<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>savaşlar &#8211; Yaşlıyım Haklıyım</title>
	<atom:link href="https://www.yasliyimhakliyim.com/tag/savaslar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yasliyimhakliyim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Feb 2021 19:11:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Acıların, Savaşların Karşısında Duran Sanatçı: Marina Abramovic</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/acilarin-savaslarin-karsisinda-duran-sanatci-marina-abramovic/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/acilarin-savaslarin-karsisinda-duran-sanatci-marina-abramovic/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Feb 2020 04:26:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[acılar]]></category>
		<category><![CDATA[savaşlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=6158</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-under-and-over-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-under-and-over.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5e59e85c74870" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5e59e85c74870 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Acıların, Savaşların Karşısında Duran Sanatçı: Marina Abramovic</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Epey önce sanal dünyadan, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi&#8217;nde (SSM) açılacak dünyanın en önemli performans sanatçısı Marina Abramović (MA)sergisi için Marina Abramović Institute&#8217;nin (MAI), performans sanatıyla uğraşan Türkiye&#8217;li sanatçılara yeni projeler hazırlamaya davet ettiğini okuduğumda acayip mutlu olmuştum. Abramović&#8217;in Türkiye&#8217;de, İstanbul&#8217;da, SSM&#8217;de sergi açacağının muştusuydu bu kısa haber.</p>
<p>Performans sanatına ilişkin bildiklerim –çok- sınırlı olsa da MA&#8217;nın bu sanatın en önemli –ve ünlü- temsilcisi olduğunu, performansın &#8216;an&#8217;lar toplamında –süreçte- gerçekleştiğini, her bir performansın –mutlaka- toplumsal bir derdi olduğunu, zor olduğunu, -en üst düzeyde- sabır ve dayanıklılık istediğini ve –illaki- izleyiciyi aktif tuttuğunu biliyordum sadece.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://m.bianet.org/resim/olcekle/104661/475/270" width="475" height="270" /></p>
<p>2020 Ocak sonunda açılan sergiye ilişkin haberleri okumamaya çalıştım, kendime sürpriz olmasını istedim orada görebileceğim her bir &#8216;şey&#8217;in. Sanatçının canlı bir performans sergileyeceğini düşünüyordum –ve umuyordum- nedense. Yokmuş; canı sağ olsun MA&#8217;nın.<br />
İstanbul&#8217;da açılan &#8220;AKIŞ/FLUX&#8221; Sergisinin –projesinin-; 2019&#8217;un son çeyreğinde Balkanlar&#8217;da, sanatçının ülkesinde -Sırbistan&#8217;da-, doğup büyüdüğü kentte &#8211; Belgrat&#8217;ta- açtığı &#8220;The Cleaner&#8221; sergisinin tamamlayıcısı olduğunu duydum; sergi turu yapan bir rehberden.<br />
Hafta içinde, yüreğimin ve havanın –fena- kasvetli olduğu bir günde, müze gişesinde saat 11.30 gibi bilet için –en önde- kuyruğa girdiğimde, arkamdaki kadın ağırlıklı sergi turu katılımcılarından sergiye dair duyduğum cümlelere –keyifle- kulak kabarttım.</p>
<table border="2">
<tbody>
<tr>
<td>
<h2>MA&#8217;nın biyografisinden notlar&#8230;</h2>
<p>Marina&#8217;nın sanatsever ailesi, çocuklarını küçük yaşta kendini çizim ve resimle ifade etmesi için çabalamış, hatta evde atölye kurmuş.</p>
<p>Natürmort ve portreler –sonra da bulutlar- yapan Marina, Belgrat Güzel Sanatlar Akademisi&#8217;nde, ardından Zagrep Güzel Sanatlar Akademisi&#8217;nde okur. Marina, bedenini sanatı için araç olarak kullanmaya başladıktan bir süre sonra bırakır, resim ve çizimi.<br />
Tito&#8217;nun kurduğu Öğrenci Kültür Merkezi&#8217;nde (SKC) dönemin kavramsal sanatçılarıyla tanışır. Bu sanatçılardan Peripovic&#8217;le –ileride mutsuz olacağı- evlenir.</p>
<p>Bu yıllarda Alman sanatçı Joseph Beuys&#8217;le SKC&#8217;de çalışmak, Avusturyalı sanatçı Nitsch&#8217;le birlikte çalışmak Marina&#8217;nın işlerini etkiler.</p>
<p>Bedenin ve bilincin sınırlarını keşfettiği 5 performanstan oluşan &#8220;Ritim&#8221; dizisinin ilkini Roma&#8217;da –sonra Napoli ve Milano- gerçekleştirir.<br />
1975&#8217;te Amsterdam&#8217;da performans sanatçıları buluşmasında Ulay&#8217;la tanışır.<br />
1976&#8217;da kocası Peripovic&#8217;ten boşanır, Amsterdam&#8217;a Ulay&#8217;ın yanına taşınır. Birlikte çok iş yürütürler, değişik ülkelerde sergiler açarlar. Sanatları Amsterdam&#8217;da önem kazanır. Karavanla seyahatlere çıkarlar.</p>
<p>Avusturya Aborjinleriyle 9 ay birlikte yaşarlar. &#8220;Night Sea Crossing&#8221; (Gece Denizi Kavşağı) performansını önce Sidney&#8217;de sergilerler.<br />
1983&#8217;te Budist bir rahip ve Aborjin bir şifacıyla Büyük Viktorya Çölü&#8217;ne giderler. &#8220;Night Sea Crossing Crossingconjunction&#8221; (Gece Denizi Kavşağında Kavuşum) performansını, Hollanda&#8217;da gerçekleştirir.</p>
<p>1986&#8217;da Vipassana meditasyonu unsurlarıyla oluşturdukları ilk oyunları &#8220;Modus Vivendi&#8221;yi, Baltimor dahil sergilerler. Bu dönemde performatif video ve fotoğraf çalışmalarını da sürdürürler.</p>
<p>1988&#8217;de, uzun zamandır çalıştıkları &#8220;The Lowers&#8221; (Aşıklar) isimli performans için Çin Seddi yürüyüşüne başlar Marina ve Ulay. Biri Doğu, biri Batı ucundan yürür, seddin. 90 gün sonra buluştuklarında, hem işbirliklerini ve hem ilişkilerini sonlandırır çift.<br />
Her performansında vücudunun sınırlarını zorlayan MA, günümüze dek sergilediği performanslarda –neredeyse canına mal olacak- çok büyük tehlikeler de atlatıyor.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Müzenin giriş katında başlayan sanatçının biyografisinin yer aldığı duvarda bulunan MA&#8217;nın yaptığı babası ve –nedense sırtı dönük ve kafası yarım- annesinin portreleri ilginçti.</p>
<p>Sergi beni daha başlangıçta, beyaz kapıdan – &#8220;Sound Corridor&#8221; (War) &#8220;Ses Koridoru&#8221; (Savaş) &#8211; içeri girerken –acayip- etkiledi. Ses enstelasyonu nedeniyle maruz kaldığım ışık ve ses beni dış dünyanın kasvetinden daha ağır bir kasvete sürüklese de içeride daha neler yaşayacağımın –adeta- habercisiydi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://m.bianet.org/resim/olcekle/104662/475/307" width="475" height="307" /></p>
<p>Serginin ilk katındaki MA&#8217;nın yarım asırlık sanat yaşamınca ürettiklerinden oluşan seçkideki video ve yerleştirmeleri izlerken -adeta konuşan- fotoğraflarına bakarken –birbiriyle çelişen- duygu karmaşası yaşıyor insan. &#8220;Gelmek ve Gitmek&#8221; başlıklı dizi fotoğrafta gözden kayboluyordu sanatçı, oysa benim gözüm ona daha yeni alışmıştı.</p>
<table border="2">
<tbody>
<tr>
<td><strong>MA, &#8220;Ritim 10&#8221; adlı Performansına (1973, 1 saat) dair diyor ki;</strong></p>
<p>&#8220;Yere beyaz bir kâğıt koyuyorum<br />
Kâğıdın üstüne farklı boy ve şekillerde 20 bıçak koyuyorum<br />
Yere mikrofonlu iki teyp koyuyorum.<br />
Performans<br />
İlk teybi açıyorum.<br />
İlk bıçağı alıp sol elimin parmaklarımın arasına<br />
mümkün olduğu kadar hızla saplıyorum.<br />
Her elimi kesişte bıçağı değiştiriyorum<br />
Bütün bıçakları (bütün ritimleri) kullandığımda teybi başa alıyorum.<br />
Performansın ilk bölümünün kaydını dinliyorum.<br />
Konsantre oluyorum.<br />
Performansın ilk bölümünü tekrarlıyorum.<br />
Bıçakları aynı sırayla alıyorum, aynı sırayı izliyorum ve elimi aynı yerden kesiyorum.<br />
Bu performansta geçmişin ve şimdinin hataları senkronize ediliyor.<br />
İkinci teybi başa alıyorum ve bıçakların ikili ritmini dinliyorum.<br />
Gidiyorum.&#8221;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Etkilendiğim videolardan biri oldu; &#8220;Art Must be Beautiful, Artist Must be Beautiful&#8221; (Sanat Güzel Olmalı, Sanatçı Güzel Olmalı). Metal fırça ve metal tarakla saçlarını taradıkça kendi kafa derimin acıdığını fark ettim izlerken. Sabah saçlarımı tararken hep MA&#8217;nın acı çeken yüzü geliyor aklıma.</p>
<p>İnsanın sesi çıkmayana dek bağırması yani &#8220;Sesi(ni) Özgür Bırakması (1977)&#8221; , Ulay&#8217;la ortak performansları &#8220;Light/Dark&#8221; (Aydınlık/Karanlık), &#8220;Zamanda İlişki&#8221; (1977), &#8220;Durağan Enerji&#8221;, &#8220;AAA- AAA&#8221; videoları ile iki kanallı video &#8220;The Lowers&#8221; (Aşıklar) ilginçti, anlatın dersen anlatamam ama izlendiğinde insanda çok farklı duygular uyandırıyor, gerçekten.</p>
<table border="2">
<tbody>
<tr>
<td><strong>MA, 1995 tarihli &#8220;The Onion&#8221; (Soğan), videosu için (10 dakikalık) performansına dair deşifresinden:</strong></p>
<p>&#8220;İri bir soğanı kabuğuyla birlikte yiyorum, gözlerini göğe çevirmiş, hayatımdan yakınırken.<br />
Bu kadar sık aktarma yapmaktan; bekleme odalarında, otobüs duraklarında, tren istasyonlarında, havaalanlarında beklemekten yoruldum.<br />
Sonu gelmez pasaport kontrollerinde beklemekten yoruldum.<br />
Alışveriş merkezlerinde alelacele alışverişlerden.<br />
Kariyerle ilgili karar üstüne karar almaktan yoruldum, müze ve galeri açılışlarından, sonu gelmez resepsiyonlardan.<br />
(&#8230;)<br />
Yanlış adama aşık olmaktan yoruldum.<br />
Burnumun çok büyük olmasından, kıçımın kocaman olmasından utanmaktan yoruldum.<br />
Yugoslavya&#8217;daki savaştan utanmaktan.<br />
Uzağa kaçmak istiyorum, o kadar uzak olsun ki artık hiçbir şeyin önemi kalmasın.<br />
Tüm bunların arkasında neyin yattığını apaçık anlamak ve görmek istiyorum.<br />
Artık bir şey istemez olmak istiyorum.&#8221;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Beş kanallı bir video yerleştirmesi olan &#8220;Cleaning the Mirror 1&#8221; (Aynayı Temizlemek 1) önemli bir çalışma olsa da, irite olduğum için izleyemedim. MA&#8217;nın kendi gölgesiyle yaptığı tangoyu izlediğimiz &#8220;Insomnia&#8221; (Uykusuzluk) video performansı düşündürücüydü epeyce.<br />
MA&#8217;nın, &#8220;Balkan Baroque 1&#8221; adlı performansında temizlediği kanlı hayvan kemiklerine ilişkin enstantane, 1997&#8217;de Venedik Bienali&#8217;ndeki performansından. Sanatçının o yıllarda Balkanlar&#8217;da yaşanan savaşa gösterdiği karşı duruşu olan bu performansı Altın Aslan ödüllü ve sanatçının anıtsal işlerinden.</p>
<table border="2">
<tbody>
<tr>
<td>&#8220;Ormanın bütün kuşları,<br />
ormanın bütün kuşları denize iniyor.<br />
Sadece bir tanesi kalıyor, sadece bir tanesi kalıyor,<br />
bana mutsuz aşkın şarkısını söylemek için.&#8221;<br />
<em>Balkan Barok. 3 kanallı video enstalasyonu. Deşifre.</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&#8220;Standing Structures for Human Use&#8221; (İnsanların Kullanımı İçin Ayaklı Yapılar) adlı iş, sergiyi gezenlerin &#8220;kullanımı için geçici nesne&#8221;ydi. &#8220;Platformun üstüne çıktım, kafam, kalbim ve alt bedenimle kristallere yüklendim ve bu halde sessiz kaldım.&#8221; Değişik bir deneyimdi ama etraf sessiz olmadığı için kendimi pek susturamadım. Bu ayaklı yapılardan birinin yanı başında duruyordu sanatçının talimatlarına uymaya çabalayarak &#8220;Yola Çıkış Ayakkabıları&#8221;nı (Shoes for Departure); çıplak değil ama çoraplı ayaklarımı ayakkabıların içine soktum, gözlerim kapalıydı, kıpırtısızdım, yola çıkmayı denedim başaramadım.</p>
<p><img decoding="async" src="https://m.bianet.org/resim/olcekle/104663/475/475" width="475" height="475" /></p>
<p>Sıra en sevdiğim performans videosuna geldi: &#8220;Confession&#8221; (İtiraf). Ama bu videoyu anlatmak/yazmanın zor olduğunu deneyimledim az önce ha bire yazıp silerek. Lütfen izleyin bu güzelim videoyu bir şekilde.<br />
Sırbistan&#8217;daki savaşı konu alan 4 kanallı video yerleştirmesi olan &#8220;Count on US&#8221; (Bize Güven) performansını, sergiden çıktıktan sonra sergi kataloğunu okurken anladım; keşke o arada okumuş olsaydım dedim ama telafisi yoktu.</p>
<table border="2">
<tbody>
<tr>
<td><strong>PERFORMANSLARA DAİR (katologdan) notlar&#8230;</strong></p>
<p>SSM ve MAI&#8217;nin Agustos 2019&#8217;da yaptığı çağrıya 300&#8217;ü aşkın sanatçı başvurmuş. MAI, 44&#8217;ünü uzun süreli performans geliştirmeye çağırmış. Sonunda sergiye performans, dans, müzik ve tiyatro gibi farklı alanlarda çalışmış 12 Türkiyeli sanatçı ile Almanya, Yunanistan ve İspanya&#8217;dan uzun süreli performans deneyimi olan sanatçılar davet edilmiş. Seçilen sanatçılar 76 gün boyunca, müzenin açık olduğu günlerde 12.00-18.00 saatleri arasında performans sergiliyor.</p>
<p><strong>Arda Cabaoğlu</strong>. &#8220;Zorla Mizofoni: Patlama, Üfleme, Nabız. 2020&#8221;. 28 gün &#8211; Günde 8 saat.<br />
<strong>Bahar Temiz</strong>. &#8220;BUZ&#8221;. 18 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Dilek Champs</strong>. &#8220;Kırmızı Halı&#8221;. 22 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Evren Kutlay</strong>. &#8220;Tekliğe Giden Yolda: Doğuya ve Batıya Barış İçin Öneri&#8221;. 12 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Halil Atasever</strong>. &#8220;Mezbaha&#8221;. 24 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>İlyas Odman</strong>. &#8220;Yolluk&#8221;. 34 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Maria Stamenkovic Herranz</strong>. &#8220;Bu Ölümlü Ev&#8221;. 24 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Merve Vural</strong>. &#8220;Aynanın Önündeki Venüs&#8221;. 12 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Murat Adash</strong>. &#8220;Haberleşme (Biçimlenme)&#8221; 24 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Umut Sevgül – Metehan Kayan</strong>. &#8220;Dikine&#8221;. 18 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Murat Ali Cengiz</strong>. &#8220;Müzisyensiz Bölge&#8221;. 69 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Nancy Stamatopoulou</strong>. &#8220;İskemle&#8221;. 6 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Nezahat Ekici</strong>. &#8220;Devam Eden Çalışma – Kişisel Harita&#8221;- 10 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Şebnem Dönmez</strong>. &#8220;Bayan Kontür&#8221;. 6 gün &#8211; günde 8 saat.<br />
<strong>Virginia Mastrogiannaki</strong>. &#8220;SJ&#8221;. 36 gün &#8211; günde 8 saat.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Benim gittiğim tarih Dönmez, Cengiz, Herranz ve Cabaoğlu&#8217;nun performansları denk geldi. İlginç bir deneyimdi benim açımdan. Anlat(a)mayacağım/yaz(a)mayacağım, izlenmesinin daha anlamlı olduğunu düşündüğümden ancak buraya bianet&#8217;ten Ayşegül Özbek&#8217;in Dönmez&#8217;le yaptığı o güzelim söyleşinin linkini bırakıyorum:</p>
<p><a href="http://bianet.org/bianet/yasam/220339-sebnem-donmez-yaslanmak-ve-guzellik-normlarini-sorguluyor" target="_blank" rel="noopener noreferrer">TIKLAYIN &#8211; Şebnem Dönmez Yaşlanmak ve Güzellik Normlarını Sorguluyor</a></p>
<p><strong>&#8220;Acı hissetmeyeceğim bir noktaya ulaşana kadar kendimi kırbaçlıyorum.&#8221;</strong></p>
<p>Serginin üçüncü galerisinde METOT var. Performans sanatında &#8216;Abramovic Metod&#8217;u olarak nitelenen bu metot ile bir ziyaretçi olarak şahane bir deneyim yaşadım. Başka insanlarla -ortak katılımla- ve kendimle iletişime geçtiğim bu deneyimi yazarsam sürpriz bozulacağından yazmayacağım. Kesinlikle öneriyorum ki; mutlaka buraya – hem de uzun- zaman ayırın. Bu size iyi gelecek üstelik sanatçıyı daha iyi anlayacak ve çıktığınızda &#8216;iyi ki girdim, bu mekana&#8217; ve &#8216;keşke daha çok zamanım olsaydı&#8221; diyeceğinize eminim. Bir öneri daha; bu sergiye dingin bir beden ve zihinle gitmeniz ve çıkışta da hayatın koşuşturmasına mesafeli dahil olmanız.</p>
<table border="2">
<tbody>
<tr>
<td>Akbank Sanat&#8217;daki ziyaretçilere tarihsel bağlamda performans sanatını –ve Türkiye&#8217;li sanatçıları da- tanıtan sergide, 25 Nisan 2020 tarihine dek izlenebilecek film programına <a href="https://www.akbanksanat.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">akbanksanat.com</a>&#8216;dan ulaşılabiliyor. Sergi Pazar ve Pazartesi hariç 10:30 – 19:30 saatleri arası açık.</td>
</tr>
</tbody>
</table>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/acilarin-savaslarin-karsisinda-duran-sanatci-marina-abramovic/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
