<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yalnızlık &#8211; Yaşlıyım Haklıyım</title>
	<atom:link href="https://www.yasliyimhakliyim.com/tag/yalnizlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yasliyimhakliyim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Feb 2021 21:34:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Koronavirüsün Psikolojik Etkilerine Dikkat!</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/koronavirusun-psikolojik-etkilerine-dikkat/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/koronavirusun-psikolojik-etkilerine-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2020 12:57:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8486</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-simple-and-brd-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-simple-and-brd.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5f392bc8f0538" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f392bc8f0538 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Koronavirüsün Psikolojik Etkilerine Dikkat!</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bugüne dek Türkiye’de COVID-19 benzeri bir pandemi yaşanmamıştı. Küresel koronavirüs pandemisi günlük yaşamımızı büyük oranda değiştirdi; işletmeler, okullar, insanların bir araya gelebileceği pek çok yerin kapanmasıyla birlikte bizler de karantina sürecine girdik. Virüsün yayılma hızının azalmaya başladığı zaman ise “yeni normal” ile bu sosyal izolasyon sürecinden çıkmaya başladık.</p>
<p>Tüm bu zorlu süreçler hepimizi birçok konuda olumsuz etkiledi. Bu olumsuzluklardan biri var ki etkisi çok daha sonra gösteriyor. Aniden veya yavaş yavaş ortaya çıkan bu sorunların kaynağı psikolojik olabilir. Klinik Psikolog Esra Ceco, &#8220;Koronavirüsün Psikolojik Etkilerine&#8221; Dikkat Çekti.</p>
<h1>Koronavirüs depresyona neden olabilir!</h1>
<p>Pandemi sürecinde alışkanlıklarımız, günlük yaşamımızın rutinleri değişti; ofise gitmek yerine evden çalışmalar başladı, mali nedenlerle bazı iş yerleri kapandı, sosyalleşmek için bir araya gelmek imkânsız hale geldi. Sosyal izolasyon, çaresizlik ve değersizlik duyguları, gelecekle ilgili umutsuzluk ve rutin olmama depresyondeneyimine yol açan unsurlardan. Çinli psikologların yaptığı bir araştırmada, koronavirüs pandemisi nedeniyle işini bırakmak zorunda kalan kişilerin fiziksel ve psikolojik sağlıklarının kötü etkilendiği ortaya çıkarıldı. Pandemiden dört ay sonra yapılan bir çalışmadaki veriler ise insanların %27&#8217;sinin orta ila şiddetli depresyonbelirtileri olduğunu gösteriyor. Bu oranın koronavirüs öncesinden 3 kat daha fazla olduğu söyleniyor.</p>
<div>
<h1>Koronavirüs Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB) hastalığına neden olabilir!</h1>
<p>OKB&#8217;li bireyler, rahatsız edici düşünceleri (takıntıları) hafifletmek için genellikle aşırı davranış kalıpları (zorlantılar) kullanırlar. Bu pandemi dönemi, OKB&#8217;si olan insanlar için &#8220;kişisel bir kâbus&#8221; olarak tanımlanabilir. Virüsün bulaşma korkusu gerçek dışı bir korku değildir fakat OKB&#8217;si olan insanlar, belirsizliği tolere etmek yerine, kontrol etmek ve güvence aramak için saatlerini harcarlar; aşırı el yıkayabilir, her şeye hazırlıklı olma çabasıyla malzemeleri istifleyebilirler.</p>
<h1>Yalnızlık işi zorlaştırıyor!</h1>
<p>İnsanlar sosyal varlıklardır. Hayatta kalmak için başkalarıyla bağ kurmaya ihtiyacımız var. Yalnızlık, bağışıklık sisteminin zayıflamasından kalp sorunlarına kadar sağlıkla ilgili pek çok soruna yol açabiliyor. Sevdiklerimize yakınlaşmanın zor olduğu bu zamanlarda sosyal izolasyon ile birlikte ise yalnızlık üst seviyelere çıktı. Koronavirüs öncesi kamusal yaşamdan büyük ölçüde dışlanmış bir nüfus olan yaşlılar ise yalnızlıktan en çok etkilenenler arasında.</p>
<h2>Madde bağımlılığı arttı!</h2>
<p>Alkol veya uyuşturucuya yönelmek, iç veya dış stresi &#8220;uyuşturmak&#8221; için hızlı bir çözüm olabilir.&#8221; Fakat stresle uyuşturucu ve alkol bağımlılığı yoluyla başa çıkmanın uzun vadeli sonuçları vardır. Madde bağımlılığı kişiler arası çatışmalara, umursamaz davranışlara yol açabilir ve bu da üzüntü, yalnızlık veya depresyon hissini yoğunlaştırabilir.</p>
<p>Bazı bireyler için COVID-19 ile ilişkili psikolojik belirtiler uzun süreli olabilir ve kişisel, sosyal veya akademik/mesleki işlevsellikte önemli bozulmalara yol açabilir. Korkularınızın hayatınızı normalin üzerinde kısıtladığını düşünüyorsanız bir uzmana başvurabilirsiniz</p>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://www.eskisehirliyiz.biz/haber/?sec=1&amp;newscatid=5&amp;newsid=159635">eskisehirliyiz.biz</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/koronavirusun-psikolojik-etkilerine-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karantina, İnsanların Ruh Hallerini Beklenmedik Şekilde Etkiliyor</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/karantina-insanlarin-ruh-hallerini-beklenmedik-sekilde-etkiliyor/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/karantina-insanlarin-ruh-hallerini-beklenmedik-sekilde-etkiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2020 21:48:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8395</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5f34614fdd039" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f34614fdd039 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Karantina, İnsanların Ruh Hallerini Beklenmedik Şekilde Etkiliyor<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="content-body__description">Yeni bir araştırmaya göre koronavirüs pandemisi ile birlikte herkesin hayatına giren sokağa çıkma yasaklarının insan psikolojisi üzerindeki etkileri beklenenden daha farklı oluyor.</div>
<div class="inread-tagon"></div>
<div class="content-body__detail">
<p>COVID-19 salgınının durdurulması için <strong>sokağa çıkma yasaklarının </strong>önemli bir etkisi olduğu daha önce ortaya çıkmıştı. Sosyal mesafenin korunmasını ve <strong>karantinayı </strong>kolaylaştıran bu önlemler bu açıdan oldukça faydalı oluyor.</p>
<p>Öte yandan pek çok kişiye göre sokağa çıkma yasaklarının uzun süreli olmasının insanların <strong>akıl sağlığı </strong>üzerinde olumsuz etkileri bulunuyor. Bunun nedeni de genel olarak <strong>pandemi öncesi ruh haliyle </strong>pandemi sırasındaki ruh halinin karşılaştırılması olarak gösteriliyor.</p>
<h2>Sokağa çıkma yasakları herkesi olumsuz etkilememiş olabilir</h2>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<div class="vc_single_image-wrapper vc_box_shadow_3d  vc_box_border_grey"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1100" height="733" src="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/1e53965ddf436887c3d28f81d9ece6c7eed82c1a.jpeg" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" srcset="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/1e53965ddf436887c3d28f81d9ece6c7eed82c1a.jpeg 1100w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/1e53965ddf436887c3d28f81d9ece6c7eed82c1a-300x200.jpeg 300w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/1e53965ddf436887c3d28f81d9ece6c7eed82c1a-1024x682.jpeg 1024w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/1e53965ddf436887c3d28f81d9ece6c7eed82c1a-768x512.jpeg 768w" sizes="(max-width: 1100px) 100vw, 1100px" /></div>
		</figure>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Araştırmacılar, <strong>YouGov’un </strong>haftalık Birleşik Krallık ruh hali takip özelliğini ve <strong>Google Trends’i </strong>kullanarak pandeminin başlangıcından sonraki kritik dönemi izole etti ve insanların <strong>karantina </strong>döneminde nasıl hissettiklerini inceledi.</p>
<p>YouGuv, 2019 Haziran ile 2020 Haziran arasında yaklaşık 2000 kişiyle her hafta görüşmeler gerçekleştirdi ve onlara, <strong>12 ruh halinden</strong> hangisinde oldukları soruldu. Bu 12 ruh hali ise mutlu, hoşnut, heyecanlı, iyimser, enerji seviyesi yüksek, üzgün, ilgisiz, stresli, sıkılmış, gergin, yalnız ve korkmuş olarak belirlendi.</p>
<p>Verilere göre pandemi başladığında insanların ruh hali <strong>çok hızlı bir şekilde </strong>çöktü. Daha sonraysa çok hızlı bir toparlanma süreci göze çarptı. Sıkılmışlık, yalnızlık, gerginlik ve ilgisizlik artarken üzüntü, korku ve stres seviyeleri azaldı.</p>
<h2>Mod takibi de benzer sonuçlar verdi</h2>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<div class="vc_single_image-wrapper vc_box_shadow_3d  vc_box_border_grey"><img decoding="async" width="600" height="665" src="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/0cce1140eaadb0fbf0a048a1ec198669b2ef1816.jpeg" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" srcset="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/0cce1140eaadb0fbf0a048a1ec198669b2ef1816.jpeg 600w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/0cce1140eaadb0fbf0a048a1ec198669b2ef1816-271x300.jpeg 271w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></div>
		</figure>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Her ne kadar nisan ayından öncesi ruh hali takibinde kaydedilmiyor olsa da araştırmacılar, regresyon analizi tekniklerini kullanarak bir <strong>model oluşturmayı başardı</strong>. Bu model de kişilerin benzer bir şekilde pandeminin başlangıcıyla beraber dibe vuran ruh hallerinin daha sonra sokağa çıkma yasağıyla beraber <strong>toparlandığını </strong>gösterdi.</p>
<p>Sokağa çıkma yasaklarının uygulanması pek de <strong>kolay değil </strong>ve hem hükümetlerin etkili uygulamalarda bulunmasını hem de net kararlar almasını gerektiriyor. Mart ayında yayılan salgın nedeniyle insanların sokağa çıkma yasaklarına yönelik <strong>çekinceleri </strong>hafifledi.</p>
<h2>Google sonuçlarının karşılaştırılması</h2>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<div class="vc_single_image-wrapper vc_box_shadow_3d  vc_box_border_grey"><img decoding="async" width="600" height="387" src="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/ezgif.com-webp-to-jpg-24.jpg" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" srcset="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/ezgif.com-webp-to-jpg-24.jpg 600w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/ezgif.com-webp-to-jpg-24-300x194.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></div>
		</figure>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Google’da yapılan derlemelerin sonucunda ortaya çıkan <strong>Google Trends’e </strong>baktığımızda da olumsuz sözcüklere yönelik aramaların, <strong>YouGov </strong>verileriyle örtüştüğünü görüyoruz. Dünya çapında yapılan aramaların incelenmesi ise başka bilgileri de ortaya çıkarıyor.</p>
<p>İngilizce konuşan ülkelere yönelik olarak yapılan analizlerde hemen her ülkede durumun aynı olduğu görülürken <strong>sokağa çıkma yasakları </strong>başladıktan sonraki ayda ruh halinde %17 düzelme olduğu belli oluyor.</p>
<h2>Bazı gruplar daha fazla etkilendi</h2>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<div class="vc_single_image-wrapper vc_box_shadow_3d  vc_box_border_grey"><img loading="lazy" decoding="async" width="788" height="525" src="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/400d6cc5e3c8a1cec611f5e4509e9c7a5a2446a2.jpeg" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" srcset="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/400d6cc5e3c8a1cec611f5e4509e9c7a5a2446a2.jpeg 788w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/400d6cc5e3c8a1cec611f5e4509e9c7a5a2446a2-300x200.jpeg 300w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/08/400d6cc5e3c8a1cec611f5e4509e9c7a5a2446a2-768x512.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 788px) 100vw, 788px" /></div>
		</figure>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>YouGov verilerine bakıldığında farklı sosyal grupların farklı şekillerde etkilendiği, bazı gruplar için olumsuz etkilerin <strong>daha fazla olduğu </strong>ortaya çıktı. Genel olarak yasağın etkilerinin yalnızca yarısı herkeste aynı şekilde görüldü.</p>
<p>Yaşlıların, iş sahiplerinin, <strong>tek</strong> <strong>başına yaşayanların </strong>ve kadınların pandemiden ve sokağa çıkma yasaklarından çok daha keskin bir şekilde <strong>olumsuz etkilendikleri </strong>ortaya çıktı. Yaşlılar doğrudan hedef grubu olduklarından pandemiden etkilenirken, özellikle kobiler uygulamanın ekonomide yarattığı güvensizlikten dolayı sıkıntı yaşadı.</p>
<p>Kadınların erkeklerden daha fazla <strong>olumsuz etkiyle </strong>karşılaşmış olmasının sebebi ise sorumluluklarındaki artış oldu. Çocuk bakımı ve evde eğitim için gösterilmesi gereken çaba ve alınması gereken sorumluluklar <strong>büyük oranda kadınların üzerine</strong> kaldı.</p>
<p>Ekonomik durumun iyi olması ve güçlü akıl sağlığı da kişilerin bu dönemi <strong>daha kolay </strong>atlatabilmesini sağladı. Daha düşük zihin sağlığına ya da ekonomik şartlara sahip olanlar bu süreçte daha fazla zorlandı. Genel olarak intihar oranlarında düşüş görüldüğü göze çarptı.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.webtekno.com/sokaga-cikma-yasaklari-insanlarin-ruh-hallerini-etkiliyor-h97759.html">webtekno.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/karantina-insanlarin-ruh-hallerini-beklenmedik-sekilde-etkiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evde kalan yaşlılar akıllı telefon satışlarını arttırdı</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/evde-kalan-yaslilar-akilli-telefon-satislarini-arttirdi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/evde-kalan-yaslilar-akilli-telefon-satislarini-arttirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 13:51:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7188</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-under-and-over-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-under-and-over.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5ebfed3cc18d2" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ebfed3cc18d2 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Evde kalan yaşlılar akıllı telefon satışlarını arttırdı</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h2>Korona virüs tedbirleri kapsamında evlerinde kalan 65 yaş ve üstü vatandaşlar yakınları ile görüşebilmek için akıllı telefonlara yöneldi. Yaşlı vatandaşların yakınları ile çoğunlukta görüntülü görüşebilmek için akıllı telefon aldıklarını belirten cep telefonu satıcıları satışlardan memnun olduklarını ifade ettiler.</h2>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Ülke genelinde 65 yaş üstü ve 20 yaş altı için uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarının ardından evde kalan vatandaşlar akıllı telefonlara yöneldi. Özellikle eski nesil yani tuşlu telefon kullanan yaşlılar, artık yeni nesil olan akıllı telefonlara yöneldi. Salgının ardından evde kalan yaşlılar uzaktaki yakınları, çocukları ve torunlarıyla görüşemedikleri için görüntülü konuşmaya başladı. Telefon piyasasında yaşanan hareketliliği anlatan Hüseyin Süleç, &#8220;Korona virüs sebebiyle evden dışarı çıkamayan vatandaşlarımızın akıllı telefonlara talepleri arttı. Vatandaşlarımız görüntülü konuşma yapabilecekleri cihazları tercih ediyorlar&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Teknolojiyi doğru kullandıktan sonra mükemmel&#8221;<br />
Akıllı telefonları iyi bir şekilde kullandığında yararlı olduğunu söyleyen Saadet Kocaer isimli yaşlı bir vatandaş ise &#8220;Kalp kapak ameliyatı olduğum için telefonu çok fazla kulağıma yaklaştırmamaya çalışıyorum kulaklık yada görüntülü konuşma en çok tercihim ve genelde en çok yakın çevremle görüntülü konuşuyorum. Güzel kullanıldıktan sonra harika, teknolojinin nimetlerinden çok güzel faydalanıyorum son 2 senedir özellikle. Eşimin rahatsızlığında, kalp kapak ameliyatında, oğlum askere gittiğinde ben bunların avantajını çok güzel kullandım. Teknoloji hayatı ne kadar bozdu şeklinde söyleseler de bence yanlış, doğru kullandıktan sonra mükemmel&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
Öte yandan, yaşlı vatandaşların genelde fiyatları uygun ve görüntülü konuşma özelliği olan telefonları tercih ettikleri belirtildi.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.habergazetesi.com.tr/haber/5726575/japonya-basbakani-abeden-covid19-uyarisi">habergazetesi.com.tr</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/evde-kalan-yaslilar-akilli-telefon-satislarini-arttirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>65 yaş üstüne yasak mahkemelik</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustune-yasak-mahkemelik/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustune-yasak-mahkemelik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2020 20:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7042</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5eab39db1c0bf" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5eab39db1c0bf wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >65 yaş üstüne yasak mahkemelik</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h2 class="spot-title">Slovakya’da ve Bosna Hersek’te mahkemelik… Türkiye gibi 65 yaş üstü ve 18 yaş altını sokağa çıkarmayan Bosna’da Yüksek Mahkeme bu uygulamanın anayasaya aykırı olduğuna hükmetti. Slovakya da aynı yolda. Çekya’da mahkeme sokağa çıkış kısıtlarının topunu usulen hukuka aykırı bulunca, hükümet uygulamaya son verdi. Ve Almanya da kısıtları, temel hak ve özgürlüklere aykırılık bakımından tartışıyor…</h2>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Psikologlara göre <strong>“yalnız”</strong> yaşamakla <strong>“yalnızlık”</strong> arasında büyük fark var. Yalnız yaşayan 65 yaş üstü insanlar şu korona günlerinde hiç olmadığı kadar yalnızlık çekiyorlar. Tecritin sonuna ilişkin belirsizlik, herhangi bir afet halinden öte travmaya dönüşüyor. Ve koronavirüs olsun olmasın, sosyal izolasyonla gelen yalnızlık nedeniyle kıdemli bireyler Alzheimer’e bir adım daha yakın. Bilimsel araştırma sonuçlarının yanı sıra, yakın çevremden tecrübe ve gözlemle de sabit.</p>
<p>Birçok araştırma gösteriyor ki, yalnızlık travması yol açtığı sağlık sorunları bakımından neredeyse günde 15 sigara içmeye eşdeğer. Kalp damar hastalıkları, felç, obezite ve erken ölüme neden olabiliyor. Florida Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin bir çalışmasına göre yalnızlık, demans riskini yüzde 40 oranında artırıyor. Aynı şekilde depresyon riski de artıyor; yaşam sevincinin kaybı, konsantrasyon ve yeme bozukluğu, uykusuzluk peşpeşe geliyor.</p>
<p>İşte bütün bu veriler, 40 günü aşkın süredir izolasyonda yaşayan 65 yaş üstü insanların artık en azından sokağa çıkma kısıtı olan günlerde hava almak için dışarı bırakılması çağrılarına haklı bir zemin oluşturuyor.</p>
<p>Hak demişken burada sağlık ve esenlik hakkından bahsediyoruz ama meselenin bir de temel hak ve özgürlükler ekseni var. Pandemiye karşı alınan bütün önlemler çok yerinde tamam da birçok ülkede farklı kriterlerle uygulanan sokağa çıkış kısıtları anayasal haklarla ne kadar bağdaşıyor?</p>
<p><strong>İNSAN HAYATI VE İNSANLIK ONURU</strong></p>
<p>İnsan hayatı söz konusu olduğu için çok baskın tartışılan bir mesele değil ama Almanya’da gündemde örneğin. Meclis Başkanı Wolfgang Schaeuble’nin korona yasaklarının dozuna ilişkin açıklaması önce irkiltici geldi; <strong>“Siyaset, insan yaşamını korumak adına bütün anayasal hak ve özgürlükleri ikinci plana atamaz” </strong>diye uyarıyordu hükümeti. Anayasada mutlak bir değer varsa, onun da insanlık onuru olduğunu söylüyor ve <strong>“Anayasada yer alan insanlık onuru, ölümü kapsam dışı bırakmaz. Devlet bütün önlemleri alsa da insanlar koronavirüsten ölmeye devam edecektir. Ancak iki yıl süreyle herşeyi askıya almanın çok başka korkunç sonuçları olur” </strong>diyordu.</p>
<div class="widget widget-article-img type1 ">
<figure>
<div class="img">
<div class="zoom-in-out"></div>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter" src="https://im.haberturk.com/2020/04/27/ver1588028869/2660725_2e1a756af10bd3ba28be21ea78b0cc42.jpg" alt="" width="718" height="570" /></p>
</div>
</figure>
</div>
<p><strong>Berlin&#8217;de eylemcinin &#8220;demokrasi&#8221; talebi, korona günlerinde pek makul değil.</strong></p>
<p>Almanya’da şu sıra anayasal hak olarak protesto özgürlüğü askıda. Geçen hafta sonunda birçok kentte kısıtların gevşetilmesi için yapılan gösterilere polis müdahale etti. Berlin’de eylem yapan bisikletli gruplar dağıtıldı, polis 170 kişiye ceza kesildiğini ve 40 kişiye de korona düzenlemelerine muhalefetten soruşturma açıldığını bildirdi. Korona düzenlemesi, 20’den fazla insanın bir araya gelmemesini içeriyor. Bisikletli gruplar kaç kişilikti bilinmiyor.</p>
<div class="widget widget-article-img type1 ">
<figure>
<div class="img">
<div class="zoom-in-out"></div>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter" src="https://im.haberturk.com/2020/04/27/ver1588028869/2660725_aaa5269b4b17cf82b2254477f03f00cd.jpg" alt="" width="709" height="569" /></p>
</div>
</figure>
</div>
<p><strong>Alman polisi, bisikletli göstericileri dağıttı.</strong></p>
<p>Meclis Başkanı Schaeuble, Merkel’in partisi CDU’dan, Adalet Bakanı Christine Lambert ise koalisyon ortağı SPD’den ve onun da yasaklarla ilgili uyarısı var; “Kısıtlamalar daha fazla şeffaflıkla gerekçelendirilmeli” diyor ve yasaklara karşı gösterilerin yasaklanmasını temel hak ve özgürlüklere aykırı buluyor. Almanya’da siyaset, tıp, ekonomi ve kültür alanından tanınmış isimler de açık mektup yayınlayarak, <strong>“Sosyal, kültürel ve ekonomik hayatımızı yok edip anayasal haklarımızı kısıtlayan önlemlerde yeni bir strateji geliştirelim”</strong> çağrısında bulundular. Gevşeme adımlarını yeterli bulmadıklarını belirterek, <strong>“Devlet kronik hastalığı olan ve 65 yaş üstü bireyler için alınacak önlemlere  odaklansın, geri kalan nüfus ise ‘akıllı mesafe’, hijyen ve maskeyle kendi önlemini alsın”</strong> dediler. Buna karşılık, <strong>“Ani gevşeme sonrası ikinci dalga gelirse bu sefer yasaklar ilkinden daha sert olur”</strong> diye itiraz edenler var.</p>
<p><strong>YASAKLAR ORANTILI OLMALI</strong></p>
<p>Peki devlet 65 yaş üstü için ne yapsın? Herkes bahar havasını tadarken eve mi kapatsın? 65 Yaş üstüne sokağa çıkış kısıtları bazı Avrupa ülkelerinde de mevcut. Sırbistan’da pazar günleri hariç, 24 saat yasak uygulanıyor. Macaristan’da 65 yaş üstü bireyler sadece sabah 09.00 ile öğle saati arası markete, eczaneye gidebiliyor. Bosna ise mart ayından bu yana 65 yaş üstü ve 18 yaş altına yasak uyguluyordu. Şu istisnalarla: 65 yaşını geçenler 6 ve 10 Nisan tarihlerinde emekli maaşlarını almak için bankaya ve 08.00 – 12.00 saatleri arasında gıda alışverişine gidebileceklerdi. Gençler ise aileleri eşliğinde ve aile aracının içinde olmak kaydıyla evden çıkabileceklerdi.</p>
<p>Fakat Yüksek Mahkeme bu uygulamanın anayasadaki eşitlik ilkesine aykırı olduğuna hükmetti ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de atıf yaptı. Bu kararı alırken yasakları toptan yasaklamadı, eşitlik ilkesi bakımından daha orantılı olması için üzerinde çalışılmasını istedi.</p>
<p>AB üyesi Slovakya da 65 yaş üstüne belirli kısıtlar getirmiş bulunuyor. 22 Nisan’dan bu yana, ileri yaşta vatandaşların hafta sonu alışveriş yapması yasak, hafta içi ise 09.00-11.00 arası eczane ve benzin istasyonları hariç gıda ve diğer ihtiyaçları için dükkanlara girebilecekler. Fakat bu uygulama emeklilerle muhalefet partilerini ayaklandırdı. Muhalefetteki sosyal demokratlar, ayrımcılık yapıldığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuruyor.</p>
<p>Çekya’da ise yasaklarla ilgili bambaşka bir sürpriz yaşandı; hükümet, 16 Mart’tan beri uygulanan kısıtları aniden kaldırdı. Çek vatandaşlarının tamamına işe, doktora ve alışverişe gitme izniyle yeşil alanlarda dolaşma serbestisi vardı. Fakat yaş ayrımı yapılmadığı halde Prag’da bir mahkeme bu uygulamayı usul bakımından hukuka aykırı bulunca hükümet, “Yargıya saygımız var” diyerek sokağa çıkış kısıtlarını iptal etti. Fakat korona önlemi olarak on kişiden fazla bir araya gelmek halen yasak. Çekya yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı. Artık sınır kapısı açık nereyi bulurlarsa. Ama dönüşte 14 gün karantinada kalmak kaydıyla.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.haberturk.com/yazarlar/ayse-ozek-karasu/2660725-65-yas-ustune-yasak-mahkemelik">haberturk.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustune-yasak-mahkemelik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılıkta Yalnızlık: Bedenle Ruhun Slow Dansı</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yaslilikta-yalnizlik-bedenle-ruhun-slow-dansi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yaslilikta-yalnizlik-bedenle-ruhun-slow-dansi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Nov 2019 00:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Aktif Yaşlnama]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=4352</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dc0c35a04a18" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dc0c35a04a18 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Yaşlılıkta Yalnızlık: Bedenle Ruhun Slow Dansı</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Uzun yıllardır ailesinden ayrı yaşayan kuzenim yılbaşı nedeniyle kendisini aramayan kızına çok içerlemiş: “Babasına elinde bir demet çiçekle uğramasından geçtim vallahi. Ama elinin altındaki telefondan aramak bu kadar zor mu? Facebook’ta ‘herkese iyi yıllar’ yazmış; sanıyorum ben de o ‘herkes’e dahil etmeliyim kendimi”, derken gözyaşlarını fora etti.</p>
<h2><strong>Hayat; etme-bulma dünyası mı?</strong></h2>
<p>Kuzenim Yusuf’a daha önceki dertleşmelerimizde söylediğim ama şimdi böylesine ajiteyken “ne ekersen onu biçersin”, “kendin ettin kendin buldun”, “etme bulma dünyası” lafları etmenin zamanı değildi. “Sen arasaydın keşke! Küçük bir hediye alıp bıraksaydın kızına, oğluna hatta eski eşine!” dediğim anda patladı: “<em>Ben babayım</em>”.</p>
<h2><strong>İfade et; kurtulmaya başla…</strong></h2>
<p>Söyleyebileceğim çok şey vardı Yusuf’a ama ben bu seferlik susmayı yeğledim. O sırada gelen kahvelerimizi hava-su muhabbeti eşliğinde içtik. “Frida Kahlo’nun bir lafı var: ‘İnsanın ifade edemediği şeyin gücü; patlayıcı, hasar verici, kendi kendini yıkıcı bir güçtür. İfade etmek, kurtulmanın başlangıcıdır” diye. Kıssadan hisse sevgili Yusuf: kızına duygularını ifade et; elbette onun da söyleyeceklerine de hazır olarak” diyerek konuyu kapatıp, hayatın başka hallerini konuştuk.</p>
<h2><strong>Biz ‘ilk yalnız yaşlılar’ nesli olacağız</strong></h2>
<p>Vedalaşırken “Bizim neslin yaşlılığı öncekilere göre farklı olacak; yalnızlığımız çok belirleyici olacak. Nesil olarak ülkenin cem’an ‘ilk yalnız yaşlıları’ olacağız gibi geliyor bana. Acı ama gerçek ve kabullenmek gerek. Çocuğu olmayanlar, çocuğu aynı şehirde ama farklı bölgede yaşayanlar, çocuğu başka bir şehirde ya da ülkede yaşayanlar. Çocuklarımıza bize dair sorumluluk yüklemedik bizler; fazlaca gerek görmediğimizden herhalde. Ama bizi telefonla aramalarını, bayramda seyranda ziyaret etmelerini beklemeye de hakkımız var elbet. Yalnızlığı kabullenmekte en çok zorlanan kesim çocuğuyla aynı şehirde yaşıyor olup onlardan yeterli ilgi görmediğini düşünen akranlarımız. Çocuğu uzakta olanlar bu anlamda şanslı; gelip gidemiyorlar sıkça deyip rahatlatıyorlar kendilerini. Çocuğu olmayanların ise zaten beklentisi yok” minvalindeki cümlelerime Yusuf ses etmedi.</p>
<h2><strong>Yalnızlık adam eder insanı</strong></h2>
<p>Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun o güzelim dizelerini; “<em>Yalnızlığın kadarsın / Yalnızlığın mis kokmalı / Yalnızlık dediğin büyük bir zindan / Dünyanın en büyük zindanı / Dinden imandan çıkarır / Ama öyle bir adam eder ki insanı </em>“ okudum kendime.</p>
<p>Yusuf yalnızlıktan yakınan çoğu akranımdan biri aynı zamanda daha ileriki yaşlarında yalnızlıktan daha da fazla yakınacak olan akranlarımdan da biri.</p>
<p>O henüz yalnızlığın;  yaşlılık dönemindeki insanları sağlık ve bakımdan sonra en çok ürküten, korkutan, yakındırtan olgu olduğundan habersiz. Yaşlı yalnızlığının cinsiyet, ırk, din, etnik köken, dil, statü, ekonomik durum, coğrafi bölge, kır-kent ve çocuk sahibi ol(ma)madan bağımsız bir olgu olduğundan da habersiz.</p>
<h2><strong>İlla ki içsel yalnızlık</strong></h2>
<p>Hayat taşkalasının çokça azaldığı, dışarıdaki hayatın yaşlı insanlar için giderek daha da acımasız ve katı olduğu, hayatın yavaşça aktığı ancak sıkça arızaya geçtiği yaşlılık dönemindeki insanın kendi iç dünyasına çekilmesinin aslında zaruret dışında bir çeşit savunma olduğunu da söylemek mümkün. Üstelik bir evde tek başına, yalnız yaşayan insanın mekânsal yalnızlıkla baş etmesi daha kolaydır; içsel yalnızlığa görece.</p>
<p>Yalnızlık; gerileme ve kayıpların hakim olduğu yaşlılık dönemindeki insanları acıtır, kırılganlığını artırır, mutsuz kılar. Bu durum bir süre sonra &#8211;<em>bireysel farklılıklar olsa-  </em>da yaşlı insanın kendini, çevre-toplumun da yaşlı insanı dışlamasına neden olur.</p>
<h2><strong>Yaşlı insanın yoksunluğu, yoksulluğu</strong></h2>
<p>Yaşlı insanın sahip ol(a)madığı manen ‘şey’lere yine sahip ol(a)madığı madden ‘şey’ler eklendiğinde durumun vehameti bireysel düzeyde artmaktadır.</p>
<p>“Herkesin yaşlılığı kendine; benzemez hiçbirininki bir diğerine” elbette ama yine de yaşlılık dönemi yalnızlığına ilişkin özellikle orta yaş döneminde –<em>bireysel düzeyde</em>&#8211; alınacak bazı önlemler var. Mesela…  Çalışırken işi dışında hiçbir şey düşünmeyen, toplumsal hayatın hiçbir boyutuyla ilgilenmeyen, kültürel hayata ilgi duymayan, bir tek hobisi bile olmayan, yardımlaşma-dayanışma-paylaşma gibi hasletleri olmayan bir insanın; emekliliğin ardından gelen yaşlılık döneminde yalnızlıkla baş etmesi kanımca zor.  Erkeklere görece kadınların yaşlılık dönemi yalnızlığıyla baş etmekte daha az zorlandıklarını da söylemek mümkün.</p>
<h2><strong>Toplumsal itibar ve güven önemli</strong></h2>
<p>Yaşlı insanların ailelerinden ve toplumun her kesiminden destek alması;  toplumla ilişkilerini sürdürmesi; topluma hizmet etme fırsatlarının olması;  toplumun kültürel değerlerine uygun olarak korunması ve gözetilmesi; potansiyellerini tam olarak kullanabilmesi;  eğitsel ve kültür etkinliklere katılabilmesi; her türlü ihmal ve istismar ile ayrımcılıktan uzak tutulması; toplumda itibar görmesi ve güven içerisinde yaşamasının onların temel gereksinimlerini karşılanmasının(**) sağlık ve bakım olanaklarından yararlanması kadar önemli olduğunu söylemekte yarar var.</p>
<h2><strong>Slow dansta beden- ruh uyumu önemli</strong></h2>
<p>Yaşlı yalnızlığının “bedenle ruhun slow dansı”a benzetildiği &#8211;<em>yazarını hatırlamadığım-</em> bir yazı okumuştum yıllar önce. “Slow dans”ta müzik yavaştır, hareketler yavaştır; özellikle ayak hareketi azdır; eşli yapılır; başat eş diğerini belinden kavrar, eş ise elini başat olanın omuzuna koyar; sarılıp sallanırken çift <em>-tüm doğallıklarıyla-</em> sohbet eder ya…</p>
<p>İşte bedenimizi başat eş, ruhumuzu partner olarak düşündüğümüzde ikisinin birbiriyle uyumunun önemi çıkıyor ortaya. Zor değil ama uyum sağlanamazsa çok zor olan bir dans.</p>
<h2><strong>Her dem uyumlu olmalı beden-ruh</strong></h2>
<p>Kuzenim Yusuf da benim gibi orta yaşın yaşlılık; yaşlılığın gençlik döneminde. Ve şimdiden değil öteden beri çok kötü dans ettiğinin yeni yeni ayrımında. Yaşlılık döneminin yalnızlık kalemine önceden yatırım yapmadığı için ileride daha da zorlanacak gibi. (ŞD/NV)</p>
<p>* <strong>Şadiye Dönümcü</strong>. sosyal hizmet uzmanı.</p>
<p>** BM: 1. Dünya Yaşlanma Asamblesi’nde benimsenen “<strong>YAŞLANMA 1982-Yaşlılık İlkeleri</strong>”nden bazıları.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yaslilikta-yalnizlik-bedenle-ruhun-slow-dansi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddetin Sessiz Mağdurları: Yaşlılar</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/siddetn-gercek-magdurlari-yaslilar/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/siddetn-gercek-magdurlari-yaslilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2019 19:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşlılara Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=3460</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5db88f620cc4a" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5db88f620cc4a wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Şiddetin Sessiz Mağdurları: Yaşlılar</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><i><b><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Yaşlıların paraya el konulması, emekli aylığı gaspı, sözlü taciz, yoksun bırakması, tokatlama, dövme, cinsel taciz, tecavüz, aç bırakma gibi şiddet türleriyle başa çıkması için BM- Yaşlanma hedefleri doğrultusunda ulusal programlar hazırlanması gerekiyor.</span></b></i><br />
<span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Önemli bir toplumsal sorun olan <b>&#8216;aile içi şiddet&#8217;</b>ten en çok etkilenenler: Çocuklar, kadınlar ve adları pek zikredilmeyen yaşlılardır.</span></p>
<p>Yaşlılara yönelik fiziksel, psikolojik, duygusal ve ekonomik yönlü ihmal, istismar ve şiddet, dünya üzerinde sosyal, ekonomik, etnik ve coğrafi bölge ayrımı bulunmaksızın her yerde var.</p>
<p>&#8220;Kol kırılır, yen içinde kalır&#8221; sözüne sadık olmamız, yaşlılara yönelik şiddetin suç olarak algılanmaması, konuya ilişkin araştırmaların azlığı yüzünden bu şiddet türünün yaygınlığına ilişkin veriler sınırlı.</p>
<p>Sosyal Hizmet Uzmanı <b>Taner Artan&#8217;</b>ın, İstanbul ilinde huzurevine girmek üzere müracaat eden 113 yaşlı ve yakınları ile yaptığı <b>&#8221;Aile İçi Fiziksel Yaşlı İstismarı&#8221;</b> konulu araştırmaya (1996) göre;</p>
<p><b>*</b> Yaşlıların yüzde 25.66&#8217;sının fiziksel istismara maruz kalıyor,</p>
<p><b>*</b> Büyük çoğunluğu tokat atma ve şiddetli dövülme ile cezalandırılıyor,</p>
<p><b>*</b> İstismarcıların tamamına yakını akrabadan oluşuyor,</p>
<p><b>*</b> İstismarcıların başında gelinler (yüzde 41.37) geliyor,</p>
<p><b>*</b> Yaşlı yakınları (yüzde 86.72), yaşlılardan rahatsızlık duyuyor,</p>
<p><b>*</b> Şiddet aile içinde (suç olması ve dışlanma korkusu ) tutulmak isteniyor.</p>
<p><b>Amerika Birleşik Devletleri&#8217;</b>nde (1979-1994) yaşlılara karşı işlenen suçların yüzde 60&#8217;ının ihmal, yüzde 15&#8217;inin fiziksel istismar olduğu kaynaklarda yer alıyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5db88f874517d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5db88f874517d wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Ekonomik şiddetten fiziksele</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Yaşlının parasına aile üyelerince el konulması, emekli aylığının gasp edilmesi, rızası dışında mal varlıklarının kullanılması (ekonomik), sözlü taciz, çeşitli olanaklardan yoksun bırakılması (duygusal=psikolojik), tokatlama-dövme, cinsel taciz, tecavüz, aç bırakma (fiziksel) şiddet örneği.</p>
<p>Başkalarına bağımlı yaşamak zorunda kalanlar da potansiyel şiddet mağduru.</p>
<p>Başkalarının desteği ile yaşamını sürdürebilen yaşlının yardım alamaması, tek başına -kendi haline- bırakılması: ihmal türü -pasif- şiddettir.</p>
<p>Şiddete maruz kalan yaşlıların en belirgin özelliği başkalarına bağımlı yaşamak zorunda kalmaları oluyor.</p>
<p>Zorunlu paylaşılan yaşam koşulları, ekonomik yetersizlik, yaşlıya bakan/ şiddet uygulayan kişinin psikolojik rahatsızlığı, ailenin şiddet öyküsü, yaşlının kişilik özellikleri (agressifliği, zedeleyici davranışları vb.) şiddeti arttırıcı rol oynuyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5db88fa7a7f1d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5db88fa7a7f1d wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Zincirleme şiddet</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Şiddet, öğrenilir bir şey. Çocukluğunda babasından şiddet gören adamın, -çocukken babasından, annesinden, öğretmeninden bolca nasibini alan, sonra kocası tarafından dövülen kadının kayınpederine şiddet uygularken suç işlediğini bilmemesi doğal (mı?).</p>
<p>Şiddet uygulanırken cinsiyet farkı gözetilmiyor. Yaşlı kadınlar, ayrımcı toplumsal tutumlar ile kadın haklarının anlaşılmamış olması ve uygulanmaması nedeniyle fiziksel ve psikolojik şiddet açısından daha fazla risk altında. Şiddetin sonuçlarından daha fazla etkilenen kadınların yoksul olmaları cinsel istismar riskini de arttırıyor.</p>
<p>Çoğu olguda, şiddeti uygulayan kişi, çaresiz ve tıkanmış olma hissiyle, büyük bir yük altında ezildiğini duyarak bu eylemi gerçekleştirdiğini söylüyor. Öte yandan şiddeti uygulayanın yaşı, alkol kullanması ve yaşlı ile iletişiminin kötü olması da şiddeti arttırıyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5db88fcbc5596" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5db88fcbc5596 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Yardım isteyemiyor</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Fiziksel istismara uğrayan yaşlıda, ekimoz, kırık-çıkık, yanık, sıyrık, kanama gibi fiziki bulgular ve psikolojik rahatsızlıklar görülür. Yaşlıda gözlenen korku genellikle bunamaya bağlı paranoya olarak düşünülür.</p>
<p>İstismarın yaşlı kurbanlarının fiziksel / duygusal travmadan tam olarak kurtulamadıkları, travmadan duyulan utanç ve korkunun, yardım istemeyi engellediği biliniyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5db88fe83ace9" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5db88fe83ace9 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Yaşlıya yönelik şiddet nasıl önlenebilir?</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Yaşlıların istismardan korunma konusunda bilgilendirilmesi -farkındalık yaratılması-, istismar kurbanlarına -rehabilitasyon dahil- gerekli hizmetlerin verilmesi, toplum ve sağlık çalışanlarının konuya duyarlılığının arttırılması-bilinçlendirilmesi, istismarı önleyici yasal düzenlemeler yapılması, hükümet-hükümet dışı örgütlerin konuya ilişkin işbirliğine gitmesi önemli.</p>
<p>Ayrıca: Yaşlılara yönelik şiddetin tipi-nedenleri-doğası-yaygınlığı- önemi ve sonuçlarına ilişkin araştırmalar yap(tır)ılarak bulguların duyurulması ve yaşlıları ilgilendiren zararlı geleneksel uygulamaların ortadan kaldırılması da önemli.</p>
<p>Birleşmiş Milletler <b>&#8220;Yaşlanma-2002 Uluslararası Eylem Yaşlılara Karşı Her Türlü İhmal, İstismar ve Şiddetin Ortadan Kaldırılması&#8221;</b> hedeflerine ilişkin ulusal eylemlerin saptanarak yaşama geçirilmesi durumunda mağdurların, mağduriyetinin azalacağı kesin</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/siddetn-gercek-magdurlari-yaslilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ben Bir Yaşlıyım!</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/ben-bir-yasliyim/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/ben-bir-yasliyim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 14:19:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rengahenk Yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[unutmak]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=2709</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6b2a3b2a5" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6b2a3b2a5 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Ben Bir Yaşlıyım!</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;"><i><b>Ç</b></i>içeklerimin açtığını görmek, sabah çoğu kez kendimi zorlayarak dudağıma hafif bir ruj sürmek, günlük gazetemi okumadan ekinde verilen çengel bulmacayı çözmek, 10 numara şişlerle torunlarıma kaşkol, bere örmek, haftada bir bankadan emekli arkadaşlarımla..<b><i><br />
</i></b></span><br />
<span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Ben; yaşlılığın her canlı için döllenme ile başlayıp ölüme kadar devam eden biyolojik bir süreç olduğunu biliyorum.</span></p>
<p>Bence; yaşlılık bile insandan insana değişiyor. Yaşam biçimi, hastalıklar ve kişilik özellikleri vb. gibi etmenler nedeniyle.</p>
<p>Sağlık alanındaki gelişmeler ve bilinç düzeyi insan ömrünü uzattı. Annemi 63 yaşında kaybettiğimizde <b>&#8220;eee artık yaşlılık, doğal&#8221; </b>demiştik. Şimdi ne kadar genç diyoruz o yaşta birini kaybettiğimizde.</p>
<p>Yaşlanma insan vücudunda bir sürü değişikliğe yol açıyor. Ama her yaşlı, aynı değil. Yani herkesin yaşlılığı birbirinden farklı, bazı ortak özellikler dışında.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6b48b9a64" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6b48b9a64 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Ben artık 71 yaşındayım</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Yaşlanma sürecindeki bir insan olarak; fiziksel ve zihinsel olarak bazı gerilemelerimin olduğunu, ayrıca sosyal ve psikolojik yönden de artık eskisi gibi olmadığımın farkındayım.</p>
<p>Bu gerilemelerimi fark edip, kabul ettiğimde <b>-ki çok da kolay olmadı-</b> kişilik yapımın değiştiğini, çevremdekilerin beni algılayışlarında değişiklik olduğunu gördüm.</p>
<p>Yaşım ilerledikçe, bende, fiziksel ve ruh sağlığımın bozulacağı endişesi ortaya çıktı.</p>
<p>Kendimde ve çevremdeki yaşıtlarımda birilerine bağımlı olma, fiziksel yetersizlik, ekonomik güçlük, oluşan ufak-tefek günlük sorunları çözememe kaygısını gözlüyorum. En çok da beni / bizi dışlanma korkusu etkiliyor galiba.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6b68a10fb" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6b68a10fb wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Stresle başa çıkmak</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Stresle başa çıkmak her yaş ve dönem için zor ama, galiba en çok da yaşlılar için zor.</p>
<p>Yani <b>stres ve yalnızlık</b> yaşlanma sürecinde önemli bir sorun.</p>
<p>İnsanlarla ilişki kurmak, sürdürmek ve yeni uğraşılar edinmek her geçen gün zorlaşıyor benim için. Oysa, yaşamımı sürdürmek için bunun çok önemli olduğunu biliyorum.</p>
<p>Artık eskisi kadar üretken değilim. Bu işlevimden uzaklaştığımın farkındayım. İşe yaramayan bir insanmışım gibime geliyor.</p>
<p>Yeni durumlara uyum sağlamakta zorluk çekiyorum. Bazı zihinsel işlevlerimin gerilediğini fark etmek beni üzüyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6b8622fd4" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6b8622fd4 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Bağımlılık beni kabuğuma çekiyor</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Dün akşam ne yediğimi unutuyorum ama ilk memuriyet yıllarıma denk düşen bazı olayları, kızımın bebeklik günlerini çok iyi hatırlıyorum.</p>
<p>Yani yakın geçmişimi hatırlamakta zorluk çekiyorum ama, uzak geçmişimi çok net hatırlayabiliyorum bir uyaran aldığımda.</p>
<p>En çok da her hangi bir konuda başkalarının yardımına /desteğine gereksinim duymak beni etkiliyor.</p>
<p>Artık hastaneye yalnız gidemiyorum, marketten yapabildiğim alışverişi evime tek başına taşıyamıyorum, çoğu kez faturaları bile bankaya yatırmaları için komşumdan destek istiyorum.</p>
<p>Bu ve benzeri bağımlılıklarım beni kabuğuma çekilmeye zorluyor.</p>
<p>Bazen <b>-çoğu kez mi demeli acaba-</b> yalnızlığıma gömüldüğümü hissediyorum.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6bae3e325" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6bae3e325 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Kapı çalsa, telefon çalsa</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Çalan her telefon yüreğimi hoplatıyor, arayanım soranım var diye. Kızımın biri her gün saat 10 da arar, <b>&#8220;Anne ne yapıyorsun&#8221;</b> diye. Diğeri yurt dışında haftada bir arar.</p>
<p>Geçenlerde düşündüm ki hep yakınıyorum <b>&#8220;oram, buram ağrıyor&#8221;</b> diye. Ahbaplarım, emekli grubundaki arkadaşlarım da arıyor sıkça ama bana yetmiyor galiba.</p>
<p>Çalan her kapı zili beni mutlu ediyor. Apartman görevlisinin geleceği saatleri bile iple çekiyorum kapıda bir-iki laf ederim diye.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6bc81bfc5" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6bc81bfc5 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Eşimle kavgalarımı bile özlüyorum</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Eşimi dokuz yıl önce kaybettim. Beraberken bazen tartışırdık, ufacık sorunlar yüzünden. İnan o lüzumsuz tartışmaları bile özlüyorum.</p>
<p>Evin içinde bir nefesti, konuşulacak paylaşılacak hatta tartışılacak bir nefes. Birlikte gezmeğe giderdik, yürüyüş yapardık&#8230; Onu öyle çok özlüyorum ki!</p>
<p>Akranlarımın ölüm haberini aldığımda çok etkileniyorum. Yakınlarımı kaybetmek de beni çok üzüyor. Ama bir genç ölümünü öğrendiğimde, <b>&#8220;Allah sıralı ölüm versin!&#8221;</b> diyorum elbette.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6be265e03" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6be265e03 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Gündüz içim geçiyor, gece...</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Artık uykuda geçirdiğim süre o kadar azaldı ki! Gün boyu sıkça içim geçiyor, kuş uykusu anlayacağın.</p>
<p>Çoğu kez daldığımı bile fark etmiyorum. Gece TV&#8217;deki haberler sırasında uyuklayan ben, yatağıma geçtiğimde bir türlü sabah olmuyor&#8230; Hoş sabah olsa ne olacak! Yapacak çok işim mi var sanki!<br />
Uyku düzenim bozuk anlayacağınız. Doktor ilaç verdi arada bir alıyorum ama , çok ta bir şey değiştirmiyor mu ne?</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6c0830104" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6c0830104 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Dinlenmek istiyorum</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Konuşacak birilerini bulduğumda bir süre sonra karşımdakinin beni dinlemediğini fark etmek beni üzüyor.</p>
<p>Galiba hep geçmişten söz ediyorum, ya da daha önce anlattığım bir şeyi farkında olmadan yeniden anlatıyorum.</p>
<p>Torunum kaç kez <b>&#8220;tamam anneannecim, biliyorum ben bu olayın nasıl sonuçlandığını&#8221;</b> dedi. Ahhh beni birazcık anlayabilse! Benim artık eskisi kadar çok yeni yaşantım olmuyor ki&#8230;</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6c227705f" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6c227705f wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Unutkanlık, duygusallık</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bazen banka defterimi koyduğum yeri unutuyorum, bazen temizliğe gelen yardımcımın adını. En önemlisi de ilaçlarımı alıp almadığımı.</p>
<p>Kızım beni <b>&#8220;gerçeklerden kaçmak&#8221;</b> ile suçluyor! Hadi suçluyor demeyeyim de uyarıyor diyelim. &#8220;Ayaklarım ağrıyor&#8221; dediğimde, <b>&#8220;anne ağrıyacak elbette, artık 18 yaşındaki halin gibi olamazsın, yaşlılığı kabul et&#8221;</b> diyor.</p>
<p>Duyarlı bir insandım gençliğimde, ama şimdi çok duygusalım. Çok doğal olan bir söz / davranış bile beni çok üzüyor. Kafama takacak o denli çok şey buluyorum ki&#8230;</p>
<p>Bazen <b>&#8220;depresyon mu geçiriyorum acaba?&#8221;</b> diye düşünüyorum. Ama akranlarımdan da aynı yakınmaları dinliyorum. Onlarda benim gibi endişeli.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6c3eab295" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6c3eab295 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Aslında yapacak şeyler de var</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Hala bir çok şeyden zevk almak için nedenim var.</p>
<p>Çiçeklerimin açtığını görmek, sabah çoğu kez kendimi zorlayarak dudağıma hafif bir ruj sürmek, günlük gazetemi okumadan ekinde verilen çengel bulmacayı çözmek, 10 numara şişlerle torunlarıma kaşkol, bere örmek, haftada bir bankadan emekli arkadaşlarımla konken oynamak, yılda 10 gün bankanın emekli devresinden yararlanarak <b>Sığacık&#8217;</b>a kampa gitmek, komşumun baktığı torununa o çok sevdiği kekimden yaparak yediğini seyretmek, ayda bir lise arkadaşlarımla devlet tiyatrosuna gitmek bana iyi geliyor.</p>
<p>Ama galiba yetmiyor&#8230;..</p>
<p>Kendimi yararsız buluyorum hep. Çocuklarıma yardımcı olamıyorum diye. Hoş sağ olsunlar onların benim sağlıklı olmam dışında bir beklentileri yok ama&#8230;.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6c585e6f4" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6c585e6f4 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Aman ne süslüydüm!</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Eskiden ilgi ve istek duyduğum konular artık benim için önemini yitirdi. Aman ne süslü bir kadındım. Sürekli çok şık olmak isterdim. Artık temiz bir şey giymek dışında giyim merakım kalmadı.</p>
<p>Kızım bazen <b>&#8220;Her geldiğimde üzerinde aynı şey var. Diğerlerini niye giymiyorsun?&#8221; </b>diyor. <b>&#8220;İçimden gelmiyor, ne yapayım! Hem kim görüyor ki?&#8221;</b> dediğimde de kızıyor bana.</p>
<p>Evimizde sofra düzenine çok özen gösterilirdi eskiden. Artık çoğu kez tepside yiyorum yemeğimi. Ama birileri geldiğinde yine eski özeni gösteriyorum elbette.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6c71cb256" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6c71cb256 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Arkadaşım Şehrazat gibi değilim de</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><b>Toplumun genel akışından kopmuş bir varlık </b>olarak görüyorum kendimi çoğu kez.</p>
<p>Oysa ben yaşamım boyunca kendimle barışık bir insandım. Son yıllarda giderek kendime mi küsüyorum ne!</p>
<p>Huysuz, çevresindekileri huzursuz kılan, sürekli isteyen, sürekli maddi-manevi almak isteyen bir insan değilim.</p>
<p>Arkadaşım Şehrazat gibi değilim en azından. O oğlunun her gün ziyaretine gelmesini istiyor, başı ağrısa dünya yıkılıyor zannedip, çevresindekileri harekete geçiriyor, telefonla kebapçıdan pide getirtebilecek yada gidip yiyebilecekken oğluna <b>&#8220;canım pide istiyor&#8221;</b> diyor.</p>
<p>Her Pazar torunlarının öğle yemeğine gelmesini istiyor filan. Ben öyle değilim en azından.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6c8e8214d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6c8e8214d wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Korkularım ve gücüm</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Evet; her geçen gün fiziksel ve ruhsal olarak geriliyorum. Kendime olan güvenim azalıyor, bazı korkular <b>-en çok da düşüp bir yerimi kırmak-</b> yaşıyorum. Daha bir karamsar insan oluyorum ama.</p>
<p>Kendimde gözlediğim bazı değişimleri inkar etmiyorum. Ben artık bir günde tüm evi temizleyemem ama bir gün salonu, bir gün banyoyu temizleyebilirim. Yani elden ayaktan düşmedim.</p>
<p>Artık nelere gücüm yeteceğini, nelere yetmeyeceğini biliyorum. Ve en önemlisi kabul ediyorum belli konulardaki güç kaybımı.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6caa168aa" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6caa168aa wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Şık Devrek bastonum</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Karşıdan karşıya geçerken yardım istemeyi öğrendim. Damadımın hediyesi o çok şık Devrek bastonunu artık yanımda taşırken eskisi gibi utanmıyorum.</p>
<p>Banyo yapacağım zaman komşuyu çağırıyorum eve. Olur da düşer kalırsam birisi olsun evde diye.</p>
<p>Ama yalnızlığı hiç sevmiyorum. Artı ilgi ve sevgiye hiç itirazım yok. Yaptığım o güzelim zeytinyağlı enginarı kızım ve torunumla birlikte yemek, paylaşmak istiyorum ama, onlar geldiğinde torunum yüksek sesle müzik dinlediğinde de tahammül edemiyor içimden <b>&#8220;gidip, evinde dinlesin&#8221; </b>diyorum.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6cc3dc3cb" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6cc3dc3cb wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Hala önemliyim</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Yönetilmekten hiç hoşlanmıyorum. Aslında benim iyiliğime olan ev içi bir düzenleme önerisi geldiğinde, hemen direnç gösteriyorum.</p>
<p>Kendi yaşamımı idame ettiremeyeceğim günleri düşündüğümde, bu halimden yakınmamaya çalışıyorum. Başkalarına bağımlı olarak yaşam sürdürmek düşüncesi beni ürkütüyor.</p>
<p>Yaşlandıkça daha bir ihtiyatlı oldum. Özellikle para konusunda. Geçim sıkıntım yok şanslı bir yaşlıyım. Ama hep <b>&#8220;parasız kalırsam&#8221;</b> kaygısı yaşıyorum.</p>
<p>Çocuklarım, torunlarım ve yakınlarım için <b>&#8220;hala önemliyim&#8221;</b> biliyorum ama galiba bazen bu da bana yetmiyor.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dac6cde575b6" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dac6cde575b6 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >Bakılmak</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Gelecekte <strong>&#8220;bakılmama&#8221;</strong> gibi bir sorunum olmayacağını biliyorum. Nasıl olsa bir bakıcı / refakatçi bulunur ama&#8230; Yine de zaman zaman <strong>bunalıma</strong> giriyorum işte.</p>
<p>Artı eksi yönleriyle yaşlılık bu işte&#8230;..</p>
<p><strong>Sosyal dünyadan </strong>yavaş yavaş <strong>geri çekilme </strong>sürecinin adına <strong>yaşlılık denmiş&#8230;.</strong>..(ŞD/BA)</p>
<p><strong>* </strong>Şadiye Dönümcü, sosyal hizmet uzmanı</p>
<p><strong>** </strong>Bu yazı bir üniversite öğrencisinin hazırladığı &#8221; yaşlı yaşlılığı anlatıyor&#8221; ödevi için yaptığı bant kayıtlarının çözümü ile ortaya çıkmıştır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/ben-bir-yasliyim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara Değilsin ki Seni Sileyim</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/sigara-degilsin-ki-seni-sileyim/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/sigara-degilsin-ki-seni-sileyim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 01:21:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rengahenk Yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=2699</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb3f3a82a9" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb3f3a82a9 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Sigara Değilsin ki Seni Sileyim</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><i><b><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">&#8220;Sigara değilsin ki; seni sileyim&#8221; sözleri geçer Yunanca bir şarkıda. Belleğimdeki çocukluk ve ergenlik dönemime ait siyah, kurşuni, gri, beyaz ve haki renkli yap-boz parçacıklarını da keşke sigara gibi yaşamımdan çıkarabilsem, silebilsem!</span></b></i><br />
<span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Yılların getirdiği hüzünle karışık hazan rengi yalnızlığımla baş edemez oldum. Zaman geçtikçe katmerlenen bu duygu, artık önümü görmeme de engel oluyor. Yaş aldıkça insanlar anılarına sahip çıkar ya! Oysa ben anılarımı hiç rahat bırakmadım. Elimde olmadan uyurken bile tüm yaşamımı kilitleyen çocukluk ve ergenlik yıllarımda gezinirim tek başına.</span></p>
<p>Bu gezinti esnasında ne 14 yıl önce beni yıldızlara yeğleyen eşim, ne üzerime titreyen çocuklarım, ne de üzerine titrediğim torunlarımla yaşadığım güzellikler gelmez aklıma.</p>
<p>Belleğime darmadağınık serpiştirilmiş siyah, kurşuni, gri, beyaz ve haki renkli yap-boz parçacıklarını bütünlediğimde çocukluk ve ergenlik dönemime ait görüntüler çıkar ortaya.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb41478a16" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb41478a16 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >GRİ: Gümlememek için çekilen kürekler</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>&#8220;Gidelim! Burada çoluk-çocuk öleceğimize, memleketimizde ölelim daha iyi&#8221; dese de babamı dönmeye ikna edemeyen annemin şakağına şarapnel gelince &#8220;Biz bu memleketten gitmeliyiz.&#8221; diyen babam izin kağıtlarımızı çıkarttı.</p>
<p>Oradan, Mandraki iskelesinden sabah sekizde bindiğimiz Rum baba-oğulun kullandığı sekiz metrelik motorlu bir sandalla on üç kişi yola çıktık. Sandalcılara dört kişilik aile, genç karı-koca ve biz fert başına para ödemiştik. Denizaltı tarafından &#8216;gümmmm&#8217; diye devrilmemek için, sandalın motoru kullanılmayıp, kürek çekildi. Şimdi feribotla 45 dakika olan bu yolu yirmi saatte alabildik.</p>
<p>Akşama doğru hava bozdu, Fırtınadan batmak üzere iken bir yelkenli göründü uzaktan. &#8220;Türk müsünüz? Bizi kurtarın!&#8221; diye bağırmaya başladık. Bizi tek tek motora taşıdılar, sandalımızı da arkaya bağladılar.</p>
<p>İki yaka arasındaki o kaygı dolu uzun yolculuğu, motorcuların bizden daha fazla olan tedirginliğini hiç unutamadım.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb44212fde" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb44212fde wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >KURŞUNİ: Kremalı sebze çorbası niyetine içilen şehriye çorbası</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Nihayet Marmaris-Kadırga. Saatler süren gümrük muamelesi. Orada bıraktıklarımıza olan yasımız, gözümüzde yaşımızla yerleştirildiğimiz cami. Ufacık bir çocuğun bile hatırlamak istemeyeceği şeyler yaşadığım için hala nefret ettiğim Marmaris.</p>
<p>Cami bahçesinde kulübe gibi yerde duran görevliler izin vermezse yerimizden ayrılamazdık. Selanik muhaciri bir adamın dağıttığı şehriye çorbasını, İtalyan Okulu&#8217;ndaki kremalı sebze çorbası niyetine içerdim. İki beslengi ile bahçıvan ve bekçi çalıştırılan bir evin kadını iken şimdi sade su ile pişirilmiş şehriye çorbasına şükretmek annemin zoruna giderdi. Çorbaya kaşık sallayışımızı uzaktan tütün içerek izleyen babamın o düşünceli halini de unutmadım hiç.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb464a7e90" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb464a7e90 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >GRİ: Reçel kavanozunda, ayakkabı içinde altınlar</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Kilimlerin üzerinde öbeklenerek oturur, paltolarımızı örtünerek uyurduk. Annemin yatarken erkek kardeşimin ayakkabısını başının altına almasını, bazen de o ayakkabıyla kalabalıktan uzaklaşıp, dönüşünde elinde sımsıkı tuttuğu bir şeyi babama vermesini anlayamazdım. Meğer ayakkabının içinde altın liraları varmış, reçel kavanozlarının içindeki mumlanmış bez keselerde olduğu gibi.</p>
<p>Oradan ayrılırken &#8220;Yorganın içinde altın kaçırıyorlar.&#8221; diye babamı ihbar etmişler. Gümrük memurları yorganın içindeki altınlarımıza el koyduğundan kalabilen altınları bozdurarak, yaşam sürdürüyorduk.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb48666bcb" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb48666bcb wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >BEYAZ: Kocaman kulplu bardaktaki ayran</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bir ay kadar sonra Milas&#8217;a gönderildik. 800-900 haneli bu kasabadan belleğimde kalanlar: Güzel evler, askerlik şubesi binası, postane ve eczanenin biraz ilerisindeki meydan, çınar altındaki kahvehanede babamın bana içirttiği bol köpüklü ayran&#8230; Ne zaman susasam, o kocaman kulplu bardaktan ayran içmeyi hayal ederim hala.</p>
<p>Milas Halkevi&#8217;ne yerleştirdiler bizi. Gençlerin piyano çaldığı, keman çalmayı öğrendiği, kitaplar okuduğu, piyesler sahneye koyduğu, bilardo oynadığı Halkevi bize yatakhane oldu. Kadın ve çocuklar, erkeklerden ayrı yukarıdaki odalarda sıkış tepiş yatardı. Çocuk ağlaması, ter ve ayak kokusu&#8230; Yattığım yerden pencere panjurlarındaki demir işlemelere bakardım hep. Sekiz ay kaldığımız Milas&#8217;ta Kaymakamlık binasının bahçesindeki yoğurt çiçeklerini de, annemin açlığımızı bastırması için haşlayıp, limon sıkarak önümüze koyduğu turp otu salatasını da hiç unutmadım.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb4ab718fc" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb4ab718fc wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >GRİ + SİYAH: Bir tuşuna bile basamadığım piyanom</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Babacığım her gün beni, imtihan ederdi. Rumca &#8220;Altınlar nerde?&#8221; diye sorar, &#8220;Gömüde. Çatal ağacın yanındaki mandalinin altında. 113 tane.&#8221; diye yanıtlardım. Neden? Evin büyüğüyüm ya! Eğer buralarda babam ölecek olur ise ölürsek, oradaki evimizin bahçesine gömdüklerimizi gidip, alıp kardeşlerimle paylaşmamız için. Harp bu, şaka değil&#8230;</p>
<p>Türkiye&#8217;ye geçici olarak giderken, kendi evimizi boşaltmış, dört aile ortak kocaman odaları olan bir ev kiralayarak, Mehmet Amca adında birini de bekçi tutmuştuk. Evin dışarıdan olan merdivenlerini de yıktırmıştık ki; içeriye kimse giremesin.</p>
<p>Bizim oda tavana kadar eşyayla dolmuştu. Oymalı ceviz mobilyalarımız, mutfak eşyalarımız, ipek halılarımız, annemin çeyizleri, babamın ortağı Giovanni&#8217;nin İtalya&#8217;ya dönerken bana hediye ettiği ancak bir tuşuna bile basmamın nasip olmadığı piyanom, karpuzlu gaz lambalarımız, gümüş su takımlarımız, üç tekerlekli bisikletim.</p>
<p>Evimizde müzelerde sergilenebilecek nitelikte eşyalar vardı. Annem, halasından, annesinden ve kayınvalidesinden olmak üzere üç miras yediğinden evimizde çok özel parçalar vardı. Babamın yere oturmuş fal bakan çingene kızının resmedildiği ipek duvar halısına çok para verdiğini hatırlarım.</p>
<p>Bekçi Mehmet Amca bir şekilde evde ölünce kulağını fareler yemiş. Evin dışına taşan kokudan öldüğü anlaşılınca, kapıyı kırıp cenazeyi çıkartmışlar.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb4cd89f3a" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb4cd89f3a wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >SİYAH + KURŞUNİ: Yağmalanan eşyalar ve umutlar</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Oraya geri döndük; bizim gibi gelenlerin çoğu geri dönmediyse de, biz mecburen döndük. Türkiye&#8217;de hayat çok zordu. Paramız, eşyalarımız ve malımız oradaydı.</p>
<p>Dönüşte, eşyalarımızdan kalan sadece hamur ve et tahtasıydı. Babamın ikisini de bahçeye fırlatıp &#8220;Bunları niye götürmediniz?&#8221; diye bağırdığını hiç unutamam. İskele kurarak, boşaltılmışlar evi. Tüm evler yağmalanmıştı ve yapanlar belli değildi.</p>
<p>Yeni evimiz Mercan Tepesi&#8217;ndeydi. Bahçesinde altınlarımızın gömülü olduğu eski evimizde, köpeğiyle birlikte Maria adında bir kadın oturuyordu. Günler geçiyor ama biz altınlarımıza kavuşamıyorduk. Köpek, bahçenin yola bakan tarafından girmemizi engeldi. Kadın da evden çıkmıyor.</p>
<p>Eski evimizin karşısındaki komşumuzun kızına misafirliğe gittiğim bir gün laf arasında &#8220;Maria bugün telaşlı. Torununun vaftiz töreni var. Ziyafete gidecek!&#8221; denince, &#8220;Köpeği de götürürler mi?&#8221; soruma &#8220;Evet, götürürler&#8221; yanıtını alınca, heyecanımı gizlemekte zorlandım. Biraz sonra kalkıp, eve gittiğimde babama müjdeyi verdim.</p>
<p>Bahçeye atlayarak, kazı yapmağa başlayan babama gözcülük yapmıştım. Toprağın altından çıkartılan kutu içindeki 113 İngiliz Lira ile yeni evimize yeni eşyalar alındı. Babam yeniden bir araba edindi.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb5030406e" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb5030406e wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >(SİM)SİYAH: Niyet soğana, kısmet pandantife</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Hep birlikte sığınağa kaçtığımız bir gün &#8220;kasap evi: yiyecek buluruz.&#8221; diye düşünen hırsızlar, annemin mutfakta soğan-patates sepetine bir keseyle koyduğu mücevherleri bulup, alıyorlar. Şans bu: soğana niyet, elmas gerdanlık- pandantif, yüzük ve 76 İngiliz Lirasına kısmet. Tüm mücevherlerinin çalındığını öğrendiği anda annemin yüzünün sarardığını, bağırmamak için eşarbının ucunu ağzına alarak emdiğini, kendini bastırdığını hatırlıyorum. Uslu ve uysal olduğundan değil, dili tutulduğundan bağır(a)mamış.</p>
<p>Günlerce konuşamadı. Sıkça sinir krizi geçiriyor, asabiye doktorunun gözetiminde yaşıyordu. Çok sonraları biraz açılsa da, o hep sorarsan cevap veren, az konuşan, dalgın ve düşünceli bir insan oldu. Öksüz ve yetim olan annem eşyaların ve altınların çalınmasını tolere edebilse de, mücevherleriyle birlikte tüm anılarını kaybettiğinden düzelmesi zaman aldı. Türkiye&#8217;ye döndükten sonra, doktor önerisiyle yaptığı doğum annemin toparlanmasını sağladı.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb52b1fd91" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb52b1fd91 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >BEYAZ + GRİ VE SİYAH: Yetişkin kız çeyizi</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Evet; yeniden döndük Türkiye&#8217;ye. Her şeyimizi yitirdiğimizden orada yaşamanın anlamı kalmamıştı. Marmaris üzerinden yeniden Milas&#8217;a geri döndük. İlk gelişimizdeki gibi, bizimle gelenlerle birlikte depo gibi bir yerde sıra sıra dizilip, yattık. Üç ay sürdü bu sefil halimiz. Babam kendini biraz toparlayınca bir ev tuttu, sonra da iş buldu.</p>
<p>Mecburen döndük anlayacağın. Bombalardan zarar gören evimiz için İngiliz Hükümeti&#8217;nin yapacağı zarar-ziyan ödemesini de alamadık.</p>
<p>Orayı hepimiz çok özledik ve hiç unutamadık Oradaki yaşam koşullarımızı burada sağlayamadığımızdan en çok ta annem unutamadı galiba.</p>
<p>Benim çocukluğuma, gençliğime, oradaki yaşamıma dair hiç fotoğrafım yok. Geçmişim yok anlayacağınız. Neden?</p>
<p>Yüksek bir tepede içinde nilüfer çiçekleri olan bir suyun kenarında üzerimde kloş etekli turuncu bir elbiseyle çekilmiş kartpostal gibi bir fotoğrafım vardı. Dipdiri hoş bir genç kız adayı. Tüm aile ve okul fotoğraflarımızın bulunduğu albümümdeki bu resmimi çok severdim.</p>
<p>İkinci ve son gelişimizde Marmaris&#8217;te gümrük kontrolüne girdik. Benim elimde salt bana ait içinde dantellerim, diplomam, albüm ve kitaplarımın yer aldığı valizim &#8220;yetişkin kız çehizi&#8221; diye hiç ellenmeyip, alıp başka odaya koydular. Sonra, kayboldu valiz. Babam bulmak için çok uğraştıysa da&#8230; Hala bir mucize olsa o valize, fotoğraflarıma ulaşsam diye geçer içimden.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb54f1c736" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb54f1c736 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >(SİM)SİYAH + HAKİ: Duvarlardaki tavuklar-tavşanlar</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Ufacık bir çocuğun, 13-14 yaşına gelene kadar yaşadığı harp ortamından hatırladıkları, hiç unutamadıkları ya da unutmak istedikleri mi?</p>
<p>Ben savaşa hala karşıyım, karşıyım, karşıyım. Neden? Neden insanlara yapılır bu zulüm? Yıllardır bu sorunun yanıtını kafamda bulamadım. Neden savaş/savaşlar? Allah bu canı verdiyse, o alsın! Neden insanlar can alıyor? Bir avuç toprak için, menfaatler için insanlar neden öldürülür? Neden savaş? Dünyanın her hangi bir yerindeki savaş beni üzüyor. Çocukların, bebeklerin, yatağındaki insanların, görevini yapan insanların öldürülmesini mazur gösterecek hiç bir neden yok! Yazık ya!</p>
<p>Yedi sene sene süren harbin beş senesini dolu dolu içinde yaşadım. Şahit olduğum ölümler beni çok etkiledi. Banyolarda bornozlarla asılmış, pişmiş, öldürülmüş insanlar, tazyikle duvarlara yapışmış tavuklar-tavşanlar görmüş olmak tüm yaşamımı etkiledi. Savaş: korkunç bir şey!</p>
<p>Ortalığı görebilmek/aydınlatabilmek için uçaklardan fener(ışık) atıldığında bombardıman başlardı. Uçaklar filo halinde uçardı. 1940&#8217;lı yıllardan bu yana kaç yıl geçti ama ben hala kulaklarımda bombardıman uçaklarının sesini duyarım.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb571ae52a" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb571ae52a wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >(SİM)SİYAH + BEYAZ: Can pazarındaki dayanışma</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Geceleri elektrik yakmaz, lambaları siyah kağıtla kaplardık. Dışarıya ışık sızmamalıydı. &#8216;Serene&#8217; çaldığında kalenin altındaki Bizanslılar döneminden kalma sığınağa koşardık. Kale içine açılan kapısı da olan bu sığınağın duvarları sandık büyüklüğündeki taşlarla örülmüştü. Din-dil-ırk ayrımı olmadan Türk, İtalyan, Ermeni, Hristiyan tüm aileler oraya sığınırdık. Küçükler korunur, büyüklere saygı gösterilirdi. Can pazarında olmamız, paylaşım ve dayanışmayı azaltacağına, arttırıyordu.</p>
<p>Evimizin üst katındaki yatak odalarına çıkmaz, aşağıda yer yatağında ayağımızda botlar üstümüzde paltolarla yatardık. Evimizin kapısını kapatılmazdı. Tedirgin uyurduk elbette. Okul zaten yok. Mevsim kış. Açlık sefalet diz boyu. Sadece su içerek yaşayan insanların açlıktan karnının şiştiği günler o günler.</p>
<p>Biz variyeti olan bir aile olsak da, ağzımızın tadı yoktu. Hayat o yaşta benim gibi çocuklara yoksulluğun, yoksunluğun anlamını öğretmişti.</p>
<p>Babam kasaptı. Askeriye için toplu hayvan kesimi yapıp, sattığında sakatatları eve getirirdi. Bir tepsinin içine konan böbrek-paça-ciğer-kelle-işkembenin üstü askerler görmesin diye siyah bezle örtülerek, elime verilirdi.</p>
<p>Tembihlendiği şekilde Yunanlı Sabestiaya&#8217;lara, Hambo&#8217;lara, Eleni&#8217;lere, hristiyan dokuz çocuklu Garibi&#8217;lere, karşımızdaki Halide ve Makbule Teyze&#8217;ye sırayla götürürdüm. Ayrım-gayrım yoktu anlayacağın.</p>
<p>Babam Çukur Mecit denilen yerdeki küçücük fakir evlerinde başkalarının desteğiyle yaşamını sürdürebilen müslüman-hristiyan insanlara da el arabasıyla yiyecek götürürdü.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb5933a482" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb5933a482 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >(BEM)BEYAZ + BEYAZ: Niko</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bir bacağı dizinden kesik bakkalımızın torunu Niko&#8217;yu evlerinin çatısına düşen bomba öksüz, yetim ve ablasız bırakmıştı. Bahçedeki çeşmeye ellerini yıkamaya gittiği için küçük sıyrıklarla ölümü savuşturan, portakalımın yarısını bile paylaştığım, mahzunluğu içimi acıtan, karışık hislerle sevdiğim benden iki yaş küçük Niko.</p>
<p>&#8220;Mama&#8221; dediği annemin ona hediye ettiği kemer sayesinde pantolonunun iple bağlamaktan kurtulduğu için sevinçten sirtaki oynayan Niko. Yıllar sonra karşılaştığımızda dakikalarca birbirimizden kopamadığımız Niko.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb5b78d0f4" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb5b78d0f4 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >SİYAH/BEYAZ: Çaput Bebek</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Tesadüfen yaşadığımdan bugünlere gelebilmek, hala nefes alabilmek benim için çok anlamlı. Neden mi?</p>
<p>Mira Mari Oteli&#8217;nin ön bahçesinde dört kız arkadaş evcilik oynarken müthiş bir patlama sesi duyunca çok korktuk. Otelin alt katındaki sığınağa koşmamız gerek. Bir tank parçalanırken, mayınları patlatıyormuş. Koşamadan sıra sıra tankların otele doğru geldiğini gördük. Korkuyoruz ama yapabileceğimiz bir şey de yok.</p>
<p>Karşımızdan üç Alman askerinin bize doğru geldiğini gördük. Aralarında almanca konuşuyorlar. İnsanları öldürdüklerini biliyoruz, ama biz görmedik. Silahlarını bize doğru yönelttiler. Elimdeki, annemin diktiği çaput bebeği en yakınımdaki askere uzatınca şaşırdılar. Üçü aralarında bir şeyler konuşup, sonra silahlarının yönünü değiştirdiler. Çocuk olduğumuz için acıdılar bize.</p>
<p>Diğer arkadaşlarım birbirlerine sarılıp, korkudan ağlarken ben oyun mu oynamak istemiştim acaba? İşte o çocukça davranış beni, arkadaşlarımı hayatta bıraktı.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb5f7bde16" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb5f7bde16 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >(SİM)SİYAH + SİYAH + HAKİ: ``Bakmıyor çeşmi siyahım``</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Harbe ilişkin en kötü fotoğraf karesi? Hepsi kötü ama en kötüsü: arkadaşımın ölümü.</p>
<p>Bombardıman başlamış. Sekiz yaşında iki çocuk: biri İtalyan Velicca, diğeri Türk Meryem. El ele tutuşmuş İtalyan Okulu&#8217;nun sığınağına koşuyor. Okaliptüs (karabiber) ağacının yanına geldiklerinde Meryem olanı, diğerinin ağırlaştığını fark edince &#8220;gel&#8221; diyor ama Velicca gel(e)miyor. Boynuna gelmiş şarapnel. Kafası yerdeydi. Elimden kayıp gidiveren el unutulabilir mi? Yıktım o gün ortalığı. Bağıra bağıra ağladım.</p>
<p>Annesinin &#8220;Neden daha hızlı koşmadınız?&#8221; sorusunu &#8220;Ancak, o kadar koşabildik. Sürü halinde gidiyorduk.&#8221; diye yanıtladım. Ben arkadaşsız, onlar çocuksuz kalmıştı. Annesi beni gördükçe fena olduğundan, İtalya&#8217;ya döndüler. Sonra duyduk ki kadıncağız delirmiş. O şarapnel bana da gelebilirdi; yani tesadüfen yaşıyorum.</p>
<p>Bir kare daha&#8230; Babam beni mandalin almak üzere Mandraki çarşısındaki manav Kavros&#8217;un yanına gönderdi. Gittim. Kavros elime sepeti tutuşturup &#8220;Çabucak git, acele et&#8221; dedi. Ben elimdeki sepetle gidebileceğim hızda yürümeğe başladım. Bizanslılardan kalma kemerlerin yanındaki matbaanın orada dinlenirken yanıma elinde sepet olan, siyah mantolu, kafasında sarı eşarp bağlamış yaşlı bir kadın geldi. Konuşuyoruz.</p>
<p>&#8220;Bu harp filan değil, ahiret zamanı artık! Harp bittiğinde Avustralya&#8217;ya kızımın yanına gideceğim. Kocamdan kalma bilardo salonunu satacağım önce&#8221; derken tepemizde bombardıman uçağını görünce canhıraşça &#8220;uçak, bomba!&#8221; diye bağırdım. Ben hızlı yürüyorum, o yürüyemiyor tabii. Alarmı duymamıştık.</p>
<p>Patlama&#8230; Matbaanın içinde kartonların üstünde buldum kendimi. Yaşlı kadın, sarı eşarp ve sepeti ise çok uzaklara fırlamıştı.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb621e6b3d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb621e6b3d wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >(SİM)SİYAH + HAKİ: ``Bakmıyor çeşmi siyahım``</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>&#8220;Tehlike bitti.&#8221; alarmı çalınca matbaadan çıkıp, deli gibi eve koşarken, hep taş plak çaldığı için tüm mahallelinin çok sevdiği antikacı Hambo&#8217;nun dükkanının önüne geldiğimde Hamiyet Yüceses&#8217;in &#8220;Bakmıyor çeşmi siyahım&#8221; şarkısı gramofonda çalıyordu. Tam o anda plak bitince, iğnesi cızırtı yapmağa başladı. Elimdekileri bırakıp, iğneyi yerine yerleştirince çalmağa başladı.</p>
<p>Çocukluk mu? Yoksa insanlara moral vermek mi istedim? Neyse daha fazla oyalanmadan bizim sığınağın kapısına geldiğimde: &#8220;Aneeee&#8221; diye bağırdım. Öldüğümü sanıp, perişan olan annem sesimi duyunca yaşadığıma inanamayıp heyecandan bayılmış. Hep sevdiklerinin geri dönmeme olasılığı, onları kaybetme olasılığıyla, heyecan, üzüntü, yokluk içinde geçiyordu günler. Hastalandık mı? Hatırlamıyorum vallahi.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5dabb6570c1f5" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5dabb6570c1f5 wd-title-color-default wd-title-style-default text-left  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-l" >FLU: Yakut gözlü yılan bilezik ve sigara</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Zeytin, incir, çam ve harnıp ağaçlarıyla, efgaliptolarla dolu Rodos&#8217;tan çok uzaklarda yine zeytin, incir, sedir ve karabiber ağaçlarıyla dolu Milas&#8217;ta yeniden kurulan hayatımız.</span></p>
<p>Yüzü hiç gülmeyen babam.</p>
<p>İstemeden evlendirildiğim yaşı, aklı, boyu benden çok büyük olan mükemmel insan: Eşim Baki.</p>
<p>Yaşam nedenim: Çocuklarım.</p>
<p>Takmak için sürekli benden mekik yüzüğünü, yakut gözlü yılan bileziğini isteyen, &#8220;Hırsız çaldı ya!&#8221; desek de inanmayan, o güzelim yüzü ve elleri kahverengi lekelerle dolan yorgun kadın: Annem.</p>
<p>Yaşama sevinci veren torunlarım.</p>
<p>Annesiz kalışım.</p>
<p>Baki&#8217;siz kalışım.</p>
<p>&#8220;Sigara değilsin ki; seni sileyim&#8221; sözleri geçer Yunanca bir şarkıda.</p>
<p>Belleğimdeki çocukluk ve ergenlik dönemime ait siyah, kurşuni, gri, beyaz ve haki renkli yap-boz parçacıklarını da keşke sigara gibi yaşamımdan çıkarabilsem, silebilsem!</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/sigara-degilsin-ki-seni-sileyim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Bir Hayata Bodoslama</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yeni-bir-hayata-bodoslama/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yeni-bir-hayata-bodoslama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 22:14:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=2638</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5daa386304d42" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5daa386304d42 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Yeni Bir Hayata Bodoslama</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="spot"><b>Yıllardır taptığım tanrılaştırdığım güç, mevki, eşya, sevgili, çocuk, kardeşlerim, arkadaşlarım</b></div>
<p>İskeledeki araba ve insan kalabalığı bilindik bir telaşla vapura akıyor. Zor yürüyoruz vapurun içinde <strong>Hülya</strong>’yla. Sırtımda çanta, elimin birinde şapka, gazete ve torba, diğer elimle de valizimi çekerken şalım yere düştü. Arkadan ittirdikleri için durup, alamıyorum da. Bir el, “Buyrun“ diyerek şalımı uzattı. Teşekkürümü umursamadan “Anlaşılan siz valiz-karavanla yolculuğa çıkmışsınız! Yardım edeyim taşımanıza” dedi.</p>
<p>Yan yana yürümeğe çalışıyoruz. “Bagajı yukarıya taşımanız gereksiz. Bakın, herkes oraya bırakıyor“ deyince talimata koşulsuz uydum. Onun sadece sırt çantası var. Birlikte güverteye çıkıp, Hülya’yla buluştuk. İsimler söylendi karşılıklı. Kendini ‘süresiz olarak tatile çıkan bir moto-karavancı’ olarak tanıtan yeni yol arkadaşımızla çay içip, karnımızı doyururken başlangıçta çekingen olan sohbetimiz, bitirdiğimiz her bardak çayla sıcaklaştı.</p>
<h2>&#8220;Neden, kimden kaçıyorsunuz?&#8221;</h2>
<p>Karavan yaşamına ilişkin tüm sorularımızı büyük bir keyifle yanıtladı.</p>
<p>Yaşamının bir döneminde yeni yerler görmeği seven herkesin doğanın içinde minimal eşyayla mütevazi bir şekilde özgür yaşamayı denemesi gerektiği, karavanın hem evci hem yolcu olmak isteyenlerin aracı olduğu, yakıt ve amortisman gideri olmasa masrafın evdekiyle aynı olduğu, karavanın iç tasarımındaki ayrıntılar ve içindeki olmazsa olmazların kullanıcıya göre değiştiği, ayrıca motor ya da bisiklet olması gerektiğini, bu yaşam biçiminde macera ile aptallık sınırının  iyi saptanması gerektiğini  öğrendik.</p>
<p>Havasız bir ortamda uyumaya zor alıştığını, tuvalet deposunu boşaltmaktan hoşlanmadığını, genellikle lokanta ve otellerle anlaşmayı tercih ettiğini, on beş aydır sürdüğü bu konar-gider yaşamında çok güzel insanlar tanıdığını, bu gelgeç ilişkilerden çok şey öğrendiğini, yıllardır kendisinden şefkat bekleyen kitaplarına artık gerekli şefkati gösterebildiğini, tekerlekli ve motorlu ve de çok konforlu evciğinin adının Varda(**) olduğunu,  sedef hastalığını iyileştirdiğini duyduğu Tuz Gölü&#8217;nün kara çamurundan yararlanmak için Gökçeada’ya gittiğini, Kefaloz Plajı’nda konaklayacağını öğrendik.</p>
<p>Bir ara sustuğunda “Neden, kimden kaçıyorsunuz?“ diye sordum. Güldü. Yanıt vermeyip,  çantasından bir defter çıkararak sayfalarını karıştırmasına Hülya’da, ben de bir anlam veremedik. Derin bir nefes aldı ve “<strong>Ayfer Tunç</strong> ne diyor biliyor musunuz? “ deyip defterden okumağa başladı:</p>
<p>“Bir hayat tesadüfi beklenmedik bir küçük olayın yarattığı etki, yeni bir bilgi bu kombinasyonu ve bizi biz yapan denklemi sarsabilir. İnsanın değişimi de budur ama benlik denge sever, yeni bir denklem kurar ve hayata  devam eder. Benim için hayat felsefesi dediğimiz şeyin özü budur. Benliğimin her an yeni bir denklem yeni bir denge kurmasından hoşlanırım. İnsanın hayat felsefesi değişmez bir bütün değil. Elbet temel iskeleti değişmez ama iskeleti kaplayan unsurlar zaman içinde yenileriyle yer değiştirir.”</p>
<h2>&#8220;Zamanında keşke demekten korktum&#8221;</h2>
<p>Okuduklarının bizdeki etkisini ölçmek istercesine yüzümüze baktı. Sessizliği bozan Hülya: “Anlaşılmıştır, Kaçak Bey!” deyip bir şarkı mırıldanmağa başladı.  “I try to quit / But my heart wan’t buy it / I Got Family / The Caravan Cames Back For Me”</p>
<p>Şarkı bittiğinde kendinden kaçan arkadaşımız “Blur, bu şarkısında ‘Bırakmayı denedim / Ama kalbim onu satın almak istedi.‘ diyor. Ben nihayetinde bırakıp, kaçtım. Zamanında keşke demekten korktum. Feryatlarımı kendimden başkasının duymasını istemedim. Her geçen gün kendim dahil her şeye ve herkese olan esaretimin arttığını fark etmedim. Nadiren ‘hayır deme hakkı’mı kullandım. Benden beklenenleri, istenenleri hep evetledim.“ diye anlatmaya başladı.</p>
<p>Hülya’nın “Bize açıklama yapmak zorunda değilsiniz” demesini umursamadan anlatmayı sürdürdü.</p>
<p>“Kendimi ‘adam’ ilan ettiğim ilk gençlik yıllarım sonrası bana dayatılanlara, yönlendirmelere karşı koyamadım. Kendimi şekillendirmeyi beceremeyince bu iş başkalarına kaldı. Sonuç: Kaos. Ben tarafsız kalıp, doğruya ve gerçeğe daha sağlıklı ulaşabilmek için kendimi ortaya koyabilseydim, her şeyi özgür bırakabilseydim, hayatım farklı akacaktı. Ne ben ne çevremdekiler mutsuzluğa, acılara gark olmayacaktı.”</p>
<p>Garsonun getirdiği kahveden acele ile bir yudum alıp devam etti: “Hayatın insana belli aralıklarla farklı şekillerde işaretler göndererek kendini değiştirmesi için uyarıda bulunduğunu yenilerde öğrendim. Ayağımın kırılması, cüzdanımın çalınması, arabamın yanması, kanka Ümit’in ölümü, sekreterim Ayfer’in işten ayrılması, ciğerlerimdeki leke, Peride’nin tercihi, babamın bakımına ilişkin kardeşler arası yaşananlar, kızım Güloya’nın zamansız evliliği, sehven attığım bir imza, borç veremediğim Hulki ve&#8230; Bu olup-bitenin benim dikkatimi yaşadığımız güne çekmek için birer işaret olduğunu anlayamadım.</p>
<p>Meğer bende sizin gibi, onun gibi, öteki ve berikiler gibi zihnimde gerçeğinden çok farklı  bir geçmiş ve gelecek yaratmışım. İşte tüm bunları çürüyen ‘Ayşe’ marka ipek ibrişim ip gürültülü bir şekilde kopunca anladım “</p>
<p>Hülya’yla ikimiz hem rüzgardan hem de Kaçak Bey’in anlattıklarından dolayı üşümeğe başlamıştık. Bu tatil için planladıklarımız arasında sözlü bir roman dinlemek yoktu. Ve zaten hep yaptığımızdan kendi içimize  bakmak da yoktu ama&#8230; Kendimi tutamayıp “Sonra ne oldu?” diye sordum. Hoş, sormasam  da anlatacaktı zaten.</p>
<p>“Yaşadığım hayata güvenimi yitirmeğe başladım. En yakınımdakiler dahil herkesin, her şeyin benden uzaklaştığını ya da onlardan uzaklaştığımı fark ettim. Etrafımdaki her şey değişmeğe başladı. Emeğimin, duygularımın sömürüldüğünü görmeğe başladım. ‘Hep bana, hep bana / yok sana’  temelli bazı ilişkilerimi sorgulamaya başlamak beni onlardan ayırıyordu sanki.</p>
<h2>Yuva ve ev farkı&#8230;</h2>
<p>İngilizler ‘Bir evli çiftin beraberliği ‘home’ (yuva) aşamasından, ‘house’ (ev) aşamasına geçti ise, o ilişki bitmeli.’ derler. Ben ’Seviyorum seni. Beni terk etme’ diyen bir kadına acı çektirmemek için çok uzun süre ‘house’da yaşadıktan sonra  ‘homeless’ (yuvasız) oldum. Çok üşüyünce bulduğum ilk ‘home’a (yuvaya) sığındım.  Heyhat!”</p>
<p>Benzetme hoşumuza gitse de konunun “Ahh, siz kadınlar“ ya da “Ahh, siz erkekler” yönüne çekilmesine izin vermeyeceğimizi anladı.</p>
<p>“Yıllardır taptığım tanrılaştırdığım güç, mevki, eşya, sevgili, çocuk, kardeşlerim, arkadaşlarım her şey anlamını yitirmeğe başladı. Etrafımda riya, gerginlik, sıkıntı, acı, hastalık kol geziyordu. Acıtıyor olsa da her şey netleşmeğe başladı.” derken sustu.</p>
<p>Gözleri uzun süre denize battı. Onun gözlerini boğulmaktan kurtarmak için aynı denize bodoslama dalmıştık ki;  titrek sesiyle bizi denizden çıkartıverdi.</p>
<p>“Sonra&#8230;Varda’ma bindim. Salıverdim kendimi dağlara, denizlere, dalgalara, yıldızlara, çayırlara, toprağa, dut ağaçlarına&#8230; Yeni ibrişimler için ipek üretmek üzere&#8230; (ŞD/NZ)</p>
<p>** Roman dilinde karavan.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yeni-bir-hayata-bodoslama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEVDİKLERİN YANINDAYSA, HER GÜN BAYRAM!..</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/sevdiklerin-yanindaysa-her-gun-bayram/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/sevdiklerin-yanindaysa-her-gun-bayram/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Dönümcü]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 21:42:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=2623</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5daa399b5c40e" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5daa399b5c40e wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >SEVDİKLERİN YANINDAYSA, HER GÜN BAYRAM!..</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Annesini kaybedip, gruptan ayrılınca &#8220;sudan çıkmış balık&#8221;a dönen suların ve karaların prensi yavru hipopotam Nil ile &#8220;Ne kanı, ne de canı kalan &#8220;üstelik çok da uykusu olan&#8221; yaşlı kaplumbağa Tuba&#8217;nın öyküsü.</p>
<p><b><i> </i></b></p>
<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans serif;">Hazan mevsiminin ilk günleri&#8230; Gün, akşama dönmekte&#8230; Hava limonata serinliğinde&#8230; Yaşlı kaplumbağa, nehir kenarında, yumuşak topraklı tarlaya doğru gitmekte.</span></p>
<p>Mevsim; böcek, solucan, domates bulmasına izin vermiyor. Çok sevdiği sarı renkli dişi kaplan çiçeği de yok artık. Hiç değilse, dalında kurumuş böğürtlen bulma umudunda.</p>
<p>&#8220;Vücudum, doğadaki değişime uyumda zorlanıyor, artık. Neyse ki, az kaldı kış uykuma!&#8221; diye geçirdi içinden.</p>
<p>Yaşlılıktan yakınan babasına, orta yaşlarındaki kuzeninin &#8220;Sararmış yapraktan, kurumuş daldan yakınma. Sonbaharın doğa şenliğinden yararlan, Dayıcığım&#8221; dediği geldi aklına.</p>
<p>&#8220;Yaşamımın sonbaharındayım, yaz uykusuzluğumun da son günlerinde. Hayat, zor gidiyor. Ne şenliği alla&#8217;sen!&#8221; dedi kendi kendine.</p>
<p>Kalp atışlarının hızlandığını, bağasının terlediğini fark etti ama, yaşlandıkça daha da az işiten kulakları yüzünden, arkasından gelen yavru hipopotamı fark edemedi.</p>
<p>Hipopotam, çok acıktığından gece olmasının bekleyemeden, otlamaya çıkmıştı. Sabırsızdı.</p>
<p>Önündeki hiç tanımadığı canlı öyle yavaş gidiyordu ki&#8230; Çok rahat sollayabilirdi onu! Ancak, saygısızlık etmek istemedi.</p>
<p>Niye yalnız? Öksüz mü? Kardeşleri, yakınları olmalı. Niye yavaş gidiyor? Merakını yenmekte zorlandığını fark edince&#8230;</p>
<p>Yavaşça sollayıp, yanına yaklaştı ve&#8230;</p>
<p>Bağasının altından kafasını çıkaran kaplumbağanın &#8220;Merhaba&#8221;sına merhabayla yanıt verdi hipopotam.</p>
<p>&#8220;Ben kaplumbağa, Tuba? Nasılsın?&#8221;</p>
<p>&#8220;Ben de, <b>Nil. </b>Annem koymuş adımı. Atalarımız, ilk Nil nehri kıyılarına yerleştiğinden&#8230; &#8216;Su aygırı, hipopotam, deniz atı&#8217; denir bize.&#8221;</p>
<p>&#8220;Seni ilk kez görüyorsam da, atalarını tanırım&#8221; diyen Tuba, içinden &#8221; Ne konuşkan&#8230; Gençlik, işte. Benim konuşmağa bile mecalim yok diye geçirdi &#8220;Acıktım da!&#8221; dedi Nil&#8230;</p>
<p>&#8220;Ben de&#8221; deyip, önündeki otu işaret eden Tuba&#8217;nın &#8220;Buyursanıza. İkramım olsun size.&#8221; sözleri sempatik bir ilişki başlattı aralarında.</p>
<p>Anlayışlı birini bulmaktan mutlu olan Nil, içini ferahlatmaya kararlıydı.</p>
<p>&#8220;Biliyor musun, ben annesiz kaldım. Hayatı tanımazken, iki yaşında bir ana kuzusu iken, yitirdim onu. Anneme çok bağımlıydım. Babamı hiç bilmem.&#8221;</p>
<p>&#8220;Biraz yüksek sesle , konuşsan. İşitemiyorum da.&#8221;</p>
<p>&#8220;Okey. &#8216;Her zaman yanında olamam. Ayaklarının üzerinde durmalı, kendine yetmelisin&#8217; derdi annem. Akranlarımı, altı yaşına dek anneleri koruyacakken&#8230; Beni koruyacak&#8230; &#8221; diye içini çeke çeke anlatıyordu Nil.</p>
<p>&#8220;Annen öldü mü?&#8221;</p>
<p>&#8220;Evet&#8230; üstelik beni korumaya çalışırken. Biz doğduğumuzdan itibaren ergin olana dek &#8216;hipopotam okulu&#8217;nda annemizin gözetiminde oluruz. Dişiler, yavrular &#8211; bazen de iyi yürekli, mert delikanlılar- bir arada yaşarız, yirmi üyeli grubumuzda.</p>
<p>Her grubun suda ve karada kurtarılmış bölgesi olur.&#8221;</p>
<p>&#8220;Aile büyükleriniz?&#8221;</p>
<p>&#8220;Yaşlı erkekler, grubumuzun lideri olur. Törelerimiz, büyüklerimizin sözünü dinlememizi buyursa da&#8230; Büyükbabam, yeni nesillerin asileştiğini söylüyor.&#8221;</p>
<p>&#8220;Diğer erkekler?&#8221;</p>
<p>&#8220;Zevk sefa düşkünü erkeklerimiz, babalık bilmezler. Özgür ruhları, birilerine, bir gruba dahil olmalarını engellediğinden. &#8216;Ara ki bul&#8217; onları.&#8221;</p>
<p>&#8220;Annen? &#8221;</p>
<p>&#8220;Doğada, filden sonra en güçlü canlıyız. Saldırganız. &#8221;</p>
<p>&#8220;Annennn?</p>
<p>&#8220;Bir hafta önce&#8230; Geceleyin karaya otlamaya çıkmıştık. Grupla, düzgün patika halinde yürüyoruz. Bu mevsim, ot bulmak zor. Saklambaç oynamak isteyince, annem kır(a)madı. Saklanacak kocaman bir ağaç ararken, uzaklaşmışım. Ebe olan annem beni ararken, yanımdan geçti. Görmedi beni. Sobelemek için kan ter içinde koşarken.annemin çığlıklarını duydum. &#8221;</p>
<p>&#8220;Yoksa!&#8221;</p>
<p>&#8220;Evet&#8230; Hazırlıksız yakalanmıştı annem. Aslan tarafından parçalanışını uzaktan gördüm. Ama yaklaşamadım. Koca timsahı ikiye ayırabilen, kafasını şahmerdan gibi kullanabilen annem&#8230;&#8221;derken ağlamaya başladı ve &#8220;Delikanlılarımız yanında olsaydı&#8230;.&#8221;</p>
<p>&#8220;İnsanların &#8216;Sürüden ayrılanı, kurt kapar&#8217; meseline benzemiş. Sen de kurda, kuşa yem olmayasın!..&#8221;</p>
<p>&#8220;Sözünüzü dinleyeceğim. Ya siz?&#8221;</p>
<p>&#8220;Senin gibi genç olmak vardı, şimdi. Uzun ömürlülerin yaşlılık dönemi de uzuyor. Yaşlılık zormuş meğer. Sizin gibi kurtarılmış bölgemiz, okulumuz yok. Bağlılık dayanışma da. Bildiğim, tüm aile büyüklerimin öldüğü.</p>
<p>&#8220;Yani, sizin de mi hiç yakınınız yok&#8221;</p>
<p>&#8220;Maalesef&#8230; Aslında sevdikleriniz yanınızdaysa, her gün bayrammış. Kıymetini bilene&#8230;</p>
<p>&#8220;Haklısınız&#8221;</p>
<p>Konuşmak sizi yordu. Nefes alışınız değişti. Terlediniz de.&#8221;</p>
<p>&#8220;Evet, dinlenelim biraz.&#8221;</p>
<p>Zaten çok yorgun olan Nil, acısını paylaşmış olmanın rahatlığıyla kıvrılıverdi, nefes almakta zorlanan Tuba&#8217;nın yanına.</p>
<p>Annesini kaybedeli ilk kez kendini güvende üstelik bu küçücük canlının yanında<br />
hissettiğini fark etti: gülümsedi.</p>
<p>&#8220;Farklılıkların birlikteliği&#8221; diye geçirdi içinden Tuba. &#8216;İki benzemez&#8217; bir arada&#8230;</p>
<p>Annesini kaybedip, gruptan ayrılınca &#8220;sudan çıkmış balık&#8221;a dönen suların ve karaların prensi Nil&#8230; &#8220;Ne kanı, ne de canı kalan -üstelik çok da uykusu olan- Tuba&#8230;</p>
<p>Göz kapakları iyice ağırlaşıp kapandığında, Nil&#8217;in ağırlığını hissetmiyordu bile.</p>
<p>Not: Sevgili Özlem; bu şirin fotoğrafları bana ilettiğin için teşekkür ederim..<br />
Ve&#8230;.Herkese iyi bayramlar&#8230; (ŞD/EZÖ)<b> </b></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://bianet.org/yazar/sadiye-donumcu?sec=biamag">bianet.org</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/sevdiklerin-yanindaysa-her-gun-bayram/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
