler, iyi sosyal yaşam, sürekli öğrenmeye devam etme, bilişsel aktiviteler yapma, iyi uyuma, kronik hastalıklarla iyi tedavi uyumu gibi önlemler Alzheimer’a yakalanma riskinizi azaltmaya yardımcı olacaktır.</p>
<div class="reporter-and-sharing"></div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.f5haber.com/fanatik/alzheimer-alzaymir-nedir-alzheimer-belirtileri-nelerdir-neden-olur-alzheimer-evreleri-nelerdir-tedavisi-nasil-yapilir-5632672">f5haber.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/alzheimer-alzaymir-nedir-alzheimer-belirtileri-nelerdir-neden-olur-alzheimer-evreleri-nelerdir-tedavisi-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Huzurevlerimizle İlgili DSÖ ile Önemli Toplantı</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/huzurevlerimizle-ilgili-dso-ile-onemli-toplanti/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/huzurevlerimizle-ilgili-dso-ile-onemli-toplanti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2020 20:12:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Cooronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[Korona]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7966</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5efb9aaa96a9e" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5efb9aaa96a9e wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Huzurevlerimizle İlgili DSÖ ile Önemli Toplantı</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div>
<h2>Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkileri “Türkiye’de Uzun Dönemli Bakım Kurumlarında COVID-19 Süreci Değerlendirme Toplantısı”nda bir araya geldi.</h2>
</div>
<div></div>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>DSÖ ile Yapılan Toplantıda Bakım Kuruluşlarındaki COVID-19 Tedbirleri Değerlendirildi </strong></p>
<p>Video konferans yöntemiyle gerçekleşen toplantıya Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı yetkilileri de katıldı. Yaklaşık 3 saat süren toplantıda Engeli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Uzman Dr. Orhan Koç, COVID-19 sürecinde yaşlılara verilen hizmetler hakkında detaylı bir sunum yaptı.</p>
<p><strong>“Tedarik Zincirimizi Takviye Ettik”</strong></p>
<p>Koç, Türkiye’de 7,5 milyon yaşlı olduğunu ve 27 bin 500’ünün kurum bakımında olduğunu söyledi. COVID-19 vakası henüz Türkiye’de görülmeden önce önlem aldıklarını hatırlatan Koç, “Huzurevlerine ve bakım evlerine ziyaretleri durdurduk, yaşlılarımızın da dışarı çıkışlarını kısıtladık. Ortam temizliğine dikkat etmenin yanı sıra dezenfektan gibi malzemelerle tedarik zincirimizi takviye ettik. Yaşlılarımız günübirlik tedaviye giderken de izolasyonu en üst seviyeye çıkardık. Adeta kuruluşlarımızı karantinaya aldık.” dedi.</p>
<h2>Mevcut Personele Yüzde 10 Takviye Yaptık</h2>
<p>Toplu etkinlikleri de yasakladıklarının altını çizen Koç, “Sayın Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk’un talimatlarıyla, metropollerdeki tedbirlerimizi sıkılaştırdık. Kuruluşlarda ihtiyaç duyacağımız izolasyon odaları, katları ve Türkiye’de 82 İzolasyon Kuruluşu oluşturduk. Yüzde 10 mevcut personele takviye yaparak kapasitemizi artırdık.” diye konuştu. Koç, tedbirler sonucunda vefat edenler arasında uzun dönem bakım merkezlerinde kalan yaşlıların oranının da yüzde 4 olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>“Personelin 14 Gün Kuruluşta Kaldığı Bir Modele Geçtik”</strong></p>
<p>Engeli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Koç, yurt dışından gelenlerle teması olan personelin takibini de yaptıklarını ve izolasyonun sağlanmasına önem verdiklerini vurguladı. 26 Mart’ta personelin 14 gün kuruluşta kaldığı bir modele geçtiklerini de belirten Koç, “Sabit vardiya sistemi bulaşı azaltıcı bir yöntem oldu. Sağlık Bakanlığımız ile işbirliği yaparak vardiya değişimlerinde personelin tümüne test yapıldı. Testler hastaneye gitmeden yapıldı ve pozitif vakaları kuruluşta bulaş riski oluşturmadan tespit etme şansı bulduk. Sabit vardiya sistemine halen devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Herkes Özveriyle Çalıştı”</strong></p>
<p>Koç, kuruluşlarda çalışanlara fazla mesai konusunda hassas davranıldığını ve 8 saatlik nöbet oluşturmaya özen gösterdiklerini vurguladı. Koç, ilave mesai olduğunda ücretlendirilerek veya izin vererek hakkaniyeti sağlamaya çalıştıklarını ifade ederek, “COVID-19 döneminde çalışanlarımızın moral ve motivasyonlarının normalden daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü milli dayanışma ruhuyla çalıştılar. Özel kuruluşlarda çalışanlar dahil işten çekilme yaşanmadı. Herkes özveriyle çalıştı.” dedi.</p>
<p><strong>“Yüzde 6’lık Kısmı Yoğun Bakımda Tedavi Gördü”</strong></p>
<p>Genel Müdür Orhan Koç, hastaneden taburcu edilenleri de direkt kuruluşa alınmadığını, oluşturulan izolasyon kuruluşlarında müstakil tedavi sağlandığını kaydetti. Tüm vakaların hastanede bakıldığının altını çizen Koç, pozitif vakaların yalnızca yüzde 6’lık bir kısmının yoğun bakımda tedavi gördüğünü belirtti.</p>
<p><strong>“Müzik Eşliğinde Videolar Hazırladık”</strong></p>
<p>COVID-19 sürecinde özellikle yaşlılar için dijital okuryazarlığın önemine dikkat çeken Koç, yeni bir program hazırladıklarını ifade etti. Engellilere yönelik yapılan çalışmaları da ayrıntılı olarak anlatan Koç, şunları söyledi:</p>
<p>“Engellilerin ve ailelerinin bilgiye erişimini sağlamak önemli. Bu yılı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, &#8216;Erişilebilirlik Yılı&#8217; ilan etti. Biz de Sayın Bakanımızın talimatıyla, kendi içeriklerimizi de erişilebilirlik standartlarına göre hazırlayıp paylaştık. Engelli bireyler ve ailelerinin bilgilenmesi için onları akademik uzmanları bir araya getirdiğimiz çalışma grupları oluşturduk. Özelikle otizm spektrum bozukluğu gibi özel vakaların takipçisi olduk. Engellilerimiz için maske takılması, elin 20 saniye yıkanması zor bir durum ama müzik eşliğinde videolar hazırladık ve o videolarda engellilerimiz yer aldı. Bu şekilde farkındalık oluşturmayı hedefledik.”</p>
<h2>DSÖ Yetkililerinden Türkiye’ye Övgü</h2>
<p>DSÖ yetkilileri de Türkiye’nin bu başarısının bilimsel anlamda dokümante edilmesi ve tüm dünyaya sunulmasının önemli olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin önlemlerini erken aldığını ve bunun COVID-19 ile mücadele sürecinde önemli bir etken olduğunu vurgulayan yetkililer, “Özellikle Avrupa ülkelerinde görülen kişisel koruyucu ekipman sorunu Türkiye’de yaşanmadı. Kişisel koruyucu ekipman konusunda kendilerinin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp diğer ülkelere de yardım sağladılar.” ifadeleri kullanıldı.</p>
<h2>Veriler Raporlaştırılacak</h2>
<p>DSÖ Türkiye Ofisi ile ilk toplantı 30 Nisan’da yapılmıştı. “Huzurevlerinde Pandemi Süreci” başlıklı toplantıda ülkemizde alınan tedbirlerin örnek ülke uygulaması olarak raporlaştırılması kararı alınmıştı. Önümüzdeki günlerde üçüncü bir toplantı daha gerçekleştirilecek. Toplantılardan elde edilen veriler rapor haline getirilecek.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://www.dunyaniz.com/huzurevlerimizle-ilgili-dso-ile-onemli-toplanti-4570h.html">dunyaniz.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/huzurevlerimizle-ilgili-dso-ile-onemli-toplanti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Huzurevi başvurusu nasıl yapılır? Özel Huzurevi fiyatları 2020</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/huzurevi-basvurusu-nasil-yapilir-ozel-huzurevi-fiyatlari-2020/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/huzurevi-basvurusu-nasil-yapilir-ozel-huzurevi-fiyatlari-2020/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2020 22:55:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Huzurevi Fiyatları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7917</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ef67bdf01c2a" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ef67bdf01c2a wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Huzurevi başvurusu nasıl yapılır? Özel Huzurevi fiyatları 2020<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h2 class="td-post-sub-title">2020 yılına girilmesiyle birlikte huzurevi ve yaşlı bakım merkezlerinin fiyatları güncellendi. Devlete bağlı huzurevleri ücretsiz hizmet sağlarken özel huzurevleri aylık belli bir ücrete göre çalışmaktadır. Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan karar ile özel huruzevlerindeki fiyatlandırma tarifesi belirlendi.</h2>
<p>2020 yılı ile birlikte yaşlı kişilere özel bakım hizmeti veren huzur evleri ve yaşlı bakım merkezlerinin ücretlerine güncelleme yapıldı. Huzur evi ve yaşlı bakım merkezleri yalnız yaşayan yaşlı kişilerin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır. Bu hizmet yerlerinin fiyatları Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sene başında tekrardan düzenlendi. Huzur evi ve yaşlı bakım merkezlerinin çalışma saatleri gündüz yarı zamanlı ve tam zamanlı olacak şekilde düzenlenmiştir. Bu yerler yaşlılara en iyi hizmeti vermek için 24 saat çalışmaktadır.</p>
<h3><strong>e-Devlet Huzurevi Başvurusu</strong></h3>
<p>Yaşlı kişiler e-Devlet sistemi üzerinden ücretsiz olarak huzurevleri için başvuru yapabilmektedir. E-Devlet’e giren yaşlı kişiler Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sekmesinden “Huzurevleri Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerine Yerleşme Talebi Ön Başvurusu” seçeneğine tıklamalıdır. Başvurunun yapılmasının ardından yaşlılardan araştırma izni istenmektedir. Bu işlemi yaptıktan sonra sırasıyla “Kimlik Bilgileri, Vasi Bilgileri, Başvuruya Esas Bilgiler, Ön izleme, İşlem Sonucunun onaylanması” adımlarının yapılması gerekir. Bu sayede Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı huzurevleri için başvuru yapılabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bakanlık tarafından hizmet veren huzurevleri ücretsizdir. Ancak özel kurumlara bağlı huzurevleri aylık olarak belli ücretler almaktadır. Özel bakım yerlerindeki ücretler kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Özel veya devlete bağlı huzurevlerinde kalan yaşlıların bütün ihtiyaçları karşılanmaktadır.</p>
<h3><strong>Yaşlı Bakım Merkezi Fiyatları</strong></h3>
<p>Özel huzurevleri yaşlı bakım merkezlerinin ücretleri bu yıl için taban yüzde 15 artışla 1159, 95 + KDV olarak hesaplanmaktadır. Tavan ücret ise 15 bin TL + KDV şeklinde hesaplanmaktadır. Tavan ve taban fiyatlara göre huzurevlerinde verilecek hizmetlerin ücreti şu şekildedir:</p>
<p>Alzheimer ve demanslı yaşlıların gündüz bakım hizmetleri</p>
<p>– Taban 80,43 TL</p>
<p>– Tavan 127,81 TL</p>
<p>Evde bakım hizmeti</p>
<p>– Taban 1.411,74 TL</p>
<p>– Tavan 3.655,15 TL</p>
<p>Hemşire refakat 1 saatlik</p>
<p>– Taban 62,10 TL</p>
<p>– Tavan 84,46 TL</p>
<p>Hemşire refakat günlük</p>
<p>– Taban 207,01 TL</p>
<p>– Tavan 255,63 TL</p>
<p>Sağlıklı yaşlılar için gündüz bakım hizmeti</p>
<p>– Taban 75,84 TL</p>
<p>– Tavan 92,06 TL</p>
<p>Teknik hizmeti</p>
<p>– Taban 126,59 TL</p>
<p>– Tavan 130.38 TL</p>
<p>Temizlik hizmet ücreti</p>
<p>– Taban 126,59 TL</p>
<p>– Tavan 130,38 TL</p>
<p>Yıllık üyelik aidatı</p>
<p>– Taban 69,07 TL</p>
<p>– Tavan 76,06 TL</p>
<h3><strong>2020 Yılında Uygulanacak Ücret Tarifesi</strong></h3>
<p>Bu yıl için geçerli olacak olan huzurevi ve yaşlı bakım merkezlerinin ücretleri Resmi Gazete’de yayımlandı. Bakım evleri ve huzurevleri için belirlenen Resmi Gazete kararı şu şekildedir:</p>
<h3><strong>MADDE 27</strong></h3>
<p>– (1) Kuruluşun aylık bakım ücreti valinin veya görevlendireceği bir vali yardımcısının başkanlığında İl Müdürü, Büyükşehir Belediyesi/Belediye, Defterdarlık, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü ve il dahilindeki kuruluş kurucularının kendi aralarından seçecekleri bir temsilciden oluşan bir komisyon tarafından tespit edilir. Belirlenen ücretler üstünde ücret tahsil edilemez.</p>
<p>(2) Komisyon, her yıl Aralık ayının ilk haftasında toplanarak, gelecek yılın aylık bakım ücretlerini tespit eder.</p>
<p>(3) Ücret; geçinme endeksi ile toptan eşya fiyat endekslerindeki artış oranları esas olmak üzere, sosyo-ekonomik koşullar, personel, beslenme, kira, ısıtma, onarım, diğer cari giderler ve amortismanlar dikkate alınarak, kar oranının eklenmesi sonucunda tespit edilir.</p>
<p>(4) Komisyon, il dahilinde aylık bakım ücretlerini taban ve tavan olarak tespit eder.</p>
<p>(5) Tespit edilen ücret, valilik onayına sunulur. Onay sonrası, ocak ayı itibarıyla yürürlüğe girer. Ücret onayının bir öneği genel müdürlüğe gönderilir.</p>
<p>(6) Aylık bakım ücretine; barınma, beslenme, ilaç takibi, enjeksiyon, pansuman, tansiyon ölçümü, basit tıbbi müdahaleler, alt bezi ve temizlik hizmeti giderleri dahildir. Bu hizmetler için yaşlı veya yakınlarından ayrıca ücret talep edilemez.</p>
<p>(7) Her kuruluş kapasitesinin en az %5’i oranında ücretsiz yaşlı bakmakla yükümlüdür. Ücretsiz bakılacak yaşlılar İl Müdürlüğünce belirlenir.</p>
<h3><strong>Ücret tahsili</strong></h3>
<h3><strong>MADDE 28</strong></h3>
<p>– (1) Yaşlının; kuruluşa kabulü sırasında bir aylık bakım ücreti kadar depozito alınır. Aylık bakım ücreti hizmetin verilmesini müteakip tahsil edilir ve karşılığında makbuz verilir. Makbuzların denetim esnasında ibrazı zorunludur.</p>
<p>(2) Yaşlının kendi isteği ile kuruluştan ayrılması halinde alınan depozito ücreti iade edilmez. Depozito ücreti aylık bakım ücretine mahsup edilir.</p>
<p>(3) Yaşlının ölümü halinde ise, bakılan gün kadar bakım ücreti ve varsa borcu mahsup edilerek kalanı iade edilir.</p>
<p>(4) Depozito ücretinin zaman içerisinde huzurevi ücretinden düşük kalması durumunda yaşlı veya yakınlarından ek ücret talep edilemez.</p>
<p>(5) Yaşlı bakım merkezlerinde akıl ve ruh sağlığı yerinde olmayan yaşlılar için aylık bakım ücretine ilave bir ücret istenemez.</p>
<h3><strong>İzmir Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi Adresleri</strong></h3>
<p>– Özel Anılar Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi Güzelbahçe Yelki Mah.2732 Sk. No: 82 0232 236 7616</p>
<p>– Özel Bilge Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi Bonova Erzene Mah.115/3 Sk. No: 3-1 0545 930 05 03</p>
<p>– Özel Cemre Yaşlı Bakım ve Huzurevi Güzelbahçe Kahraman Dere Mah.856 Sk. No: 7 0232 238 3984</p>
<p>– Özel Emek Yaşlı Bakım ve Huzurevi -Bonova- Atatürk Mah. Barbaros Cad. No: 92 0232 373 4948</p>
<p>– Özel Gizem Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi -Buca- ŞirinyerNamık Kemal Cad. No: 123 0232 452 4239</p>
<p>– Özel Gül Huzurevi ve Yaşlı Bakımevi -Balçova- Onur Mah. Manolya Sk. No: 36 0232 278 0632</p>
<p>– Özel İdil-1 Yaşlı Bakımevi ve Huzurevi Güzelbahçe Maltepe Mah. 20 Sk. No: 7 0232 234 5851</p>
<p>– Özel İdil-2 Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi Güzelbahçe Maltepe Mah. 70. Sk. No:3/1 0232 234 0544</p>
<p>– Özel Başkanoğlu Urla Yaşam Konakları Huzurevi Urla Kalabak Mah.3257 Sk. No: 9 0232 766 4000</p>
<p>– Özel İzmir Yaşlı Bakım ve Huzurevi Bonova Evka – 3101 Sk. No: 8 0232 375 5057</p>
<p>– Özel Nurel-1 Yaşlı Bakım ve Huzurevi Bonova İnönü Mah. Turgut Reis Cad. No: 18 0232 351 5252</p>
<p>– Özel Nurel-3 Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi Çiğli Aydınlıkevler Mah.6782 Sk.No:42 0232 370 30 30</p>
<p>– Özel Sevgi-1 Huzurevi ve Yaşlı Bakımevi Bonova Yeşilova Mah. 4039 / 3 Sk.No: 38 0232 467 3273</p>
<p>– Özel Sevgi-2 Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi Çiğli Aydınlık Evler Mah.6782 Sk.No: 40 0232 370 0734</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.gursesgazetesi.com/huzurevi-basvurusu-nasil-yapilir-ozel-huzurevi-fiyatlari-2020-10171.html">gursesgazetesi.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/huzurevi-basvurusu-nasil-yapilir-ozel-huzurevi-fiyatlari-2020/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Farklı dillerde bakım hizmeti veren huzur evlerinin önemi</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/farkli-dillerde-bakim-hizmeti-veren-huzur-evlerinin-onemi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/farkli-dillerde-bakim-hizmeti-veren-huzur-evlerinin-onemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2020 13:18:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Yaşam Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7678</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ee0dcfe74037" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ee0dcfe74037 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Farklı dillerde bakım hizmeti veren huzur evlerinin önemi<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bilindiği gibi Almanya&#8217;da yaşlılar için çok sayıda huzur evleri var. Bu huzur evleri Devlet, kiliseler sosyal toplum kuruluşları ve özel kişiler tarafindan yapıldı. Göçmenler için fazla olmayan ve yok denecek kadar az huzurevleri var.</p>
<p>Geçmişte birinci nesil yaşlı göçmenlere huzur evlerinde değilde aile içinde bakılmak isteniyordu. Değişen toplumsal yapılar gereği şimdi yeni nesil yaşlanınca huzur evlerine gitmeyi düşünüyor.</p>
<p>Burda doğup büyüyen göçmenler huzur evlerine karşı görüşleri değişmiştir.</p>
<p>Göçmenlerin kültürel geleneklerine uygun veya farklı kültürlere duyarlı çok az veya yok denecek kadar az huzur evleri vardır.</p>
<p>Göçmen azınlıklar uzun zamandır Almanya&#8217;da yaşamalarına rağmen, birçok konuda Alman toplumundan ayrı bir kültürel geleneğe sahiptir. Bu kültürel farklılık yaşamın her alanında dikkati nazara alınmalıdır. Hiçbir toplum homojen olmadığı gibi Alman toplumu da değildir.</p>
<p>Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelmiş geniş bir nüfus yarım asır boyu bu ülkede yaşıyor. Göçmen azınlık içinde 4&#8217;cü ve 5&#8217;nci nesille bu toplumda barış içinde bir arada yıllarca yaşıyor ve bu toplumun ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Almanya&#8217;nın bir göçmen ülkesi olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak, toplumla iç içe geçmiş bu insanlarin ikinci sınıf muamele görmeden eşit demokratik haklar verilerek yaşamlarını sürdürmeleri sağlanmalıdır.</p>
<p>Globalleşen dünya ve tekniğin baş döndürücü bir hızla gelişmesinden dolayı, göçmenlerin gelmiş oldukları ülkeler ile kopmaz bağları olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p>Bu anlamda Almanya&#8217;nın bir göçmen ülkesi olduğu gerçeğinden yola çıkılarak tüm politikaları ve alınan kararları eşit şartlar altında, göçmen azınlığı nazari dikkata alınarak uygulanmalıdır. Bu görmezlikten gelindiği sürece sorunun çözümünün üstesinden gelinemez. Yıllarca da sorunun çözümünde yanlış ve geç kararlar alınmaktadır. Buna son verilmelidir.</p>
<p>Almanya gibi çok uluslu bir ülke için kültürler arası farklılığı dikkate almak gerekir.</p>
<p>Göçmen kökenli yaşlılar için huzur evleri, bir yandan rahat edecekleri bir ortam sağlamalı öte yandan ise, bütçelerine uygun bir şekilde hazırlanmalıdır.</p>
<p>Huzur evlerinde daha çok göçmen personele veya göçmen kökenli bakım hizmeti veren kuruluşlara ihtiyaç vardır.</p>
<p>Göçmenlerin kultürünü anlayan ve onların yaşam biçimine göre mutfak ihtiyaçlarını giderilmesinde onlara uygun şekilde ayarlanmalıdır. Belki de bunca yıllardan sonra dil zorluğunun olmayacağı düşünülürse diğer farklılıklar göz önünde tutulmalı.</p>
<p>Bakım muhtaç emeklilerin büyük çoğunluğunun gelir düzeyinin fazla olmadığı dikkate alınırsa onların maddi durumuna göre yeni huzur evleri yapılmalıdır.</p>
<p>Öte yandan bunların önemli bir kesimi toprağı ayrı ve gayrısı olmadığı gibi ölülerini de buradaki mezarlıklarda defnetmek isteyenlerin sayısı bir hayli yüksektir.</p>
<p>Almanya için kültürel zenginlik teşkil eden göçmen kökenli nesilin ailelerinin gelmiş olduğu kültürler ile bu toplumdan aldıkları ögeler yeni bir sentez oluşturuyor. Bundan dolayı da bu nesilleri Göçmen kültür ve Alman kültürüyle kıyaslarken, her iki kültürün de olumlu ve olumsuz yönleri ile mücadele içine girip günümüz gerçekleriyle uyum sağlayan bir bir sentez yakalayabiliyorlar.</p>
<p>İşte bu nesiller yaşamış oldukları toplumlarda yeni bir kültürel ayrılık ve yaşam biçimi geliştirebilirler. Bütün bunlar göz önünde tutularak Almanya da yeni bir göç politikası üretilmelidir.</p>
<p>Göçmen azınlığı bu toplumda bir problem grubu olarak değil de bu toplumun bir parçası olarak kabullenmek gerekir. Bu toplumun parçası olduğuna göre de eşit şartlar altında göçmen azınlığa her türlü demokratik haklar verilmelidir.</p>
<p>Huzur evleri de buna göre göçmenler için hazırlanmalı.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.avrupa-postasi.com/farkli-dillerde-bakim-hizmeti-veren-huzur-evlerinin-onemi-makale,2686.html">avrupa-postasi.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/farkli-dillerde-bakim-hizmeti-veren-huzur-evlerinin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rakıcı“65 yaş üstü kişilere tecrit politikası uygulanıyor“</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/rakici65-yas-ustu-kisilere-tecrit-politikasi-uygulaniyor/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/rakici65-yas-ustu-kisilere-tecrit-politikasi-uygulaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 17:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7601</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-under-and-over-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-under-and-over.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5edbd1c53651a" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edbd1c53651a wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Rakıcı“65 yaş üstü kişilere tecrit politikası uygulanıyor“</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h3 class="detail__spot">DİSK Emekli Sen rize Şube Başkanı Osman Rakıcı, &#8220;65 yaş üstü emeklilerin, yaşlıların evde kalmaları onları bir yere kadar pandemiden korurken başta bu insanların rutin sağlık kontrolleri aksadığından pandemi dışındaki tüm sağlık sorunlarında artış yaşanacaktır” uyarısında bulundu</h3>
<p>Gençağa Karafazlı</p>
<p>DİSK Emekli-Sen Rize Şube Başkanı Osman Rakıcı sendika üyeleri Rize Valiliğine mektup göndererek, Bizler 65 yaş üstü kişiler olarak 21 Mart 2020 tarihinden bu yana sokağa çıkma yasağı ile karşı karşıya kaldığımız malumunuzdur. Daha ne kadar süreceği belli olmayan bu TECRİT bizleri gerek psikolojik gerekse fiziksel diğer hastalıkların pençesine düşüreceği gibi yurttaşlar arasında ayrımcılığa neden olması itibariyle bu Tecrit&#8217; in insan hakları ihlali olduğunu da düşünüyoruz” dedi.</p>
<p>Covid-19’un en büyük risk grubunu oluşturan emekliler, yaşlıları en temel haklarından dahi mahrum bırakılarak pek çok başka risk faktörüne açık hale getirdiğini belirterek, &#8220;65 yaş üstü emeklilerin, yaşlıların evde kalmaları onları bir yere kadar pandemiden korurken başta bu insanların rutin sağlık kontrolleri aksadığından pandemi dışındaki tüm sağlık sorunlarında artış yaşanacaktır&#8221; uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>HAREKETSİZLİK HASTALIKLARI TETİKLER UYARISI</strong></p>
<p>Rakıcı, yeni normal adı altında yapılan gevşetmelerin 65 yaş üstünü kapsamaması ile ilgili şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Alışveriş merkezlerinin açılması, şehir içi ve şehirler arası seyahat sınırlamalarının kaldırılması, restoran, kafe, çay bahçeleri ve hatta kreşlerin açılması 65 yaş üstü dışında herkesin eski yaşamına dönmesi anlamına geliyor.</p>
<p>65 yaş üstü emeklilerin, yaşlıların evde kalmaları onları bir yere kadar pandemiden korurken, başta bu insanların rutin sağlık kontrolleri aksadığından pandemi dışındaki tüm sağlık sorunlarında artış yaşanacaktır. Ayrıca sokağa çıkma yasağı bizler için hareketsizlik anlamına gelmekte, hareketsizliğin ise pek çok fiziksel ve zihinsel rahatsızlığa davetiye çıkarmaktadır.</p>
<p><strong>düzenleme değil bir insan hakları ihlali boyutu kazanmış durumdadır</strong></p>
<p>Rakıcı açıklamasında, “21 Mart tarihinden bugüne sokağa çıkma yasağı 65 yaş üstü insanlarımız için sürüyor. Yeni normal adı altında yapılan gevşetmeler, Covid-19’un sadece 65 yaş üstüne ve sadece 65 yaş üstünden bulaştığı izlenimi veriyor. Zira yapılan düzenlemeler; alışveriş merkezlerinin açılması, şehir içi ve şehirlerarası seyahat sınırlamalarının kaldırılması, restoran, kafe, çay bahçeleri ve hatta kreşlerin açılması 65 yaş üstü dışında herkesin eski yaşamına dönmesi anlamına geliyor.<br />
DİSK Emekli Sen Rize Şube Başkanı Osman Rakıcı, “Hâlihazırda pandemi süresince alınmış önlemler insan hak ve özgürlüklerini pek çok açıdan ihlal etmiştir; ancak küresel salgından korunmak için belirli kısıtlamalar yapılması elbette toplum sağlığı için olumlu sonuçlar doğurabilir. Ne var ki ülkemizde yapılan düzenlemeler, en başından itibaren ve özellikle de son gevşetmelerle bir düzenleme değil bir insan hakları ihlali boyutu kazanmış durumdadır. Kısıtlamaların belli bir yaş grubuna yönelik olmasının, biz emekli/yaşlıları, tüm gün dışarıda olması gereken, çalışan, okuyan yakınlarımızın taşıma riski olduğu virüsten korumayacaktır. <strong>Bütün topluma genelleştirilmemiş olan bir kısıtlamanın olumlu sonuçlar getirmesini beklemek rasyonel olmaktan çok uzaktır.</strong></p>
<p><strong>sokağa çıkma yasağına karşı sesimizi yükseltiyoruz</strong></p>
<p><strong>Ne yazık ki, burjuvaziden kurucu ilkelerine uygun hareket etmesini talep etmek, biz yaşlılara/emeklilere düşmektedir: İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde açıkça yer alan ayrım yapma yasağına, pandemi döneminde de uyulmamıştır; uyulmamaktadır. </strong>Bizlerin toplumla bağını kesmek yönünde atılan bu adımlar Covid-19’dan daha da fazla iktidarın hedef aldığı kesim olduğumuzun açık ilanıdır. DİSK / Emekli-Sen olarak, 65 yaş üstü bireyleri korumaktan uzak ve ötekileştirici bu uygulamaların bir an önce son bulmasını talep ediyoruz.<strong> Bir insan hakları ihlali boyutuna ulaşmış 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağına karşı sesimizi yükseltiyoruz” dedi.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/rakici65-yas-ustu-kisilere-tecrit-politikasi-uygulaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak!</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasam-kucuklerimi-korumak-buyuklerimi-saymak/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasam-kucuklerimi-korumak-buyuklerimi-saymak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 17:19:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7595</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5edbcf5999cba" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edbcf5999cba wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak!</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><em>“Yarın bu bacaklar, ayrılık dağını aşacak</em></p>
<p><em>Önümde şarap, çek babam çek</em></p>
<p><em>Saçlarım ne güzel, kar gibi ak</em></p>
<p><em>Yaş yetmişe vardı, laf değil</em></p>
<p><em>İnsan bugün yaşamazsa ne vakit yaşayacak.”[2]</em></p>
<p>“Corona virüs sebebiyle 45 yaş üstü personel alımları yapılmamaktadır.”</p>
<p>Metal İşçileri Birliği (MİB) twitter sayfasında paylaşılmış -ibret-i alemlik!- bir duyuru bu. Paylaşımı yapan kişi şu notu düşmüş: “Önce coronavirüs sebebiyle işsiz kaldık. Şimdi de işe almıyorlar yaştan dolayı. Bu gidişle ya virüsten ya açlıktan öleceğiz.”</p>
<p>Pandemi kapitalist sistemde çürümüş, kokuşmuş pek çok şeyi açığa çıkardı, teşhir etti. Noam Chomsky’nin deyişiyle “Yüz kremi üretmeyi ilaç üretmekten daha kârlı bulan” ilaç endüstrisi; “devleti küçültüyor, etkinleştiriyoruz” retoriğiyle kamusalı un ufak eden, silaha devasa yatırımlar yaparken sosyal harcamaları daralttıkça daraltan neoliberal devlet kepazeliği; sağlık sistemini özelleştirme yağmasına açarak halkların büyük bölümünü sağlık hizmetlerinden dışlayan tamahkârlık; bir yandan “evde kal” kampanyaları tam gaz devam ederken bir yandan işçileri, emekçileri hiçbir önlem almaksızın çalıştırma ya da “ya corona ya işsizlik” ikilemine mahkûm kılan ikiyüzlülük…</p>
<p><strong>Açığa çıkan bir başka mürailik de yaşlılıkla ilgili.</strong></p>
<p>“Yasam küçüklerimi korumak, büyük saymak” diye diye geçti milyonlarca yurttaşın çocukluğu. Bu andı okuyarak büyümüş çocuklar bugün Covid-19 salgını nedeniyle evden çıkmaları yasaklı yaşlılara sokaklarda sürek avı düzenliyorlar. Ellerinde cep telefonu, sokakta gördükleri ihtiyarların başından aşağı kolonya boca ederken kendilerini kaydedip, üstüne üstlük sosyal medyada paylaşıyorlar… Yerel yönetimler biraz soluklanmak, bir miktar sohbet etmek için oturdukları bankları söküyor parklardan. Acar muhabirler, pazarda alışveriş yapmaya çalışan ihtiyarların burnuna mikrofonlarını dayayıp “Amcacım/teyzecim, yasak olduğunu bilmiyor musun? Neden sokaktasın?” diye ayar veriyor…</p>
<p>Ama yalnızca Türkiye’de değil… 60 yaş üzerindeki Covid-19’luların solunum cihazına bağlanmasının yasaklandığını[3] İtalya’da… Boşaltılmış bir huzurevine giren askerlerin yataklarda yaşlı cesetleriyle karşılaştığı İspanya’da[4]… Bir televizyon sunucusunun ekranlardan rahatlıkla “Sigara içen obez 80’likleri kurtarmak için ekonomiyi batırmaya değer mi? Nasıl olsa iki yıl içinde ölecekler!” diyebildiği Hollanda’da… Doktorlara “Yoğun bakımda sıkışıklık varsa 80 yaş üzeri hastaları kabul etmeyin,” talimatı verilen İsveç’te[5]… Ama en çok da “yurtsever Amerikalı” büyükanne ve büyükbabalara çocukları, torunları ve ülkeleri için seve seve ölmeleri”ni salık veren ABD’nin Teksas eyaleti vali yardımcısının, ülkenin Başkanı tarafından hoşnut bir tepkisizlikle karşılanan (ve eyalet savcısının “gereksiz tıbbi müdahaleleri engellemek adına”, kürtaj yaptıranları 180 günlük hapis cezasıyla tehdit eden açıklamasının eşlik ettiği) mesajında.[6]</p>
<p>Yani sorun “birkaç münasebetsiz gencin yaşlıları taciz etmesi” değil. Sorun, özellikle kriz momentlerinde yaşlıları bir “sorun”, daha çok da bir “safra”, bir artık nüfus, “üretkenlik çağını geride bırakmış asalaklar” olarak gören kapitalizm.</p>
<p>Toplumların yaşlıları ele alış, yaşlılara davranış tarzı zamana, mekâna ve tabii bir de toplumsal sınıfa göre değişiklik gösteriyor. Özel mülkiyete dayalı bir sınıflaşmanın belirgin olmadığı toplumlarda, daha eşitlikçi ve dayanışmacı bir ethos’un hüküm sürdüğü bilinmekte. Bu durumda topluluğun tüm yaşlılarının, üretken faaliyetlerin dışına düşmüş olsalar bile, deneyim, bilgelik, dinsel/büyüsel liderlik konumları vb. aracılığıyla saygın konumlarını sürdürdüğünü görüyoruz.</p>
<p>Topluluğun “yaşlı” bireylerini desteklediğine ilişkin erken kanıtları, sapiens-öncesi atalarımızda buluruz. (Tabii burada “yaşlı” göreli bir kavram. Ortalama yaşam süresi beklentisinin 28-30 yıl olduğu Üst Paleolitik’te 35 yaş üzeri, “yaşlı” sayılmalı.[7]) İspanya’nın kuzeyinde, Atapuerca’da bulunan ve pelvis kemiğindeki deformasyon nedeniyle “Elvis” olarak adlandırılan 500 bin yıllık bir homo heidelbergensis bilinen en yaşlı eski insan. Elvis’in 45 yaşında öldüğü hesaplanmış; omurga ve kalça kemiğindeki deformasyon, avlanmak bir yana, ancak bir baston yardımıyla yürüyebildiği ve dayanılmaz sırt ağrıları çektiğine işaret ediyor. Takım arkadaşları, Elvis’i desteklemiş olmalılar.[8] Hem de yıllarca!</p>
<p>Yine de Üst Paleolitik insanları olan türdeşimiz Homo sapiens’ler, önceleyen insan türleri arasında en uzun ömürlü olanlar. Yeryüzünü bir süre paylaştıkları Neanderthalleden bile uzun ömürlü. Merkez Michigan Üniversitesi’nden antropolog Profesör Rachel Caspari 10 ila 30 yaş arasında ölen her 10 genç Neanderhâl’e karşı yalnızca dört Neanderthal 30 yaşını aşabilirken, Homo sapiens için bu oranın 10’a 20 olduğunu belirtiyor. Bir başka deyişle, evrimsel hatta Homo sapiens’e ulaştığımızda, 30 yaşına ulaşabilen bireylerin sayısı dörde katlanır. Antropologlar besin toplama ve avlanma tekniklerindeki (alet çantalarındaki gelişkinlik ve çeşitlenmenin tanıklık ettiği) gelişmelerin bunda etkin olabileceğini belirtiyorlar.[9]</p>
<p>Her durumda, Üst Paleolitik’teki türdeşlerimizin göreli uzayan ömrünün gençlere deneyim aktarma, böylelikle hayatta kalma stratejilerindeki başarılara, dolayısıyla da kültürel zenginleşmeye katkısı büyük olmalı. Özellikle, Homo sapiens atalarımızın başta dil olmak üzere karmaşık simge sistemlerini kullanmadaki becerileri göz önünde bulundurulduğunda…</p>
<p>İnsanlık tarihinin en uzun süreli geçim örüntüsü, avcı-toplayıcılık, özellikle de avcılık kuşku yok ki “genç işi”dir. Av hayvanı sürülerinin peşinden uzun süreli yolculukları, hatırı sayılır bir fiziksel gücü gerektirir. Ama aynı zamanda avın izini tanımayı, iz sürmeyi, tuzak kurma tekniklerini, av silahlarını imal edip kullanmayı, bunların bakımını yapabilmeyi, avın nasıl parçalanıp nasıl derisinin yüzüleceğini de… Yani avcılık, bir hayli teknik bilgi ve deneyim birikimi gerektiren bir geçim faaliyetidir. Üst Paleolitik’e tarihlenen avadanlıkların gelişkinlik düzeyi bu bilgi ve teknik beceri düzeyini aktaran bir mekanizmanın yürürlükte olduğuna işaret ediyor: yani kuşaklararası düzenli bir iletişimin.</p>
<p>Aynı durum, (daha çok kadınlar tarafından gerçekleştirildiği bilinen) toplayıcılık için de söz konusu: hangi yaban bitkiler yenilebilir, hangileri zehirlidir, nerede bulunur, nasıl toplanır, nasıl hazırlanır, yemeye hazır hâle getirilirler? Doğum nasıl yapılır, bebeklere nasıl bakılır, ne yedirilir? Homo sapiens’lerin Üst Paleolitik’te eriştiği “yaşam kalitesi” kuşaklar arasında gerçekten de sürekli ve sistemli bir iletişime işaret ediyor.</p>
<p>Bu iletişime, insanlar arasındaki etkileşimde (en azından kapitalist çağa kadar) başat değer olan “karşılıklılık” ilişkisi damgasını vurmuş olmalı: Yaşlılar sürekli fiziksel faaliyet ve zorlu çabaları gerektiren “iş”lerden bağışık tutulurken, deneyim ve bilgi birikimlerini genç kuşaklara aktarmaktadırlar…</p>
<p>Bu durum uzun süre böyle sürmüştür, büyük olasılıkla… Yedinci yüzyılda yazan Seville’li Isidore, insan yaşamını altı evreye ayırarak her birini belirli bir ahlâksal nitelikle tanımlıyordu: infantia (= konuşma yetisinden yoksunluk/masumiyet: bebeklik); pueritas (= saflık: çocukluk); adulescentia (= şehvet düşkünlüğü: yeni yetmelik); iuventus (=yardımseverlik, yararlılık: gençlik); gravitas (=ciddiyet: orta yaş); senectutus (= bilgelik: yaşlılık). Gilleard geç Antikite’den devralınan bu anlayışın Avrupa’da Ortaçağ boyunca devam ettiğini vurguluyor.[10] Bu tutumun İslâm Ortaçağ’ındaki muadili, bilgeliğin, deneyimin “aksakal” ile tanımlanmasıdır.</p>
<p>Ne ki yaşlıların “bilgelik”le taltifi, onların “yük”ünün her zaman topluluk tarafından üstlenildiği anlamına gelmiyor. Eşitlikçi cemaatlerin yerlerini sınıflı toplumlara bıraktığı kesitte, bebek-çocuk, engelli ya da iş görme kapasitesini yitirmiş yaşlıların sorumluluğunun bireyselleşerek topluluktan aileye doğru kaydığı gözlemlenir. 13. Yüzyıl Fransisken skolastiği Bartholomaeus Anglicus’un “Tıpkı kuzgunlarda olduğu gibi, çocuklar küçükken babaların evlatlarını beslediği, ebeveynler yaşlandığında ise çocukların onlara bakacağı”[11] kabulü buna işaret etmektedir. Ortaçağda “ebeveynleri onurlandırıp onları maddi olarak desteklenenin her yerde temel bir norm olduğu”nu[12] vurgulayan Shulamith Shahar da “karşılıklılık” ilkesinin toplumsal düzlemden kişisel/özel düzleme kaymış olsa dahi, süregittiğine işaret eder. Kendilerine bakıp yetiştiren ebeveynlerine, onlar yaşlandıklarında göz-kulak olmak, bir evlatlık “borc”u, bir borcun er ya da geç geri ödenmesini mücbir kılan bir “karşılıklılık ilkesi” gereğidir.</p>
<p>Nitekim Gilleard’ın ortaçağ boyunca sosyal hizmetleri üstlenen Kilise ve onunla bağlantılı hayır kurumlarının “yaşlılar”ı (yaşlı erkekleri… yoksa “desteğe muhtaç”lar kategorisini yoksullar, hastalar, bedensel engelliler ve yetim çocukların yanısıra dul kadınlar oluşturuyor) özel olarak “muhtaç” bir kategori olarak tanımlamadığı vurgusu, bir yandan servet ve gücün toprağa bağlı olduğu bir toplumda toprak sahipleri arasında yaşlı erkeklerin başat olduğuna işaret eder. Bir yandan da, yaşlı ebeveynlerin sorumluluğuna yönelik evlat yükümlülüğünün yaşlıları “muhtaç” bir kategori olmaktan uzak tuttuğunu gösterir.[13]</p>
<p>Her durumda, yaşlıların “kurtarmak için ekonomiyi batırmaya değmeyecek obez 80’likler” olarak görülmesi oldukça yeni bir görüngü… Bu durumu, Gilleard gibi “modernite, kentlerin (yeniden) ortaya çıkması, ticaretin tarımsal faaliyetlere başat hâle gelmesi vb.” faktörlerle açıklamak mümkün. Ama daha akla yakın bir izah, yaşlıların değersizleşmesinin kapitalizmin gelişmesiyle ilişkisini ortaya koymak olmalı…</p>
<p>Kapitalist ethos, üretkenliği toplumsal değerler sisteminin merkezine yerleştirirken, tecrübe, bilgelik, insan ilişkilerinde ustalık, kültürel temsil yetisi ve bunlardan kaynaklanan yetke vb. yaşlılıkla ilişkilendirilen değerleri peyderpey ikincilleştirdi. “Üretkenlik”in ölçütü ise, sermayeyi, kârı büyütme yetisiydi; yoksa örneğin sanatsal üretkenlik vb. değil… İşçi, kapitalizm için, kapitalistin kârını çoğaltmak için ürettiği ölçüde değeri hak ediyordu.</p>
<p>Kuşku yok ki “üretken olan” ile “olmayan”ı ayırt edebilmek için “çalışma” (üretim) ile “boş zaman”ın (yeniden-üretim) birbirinden zamansal ve mekânsal olarak ayrıldığı bir iş düzeni gerekiyordu: bir başka deyişle fabrika düzeni. Ve yine hiç kuşku yok ki, giderek artan sayıda insanın 40 yaşından uzun yaşamayı bekleyeceği bir ortalama yaşam süresi.</p>
<p>Her ikisi 19. Yüzyıl Avrupası’nda çakışır: Buharın devreye girmesi hane ile işyerini birbirinden kesin hatlarla arttırıp üretim ölçeğini büyük ölçüde arttırırken, gelişen tıp bilimi, ortalama ömür süresini (göreli olarak) uzatmaktadır.</p>
<p>Kırsaldan kopan yığınların kentlere göçüp ekmeklerini kazanmak üzere fabrikaları, atölyeleri doldurması, işgücü arzının bol olduğu koşullarda verimini yitirmiş yaşlı işçiler ilk kez bir “sosyal problem” olarak kodlanacaklardı. Kırsal dayanışma örüntüleri dağılmaktaydı, aile varlığını sürdürse de kırsal cemaatte oynadığı merkezi rolü çoktan yitirmişti. Kentlerde, teneke mahallelere sıkışmış proleterlerin günde bir ekmek almalarına yetecek ücretlerle günde 10-12 saat fabrikalarda çalıştıkları koşullarda, “yaşlı ebeveynlerine karşı vazifeleri”ni yerine getirme olanakları yoktu… İhtiyar proleterlere düşen, iş bulabildikleri sürece, güçleri yettiği sürece istihdam piyasasında kalabilmekti: tabii en düşük niteliği gerektiren, en düşük ücretli işlere razı olarak.</p>
<p>“Emeklilik” dediğimiz olgu, kapitalizm tarihi için de oldukça yeni sayılır: Alman Şansölye Bismarck 1883’de ülkede giderek güçlenen sosyalist hareket karşısında Alman işçi sınıfını hizada tutabilmek amacıyla 65 yaşını geçen herkesin emekli olmak zorunda olduğunu ve devletin kendilerine bir maaş bağlayacağını duyurdu. Emeklilik Yasası kısa sürede Reichstag’da kabul edilecekti. Almanya’yı farklı uygulamalarla diğer kapitalist ülkeler izledi.</p>
<p>Ancak emeklilik hakkı, belirli bir süre çalışmış proleterlerin belirli bir yaşa geldikten sonra mamur-müreffeh bir şekilde köşelerine çekilerek pul koleksiyonculuğu, bahçecilik, resim yapmak gibi “hobi”lerle oyalanıp dünya seyahatine çıktığı anlamına gelmiyor. Sınıf farklılıkları, çalışma yaşamında olduğu kadar, emeklilik yaşamını ve genel olarak ileri yaştaki insanları da bölüyor.</p>
<p>Sermaye sahiplerinin, kapitalistlerin yaşlanması, onları marjinalize etmiyor, örneğin. Onlar işlerini oğullarına, bazen kızlarına ve damatlarına ya da CEO’lara devrettikten sonra dahi mülkiyet ilişkilerinin dışına çıkmıyorlar. Şirketlerinin yönetim kurullarındaki etkinliklerini sürdürüyor, ama “iş”in güvenilir ellerde olduğunu bilmenin rahatlığıyla yatlarıyla, özel uçaklarıyla dolaşmaya, yazlıklarına, egzotik tatlar peşinde koşmaya vb. daha fazla vakit ayırabiliyorlar. Müdürler, yüksek bürokratlar, yüksek rütbeli askerler, küçük işletme sahipleri, vb. de özel yatla- uçakla olmasa da turlarla dünyayı dolaşma, sahil kasabalarından birine yerleşme, resim-seramik kursuna yazılma vb. olanaklarla emekliliğin tadını çıkartanlar arasında. Bu kesimler için bir değersizleşme sözkonusu değil. Sokağa çıkma yasağını ihlâl ederken bir gence yakalanıp kafasından aşağı kolonya dökülmesi ihtimali de… Hatta kaç yaşında olursa olsun, Covid-19’a yakalandıklarında yaşam destek cihazının kendilerinden esirgenmesi de mümkün değil…</p>
<p><strong>Peki ya diğerleri? Emekli işçiler, kamu emekçileri, kırsaldan kopup kentlerin saçaklarına sığınmış yaşlılar?</strong></p>
<p>“Kapitalist üretim tarzı işçilerin yaşamları boyunca eğitime erişimlerini sınırlandırarak ve kafa ve kol emeği arasındaki ayrımı kurumsallaştırarak, işçilerin emekliliği deneyimleyiş tarzları arasında gerilim ve çelişkiler yaratır,” diyor Chris Phillipson.[14] “Marx, ‘işçilerin yalnızca boş zamanında kendini evinde hissettiğini; çalışırken ise evsiz-barksız hissettiğini’ gözlemlemiştir. Ne ki emeklilik hâlâ işyerindeki bu yabancılaşmanın etkisi altındadır. Kapitalist üretim tarzı işçilerin ancak çok sınırlı bir beceri erimi geliştirmesine olanak sağlar (bazılarına bunu da sağlamaz); işçilerin birey olarak gelişmesinni zorlaştıran çalışma yöntemlerini (aşırı fazla mesai, kıtasal dönüşüm sistemleri) destekler. -Apansız- emekli olduklarında çalıştıkları sürece fırsat bulamadıkları herşeyi yapma şansına sahip oldukları söylenir kendilerine. Ne ki, çelişkiler ortadadır: Aktif bir emeklilik mali güvenliği gerektirir ama Britanya’daki emeklilerin yüzde 60’ı resmi yoksulluk sınırına yakın ya da onun altındaki hanelerde yaşamaktadır. Belirli oranda sağlığı gerektirir ama kol işçilerinin üçte biri bozulmuş sağlık koşullarıyla emekli olur. Bir dizi eğitsel ve kültürel olanağı gerektirir ama kamu harcamalarındaki mevcut kesintiler yetişkinkerin eğitimi ve üniversite sistemindeki fırsatları ciddi biçimde sınırlamaktadır.”</p>
<p>İngiltere’deki hâl bu. Üstelik bu satırların yazıldığı yıllardan bu yana yürürlükte olan neoliberal ekonomi politikalar, emek haklarına yönelik sermaye saldırganlığı, kamusalın alabildiğine daraltılması, sosyal destek programlarında yapılan kesintiler, bütün emekçilere olduğu gibi, emeklilere yani yaşlı proleterlere ilişkin tabloyu daha da vahim bir hâle büründürdü. Siz varın Türkiye’de emeklilerin, yaşlıların durumunu düşünün.</p>
<p>Emeklilik yaşı 65’e çekilen, prim gününü doldurduğu hâlde yaşı tutmayan yüzbinlerce kişiyle için “Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT)” gibi bir kategorinin oluştuğu Türkiye’de 7 milyona yakın emeklinin aylık geliri 2 bin liranın altında (6 milyon 850 bin 513 kişi[15]). Milletvekili Veli Ağbaba’nın açıklamasına göre, bu yedi milyona yakın emeklinin 847 643’ü 1000 lira ya da altıyla, 248 bin 126’sı 1000-1100 TL. arası bir gelirle, 220 bin 250’si ise 1100-1200 TL arası bir gelirle ay sonunu getirmeye çalışmaktadır. Ve yine Ağbaba’nın deyişiyle 13 mlyon emeklinin yaklaşık yüzde 90’ı açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.[16]</p>
<p>Buna karşılık sistem, yaşlı insanları bir “yük” olarak görmektedir: ölünceye dek her ay maaş verilmesi, hastalandıklarında ücretsiz tedavi edilmesi, bakım, sosyal hizmet vb. ulaştırılması gereken 10 milyonu aşkın ihtiyar! (SGK’ya dâhil olmayıp da “yeşil kart”tan yararlananları ise hiç saymıyorum!) Bundan böyle hiçbir şekilde üretken olmayacak olan… Kapitalist devletlerin hoyratlığını, kendilerine muhtaç durumdaki yaşlı ebeveynlerini sırtlarında ağır bir yük olarak gören evlatlarınkine ve bu ikisi ihtiyarları toplu taşıma araçlarında yer vermek angaryasına tabi oldukları, hiçbir şeyden anlamaz “sarsak bunaklar” olarak gören genç tekbenciliğine eklediğinizde, “yasam, büyüklerimi saymak” artık komik bile sayılmayacak bir istihzaya dönüşür.</p>
<p>Bu “karambol”de bir nokta giderek gözlerden yitip gider: emeklilerin kendileri için yapılan masrafın her kuruşunu, çalıştıkları süre boyunca kendilerinden kesilen ödeneklerle, üstelik de peşinen ödemiş oldukları… Kapitalist devletin onlara emeklilik maaşı, sağlık ve sosyal hizmet sağlarken bir “lütuf”ta bulunmadığı, kendilerinden yıllar boyu kesilmiş (çoğunlukla amaç dışı işlerde kullanılmış) olan, yani peşinen ödeyip başka şeyleri finanse ettikleri bir borcu geri ödemekte olduğu…</p>
<p>Ama kendisi bir gasp sistemi olan kapitalizmin bu umurunda değildir ki? Kapitalizm için, sermayedarlar dışındakiler “insan” değil, kullanılıp atılacak işgücü (üreticiler) ya da dünyayı boğdukları ıvır zıvırı (cep telefonu, makyaj malzemesi, konserve, boyalı basın, kahve makinesi, elektrikli süpürge, spor ayakkabı…) satın alacak müşteri (tüketiciler) den ibaret.</p>
<p>İnsan tekil bir işlevine (örneğin üretkenlik) indirgenerek kategorize edildiğinde, onu “işe yarar” ve “işe yaramaz” değerlendirmelerinden birine dâhil etmek kolaylaşır. Üretkenliğini yitirmiş, dolayısıyla tüketim yetisi sınırlı bireyler, kapitalizm öncesi üretim biçimleri açısından deneyimlerini gençlere aktarması grubun hayatta kalmasında merkez bir rol oynayan tecrübeli bir avcı, bilge bir şaman, topluluğun belleğini oluşturan bir anlatıcı, bir ziraat uzmanı, bir halk ozanı vb. olabilir; ama kapitalizm için sadece bir yük, bir safradır. “Toplum”a (aslına bakılırsa sermayeye) tahsis edilecek kaynakları fuzuli olarak tüketen bir asalak… Çağımıza damgasını vuran “teknolojik sürat”in dışına düşmüş… “Enformatik bombardıman” karşısında kafası karışık… Canlarının, ekmeklerinin derdindeki evlatlar tarafından bir köşeye atılmış… Hastanede, sokakta, toplu taşıma araçlarında, parkta, velhasıl boy gösterebileceği tüm kamusal mekânlarda “ifrazat” olarak görülen… Kadınsalar çoğunlukla dört duvar arasına, erkekseler köşedeki kahvede pişpiriğe yazgılı… Kalan ömrünü törpüleyen yetersizlik, yetmezlik duygusuna mahkûm… Ve ancak bayramdan bayrama, ya da kamu spotlarında hatırlanan…</p>
<p>Oysa, böyle olması gerekmiyor. Kâr mantığına teslim olmamış, belki daha az tüketen, daha rahvan işleyen, ve “hayat”ı merkezine yerleştiren yeni bir dünya tasarımında, çalışma insanlar için işsiz (ve de aç) kalma tehdidi olmaksızın zaman zaman terk edilebilecek bir süreç olarak tasarlanıp daha uzun, ama esnek bir sürece dönüştüğünde, ve emekçiler kendilerini yaşam boyu geliştirebilecekleri, içsel varlıklarını zenginleştirebilecekleri olanaklardan yararlanabildiklerinde, tüketim toplumunun bizleri içine yerleştirdiği tecritin duvarlarını kırıp kolektiviteyi yeniden keşfettiğimizde…</p>
<p>Bu dünyayı değiştirmeyi başarırsak, yaşlılık hâlleri de değişecek. “Aksakallı”nın deyişiyle, “Toplumun herşeyi düzenlediği ve insanların avcı, balıkçı, çoban ya da eleştirmen olmaksızın sabah ava çıkıp, akşamüzeri balık avladığı, akşamları sığır yetiştirdiği ve akşam yemeğinden sonra da eleştiri yapmasına olanak sağladığı”[17] bir dünyada, kimse sermayeyi daha da semirtmek için çalışmayacağı için, kimse “üretken/üretken-değil” ayırımına tabi tutulup, yük olarak görülemeyecek…</p>
<p><strong>N O T L A R</strong></p>
<p>[1] Yeni e Dergisi, No:43, Mayıs 2020…</p>
<p>[2] Ömer Hayam.</p>
<p>[3] “İtalya’da Görevli Doktor: 60 Yaş Üzerindeki Hastalara Yardım Etmiyoruz”, 23 Mart 2020… https://artigercek.com/haberler/italya-da-gorevli-doktor-60-yas-uzerindeki-hastalara-yardim-etmiyoruz</p>
<p>[4] “İspanya’da Terk Edilmiş Huzurevlerinde Kalan Yaşlılar Yataklarında Ölü Bulundu”, 24 Mart 2020, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-52019700</p>
<p>[5] Nilgün Cerrahoğlu, “Yaşlılara Yapılan Barbarlık”, Cumhuriyet, 16 Nisan 2020, s.7.</p>
<p>[6] Danielle Tcholakian, “Trump’s GOP: The Old Should Die and the Women Should Breed”, 25 Mart 2020, Daily Beast, https://www.thedailybeast.com/trumps-gop-the-old-should-die-and-the-women-should-breed</p>
<p>[7] Ne ki, “ortalama yaşam beklentisini düşüren faktörün, 35-40 yaş altı ölümlerin başatlığındansa, “modern” toplumlara gelinceye dek bebek ve çocuk ölüm oranlarının yüksekliği olduğu unutulmamalı. Modern dünyayla temasları sınırlı çağdaş avcı-toplayıcılar arasında yapılan araştırmalar, bebeklerin dörtte birinin 1 yaşına gelmeden, yarısının ise 15 yaşından önce öldüğünü gösteriyor. Bir başka deyişle, nüfusun ancak yarısının erişkin yaşa ulaşabildiğini gösteriyor. Bu oranlar Klasik Roma, ortaçağ Japonya ve Rönesans Avrupası’nda fazla değişmemekte. (Bridget Alex, “When Did Humans Start to Get Old?” https://www.discovermagazine.com/health/when-did-humans-start-to-get-old</p>
<p>[8] Andy Coghlan, “Hunter-Gatherers Cared For First Known Ancient Invalid”, Life, 11 Ekim 2010.</p>
<p>[9] Robin McKie, “Wisdom of Grandparents Helped Rise Of Prehistoric Man”, The Guardian, 24 Temmuz 2011, https://www.theguardian.com/science/2011/jul/24/prehistoric-man-helped-as-elderly-survived.</p>
<p>[10] Chris Gilleard, “Aging and Old Age in Medieval Society and the Transition of Modernity” Journal of Aging and Identity, c. VII, 2002.</p>
<p>[11] Akt. M. Josephine Cummins, Attitudes to Old Age and Ageing in Medieval Society. Glasgow Üniversitesi, Doktora tezi, 2000, s. 199.</p>
<p>[12] Shulamith Shahar, Growing Old in the Middle Ages: Winter Clothes Us in Shadow and Pain, Londra, Routledge, 1997: 89.</p>
<p>[13] “Köylülük içinde kişinin yaşlı ebeveynlerini onurlandırması kuralı genç kuşakların ciddi bir ihlaliyle karşılaşmıyordu. Geç Ortaçağ’da dahi, kentlerde olmasa bile kırsal kesimde, daha zengin hanelerin, yaşlıların sayısının fazlalığıyla karakterize olduğu yolunda kanıtlar var.” (Gilleard, a.y.)</p>
<p>[14] Chris Phillipson, Capitalism and the Constructionof Old Age. McMillan Press Ltd. 1982, s. 56.</p>
<p>[15] “En Derin Krizlerden Birini Yaşıyoruz”, Evrensel, 17 Şubat 2020, s.7.</p>
<p>[16] “13 Milyon Emeklimizin Yüzde 90’ı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Altında Yaşıyor”, Timeturk, 16 Kasım 2019 https://www.timeturk.com/13-milyon-emeklimizin-yuzde-90-i-aclik-ve-yoksulluk-siniri-altinda-yasiyor/haber-1293186.</p>
<p>[17] Karl Marx-Friedrich Engels, Alman İdeolojisi, [Feuerbach], Çev: Sevim Belli, Sol Yay., 1976.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasam-kucuklerimi-korumak-buyuklerimi-saymak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>65+Yaş Yasağı iptal edilmeli</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/65yas-yasagi-iptal-edilmeli/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/65yas-yasagi-iptal-edilmeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 17:13:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7592</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5edbccb130a49" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edbccb130a49 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >65+Yaş Yasağı iptal edilmeli</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="ozet">
<h2>Türkiye’nin ‘Bergama Köylüleri’nin altın madeni ve çevre davalarındaki hukuk savaşlarıyla tanıdığı İzmirli ünlü Avukat Senih Özay, ‘’65 ve üstü yaşlılar için getirilen sokağa çıkma yasağı’’ nın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.</h2>
</div>
<div class="fotovideo"></div>
<div class="HaberDetayiText SelectionSharer selectionShareable">
<p><strong>SONMÜHÜR / ÖZEL HABER</strong></p>
<p>ANAYASA’NIN BİR ÇOK MADDESİ İHLAL EDİLDİ</p>
<p>Kararın hukuki bir yanı bulunmadığını ve Anayasa’nın Eşitlik, Özgürlük, Maddi ve manevi varlığı geliştirme, Ayrımcılık yasağı ile İnsan Onuru maddelerini ihlal ettiğinin altını çizen Özay, yasağın iptal edilmesini istedi. Kendisinin de 67 yaşında olduğundan dolayı yaşıtları gibi bir aydır evde olduğunu ve bundan dolayı maddi ve manevi olarak yıprandığının altını çizen Özay, tazminat hakkının da saklı olduğunu vurguladı. Yasağın dayandırıldığı gerekçelerin bu hakları gasp edemeyeceğini söyleyen Özay, Anayasa Mahkemesi’ne direk başvurma gerekçesini de şu şekilde ifade etti;</p>
<p>‘’Bilindiği üzere 6216 sayılı Kanun’un 45. Maddesi ile bireysel başvuru hakkı düzenlenerek Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilineceği öngörülmüştür. Ancak her ne kadar maddenin devamında İhlale neden olan işlem, eylem veya ihmal için iç hukuk yollarının tüketilmesi öngörülse de işbu başvuru bakımından, Dünya Sağlık Örgütü’nün de 12 Mart 2020 tarihinde ilan ettiği gibi dünya genelinde pandemi halinin bulunması ve ülkemize yansımaları bakımından 26 Mart 2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanun ile hak kayıplarının önlenmesi amacıyla yargıda süreler durmuş olduğundan geçerli olmadığı kanaatindeyiz.<br />
Keza AİHM Büyük Daire de Akdıvar ve Diğerleri/Türkiye ile Vučković ve diğerleri / Sırbistan davalarında olduğu gibi yerleşik içtihatlarında “iç hukuk yollarının tüketilmesi” kavramının sadece teorik olarak değil pratikte de yeterince açık olması gerektiği ve bu açıklığın bulunmaması halinde iç hukuk yolunu gerekli olan ulaşılabilirlik ve etkililikten yoksun bırakacağı konularında görüşlerde bulunmuştur. Neticede dünya genelindeki pandemi hali ve ülkemiz özelinde yargıda sürelerin durmuş olması göz önüne alındığında iç başvuru yollarının tüketilmeden de başvurumuzun kabul edilebilirliği sağlanmış olmalıdır.’’</p>
<p><strong>‘TAZMİNAT TALEBİMİZ TABİİ Kİ OLACAKTIR’</strong></p>
<p>Dilekçesinde Bosna Hersek Anayasa Mahkemesi’nin verdiği yasağın iptali kararını da örnek olarak gösteren Özay, şunu talep etti;</p>
<p>‘’TÜM BU SEBEPLERDEN DOLAYI YÜCE ANAYASA MAHKEMESİNE HAKKIMIN ÇİĞNENDİĞİ, İYİ HUKUK YAPILMADIĞI SEBEBİYLE DAVA AÇMAKTAYIM….<br />
BU SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINA DAİR TASARRUFUN DURDURULMASI VE İPTALİ TALEP EDİLMEK ZORUNDA KALINILMIŞTIR.<br />
TAZMİNAT TALEBİMİZ TABİİ Kİ OLACAKTIR.’’</p>
<p><strong>CEZALARIN İPTALİ DE SÖZ KONUSU</strong></p>
<p>Özay, Anayasa Mahkemesi’nin ihlali kabul ederek yasağın iptaline hükmetmesi durumunda bu sürede sokağa çıktıkları gerekçesiyle 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu&#8217;nun 282&#8217;nci maddesi uyarınca düzenlenen 3 bin 150 tl cezalarında geçersiz olacağını, bunla ilgili bireylerin Sulh Ceza Mahkemelerine itiraz edebileceklerini dile getirdi.</p>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.sonmuhur.com/--65-yas-yasagi-iptal-edilmeli---26230.html">sonmuhur.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/65yas-yasagi-iptal-edilmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ev hapsi 65 yaşı korumuyor: Bilişsel yıkımları hızlandı</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/ev-hapsi-65-yasi-korumuyor-bilissel-yikimlari-hizlandi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/ev-hapsi-65-yasi-korumuyor-bilissel-yikimlari-hizlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 16:53:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7586</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5edbc808d22a6" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edbc808d22a6 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Ev hapsi 65 yaşı korumuyor: Bilişsel yıkımları hızlandı</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>65 yaş ve üzeri vatandaşların 1 Haziran’da başlayan ‘normalleşme’ takvimine dâhil edilmemesi, hukuk ve sağlık açısından tartışma konusu oldu. Avukat Nazan Moroğlu, yasağın devam ettirilmesinin temel hak ve özgürlüklere aykırı olduğunu ifade ederken, 67 yaşındaki avukat Senih Özay, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptı. Özay, “Önemli olan davanın sonucundan çok toplumda bu konuya dair oluşan refleks” dedi. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Eylem Şahin Cankurtaran ise, 65 yaş üstü vatandaşların sosyal ve fiziksel aktivitelerden uzak kalmasından dolayı demans, yani bilişsel yıkımlarının hızlandığını söyledi.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>ANKARA</strong> – Yeni tip korona virüsü (Covid-19) salgını kapsamında 1 Haziran itibari ile başlayan normalleşme süreciyle şehirlerarası seyahat kısıtlaması kalktı, birçok işletme, kafe ve restoran açıldı. Salgına karşı alınan birçok tedbir kalkarken 65 yaş ve üzeri vatandaşlara uygulanan kısıtlamalar ise 21 Mart’tan bu yana devam ediyor.</p>
<p>İçişleri Bakanlığı tarafından son yayınlanan genelge ile uzun süre evde kaldıktan sonra sadece 3 haftadır pazar günleri 6 saatliğine dışarı çıkabilen 65 yaş üstündeki vatandaşlar arasında işletme sahibi, esnaf, tüccar, sanayici, serbest meslek sahipleri ile çalışanlarına ekonomik öncelikler gözetilerek sokağa çıkma izni verildi.</p>
<p>Büyük bölümü hala evde olan yurttaşlar için 65+ Yaşlı Hakları Derneği, uygulanan yasakların devamına karar verilmesinin temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğunu söylüyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2020/06/06/ev-hapsi-65-yasi-korumuyor-bilissel-yikimlari-hizlandi/">gazeteduvar.com.tr</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/ev-hapsi-65-yasi-korumuyor-bilissel-yikimlari-hizlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından kritik uyarı! Sokağa çıkamayan 65 yaş üstündekiler yürümeyi unutabilir!</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/uzmanindan-kritik-uyari-sokaga-cikamayan-65-yas-ustundekiler-yurumeyi-unutabilir/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/uzmanindan-kritik-uyari-sokaga-cikamayan-65-yas-ustundekiler-yurumeyi-unutabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2020 20:46:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Yaşam Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7538</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ed95ce065680" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ed95ce065680 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Uzmanından kritik uyarı! Sokağa çıkamayan 65 yaş üstündekiler yürümeyi unutabilir!</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<header>
<h4>Asya Pasifik Ortopedi Derneği Başkanı, Prof. Dr. Mahmut Nedim Doral, “Sokağa çıkamayan 65 yaş ve üstü kişilerde kısıtlı harekete bağlı düşme ve kırıklar ciddiyet kazanmaya başladı” dedi.</h4>
</header>
<div class="row">
<div class="col-12 col-lg mw0"></div>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Covid-19 salgını nedeniyle uzun süredir sokağa çıkma yasağı kapsamında evlerinde kalan 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlar şimdi de hareketsizliğe bağlı sorunların tehdidi ile karşı karşıya.<br />
Pandemi nedeniyle sosyal izolasyon kapsamında uzun süre evlerinden hiç çıkmayan, yakın zamanda ise yalnızca haftada bir gün, birkaç saat sokağa çıkma izni verilen 65 yaş ve üstü vatandaşların yürüme ve diğer fiziksel aktivitelerindeki azalmanın önemli sağlık problemlerine neden olabileceğini pek çok uzman ifade ediyor.</p>
<p><strong>Medyaradar&#8217;dan Figen Balcı&#8217;ya</strong> konuşan <strong>Asya Pasifik Ortopedi Derneği Başkanı ve Ufuk Üniversitesi Tıp Fak. Ortopedi ve Travmatoloji AD. Başkanı Prof Dr Mahmut Nedim Doral</strong> çok daha önemli bir noktaya dikkat çekerek; “uzun süre hareketsiz kalma ve yürüyememe sonucu adımların unutulması söz konusu olabilmekte” dedi.</p>
<p>Ayak tabanının yere temasında azalma sonucu beyinde limbik sistemin uyarı alamamasının yürümeyi unutmaya sebep olabileceğini anlatan Prof Dr Doral bunun sonucunda yaşlılarda düşme ve buna bağlı kırıkların oluşma riskinin arttığını ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. M. Nedim Doral yaşam boyu hareketli kalmanın sağlık için vazgeçilmez önemi olduğuna dikkat çekerek, covid 19’dan korunurken diğer sağlık sorunlarına ortam hazırlamamak gerektiğini söyledi.</p>
<div id="adpro_1479" class="adpro text-center" data-page="218" data-region="1479" data-category="-1"></div>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://i.medyaradar.com/storage/files/images/2020/06/03/voisvl-4gWi.jpg" alt="" width="651" height="366" /></p>
<p><strong>YAŞLI YETIŞKINLER NE SIKLIKLA VE NE KADAR SÜREYLE EGZERSIZ YAPMALI?</strong></p>
<p>Yaşlı yetişkinlerde haftada en az 3-4 kez 20 ila 45 dakika egzersiz yapılmasının kas ve kemik sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinmektedir.</p>
<p>65 yaş üzerindeki bireyler sokağa çıkma yasağı olsa bile evlerinde hareket ve egzersizi  maksimum kılacak bir yaşam biçimi benimsemelidirler.</p>
<p>Hareketli olmak ve düzenli egzersiz yaşlılarda düşme ve kırık riskini azaltır.</p>
<p>Öte yandan yaşlılarda özellikle kalça kemiği gibi büyük eklemleri ilgilendiren kırıklarda emboli denen damarların pıhtı ile tıkanma riski hayatı tehdit edebilen bir sorun.</p>
<p>Prof. Dr. Mahmut Nedim Doral ; “Yaşlılar, yürüme, esneme, denge gibi çok yönlü egzersizleri kendi yaş ve beden sağlıklarına uygun biçimde düzenli olarak yaparlarsa, hem ruhsal, hem de bedensel sağlıklarını koruyacaklardır inancındayım“ diye konuştu.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.medyaradar.com/uzmanindan-kritik-uyari-sokaga-cikamayan-65-yas-ustundekiler-yurumeyi-unutabilir-haberi-2027865">medyaradar.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/uzmanindan-kritik-uyari-sokaga-cikamayan-65-yas-ustundekiler-yurumeyi-unutabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
