<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Torun &#8211; Yaşlıyım Haklıyım</title>
	<atom:link href="https://www.yasliyimhakliyim.com/tag/torun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yasliyimhakliyim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Feb 2021 21:34:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Bu Bayram Yaşlılara Olan Sevginizi Telefonda Gösterin</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/bu-bayram-yaslilara-olan-sevginizi-telefonda-gosterin/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/bu-bayram-yaslilara-olan-sevginizi-telefonda-gosterin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 09:41:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Huzurevi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7214</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-simple-and-brd-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-simple-and-brd.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5ec257c7518e8" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ec257c7518e8 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Bu Bayram Yaşlılara Olan Sevginizi Telefonda Gösterin</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<a class="" data-lightbox="lightbox[rel-7214-1302439838]" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-692x1024.png" target="_self" class="vc_single_image-wrapper   vc_box_border_grey"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1750" height="2591" src="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9.png" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" srcset="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9.png 1750w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-203x300.png 203w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-692x1024.png 692w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-768x1137.png 768w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-1037x1536.png 1037w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/05/image-9-1383x2048.png 1383w" sizes="(max-width: 1750px) 100vw, 1750px" /></a>
		</figure>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/bu-bayram-yaslilara-olan-sevginizi-telefonda-gosterin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükanne-Büyükbaba ve Torun İlişkisi: &#8220;Aşkın Anlama Uzanan Ufku&#8221;</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/buyukanne-buyukbaba-ve-torun-iliskisi-askin-anlama-uzanan-ufku/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/buyukanne-buyukbaba-ve-torun-iliskisi-askin-anlama-uzanan-ufku/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Nov 2019 02:44:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükbaba]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=4461</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-under-and-over-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-under-and-over.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5dc0e1c3ad132" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dc0e1c3ad132 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Büyükanne-Büyükbaba ve Torun İlişkisi: ``Aşkın Anlama Uzanan Ufku``</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>James Joyce</strong>&#8216;un karısına yazdığı mektuptaki &#8220;(Çocuklarımız) başarılıysalar ve yüce gönüllü iseler, o zaman bu bizden almışlar demektir, aşkım&#8221;, satırına <strong>Wilhelm Schmid</strong> &#8220;Kısmen bazı yanlarıyla da başkalarından, yaşıtlarından, kardeşlerinden, arkadaşlarından, eğitmenlerinden, öğretmenlerinden, bir de büyükanneleri ve büyükbabalarından&#8221; diye ekleme yapıyor.</p>
<p>Alman Felsefeci Wilhelm Schmid, <strong>&#8220;Anne Baba Ve Büyükanne Büyükbaba Olmanın Sevinçleri Üzerine&#8221;</strong> adlı kitabının (İletişim yayınları, İstanbul-2018) <strong>&#8220;Büyükanneler Ve Büyükbabalarla Torunlar Arasındaki Sevginin Özellikleri&#8221;</strong> bölümünden alıntıladım yukarıdaki anekdotu.</p>
<p>Schmid&#8217;i seviyorum; mutsuzluk, aşk, yaşlanmak, arkadaşlık ve düşmanlık üzerine yazdıklarını sevdiğim gibi, anne-babalık ve büyükanne-büyükbabalık kurumu üzerine yazdıklarını da çok sevdim.</p>
<p>İş bu yazı; kendi cenahımdan anneanne/babaanne–dedelik ya da büyükanne- büyükbabalık kurumuna bakıştan ziyade konuya dair yaşantılarımın ve Schmid&#8217;in yazdıklarının bir bölümünü içerecek. Malum konu derin ve tek bir yazıyla işlenecek gibi değil.</p>
<h2>Torunların ölümle ilk karşılaşması</h2>
<p>İki dedemi görmedim, babaannemi de. Annemin annesini, nenemi yani, ilkokuldayken kaybettim. Drama &#8216;macır&#8217;ı nenemden ürkerdik –galiba- biraz. Tok sözlüydü, özgül ağırlığı vardı. Yaz akşamüzerleri onun bahçeli evinde toplanır; yer içer ve oynardık kuzenlerimle. Kışın hafta sonları giderdik, nenemlere. Evdeki iki teyzem çekerdi tüm yükümüzü. Yakından yaşadığım ilk ölüm onun ölümüydü. O ölünce evinin şavkı söndü adeta.</p>
<h2>&#8220;Büyükanne-büyükbabalar torun ayrımından kaçınmalı&#8221;</h2>
<p>Geleneksel yapının egemen olduğu bir Ege kasabasında yaşıyorduk. 6 kızı ve 1 oğlundan olma 18 torunu vardı öldüğünde; yaşları o zamanlar 2-30 arasında değişen. Nenem, biricik oğlundan olma ikisi kız, biri erkek olan üç torununu diğer torunlarından ayrı tutardı.Farkındaydık, itiraz etmezdik, çünkü kabullenmiştik. Nenemin ilk torun çocuğu, Melis doğduğunda &#8216;dört kuşak bir arada&#8217; olmanın kadir ve kıymetini bilecek yaşta değildim. Nenemin kızları –nedense- nene değil, babaanne ya da &#8216;an&#8217;ane&#8221; dedirtti, torunlarına.</p>
<h2>&#8220;Aralarındaki sevgi özeldir&#8221;</h2>
<p>&#8220;5 kız kardeşiz. Liseyi bitirdiğim yıl kaybettiğim babam, sadece 2 kızından olma 4 torunundan duyabildi, &#8216;dede&#8217; sözcüğünü. Süreç içerisinde anneme, &#8216;a&#8217;nane&#8217; diyen 3 kız torun daha geldi. Yakınında olan 3 torununun büyümelerinin belli aşamalarına tanıklık etti, a&#8217;nane olmanın tadını çıkardı. Benden olma 2&#8217;si hariç diğerlerinin mürüvvetlerini de gördü. Hatta 86 yaşında hayatında ilk kez uçağa binip İstanbul&#8217;a, torununun düğününe bile gitti, 20 saatliğine. İki kızının a&#8217;nane olduğunu gördü.</p>
<h2>&#8220;Büyükanne-büyükbabalık keyfi artırılarak yaşanmalı&#8221;</h2>
<p>Annemden uzakta, gurbette olsak da, her fırsatta yanına gittiğimiz annemle kızlarım arasında an&#8217;ane-torun mefhumu oluştu. Schmid&#8217;in tanımladığı engel koymayan, iktidar kurmayan, sükunetini koruyan, müdahil olmayan, makul denetim kuran, yargılamaktan kaçınan, fazlasıyla özenli, sınırlı sorumlu büyükanne/büyükbaba tanımına seçili alanlar(ın)da -belli bir sınırda- uyuyordu, annemin a&#8217;naneliği.</p>
<p>Şimdi düşünüyorum da o zamanların büyükanne/büyükbaba anlayışına aşağı yukarı denkti. Son torunlar yaşlılığına denk gelmişti. Üç kuşak bir aradayken sorun yaşamadık mı? Tabii ki yaşadık; sonra hemence unuttuğumuz.</p>
<h2>&#8220;Deneme-yanılma dönemi olduğunu onlar bilir&#8221;</h2>
<p>Nazik&#8217; şeyleri ebeveynleriyle konuşamayan çocuklar, büyükleriyle açık açık konuşur, sırdaşlıklarına olan güvenle. Çünkü ebeveyn ilişkisi korku içerir, büyüklerle ilişki içermez.&#8221; Kızlarım ve yeğenlerimin a&#8217;naneleriyle ilişkilerine dair Schmid&#8217;in tanımlamasına uygun –minik- anıklıklarım var elbette ama yazıyı daha fazla kişiselleştirmemekte yarar var.</p>
<h2>&#8220;Geçip giden ve oluşmakta olan hayatlar&#8221;</h2>
<p>Schmid&#8217;in aşağıdaki satırlarına katılmamak mümkün mü? &#8220;Hayatın büyük döngüsü içindeki büyükler, torunlarının hafızasında yaşamayı sürdüreceklerini, torunlar da büyükleri sayesinde hayatın bir gün sona ereceğini idrak eder. Yaşlanma acısı çeken büyükler, kendi ömürleri sona yaklaşırken hayatın öngörülemeyecek kadar geniş olanaklarının hala önlerinde uzandığının farkındadır.&#8221;</p>
<p>Babamın kızlarımı görememiş olmasına, kızlarımın da –babam gibi- çok güzel bir dedeyi görememesine hep üzülmüşümdür. Minnacıkken başladıkları kreşe ve ilkokuldayken gittikleri çocuk kulübü sürecinde günde iki kez önünden geçtikleri elektrikçi dükkanının sahibi 50&#8217;li yaşlarındaki henüz çocukları bekar olan esnaf, onların dede sözcüğünü –ne güzel ki- tüketmesine vesile oldu. &#8220;Benim dedelik stajı yapmama, kızlarının da, dede tadını çıkarmasına izin ver&#8221;, demişti bana. Hala minnettarımdır, ona.</p>
<h2>&#8220;Onlar zamanın geçip gittiğini bilir, torunlar bilmez&#8221;</h2>
<p>Çalışan annelerin, kentli annelerin ya da &#8220;günümüz ebeveyni gün içinde süratle koşuştururken çocuklar her zaman yavaş kaldığı için ittirilmesi gerekir&#8221; diyen Schmid&#8217;e yürekten katılıyorum. İkiz kızlarımın ilk öğrendiği sözcüklerden biriydi &#8216;hadi&#8217;. Dokuz aylıkken kreşe başlayan iki çocuğu sabahın köründe uyandır, giydir, yedir, kreşe götür, sonra da işine git. Sabahın sekizinde enerjim tükenir, çalışırken şarj olurdum evdeki akşam ev mesaisi için. Ben çocuklarıma, hayat da bana hadi derdi habire.</p>
<h2>&#8220;Büyükanne-büyükbabalarının tadını çıkarmalı torunlar&#8221;</h2>
<p>Hayatın taşkalası içinde kendi ilgilerinin peşinden giden çocuklarımla o döneme özgü bir sürü sorun yaşadım tüm ebeveynler gibi. Atlas&#8217;ın a&#8217;nanesi olalı bir yıl oldu ve &#8211; itirafımdır- pek bir sevdim a&#8217;nanelik şapkasını. Atlas&#8217;la aramdaki sevgi bağı, çocuklarımla olandan farklı –ve daha iyi- olacağı kesin. Schmid&#8217;in dediği gibi ben, hayatın içinde çıkmaz/dolambaçlı –gibi görünen– yollarda yaşadığım anlamlı deneyimlerin etkisiyle ve hayat olanaklarını önceden yaşamam nedeniyle torunumu engel olarak görmeyeceğim diye düşünüyorum; ebeveynlerinin bazen görse bile.</p>
<p>&#8220;Evde ebeveyn kuralları içine sıkışan çocuklara, büyükanne-büyükbabalarının sıra dışı şeylere –deliliklere- izin verdiği için torunlara iyi gelir&#8221;, diyen Schmid&#8217;in sözünü dinleyecek ve torun Atlas&#8217;ın a&#8217;nanesinden, ananesinin de ondan fazlasıyla keyif alması için gereğini yapacağım.</p>
<h2>&#8220;Ebeveyn ile büyükanne-büyükbaba ilişkisi çatışmayı da içerir&#8221;</h2>
<p>Schmid&#8217;in konuya dair aşağıdaki uyarıları kıymetli. &#8220;Büyükler, anne-babanın aile ve iş yükünü –ilişkiler bazında ve koşullar oranında- biraz olsun azaltabilirse, kendilerini işe yaramış hissederler. Büyükler, kendilerine gereğinden fazla başvurularak sömürüldüklerini görürlerse istismar edildikleri hissine kapılır. Büyükler eğitim konusunda anne-babanın tayin edici rolünü kabullenme, bazen muzip suç ortaklığı yapma, fazla pahalı hediyeler satın almayarak çatışmadan uzaklaşmalı.</p>
<p>Çocukların her şeye –koşulsuz- izin veren büyükleri, bazen hayır demesi gereken anne-babadan daha çok sevdikleri izlenimi doğarsa ebeveyn kıskançlığa kapılabilir. Ebeveyn büyüklerin çocukları fazla şımartma, büyükler de ebeveyni fazla sıkmakla itham edebilir.&#8221; Gurbetlik var serde; her dem göremesem de, iletişim teknolojileri sayesinde büyüme sürecine tanık olduğum torun Atlas&#8217;la bir araya geldiğimizde bu tür çatışmayalar ivmesinin artmasına hazır olmalıyım, galiba.</p>
<h2>Torunlar ve çocukların anlayamadığı bir ilişki: kayınlık</h2>
<p>&#8220;Torunları tarafından farklı derecede sevildiğini hisseden büyükanne- büyükbabaların kendi aralarında kıskançlık yaşamasına sıkça, ayrımcılığa uğradığını düşünen torunların kendi aralarında kıskançlık yaşamasına daha sıkça rastlanır&#8221; diyen Schmid, &#8220;büyükler ile torunlar arasındaki sevginin istenmemesi ya da torpillenmesi sorunu kolay çözümlenemeyen bir konu&#8221; olduğunu söylüyor. Ve uyarıyor: Evlilikle kurulan ve zorlu bir ilişki olan anne/babadan birinin ebeveyni olan büyükanne-büyükbaba ile torunlarının ilişkisi, aile düzeninde onun aleyhine bir kaymaya yol açarsa, diğer ebeveynin gözüne batabilir.</p>
<h2>&#8220;Anne-baba ayrıldığında, büyükanne-büyükbabalar –genellikle- kurtarıcıdır&#8221;</h2>
<p>Büyükannelerin her dem -bir şekilde- torunlarının yanında olduğunu, –ne güzel ki- artık büyükbabaların da torunlara destek verdiğini, her ikisinin de çalışma koşulları ve yaşam olanakları nedeniyle güçleri azalsa da dinç kalmak için uğraştıklarını söyleyen Schmid&#8217;le hemfikiriz.</p>
<p>Bazı torunların büyük anne-büyükbabasına duyduğu sevginin yoğunluğu, sahici ve farz edilen anne/ baba eksikliğini telafi ettiğine dair örnekler var çevremde. Eğer torun büyükannenin bakımına muhtaç hale gelirse, büyüklerin sevgisinin zor sevgiye dönüştüğünü söylüyor, Schmid. Gelişen dünyaya her zaman güvenmeyen büyüklerin torunlarının davranış, kıyafet, müzik zevkine, saç kesimine karıştıklarında çekilmez oldukları malum.</p>
<h2>&#8220;Torunlarıyla ilişkiyi sürdürme hakkı, boşanma kararında yer almalı&#8221;</h2>
<p><strong>Schmid</strong>&#8216;in büyükanne-büyükbabalık kurumu üzerine yazdıklarını sevdiğimi söylemiştim yazının başında. Bu yazıda yer veremediğim birçok düşüncesi var ancak &#8220;Anne-babanın ayrılığı sonrası, büyükler torunlarını göremez olur ve aralarındaki temas kesilirse ilişki imkansızlaşır&#8221;, &#8220;Çocukların ebeveyniyle, kardeşleriyle, büyükanne-büyükbabalarıyla oluşturacağı sabit bir ilişkisinin olmaması, güven içinde büyümesi için gerekli &#8216;şey&#8217;lerden mahrum kalmasına yol açar&#8221;, &#8220;Büyükanne-büyükbaba kendi hayatını yaşamak istediğinde, uzakta yaşıyorsa ya da ölmüşlerse torunlarla ilişki kuramayacağından seçilmiş büyükanne-büyükbabalar bulunabilir&#8221; cümleleri bu yazıda yer almalı.</p>
<p><strong>Sevgili Schmid; a&#8217;nanelik sürecime</strong> – ne denli başarılı olabilirim, bilemesem de- <strong>yol gösterici olduğun için sağ ol, var ol.</strong> (ŞD/PT)</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/buyukanne-buyukbaba-ve-torun-iliskisi-askin-anlama-uzanan-ufku/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çatışma Değil; Kuşaklar Arası Dayanışma</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/catisma-degil-kusaklar-arasi-dayanisma/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/catisma-degil-kusaklar-arasi-dayanisma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2019 23:59:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=3606</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dbcc61406664" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dbcc61406664 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Çatışma Değil; Kuşaklar Arası Dayanışma</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><b>Çin&#8217;de bir yasayla; aile üyeleri yaşlı ebeveynlerinin ruhsal ihtiyaçlarını gidermekle, yaşlıları sıkça ziyaret etmekle yükümlü tutulmuş. Peki kuşaklar arası dayanışma ve paylaşım kanunla geliştirilebilir mi?</b></p>
<p>Çin&#8217;de geçtiğimiz günlerde yürürlüğe giren bir <a href="http://t24.com.tr/ajans/cin39de-yaslilari-ziyaret-etmek-yasalasti/61191">yasayla</a>; aile üyeleri yaşlı ebeveynlerinin ruhsal ihtiyaçlarını gidermekle, yaşlıları sıkça ziyaret etmekle yükümlü tutulmuş. Yaşlılarının duygularını görmezden gelen ya da onlara soğuk davrananların yargılanması da söz konusu. Ayrıca işverenler, çalışanlarının ailelerindeki yaşlıları ziyaret etmesine müsaade etmekle yükümlü kılınmış ve işçilerin bu hakkı devlet güvencesinde alınmış.</p>
<p>Toplam nüfusu 1,3 milyar, 60 yaş ve üstü nüfusu ise 185 milyon olan ve yıllardır kontrollü çoğalan bu ülkede yapılan bu düzenleme yaşlıların; kuşaklar arası dayanışma kaynaklı sorunlarının çözümüne katkısı olur mu? Onların yaşam kalitesini arttırır mı? Sömürülmelerini, ihmal ve istismar edilmelerini önler mi? Saygı ve itibarlarını arttırır mı?</p>
<p>Ayrımcılığa maruz kalmalarını engeller mi? Toplumsal ilişkilerini arttırmalarını sağlar mı? Genç kuşaklarla bilgi-becerilerini paylaşmasına yol açar mı?</p>
<p>Etkisi süreç içerisinde görülebilecek olan bu düzenleme; Çinli iki araştırmacının; <strong><a href="http://www.ttb.org.tr/STED/files/2012/2.pdf">bulgularının</a> </strong>destekçisi adeta. Yeung-Fung (2007) Çin&#8217;de, yaşlıların algılanan aile desteğinin arkadaş desteğine kıyasla daha önemli olduğu ve yaşam doyumunu daha fazla etkilediği saptamış.</p>
<p>Çocukları ve diğer aile üyeleri ile arkadaş ilişkilerinde doyuma ulaşan yaşlıların genel anlamda yaşam doyumlarının arttığına ilişkin pek çok araştırma bulgusu mevcut.</p>
<p>Mesela bizde yapılan bir <a href="http://www.ttb.org.tr/STED/files/2012/2.pdf">araştırmada</a>; aile ortamında çocuklarıyla birlikte yaşayanlar ile huzurevinde yaşayıp çocuklarıyla görüşebilen yaşlıların algıladıkları aile desteğinin yüksek olduğu ve bu durumun çocuklarıyla olumlu ilişkiler kuran yaşlıların kendilerini toplumsal açıdan güvende hissettiği bulgularına ulaşılmış. Bir diğer araştırmada aile ortamında eş, çocuk ya da torunlarıyla birlikte yaşayanların sosyal destek algılarının huzurevindeki yaşlılara görece daha yüksek olması nedeniyle döneme özgü sorunlarla baş etmede göreceli olarak daha başarılı oldukları yer alıyor.</p>
<p>Bazı olgu ve değerler ülkelerin ekonomik, sosyal ve kültürel yapılarına göre değişiklik gösterse de, yaşlıların toplumla bütünleşmeleri ya da sosyal yoksunluğu, bize ya da Çin&#8217;e özgü bir sorun değil. Yine evrensel düzeyde yaşlı insanların mutsuzluğuna yol açan kuşaklar arası çatışma da konuya ilişkin uluslararası belgelerde yerini korur.</p>
<p>Aile; her yaş grubundaki birey için değişik düzeyde önemli. Yaşlılıkta ise çoğu kez bakım gereksinimi nedeniyle aile desteği daha da önem kazanıyor. Sosyal değişim ve dönüşüm sürecinden etkilenen aile yapısı çerçevesinde çocuklarına ve diğer sevdiklerine yakın bir yerdeki kendi evinde alıştığı ortamda yaşam sürdürmek yaşlılar &#8211;<em>aslında diğerleri için de</em>&#8211;  için giderek artan bir tercih nedeni artık.</p>
<p>Yaşlılar artık &#8220;uzaktan sevilmek&#8221; istiyor; gördükleri lüzum üzerine. Sevdiklerine ulaşılabilir yakınlıkta olmayı; aynı evde hayatın getirisi hayhuyun tam ortasında değil yakın çevresinde olup da en fazla etkilenen olmaya tercih etmektedir. Aynı evin içinde ya da zaman zaman bir araya gelinen durumlarda üç-dört kuşağın bir arada olmasının getirisi keyfi azaltan kuşaklar arası çatışmadan yaşlılar; diğer üyelere görece daha fazla olumsuz etkilenmektedir.</p>
<p>Yine her dem &#8220;<em>kendini her şeyden ırak ya da mahrum yakalayan&#8221;</em> yaşlılar yalnızlığın getirisi dinlendirici ve zenginleştirici etki yerine, huzursuzluk tercihini kullanmaları çoğu kez hayatlarını çileye dönüştürmektedir. Yakınlarıyla ilişkilerinde sorun yaşayan yaşlıların anlaşılmayı beklerken karşısındakileri anlamak için çaba harcamamaları çoğu kez iletişim dahil yardımlaşma ve dayanışma ilişkisini de kilitlemektedir.</p>
<p>Kuşaklar arası dayanışma ve paylaşım kanunla geliştirilebilir mi? Kuşaklar arası sosyal birlik beraberlik kanunla geliştirilebilir mi? Toplumsal değerlerden beslenmeyen yasal düzenlemeler amacına ulaşabilir mi? İnsanın aile büyüklerini özlediği için ziyaret etmesiyle, zorla ziyaret etmesi arasındaki lezzet farkı giderilebilir mi?</p>
<p>Çin&#8217;in kuşaklar arası dayanışmayı arttırmak için bulduğu çözüm bu. Çin ve ülkemiz dahil evrensel düzeyde her dem yaşlıların aleyhine sonuçlanan kuşaklar arası çatışma;  kuşaklar arası uzlaşma ve dayanışmaya dönüştürülmezse yaşlılar mutsuz olmaya devam edecektir. (ŞD/ÇT)</p>
<div class="item">
<p><em>*Şadiye Dönümcü. sosyal hizmet uzmanı.</em></p>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/catisma-degil-kusaklar-arasi-dayanisma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her toruna lazım bir büyükanne</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/her-toruna-lazim-bir-buyukanne/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/her-toruna-lazim-bir-buyukanne/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2019 13:27:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rengahenk Yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[rengahenk yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=3111</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadb1402d945" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadb1402d945 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Her toruna lazım bir büyükanne</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<table border="0" width="100%" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td align="left" valign="top" bgcolor="#FFFFFF" width="339"><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;"><i><b><span style="font-family: Arial, Helvetica;">Annem hep &#8220;yaşadıysan, büyükannen sayesinde&#8221; der. Torbalı&#8217;daki evde  tek başına yaşamak onun tercihi. En büyük torunu, ondan habersiz, 17 Temmuz&#8217;u doğum günü ilan etti. Herkesin &#8220;bayram değil, seyran değil&#8221; Torbalı&#8217;ya gelivermesine anlam verememiş bizimki.<br />
</span></b></i><br />
Dul aylığını bir &#8220;ekonomistçesine&#8221; değerlendirir. Beş torununu her üç aylık alışında bir şekilde ihya eder. Üç çocuğuna da cenazesi için para vermiş. Zorlanmasınlar diye.</span>Büyükannemin &#8220;laboratuar&#8221;ı olan mutfakta pişen yemeklerin üstüne yemek tanımam. Yemek yapmak bir sanatsa, büyükannem büyük sanatkar. &#8220;Nişanlı kız parmağı&#8221; inceliğindeki yaprak sarması, elbasan tavası, bahar böreği, yufkalı tiriti, keşkeki, tava lokumu, yoğurt böreği, Onun elinden çıkma tavada yumurta bile farklıdır. Hele salata sosları&#8230;Bizleri, mal, kadir, kıymet bilmezlikle niteler. Kendisi israfı hiç sevmez. Bayat ekmekler papara ya da ekmek balığı yapar. Giymediği, giymediğimiz giysileri kesip kırk yama yapar. Tüm kuzenlerin yorganları, büyükanne elinden çıkmadır. Her toruna bir çocuk yorganı kampanyası da bitmek üzere.Büyükannem insanı sorgulamadan, damgalamadan, suçlamadan yol gösterir. Kendinizi çok kötü hissettiğiniz bir anınızda sizi rahatlatıverir. Zaten onu öpmek, koklamak, elinden bir bardak su içmek bile iyi yapar insanı.</p>
<p>Evinde her şeyin yeri bellidir; bir gün gerekir diye eline geçeni sakladığından takılırız ona. Sakladığı en absürd şey bir gün lazım oluverir de, getirir ise, &#8220;şööööle bir 8 no&#8217;lu bakışını&#8221; fırlatıverir.</p>
<p>Sigaradan nefret eder ve içtiğim için beni hiç affetmez. &#8220;Anan,baban, ben, sana her konuda olumlu örnek olduk. Sigara konusunda dayına çektin&#8221; deyip kaynanavari bir salvo yaparsa da, kimse aldırmaz.</p>
<p>Müthiş esprilidir, muhabbeti keyiflidir. Her yaştan insanla, her düzeyde ilişki kurar. Mahallenin çocukları <b>&#8220;Şefiye Nine&#8221;</b>lerine her zaman destek olur, çoğu kez ödüllendirilmeseler bile. Dünyanın en iyi masal anlatıcısı olan büyükanneme, dinlemekten hiç bıkmadığım &#8220;Alillili Zombala&#8221; masalını hâlâ anlattırırım.</p>
<p>Dedem mandolin çalmayı öğretmiş ona. Mandolini ve metot kitabı çok değerlidir. Öyle güzel çalar ki, kafası ve sağ ayağı ile ritim tutarak.</p>
<p>Klasik Türk Sanat Müziği kültürü çok zengindir. Mutfakta çalışırken hep şarkı söyler. Bu şekilde kendi kendine arkadaş oluyor belki de.</p>
<p>Evi, menekşe ve sakız sardunyası tarlasıdır. Eliyle odun dikse, çiçek açar derler ya.. Her birinin adı vardır saksılarının; dertleşir, bir dolu şeyi paylaşır onlarla.</p>
<p>Biz torunlarının tümünün üniversite bitirmiş olmasından pek gururlanır. Dizinin dibinde olamayışımıza üzülür, her telefonumuzla mutlu olur, küçücük hediyelerimizi kullanmaya kıyamaz, saklar.</p>
<p>Çok iyi bir tamircidir. Evine hiç usta gelmez. Komşulara bile destek olur.</p>
<p>Yeniliklere, özellikle teknolojik yeniliklere çok açıktır. Cep telefonunun tüm fonksiyonlarını kullanır. Hiç üşenmez uzun uzun mesaj yazar bizlere.</p>
<p>Kendine çok iyi bakar. Yaşına uygun beslenir, yürüyüş yapar, sabah akşam egzersiz yapar. Koltuğun ayağından geçirdiği bir araba iç lastiği ile bacak ve kol kaslarını çalıştırırken ki hali öyle komiktir ki&#8230;</p>
<p>Önemli bir sağlık sorunu yok. Dimdik yürür.</p>
<p>Gümüş rengi saçlarını nadiren omuzlarına dökülür. Saçlarını hep at kuyruğu toplar.</p>
<p>Ten rengi açık olduğundan ve kaşları da beyazladığından yıllardır &#8220;kaşlı&#8221; gözlük kullanır.</p>
<p>Büyükannemin adakları hiç bitmez. Adağının önem derecesine ve o anki bütçesine göre tuz, ekmek, horoz, Zekeriya Sofrası ve kurban adar. Kuş gribi nedeniyle artık horoz adağı yapmıyormuş. Pazarda alıp, kestirdiği adak horozun tavuk çıktığını söylemiş birinde verdiği kişi. Bizimki de &#8220;Benim niyetim önemli.&#8221; demiş.</p>
<p>Diyelim ki, akşam yemeğe 8&#8217;de gelirim dedin, ama yarım saat sonra gittin.Bizimki hemen tuz adak eder. &#8220;Büyükanne bir koli tuz alayım, evde dursun &#8221; dediğimizde de çok sinirlenir. Torunların üniversite ve Anadolu Lisesi sınavları kafadan kurbanlık adak statüsündeydi.</p>
<p>Torunlarının aşk maceralarını da çok yakından izler. Sevgililerimize ilişkin en taze raporları alır, bir şekilde tanıştırılmak istediğini söyler. İlk karşılaşmada, çaktırmadan tüm davranışlarını izler, &#8220;biz seviyoruz&#8221; diye sevmeye çaba gösterir, görüşlerini dolaylı ve bizi kırmayacak şekilde ifade eder. Hasbelkader ayrıldığımızda da &#8220;davul bile dengi dengine&#8221; deyip, yorumsuz geçer.</p>
<p>Eşimle, arkadaşken tanıştırdığımda &#8220;Oğlumu hiç üzmeyeceksin değil mi?&#8221;sorusuna &#8220;evet&#8221; yanıtını alınca, &#8220;Ben ona seni hiç üzdürtmem. Canına okurum. Bunu bilesin!&#8221; demişti. &#8220;Her aileye bir doktor lazım!&#8221; derdi hep. Eşim doktor olduğundan, artı bonus kazandı.</td>
</tr>
</tbody>
</table>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadb1b1563d5" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadb1b1563d5 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Büyükannem anlatmakla bitmez...</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Son beş yıldır doğum gününü kutluyoruz. Yaz aylarında doğduğu rivayet edilir; en büyük torunu, ondan habersizce, büyükanneme 17 Temmuz&#8217;u doğum günü olarak ilan etti. İlk kutlamamızda giderek genişleyen ailemizin torun çocuğu <b>Işınsu</b> dahil, tüm üyelerinin ve aday adaylarının &#8220;bayram değil, seyran değil&#8221; Torbalı&#8217;ya gelivermesine anlam verememiş bizimki. Akşam müthiş doğum günü partisi başlayınca -hele şakasına 100 mumlu pasta gelince- çok şaşırmıştı.</p>
<p>İnsanları mutlu etmek aslında ne kadar kolay ve de keyifli diye düşünmüştüm o gün.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadb1d5aa054" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadb1d5aa054 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Artık 17 Temmuz bizim ailemizin ``yengeç sepeti`` günü.</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bu yıl kuzen <b>Ersin</b> bir aile albümü hazırlıyor. Hepimizden fotoğraflar, anılar, belgeler toparlıyor. Bir dolu video kaydı var elinde. Bilgisayarda bunları düzenleyip, sunu haline getirecek. Bu yılki doğum gününde büyükanneme kendi yaşamı ağırlıklı bu sunuyu izleteceğiz.</p>
<p>Bu yazı da, kuzenimin bu çalışması için tuttuğum küçük notlar.</p>
<p>Düşündüm de, her eve, her toruna lazım böyle bir büyükanne. (ŞD/TK)</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/her-toruna-lazim-bir-buyukanne/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dört buçuk yaşındaki arkadaşım</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/dort-bucuk-yasindaki-arkadasim/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/dort-bucuk-yasindaki-arkadasim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2019 13:20:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rengahenk Yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=3108</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadaf6f1176d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadaf6f1176d wd-title-color-default wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Dört buçuk yaşındaki arkadaşım</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><i><b><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Torunuma ultrason monitöründe aşık oldum. Çok iyi bir gözlemci. Doktorculuk oynarken ben hasta rolündeyim. &#8220;Yatıp dinlenceksiniz. Kocanız bütün işleri yapacak!&#8221; dedi. Böyle reçeteye, doktora can kurban. Eşim &#8220;Ben başka bir doktor getireyim en iyisi&#8221; dedi.<br />
</span></b></i><br />
<span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Yaşamımda her şeyi geç yaşadım/başardım. Konuşmayı, okumayı, lise mezuniyetini, üniversiteye girişi &#8211; çıkamayışı, çalışmayı, evlenmeyi, doğurmayı, emekliliği. Kızım ve eşim ise tam bir <b>&#8220;panyak&#8221;,</b> her şeyleri olabildiğince ekspres. Hatta bazı şeyleri vaktinden bile önce.</span></p>
<p>Neyse ki, <b>&#8220;anane&#8221;</b>likte çok geç kalmadım. 56 yaşında iken, kızım hayatta yaptığı en güzel işi yaptı ve beni &#8220;anane&#8221; yaptı.</p>
<p>Tam da yeni emekli olmuştum. Bebişin tüm sorumluluğunu almayı hiç düşünmedim. Teklif edil(e)medi zaten. Ana-kız ilişkilerimiz yıpranmamalıydı. Herkes sorumluluğunu bilmeliydi. Kimse, kimseye bağımlı olmamalı, ama kızım ve damadım, her dem, her türlü desteğe hazır olduğumu da bilmeliydi.</p>
<p>Eşim, müjdeyi duyar duymaz tahtadan oyuncaklar yapmaya başladı, müthiş bir heyecanla. Ben daha bir mutedil davrandım. Rengahenk yünlerle yaptığım kesmeşeker battaniyeyi örerken havaya girdim.</p>
<p>Torunuma ultrason monitöründe aşık oldum. Doğana kadar çok özledim onu.</p>
<p>Dünyaya gözlerini açtığı anda, avaz avaz bağırdığında da yanındaydım. Düşünsenize sizin &#8220;can&#8221;ınız, &#8220;can&#8221;ını doğuruyor. Müthiş bir şey.</p>
<p>Artık yaşamımızda bir <b>&#8220;Cansu&#8221;</b>muz, &#8220;cansuyu&#8221;muz vardı.. Karga yavrusu misali elbette torunum çok güzeldi, çok akıllıydı, bir çok şeyin &#8220;çok&#8221;uydu.</p>
<p>İki yaşına dek evde büyüdü. Bebek bakımında deneyimli <b>Zöhre Hanım</b> tümümüz için şanstı. Cansu&#8217;yla birbirlerini çok sevdiler. Ben utanmasam her gün kızımın evinde olacaktım ama kendimi engellemeye çalıştım hep. Kaptırık oldum ya da amiyane deyimiyle &#8220;görmemişin bir torunu olmuş&#8221; hesabı.</p>
<p>Bir buçuk yıldır kreşe gidiyor. 17:30 &#8211; 20:30 saatleri arası bizim evde &#8220;Cansu saatleri&#8221; .Okulun servisi bize getiriyor, ana babası da iş çıkışı bizden alıyor.</p>
<p>Torunum olduğu için söylüyorum zannetmeyin ama, bu çocuğun sosyal zekası gerçekten yüksek. Bir dolu davranışıyla çocuk, bir dolu davranışıyla benden olgun bir insan. Bazen eşimle olan tartışmalarımıza bile racon kesiyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadafab445fd" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadafab445fd wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Ali Baba'nın çiftliği</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Cansu&#8217;nun her lafı/davranışı adeta fıkra.</p>
<p>Geçen yıl hayvanat bahçesinde ayıların uzun tırnaklarını görünce &#8220;Bu ayının ananesi çok kötü!. Torununun tırnaklarını kesmemiş!&#8221; dedi.</p>
<p>Kreşten arkadaşı Yiğiter&#8217;e aşık. Cansu&#8217;ya göre sevgilisi değil de, erkek arkadaşı olan Yiğiter, hep yüreğinde yaşıyor. Dedesine &#8220;Evlenmek için daha kaç gün beklicem?&#8221; diye sorduğunda &#8220;11.633 gün&#8221; yanıtını alınca, &#8221; ya Dede&#8217;cim bir şeyler yap da, &#8216;sihirli annem&#8217;in olduğu gün evlenelim!&#8221; demiş. Bu diziyi çok seviyor ve pazar günleri de gelmek bilmiyor ona göre.</p>
<p>Her çocuğun &#8220;Ali Baba&#8221;sının bir çiftliği vardır ya. Bizimkinin çiftliğinde bilumum hayvanlarının yanı sıra, anası, babası, dedeleri, anane, babaanneleri, hala, amca ve kuzenleri ve elbette Yiğiter&#8217;i de &#8211; e, artık evlilik öncesi birlikte yaşanıyor ya- yaşam sürüyor. Kimle ne sorunu var, kimden ne istiyor ise bu şarkıyla dile getiriyor. Mesela Yiğiter &#8221; Cansu seni çok seviyorum!&#8221; diye, amcası &#8220;Hadi midilliye bindirmeye götüreyim seni!&#8221;, babası &#8220;Bugün uyumasın Cansu! &#8221; diye bağırıyor çiftlikte.</p>
<p>Bir gün &#8220;Ananecim, ben evlendiğimde her gün Yiğiter&#8217;den dayak yicem senin yüzünden!&#8221; deyince şaşırdım. Çünkü ona sadece çorba yapmayı -aslında karıştırmayı- öğretmişim, her gün aynı yemeği yemekten bıkan kocası da onu dövecekmiş.</p>
<p>Halası, bizimkinden on beş ay büyük kızıyla birlikte yeğenini de bir çocuk balesine götürdü. Kuzen Simay topaç bir çocuk.Ve dans etmeyi çok seviyor. Temsilde bir sahne 30, 40 minik balerin ellerinde ışıklarla sahneye giriyor. Görüntü, dekor, müzik muhteşem. İzleyici mest ve sessizlik hakim salonda. Ve bizimki &#8220;Simay, bak hiç topaç balerin var mı? Sen bikerem balerin olamazsın!&#8221; diye bağırınca, salon yıkılmış kahkahadan.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadb01e91bba" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadb01e91bba wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Doğmak meselesi</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Kardeş istiyorsa da, duyan yok. Üç yaşında filandı. Babasını koltuğundan kaldırtıp, mutfaktaki annesinin yanına götürmüş mevcutlu olarak &#8220;Hadi annemi sev de, kardeşim olsun!&#8221;diye.</p>
<p>Kreşte öğretmenleri her çocuğa &#8221; Sen nasıl doğmuşsun? &#8221; diye sormuş. Kimi annemin karnından, kimi leylek demiş. Arkadaşı Ayça da &#8220;Annem çiş yaptığı yerden doğmuşum! &#8221; demiş.Bizimki sezaryen doğumlu. Akşam geldi:&#8221;Ananecim, Ayça çok yalancı. Annesi onu karnından doğurmamış, güya &#8221; deyince, başka sorulara yol açmayacak şekilde &#8220;Senin yanıtın da, onun yanıtı da doğru ! Bazıları öyle doğar.&#8221; deyince rahatladı.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadb033c9839" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadb033c9839 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Neden-sonuç</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Öğretmenleri çok istedikleri bir şeyin olması için dua edebileceklerini söylemiş. Bizimki bu işi cıvıttı. Geçen gün odasında aynanın karşısında &#8220;Lütfen Allah&#8217;ım annemin yüzünde sivilce çıkartma. Çünkü güzelliği bozuluyor. &#8221; dediğini duydum.</p>
<p>Çok iyi bir gözlemci. Olayları çok iyi muhakeme ediyor.</p>
<p>Neden-sonuç ilişkisi kurmakta çok başarılı. &#8220;Babam anneme temizlikte yardım etmedi. Annem üzüldü. Babam bizi akşam pizza yemeğe götürdü.&#8221; Bir örnek.</p>
<p>Bir gün bana, &#8220;Dedem bana oyuncak yapıyor. Sana yapmıyor diye ona ceza verdin. Mantı yapmıyorsun artık. Benim suçum ne? &#8221; Bunun Cansuca tercümesi &#8220;Anane, mantı yapsana.&#8221;</p>
<p>Bizimkinin &#8220;dost&#8221;u olan kızımın arkadaşı Sabri, gelmeden önce arar, ne istediğini sorar. Kızıma &#8220;Anne yarın Sabrişko bize gelse ya! &#8221; dediğinde anlarız ki uç bir isteği var.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadb0523fc70" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadb0523fc70 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Kolesterol meselesi</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Her iki evin banyo fayansları bizimkinin tuali. Suluboya ile inanılmaz güzel şeyler yapıyor. Bir gün bizi çok üzdü. Dedesi &#8220;Git ve banyoda resim yap&#8217; Rahatlarsın!&#8221; dedi. Gerçekten ağlaması bitti, yanımıza gülerek döndü. Başka bir gün ana-babası tartışınca yüksek sesle, bizimki fırçaları getirmiş ve &#8220;Hadi, banyoya!&#8217; Resim yapın!&#8221; deyince, üçü birbirlerine sarılmışlar.</p>
<p>Sohbet esnasında &#8220;Doğrayıcı alalım!&#8221; deyince, &#8220;Sonra alırız&#8221; dedi eşim. Ertesi gün evdeki kumbarasından çıkarttığı bir sürü bozuk parayı getirmiş. Uzattı ve &#8220;Ananecim, üzülme. Doğrayıcını al, bu paralarla. &#8221; dedi. Ört ki ölem. Elbet sırtım yere gelmez benim.</p>
<p>Kolesterolümün düşmesi için yaptığım yürüyüşlere bazen Cansu da eşlik eder. Birinde belediye otobüsündeyiz. Sıkıldı. &#8220;Hadi inip, yürüyelim. Kolesterolüm yükseldi&#8221; deyince çevremizdekiler dumura uğradı.</p>
<p>Tek çocuk ve öyle kalacağa benzer. O tam yaşının ve dönemin çocuğu. Uyaranlar çok fazla olduğu için kolay kapıyorlar.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dadb06bb8dc8" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dadb06bb8dc8 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >``Yemek öldü``</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Playstation oynarken ben oyunun mantığını zor kavrıyorum, o ise kolayca. İnternet&#8217;te oyun ve çocuk sitelerine de ulaşıveriyor. Oysa Cansu &#8211; Metin &#8211; Hale hariç bir şey yazamıyor ama, &#8216;sık kullanılanlar&#8217;a eklenen kendisine ait listeden istediği siteye ulaşabiliyor.</p>
<p>Ölüm olayına kafası takılı bu ara. Tabağındaki yemeği bitiriyor, &#8220;yemek öldü&#8221; diyor, çiçekçiye &#8220;çiçekleri niye öldürdün? diye soruyor. Dedesine &#8220;Sen niye babanı öldürdün?&#8221; diye hesap sormuş geçenlerde.</p>
<p>Epey önceydi, bir gece bizde kalması gerekti. Gece yarısı annesine gitmek isteyince &#8220;İnsan annesini özler tabii. Ben çok özlesem de, sadece doğum günümde görebiliyorum. deyince sustu. Zırt pırt doğum günü yapılamadığını biliyor. Duygusal şiddet uyguladım, ne yapayım.</p>
<p>Televizyonda yayımlanan &#8220;Aile İçi Şiddete Son&#8221; kampanyası tanıtım filmindeki, bir gözü morarmış kız çocuğunun görüntüsünden &#8211; tüm insanlar gibi -çok etkilenmiş. Babasına &#8220;Hangi suçu işlersem, benim gözüm öyle olur? &#8221; diye sorup da hemen yanıt alamayınca &#8220;Oh be, rahatladım. Sen bu cezanın suçunu bilmiyorsun. Sana öğretmemişler. O çocuğun babası nasıl öğrenmiş!&#8221; demiş.Gel de, bacaksıza açıkla.</p>
<p>Küçücük, lahana dolması elleri ile parmak boyası yapışını, yüzük makarnaları ipe dizip, boyayarak kolye yapışını, mecmua resimlerini makasla kesişini izlemek nasıl keyifli bir bilseniz. Dil dışarıda, gözler sabitlenmiş, dünyayla iletişim kesilmiş vaziyette.</p>
<p>Seramik hamurundan form çalışırız onunla. Beni yapıyor bir gün. Kaş, göz, kulak, göbek deliği vb. tamam da. Alnına nokta bir hamur parçası &#8211; &#8216;ben&#8217;im var da &#8211; koyunca ve neredeyse kafa büyüklüğünde memişler yapınca, &#8220;pes&#8221; dedim.</p>
<p>Çok yorgun olduğum bir gün, zorla doktorculuk oynadık. Ben hasta rolündeyim. Bana &#8220;Yatıp,dinlenceksiniz. Kocanız bütün işleri yapacak!&#8221; dedi. Böyle reçeteye ve doktora can kurban. &#8220;Dedecim, doktorun söylediklerini duydun mu?&#8221; diye seslenince eşim&#8221;Ben başka bir doktor getireyim en iyisi&#8221; dedi.</p>
<p>Aramızda sağlam bir güven ilişkisi var. Dertleşip, sıkıntılarımızı, sırlarımızı paylaşıyoruz. O benimle büyüyor, ben onunla küçülüyorum duruma göre.</p>
<p>Torun keyfini çokça yaşıyorum. Kızımı büyütürken iş güç nedeniyle keyif kısmını ben yaşayamamıştım.</p>
<p>Torun başka bir şey.</p>
<p>O benim dört buçuk yaşındaki arkadaşım, &#8216;cansuyum&#8217; ve de meşgale terapim. (ŞD/TK)</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/dort-bucuk-yasindaki-arkadasim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahtı Şen Olasıca</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/bahti-sen-olasica/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/bahti-sen-olasica/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 01:03:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rengahenk Yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükanne]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=2693</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb20a72692" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb20a72692 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Bahtı Şen Olasıca</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><i><b><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;"> </span></b></i><i><b><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Türkan Şoray&#8217;ın oynadığı bir film vardı &#8220;Buğulu Gözler&#8221; diye. Seyrettiniz mi? O filmin şarkısıdır, &#8220;Gülmeyi bilmedi hiç / Buğulu gözler&#8230;&#8221; Yıllarca o şarkıyı içimden söylediğimi kimse bilmedi. O şarkı benim hayatımın şarkısı oldu.</span></b></i></p>
<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;"> </span><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">&#8220;Emek harcamadan anneanne oldum! Şimdi de adını koyma mutluluğu yaşatıyorsunuz! Sağ olun evlatlarım! Adını her ünlediğimizde bahtı açılsın, şenlensin inşallah!&#8221; diyen Ayten Hanım genç anne-babanın meraklı ve heyecanlı bakışları eşliğinde kucağındaki bebeği hafifçe yukarı kaldırarak sağ kulağına yönelip, ezan okudu. Ardından sol kulağına yönelip, biraz yükselttiği sesiyle üç kez <b>&#8220;Bahtışen, Bahtışen, Bahtışen!&#8221;</b> dedi. Bebeği koklayıp &#8220;adıyla yaşasın&#8221; derken babasına uzattı.</span></p>
<p>Ayten Hanım&#8217;ın boynundaki kolyesinin kancasını açmağa çalıştığını gören Elvan yardım etmek için yerinden kalktı. Kancasını açtığı kolyeyi düşmek üzereyken yakalayıp, sahibine verdi.</p>
<p>Elvan, her daim boynunda takılı olan siyah bir kordona geçirilmiş beşibiryerde kolyesiyle bütünleştirdiği Ayten Hanım&#8217;ın kolyesini çıkartmasına anlam verememişti.</p>
<p>Bebeği yatağına bırakmaya giden Erdil döndüğünde Ayten Hanım &#8220;Uzun zamandır bu &#8216;bahtı şen olasıca kolye&#8217;mi kime vermeliyim?&#8217; diye düşünüyordum. Dün gece torunuma vermeye karar verdim.&#8221; diyerek avucundaki kolyeyi Elvan&#8217;a uzattı. Genç çiftin şaşırdığını gören Ayten Hanım &#8220;Yıllarca benim güç kaynağım olan bu kolyeye artık ihtiyacım kalmadı sayılır. Benden sonraki sahibine şimdiden vermek istedim. İki yıldır, ben sizinle evimi paylaşırken, siz de benim yalnızlığımı paylaştınız&#8221; diye sözlerini sürdürmekte iken yavaşça uzanıp, yaşlı kadının tombul kahverengi lekeli ellerini avuçlarının arasına alan Erdil &#8220;Ayten Teyze; &#8216;bahtı şen olasıca kolye&#8221;nizin öyküsünü anlatır mısınız?&#8221; dedi. Anlık şaşkınlığını çabucak geçiştiren Ayten Hanım &#8220;Uzun sürer&#8221; deyince, Elvan&#8217;ın söylediği &#8220;Yeter ki, Bahtışen izin versin!&#8221; sözleri tümünü gülümsetti.</p>
<p><b>&#8220;Nerden başlasam! Ailemin dördüncü çocuğuyum. Hepimiz kızız. O zamanlar da geçim zordu. Babam, inşaat ustasıydı. Annem ev kadını. Babacığım kışın bir top pazen, yazın da basma alır, anacığım da bu kumaşlardan giysilerimizi dikerdi. Kasabalı bize &#8216;macır (muhacir) güzeli kızlar&#8217; derdi. Henüz on altısında, on yedisinde talipleri çıkan ablamları &#8216;evden bir boğaz eksilsin&#8217; hesabına bizimkiler evlendiriverdiler&#8221;.</b></p>
<p>Önündeki bardaktan büyük bir yudum alan Ayten Hanım kaldığı yerden devam etti: &#8220;Ben, okuyup, Zehra öğretmenim gibi topuz saçlı, inci küpeli, naylon çoraplı, topuklu ayakkabılı, evrak çantalı bir öğretmen olmak istiyordum. Onun gibi evlenmeyecek, kısmetim çıktığında &#8216;Ben öğrencilerimle evliyim.&#8217; diyecektim. Dönümcü Necati Efendi&#8217;nin evinde altlı-üstlü oturduğumuz öğretmenimle birlikte okula gider, geceleri ders çalışırdık. Ana-kız gibiydik.</p>
<p>Beşinci sınıftayken ısrarla babama &#8220;Ayten, Öğretmen Okulu sınavına girerse, kazanır. Öğretmen olur! Eli ekmek tutar.&#8221; dediyse de, ikna edemedi. Hatta babamı kaymakamlığa şikayet etmekle bile tehdit etti. Kasabadaki ortaokula da gönderilmedim. Okuyamamak içimde ukde kaldı! Ortaokula giden komşumuzun kızı Şefiye&#8217;nin podiyesini giyip, şapkasını takar, boy aynasında kendimi seyrederdim&#8221; derken ağlamağa başlayan Ayten Hanım bir yandan da sehpadaki peçeteyle gözlüklerinin camını silmeye çalışıyordu. &#8220;Elvan kızım; sabahları ayakkabılarının topuk sesini duyduğumda okula gidişini görebilmek için pencereye fırlıyorum. Bilgisayar çantanla, döpiyesinle, şekilli saçlarınla sana gıpta ettiğimi bilemezin?</p>
<p>Sesinin titremesine aldırmıyordu. &#8220;Annem on bir yaşındaki bir çocuğun omuzlarına yükledi evin tüm işini. Çamaşır çitilemekten ellerim yara olurdu. Yufka açarken, reçel kaynatırken, yorgan kaplarken, tarhana ovalarken beni gören öğretmenim çok üzülürdü. Şimdiki kızlar, okusun, okumasın hiç bir iş yapmıyor. İlk görücüm geldiğinde, on üçümü sürüyordum. &#8216;Ben evlenmek istemiyorum.&#8217; diye yatağımda sabaha kadar ağladığımı öğrenen annem &#8216;Seni veren mi var da, ağlıyorsun?&#8217; deyince rahatlamıştım.</p>
<p>Bir gün tanımadığımız bir adam eve gelip, &#8216;Halil usta inşattan düştü. Durumu iyi değil&#8217; deyince, ev sahibimiz Necati Efendi Amca&#8217;yla inşaata koştuk. Hayatımda gördüğüm ilk ölüydü, babam. Artık hayat annem ve benim için daha da zorlaşmıştı. Ortanca eniştem bize destek olsa da, nereye kadar? Hastalanan yeğenimi yoklamağa gittiğim bir gün dönüşte, evimizdeki tanımadığım insanlar vardı. Görücü olduğu anlaşılan kadınların sorularına da, &#8216;Kızım, bir kahve yapsan!&#8217; diyen anneme de çok bozuldum. Kadınlara çok iyi davranan annemin yalnız kaldığımızdaki düşünceli hali, iyiye işaret delalet değildi.</p>
<p>&#8216;Gel hele!&#8217; diye seslendiğinde ikiletmeyip hemen karşısına oturdum. <i>&#8216;Bak kızım; enişten kollamasa açlıktan nefesimiz kokacak! Bugünkü kadınlar yukarı mahalleden, Kömürcü Yılmaz Efendi&#8217;nin kardeşleri. Sen tanımazsın. Yılmaz Efendi&#8217;nin karısı, Feyzan Kadın, evlendikten dört yıl sonra şehre yeni gelen doktor sayesinde gebe kaldı. Un çuvalını dem boşalmış. Sonra bebesini düşürdü. Ama çok kan kaybettiğinden, gencecik kadın ölüverdi.&#8217;</i> diye nefes almaksızın anlatılan hikayenin sonunu anlamıştım&#8221;.</p>
<p>Büyük bir yudum su içen Ayten Hanım, bıraktığı yerden devam etti. &#8220;Yılmaz Efendi evlenmek için kız arıyormuş. Geçenlerde Düğmeci Arif&#8217;in dükkanından çıkarken seni görmüş, beğenmiş. Yaşının küçük olduğu söylenince, &#8216;Benim yanımda büyüsün!&#8217; demiş. Görücülere &#8216;Ayten, daha yeni aybaşı oldu. Oncağız çocuk kadınlık yapamaz.&#8217; demediğimi sanma&#8217; diyen annemi ağlama sesimle susturup; <i>&#8216;Beni otuz yaşındaki o adama vermeyeceksin değil mi?&#8217;</i> diye sordum. Annemin <i>&#8216;Yaşı büyük ama temiz insan, hali vakti yerinde. Git kendini, kurtar bu yoksulluktan!&#8217;</i> sözlerini ise duymazlıktan geldim.</p>
<p>Öğretmenim ve ben hariç herkes, bu evliliğin annem ve benim için kurtuluş olacağını düşünüyordu. Bir sabah annem saçlarımı örerken <i>&#8216;Saçlarını başkasının elleyeceğini düşünmek bile üzüyor beni!&#8217;</i> diye ağlamağa başlayınca, birbirimize sarıldığımız an, Yılmaz Efendi&#8217;yle evlendirileceğimi anladım. Yapılacak bir şey yoktu.</p>
<p>Üzüntüsünden gözlerimin içine bakamasa da bana hep &#8216;hayırlısı olsun&#8217; diyen öğretmenimin, anneme; &#8216;beni evlendirmekten vazgeçmesini, beni okutabileceğini, hatta evlatlık alabileceğini&#8217; söylediğini sonradan öğrendim. İki hafta içinde düğün- dernek kuruldu. Evlenen sanki ben değil, başkasıydı. Yılmaz Efendi&#8217;nin eli boldu. &#8216;Her şeyin en iyisi alınsın, yapılsın.&#8217; talimatı vermiş. Belediye&#8217;de nikahı kıyan memurun &#8216;Gelin Hanım; yüzün gülsün biraz&#8217; demesine, benim efendi çok bozuldu. Düğün günü ablamlar anlattı gerdeğin anlamını. O gerdek sonra başıma ne işler açtı&#8230;</p>
<p>Düğünden aklımda kalan sadece öğretmenimin söyledikleri. Bizim yörede adettir, gelinler siyah bir kordona geçirilen beşibiryerde altınını kolye gibi takarlar. Öğretmenim bana düğün hediyesi olarak beşibiryerde takarken <i>&#8216;Bu altını doğduğumda nenem kızımın bahtı şen olasıca diyerek kundağıma takmış: Yıllardır sakladığım bu bahtı şen olasıca dediğim ecdat yadigarı altın, çocuğum bildiğim senin bahtını şen etsin evladım&#8217;</i> dedi.</p>
<p>İşte artık Bahtışen&#8217;in olan o altını, kırk yedi yıl boynumda taşıdım. Eskidikçe, kordonunu değiştirdim sadece&#8221; derken eli boynuna gitti. Elvan ile Erdil&#8217;in kendine baktığını görünce kolyesinin boynunda olmadığını anımsadı.</p>
<p>&#8220;Neyse&#8230; Düğün bittikten sonra hoca nikahı kıyıldı. Sonra gerdek odamıza gittik. İşte burada kabus başlıyor. Çok canım yandı o gün. Bağırmamak için yastık ısırıyordum. Yılmaz Efendi hiç bitmemecesine canımı acıttı. Yüreğimi kanattığından habersiz olabilirdi ama, aşağıdan gelen kandan haberdardı. Yine de benimle uğraşmayı sürdürdü. Kanama ertesi gün de durmayınca şehre, doktora gittik. Kanamanın nedeni, aşırı zorlama ve yaşımın küçük olmasıymış. İğne yapıp, hap veren doktor Yılmaz Efendi&#8217;yi kenara çekip bir şeyler söyledi. Çok kan kaybettiğimden, düzelmem zaman aldı. Şefkatli ve kollayıcı bir baba gibi iyileşmemi bekledi. Yanıma sokulmasa da, hava karardığında içimi korku sarardı. Bir gece sabredemeyip, üzerime geldi. Titriyor olmama, bağırmamak için yastığı ısırmama, çarşafta göllenen kana aldırış etmedi. Epeyce sonra kalkıp bir sigara içti, sonra da sandıktan çıkardığı çarşafı altıma serdi. Bu kez o da korkmuş gibiydi. Gözümün içine bakamıyordu. O gece çok uğraştım: ağlayamadım.</p>
<p>Kanama kesilmeyince, yine aynı doktora gittik. Doktor <i>&#8216;Ben sana ne demiştim efendi?&#8217;</i> diye bağırınca, benimki kafasını önüne eğdi. Ne dediğini bilmiyordum ama denilenin benim iyiliğime olduğu kesindi. Her kalkışma, kanamayla sonuçlanıyordu. Hep böyle gidemezdi. Aslında başka bir adam olaydı, beni kapıya koyardı. Oysa o hep <i>&#8216;çocukla evlenirsen olacağı bu!&#8217;</i> diyerek kendini suçladı.</p>
<p>Sonunda Yılmaz Efendi bana dokunmaktan vazgeçti. Dert ortağım, kendime anlatamadıklarımı bile bilen öğretmenimden başka kimse bilmiyordu yatak işimizin olmadığını. Annem iki yıldır döl tutmuyorum diye hayıflanıyordu. Beni farklı doktorlara götürmesine ne Yılmaz Efendi, ne ben ses çıkarmadık. Doktorların <i>&#8216;On sekiz yaşından önce evlenenlerde gebelik olmaması tabii. Endişelenmeyin. On sekizinden sonra gebe kalmazsa gelin!&#8217;</i> demesi, kasabanın ebesinin de <i>&#8216;Kadın kısmı ilk adetten beş &#8211; altı yıl sonra çocuğa kalır&#8217;</i> demesi annemi o aralar rahatlattı. Karı-koca olmadığımızı bilmeyen annemin, hamile kalabilmem için beni hacı-hocalara götürmesine itiraz etmedim hiç. Uzun bir aradan sonra bir gün üzerime gelince, yine kanama başladı. Bu kez, İzmir&#8217;e gittik. Meğer rahimde ur varmış. On dokuzumda rahimim alındı.&#8221;</p>
<p>Derin bir nefes alan Ayten Hanım &#8220;Çocuklar, iç karartan hikayemden sıkılmadınız mı?&#8221; sorusuna &#8220;hayır&#8221; yanıtı alınca anlatımını sürdürdü. &#8220;Kanamanın kaynağı kurutulsa da, benim korkum geçmedi. Yatağıma her gelişinde, bütün vücudum kaskatı kesildiğinden, karı-koca olamıyorduk. Hakkını yememeliyim, Yılmaz Efendi bu nedenle beni hiç üzmedi, kalbimi kırmadı. Kocalık yapmasına meydan vermediğim için, bana babalık yaptı. Her ihtiyacımı karşıladı, beni gezmelere götürdü. Anneme küçük bir ev verdi, geçimini sağladı. Ben de onun aşağı mahalleden kendine dost tutmasına ses etmedim. Bu konuda birbirimizle hiç yüz göz olmadık. Ben ona hak verdim, o da bana. Beni üzmemeye itina etti. Ben de ona saygıda kusur etmedim.</p>
<p>Öteki kadından da çocuğu olmadı. Yoksa yapmadı mı? Bilmiyorum. Annem, dost meselesini bilmezlikten geliyor, belli etmese de nikahım gidecek diye korkuyordu. Evlilik değildi bizim ki&#8230; Evciliğe benziyordu. Yılmaz Efendi&#8217;yi sevdim mi? Bilmem? Sevmişimdir herhalde. Yüreği serin değil, sıcak bir adamdı. Başka bir erkek, beni kapıya koyardı. O baş tacı etti&#8221;.</p>
<p>Ellerini boynuna götüren Ayten Hanım kolyesini yerinde bulamayınca gülümsedi ve &#8220;Bunu bile çok gördü mevlam!&#8221; diyerek konuya girdi. &#8220;Tevziata çıkacak şoförlere irsaliye kağıtlarını vermek için kamyonların yanına giden Yılmaz Efendi&#8217;yi, kamyonunu geri geri yapan şoförün biri görmeyince arka tekerinin altına alıvermiş. O dakika gitmiş bizimki&#8221;.</p>
<p>On dördünde-on beşinde çocukken evlendim. Ne genç oldum, ne yetişkin. Kadın bile olamadım. Avratlık yapamadım. Anne olamadım, bebe emziremedim. Otuz yaşında dul kadın olup, yaşlandım.&#8221; diyen Ayten Hanım, gözyaşlarını tutmaktan vazgeçip, ağlamaya başladığında Erdil ile Elvan&#8217;ın da el ele tutuşup ağladığını fark etti.</p>
<p>Önce toparlanan Ayten Hanım oldu. &#8220;Türkan Şoray&#8217;ın oynadığı bir film vardı <i>Buğulu Gözler</i> diye. Seyrettiniz mi? O filmin şarkısıdır, <i>&#8216;Gülmeyi bilmedi hiç / Buğulu gözler&#8230;&#8217;</i> Yıllarca o şarkıyı içimden söylediğimi kimse bilmedi. O şarkı benim hayatımın şarkısı oldu&#8221; diye anlatırken Erdil&#8217;in koltuğundan kalktığını fark etmeyip, anlatımını sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Yaşasaydı şimdi yetmiş sekizinde olacaktı, toprağı bol olasıca. Varlığında olduğu gibi, ardından da yokluk çektirmedi bana. Kardeşlerim, iki taraflı yeğenlerim beni hiç yalnız bırakmadılar. Sonra hayatıma siz girdiniz, kızım-oğlum oldunuz. Beni anneanne yaptınız. Bahtı şen olasıca altınımı kime bırakacağım derdinden kurtardınız beni&#8221; derken, odayı Belkıs Özener&#8217;in sesi doldurdu.</p>
<p><i>&#8220;Bulutlu gecelerden / sonra da güneş parlar / bir benim karanlıkta / bir benim böyle ağlar&#8221;</i></p>
<p>Şarkının nakaratı başladığında Erdil ile Elvan dans ediyor, Bahtışen odasından ağlayarak anneannesinin şarkısına eşlik ediyordu:</p>
<p><i>&#8220;Çocuklar çiçek sever. / Kadınlar çocuk ister / Gülmeyi bilmedi hiç / Buğulu gözler&#8221;</i> (ŞD/EÜ)</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/bahti-sen-olasica/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menşure Hanım: Ebruli Renkli Bir Kadın</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/mensure-hanim-ebruli-renkli-bir-kadin/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/mensure-hanim-ebruli-renkli-bir-kadin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 21:52:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rengahenk Yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Torun]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=2629</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5daa3986a7679" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5daa3986a7679 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Menşure Hanım: Ebruli Renkli Bir Kadın</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><i><b><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Çantasında çocukça yiyecekler taşır, çevresindekilere sıkça ikram ederdi. Günlük tuttuğunu söyler, arada bir getirip bana Saatli Maarif Takvimi yaprakları okurdu. Kendine yardım etmek adına her çareye baş vuruyordu. Düşünülmek&#8230; ilgilenilmek&#8230;</span></b></i></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;"> </span><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Yüzünü görmeden, namını duyduğum <b>&#8220;Meşhur Hanım&#8221;</b> lakaplı <b>Menşure Hanım,</b> aykırı ve ebruli bir kadındı.</span></p>
<p>İlk görev günümde canhıraş çığlıklarımla korkuttuğum zifiri kara obez kedilerin, mahalledeki tüm hayvanatın annesi Menşure Hanım, tükenmeyen yakınmaların kaynağıydı.</p>
<p>İstanbul Adliyesi&#8217;nden emekli olmuştu. Dokuz metrekarelik odasında küçük-büyük elektrikli ev aletleri tam tekmildi. Alışveriş, dışarısıyla bağ kurmasının aracıydı. Aldığı şeyleri sonra geri götürür yada birilerine verirdi.</p>
<p>Evimin telefonunu vermediği insan yada kurum bırakmamıştı. Çift termometre kullanır, yasal sınırlara uygunsuz sıcak-soğukluğu hiç affetmezdi.</p>
<p>Her türlü merciye her türlü nedenle -domatesli makarnaya konulan maydanoz için bile- şikayet edilmeye alıştım. Siyah döpiyesini ve topuklu ayakkabılarını giydiğinde Meclis yada Başbakanlık&#8217;a şikayet edileceğimizi bilirdik.</p>
<p>Kedilere ilişkin verdiğimiz cephe savaşlarının değişmez mağlubu hep bizdik. Kapısının önünde ciğer-jambon-salam-ton balığı menülü kedi restoranı açmıştı. Koridordaki dinlenme birimindeki koltuklarda siesta yapanlar yaşlılar değil, Menşure Hanımın çocuklarıydı.</p>
<p>Değişik aralıklarla tehcire tabii tuttuğumuz kedilerine bahçede -yapacağımız özel villada- bakmasına ikna edemedik onu hiç.</p>
<p>Bir yeni yıl gecesi geç vakit, elinde süslenmiş plastik çam ağacıyla dışarıdan geldi. Yakamdaki mavi boncuğu <b>&#8220;Bunu da tak, istersen!&#8221;</b> diyerek uzattığımda onaylanmak hoşuna gitti. Şımarmamam için flört süresini kısaltarak <b>&#8220;Kedilerin yılbaşı yemeğini hazırlamalıyım!&#8221; </b>dediğini unutamam.</p>
<p>Sıcak su varken, banyo yapmayıp, kıyamet koparmayı yeğlerdi. Aklına estiğinde dalgalı gümüş kırçıllı saçlarını floresan sarısıyla boyardı. Saç boyasının formülünü almayı başaramadım.</p>
<p>Kattaki yaşlıların kendini sevmediğini bilirdi. Uzlaşmaz çelişkisi olan insanlarla rüyasında bile uğraşır, kendinden daha büyük yaştakilere, bilinci bulanık olanlara elinden gelen desteğini esirgemezdi.</p>
<p>Sürprizlerin kadınına, her şey mubahtı. Psikolog arkadaşımız için gazeteye kayıp ilanı verdiğini, karakola ihbarda bulunduğunu kuruluşa polis gelince öğrenmiştik, kayıp(!) kişiyle birlikte.</p>
<p>Geceleri uyu(ya)madığından, sabahları da afyonu geç patlardı. Odasında meditasyon yaptığını bilirdik.</p>
<p>Konserve sardalye balık, vazgeçilmeziydi. Merakımdan <b>&#8220;Neden?&#8221;</b> diye sorduğumda, yanıtlamamıştı. B12 vitamin eksikliğinin zihinsel bozukluklara, depresyona, iyileşmesi mümkün olmayan sinir tahribatlarına neden olduğunu, sardalyenin de B12 kaynağı olduğunu sonraları öğrendim.</p>
<p>Konuşması mantıklı düşünce dizisi izlemezdi. Fikirleri karışık, -çoğu kez- anlamsızdı. Dört mevsimi aynı zaman diliminde yaşar, görüntüsüyle insanları şaşırtırdı.</p>
<p>Çantasında çocukça yiyecekler taşır, çevresindekilere sıkça ikram ederdi. Günlük tuttuğunu söyler, arada bir getirip bana Saatli Maarif Takvimi yaprakları okurdu.</p>
<p>Ziyaretçisi yoktu. İstanbul&#8217;daki arkadaşından mektup beklerdi. Arkadaşını huzurevine girmesi için ikna etmemi isteyince, kırmadım onu. Yazdığı mektuba <b>&#8220;İsterseniz, huzurevi işleyişine ilişkin olarak bilgilendirebilirim sizi!&#8221;</b> notu düşünce <b>&#8220;Aşkınla zerre zerre öldürüyorsun beni!&#8221;</b> demişti.</p>
<p><b>&#8220;Bu lafını bir gün silah olarak kullanabilirim!&#8221; </b>dememe de gülmüştü. İkimizde biliyorduk ertesi gün bir yerlere şikayet edileceğimi.</p>
<p>Huzurevinde mutsuz muydu, bilemiyorum&#8230; Sohbet edebildiğimiz nadir zamanlardan birinde <b>&#8220;Keşke, yurt dışındakiler gibi, gereksinim duyulduğunda sosyal servis görevlilerinden yardım alınabilen hastanelere bağlı destekli evler açılsa Türkiye&#8217;de!&#8221;</b> demişti.</p>
<p>Gerçek ve hayal ile saklambaç oynadığının&#8230; ikisinin arasındaki zar gibi perdeyi arada bir oynattığının&#8230; düşüncelerinin diğer kişilerinkinden farklı olduğunun&#8230; düşünce bozukluklarının&#8230; halisünasyonlarının&#8230; konsantre olamadığının&#8230; sürekli biri(leri) tarafından kontrol edildiğini sandığının&#8230; bilincindeydi bence, ama&#8230;</p>
<p>Ajanınca izlenmeyi zorlaştırmak için olmalı: Ya sessizce otururdu, yada sürekli hareket ederdi.</p>
<p>Duyduğu sesler için <b>&#8220;tanıdık, dostça, yapıcı, beni ileriye götürecek bir ses değil; hain, yıkıcı, aşağılayıcı!&#8221;</b> derdi.</p>
<p><b>&#8220;Ben duymuyor olsam da, o sesi senin duyduğuna inanıyorum. Boş ver!&#8221;</b> dediğimde yanıt: <b>&#8220;Nasıl boş verebilirim?&#8221;</b>olmuştu.</p>
<p>Onda bu denli kızgınlık, korku, hüsran, suçluluk yaratan, hayatını değiştiren olay(lar)ı; hikayesinin giriş-gelişme bölümü bilmiyorduk&#8230; Hikayesinin sonuca giden bölümünden okumaya başlamıştık Menşure Hanımı.</p>
<p>Kendine yardım etmek adına her çareye baş vuruyordu. Düşünülmek&#8230; ilgilenilmek&#8230; yalnız olmadığını hissetmek&#8230; duygularını yansıtmak&#8230; nadiren içini yıkamak&#8230; ona iyi geliyordu: biliyorduk.</p>
<p>Varsın, onun cevabi ifade tarzı kendine özgü olsun.</p>
<p>Sonra&#8230;.</p>
<p>Menşure Hanım&#8217;la ayrı düştük.</p>
<p>O, dışarıda üstelik desteksiz bir evde yaşam sürdürmeyi tercih etti. Dinlemedi beni.</p>
<p>Korumasız kalınca, içindeki ses daha da hoyratlaşmış olmalı.</p>
<p>Katlanamadığından olsa gerek, gereğini yapmış&#8230;(ŞD/EÜ)</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/mensure-hanim-ebruli-renkli-bir-kadin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
