<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaşlı &#8211; Yaşlıyım Haklıyım</title>
	<atom:link href="https://www.yasliyimhakliyim.com/tag/yasli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yasliyimhakliyim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Feb 2021 16:38:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
	<item>
		<title>Covid-19 Pandemisi mi, Şiddet Pandemisi mi?</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/covid-19-pandemisi-mi-siddet-pandemisi-mi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/covid-19-pandemisi-mi-siddet-pandemisi-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2020 16:05:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara yönelik şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8237</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-simple-and-brd-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-simple-and-brd.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5f107949de9ca" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f107949de9ca wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Covid-19 Pandemisi mi, Şiddet Pandemisi mi?</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Virüs mü, ev mi?</p>
<p>Kırk katır mı, kırk satır mı?</p>
<p>Pandemi tüm toplumu etkilese de romantik iddiların aksine herkesi eşitlemedi ve hiçde adil değil.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_center">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure">
			<a class="" data-lightbox="lightbox[rel-8237-1267355065]" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/07/image-45-804x1024.png" target="_self" class="vc_single_image-wrapper vc_box_shadow_3d  vc_box_border_grey"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1641" height="2091" src="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/07/image-45.png" class="vc_single_image-img attachment-full" alt="" srcset="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/07/image-45.png 1641w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/07/image-45-235x300.png 235w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/07/image-45-804x1024.png 804w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/07/image-45-768x979.png 768w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/07/image-45-1205x1536.png 1205w, https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/uploads/2020/07/image-45-1607x2048.png 1607w" sizes="(max-width: 1641px) 100vw, 1641px" /></a>
		</figure>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/covid-19-pandemisi-mi-siddet-pandemisi-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılardaki travmayı anlamak için uzman olmak gerekmiyor</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yaslilardaki-travmayi-anlamak-icin-uzman-olmak-gerekmiyor/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yaslilardaki-travmayi-anlamak-icin-uzman-olmak-gerekmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2020 21:59:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziki Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8233</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5f0e2a85e62d5" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f0e2a85e62d5 wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Levent Kazak: Yaşlılardaki travmayı anlamak için uzman olmak gerekmiyor<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Oyuncu Levent Kazak 90 yaşındaki halasını anlattı ve herkesi uyardı: Yaşlılara yalnız olmadıklarını hissettirin, onlarla ilgilenin.</p>
<div></div>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Senaryo yazarı, tiyatro ve sinema oyuncusu Levent Kazak, sosyal medya hesabında korona virüsü salgını döneminde felç olan halasını anlatarak, herkese yaşlılara yalnız olmadıklarını hissettirmeleri konusunda çağrıda bulundu.</p>
<div id="m_-9100029904394572741gmail-gdad_news_inline_plain_1">
<div id="m_-9100029904394572741gmail-google_ads_iframe_/57135183/haber-ic-yatay-1_0__container__"></div>
</div>
<p>Kazak’ın halasıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Küçük halam 90+ yaşında bir emekli edebiyat öğretmeni. Covid-19 sokağa çıkma yasaklarına kadar hep hareketli yaşadı. her gün arkadaşlarıyla buluştu, alışverişe gitti, elektrik, su, telefon faturalarını bile tek tek gidip elden öderdi. ‘İnternet bankacılığı diye bir şey var’ demedik hiç, bu rutin hareketlerin ona her türlü iyi geleceğini düşündük. 65+ yaş yasakları başlayınca sokağa çıkmak için çok direndi.</p>
<p>Defalarca halayı apartman girişinde yakaladım, “Ne münasebet, bizi bu kadar evde tutamazlar, hakları yok” diye bastonunu havalarda sallayarak bağırıp, çağırıp çıkmaya çalışıyordu. Sonunda da binanın önünde biraz dolaşır gibi yapıp evine dönüyordu. Zamanla dışarı çıkma isteği azaldı, azaldı ve bitti.</p>
<p>Bu sefer bankadan çektiği bir tomar parayla evde mahsur kaldı. Nakit paranın yasaklarda işe yaramadığını anladı. Ona bir kredi kartı çıkarttım, internetten alışveriş etmesini, internet bankacılığını kullanmasını öğrettim. İlk yardımsız internet siparişinde 18 tane salça gelince çıldırdı ve internet mihraklarının onu dolandırdığını sandı. Verdiği siparişte 18 adet yazdığını, butonlara yanlış basmış olduğunu, son tuşa basmadan evvel tek tek kontrol etmesi gerektiğini anlattım. Salçaları dağıttık.</p>
<p><strong>‘EVDE OTURMAKTAN YÜRÜYEMEZ HALE GELMİŞTİ’</strong></p>
<p>Yasaklar gevşeyip, limitli de olsa 65+ için sokağı çıkma izni gelince, günün en sıcak saatleri seçilmişti ama olsun, halaya hemen müjdeyi verdim. Zaten televizyondan duymuş, ‘Dışarı çıkmak istemiyorum’ dedi. Hem korkmuş, hem de evde oturmaktan neredeyse yürüyemez hale gelmişti.</p>
<p>Geçen ay Yalova’ya gitmesinin iyi olabileceğini düşündük, ‘yürürsün bol bol’ dedim. Orada bir sitede düz ayak, küçük bir evi var. Kış boyunca ballandıra ballandıra anlattığı, gitmeye hep can attığı evine gitmesi için zor ikna ettim. Sadece İstanbul’daki evinden internet siparişi verilebildiğini sanıyormuş, İstanbul’daki internete kayıtlıymış çünkü. Aynı siparişlerin Yalova’daki internetten de verilebileceğini anlattım. Velhasıl üç hafta önce kedisi ve balkonundaki çiçekleri de alıp Yalova’daki evine yerleşti. İlk günler hava yağmurlu ve biraz soğuktu ama sonra yoluna girdi hayat.</p>
<p><strong>‘BEYİNDE PIHTI ATMIŞ’</strong></p>
<p>Geçen hafta gündüz vakti uzanmış, elinde gazete uyuyakalmış. İşte olanlar o uykuda olmuş. halayı hastaneye kaldırdılar, beyinde pıhtı atmış, büyük bir parçaymış, yoğun bakımdaydı hep, dün de servise çıkarıldı. Şuur gidiyor, geliyor. sağ taraf felç, konuşamıyor, yiyip içemiyor.</p>
<div id="m_-9100029904394572741gmail-gdad_news_inline_box_1">
<div id="m_-9100029904394572741gmail-google_ads_iframe_/57135183/Haber-ic-kutu-1_0__container__"></div>
</div>
<p>Dün sol eliyle elimi tuttu bir saat, arada da sıkarak. Sanki benim elim olduğunu bilir gibi tuttu. Gözleri açık ama göz göze gelmeyi başaramadık, bir tık yukarı bakıyor hep. Cuma gün çıkartıyorlar hastaneden, tutamıyorlarmış çok. Yalova’da kalacak bir süre. Evi hazırladık. Motorlu bir yatak aldık. Nunu ile konuştuk, gidecekti, biraz daha kalacak. Raporları alıp İstanbul’da başka bir doktora göstereceğiz. Yapılacak çok bir şey yok, top onda. Erkeklerin aksine Çerkes kadınları uzun yaşar, kuvvetli olur.</p>
<p><strong>‘YAŞLILARDA HASTALANMA VE ÖLÜM ORANLARI ARTTI’</strong></p>
<p>Halanın evdeyim şu an. Hala kokusuna biraz ilaç, biraz da kedi kumu kokusu karışmış. On gün önce güle oynaya girdiği bu eve on gün sonra felçli bir halde döneceği dolanıyor duruyor kafamda, üzgünüm çok. Kedisi de öyle, farkında her şeyin, halanın yatağında kıpırdamadan yatıyor.</p>
<p>Bunları uzun uzun yazmamdaki sebep şu; herkes kendi çevresinde de yaşıyordur, sadece halam değil, sebep direkt covid-19 olmasa da, yaşlılarda hastalanma ve ölüm oranları delice arttı. Bunları kapanma sürecinde yaşanan travmaya bağlamak için de uzman olmak gerekmiyor.</p>
<p><strong>‘ONLARA YALNIZ OLMADIKLARINI HİSSETTİRİN’</strong></p>
<p>Yaşlanmış sevdiklerinizi, uzak, yakın tanıdıklarınızı, dostlarınızı, komşularınızı arayın, sorun, onlarla ilgilenin. Bu hareketsizlik sürecinden sağlıklı bir şekilde çıkmalarına yardımcı olun. Tükenmişlik hissinin tüm hastalıkları tetiklediğini bilin. Bu süreçte kayıpları varsa empati duyduğunuzu belli edin, onlara yalnız olmadıklarını hissettirin. Bir de tabii uzmanlardan bu konuda yazmalarını, yapılacak şeyler konusunda fikirlerini paylaşmalarını rica ediyoruz. Bu çok önemli.”</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yaslilardaki-travmayi-anlamak-icin-uzman-olmak-gerekmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koronavirüs’ün günah keçisi neden yaşlılar oldu?</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/koronavirusun-gunah-kecisi-neden-yaslilar-oldu/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/koronavirusun-gunah-kecisi-neden-yaslilar-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2020 21:49:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=8230</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5f0e27010a79d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5f0e27010a79d wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Koronavirüs’ün günah keçisi neden yaşlılar oldu?<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>Korona günlerinde yaşadığımız yaşlı faşizmine tanık olunca &#8216;Foucault’nun delileri şimdi yaşlılar mı?&#8217; diye soruyor insan. Deliler nasıl sanayileşmeyle dışlanmış hatta akıl hastanelerine kapatılarak adeta gözden uzak hale getirilmişse, bugün yaşlılar için de aynı toplumsal ötekileştirme ile karşı karşıyayız.</strong></p>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Çin’de başlayarak hızla dünyaya yayılan koronavirüs halen bir muamma olmaya devam ederken ilginç bir şekilde en çok öne çıkan-çıkarılan bilgi ölüm oranlarında yaşlı ve kronik hastaların risk hattında olmasıydı. Türkiye’de de ilk ölüm vakası Sağlık Bakanı tarafından duyurulduğunda tek paylaşılan bilgi hastanın yaşı oldu. Diğer ülkelerde hasta profilleri hakkında bilgiler verilirken de en çok vurgulanan bilgi hastaların yaşı oldu.  Televizyonlarda korona hakkında bilgi vermesi için bir araya gelen hekimlerin de en çok vurguladığı şey yaştı; adeta “koronadan yaşlılar ölüyor, çok korkmaya gerek yok” noktasına geldi, söylemler.  Sağlık Bakanı da her gece yarısı yaptığı vaka açıklamasında istisnasız, “hastalarımız yaşlı hastalardır” vurgusu yapmayı ihtimal etmedi. Hasta sayısı ve can kayıpları artmaya devam ettikçe alınan tedbirler de gün gün arttı. Risk grubu yaşlılar olarak adeta kodlandığı için de özellikle #EvdeKalTürkiye kampanyası, tam da bu arka planla, özellikle yaşlılar evden çıkmamalı şeklinde kurgulandı. Oysa yaşlılar hasta oluyor ama sürekli dolaşım halindeki gençler ve çocuklar taşıyıcıydı. Aynı evde genç bir bireyle veya torunuyla yaşayan yaşlı evden hiç çıkmasa da risk altındaydı. Keza ABD’de hiçbir kronik hastalığı olmayan 17 yaşında bir genç koronadan öldü. İtalya’da da 40-50 yaş arası birçok ağır hasta vardı.</p>
<div><strong>Yeni nesil faşizm</strong></div>
<div>
<p>Birçok uyarı yaşlılar üzerinden yapılırken yerel yönetimlerin de yaşlıların şehir merkezlerinde toplu vakit geçirdikleri alanlardan bankları kaldırması, zabıtaların yaşlıları tartaklaması gibi uygulamalar da ekranlara düştü. Sosyal medya ise bir anda bir yaşlı avı mahalline dönüştü. Yaşlılar adeta korona virüsün cadı avına maruz kalmış günah keçileri haline geldiler bir anda. Sokağa çıktıklarında kendileriyle alay edenler, maske takmaya çalışanlar, banka oturan yaşlılara su balonu atanlar, artık dozu iyice aşıp adeta bir hayvan avlarcasına yaşlıların üzerine ağ atanlar ve bir de bunu malzemeye dönüştürüp sosyal medyada yayan gençlerin paylaşımları gündem oldu.  Korona ile adeta yeni nesil bir faşizmimiz olmuştu; yaşlı faşizmi. Çinlileri suçlayıp turist olarak Türkiye’ye gelen Koreli turistleri sokak ortasında döven ülke insanın bu defa hedefinde yaşlılar vardı. Videolar oldukça yoğun tepki alınca önce Bakanlık can kayıplarına yaşlı demeyi bıraktı. Ardından kurumlar, yaşlıların hayata devam etmek için dışarı çıkmak zorunda kaldıkları yaşamsal rutinleri üstlenmeye başladı. Ama &#8216;cin şişeden bir kez çıktı&#8217;  durumu yaşanıyor ve aslında cin şişeden koronadan önce  çıkmıştı. Bu yaşlı düşmanlığı faşizmi mi demeli, ne ise aslında bir tesadüften daha fazlası… Koronavirüs en çok yaşlıların canını alıyor vurgusu ilk günden beri aklıma delileri getiriyor. Bugün tıp onlara akıl hastası diyor bu da ayrı bir söylem. Neden deliler derseniz buna cevabı ben değil Foucault versin derim. Toplumsal ötekileştirme ve delilerin ötekileştirilme sürecini anlattığı ‘Deliliğin Tarihi’ kitabında Michel Foucault, deliğin sıradan bir vakadan nasıl tıbbileştirilerek ötekileştirildiğini aktarır.  Bir bio-iktidar biçimi de denebilir. Toplumda delilerin yabancılaşma ve dışlama ile çemberin dışına itilmesini de adım adım izah eder. Ortaçağ ve Rönesans döneminde delilik toplumdan dışlanmadan kabul gören bir normaldir. 17. yüzyıl ve sonrasında ise giderek bir dışlanma unsuruna sebep gösterilmeye başlanmıştır.</p>
<p>Foucault’nun vurguladığı nokta, normal kabul edilen bir toplumsal nesnenin, modern sanayi toplumlarında üretim biçimlerinin yeniden kurgulanmasıyla zamanla marjinal bir karaktere dönüşümünü aktarır. Deliler artık üretim zincirinin parçası değildir. Ayrıca coğrafi açıdan olduğu kadar uluslaşma dönemine girilen bu dönemde hukuksal açıdan da marjinal bir nesnedirler; bir meslekleri yoktur,  mülkleri veya bir aidiyetleri&#8230; Foucault’ya  göre, Rönesans’a  kadarki  Ortaçağ  tiyatrosunda  delinin  taşıdığı öneme rastlanır. Bu dönem tiyatroda delinin çok ayrıcalıklı bir yerini çok iyi temsil eder. Tiyatro sahnesinde deli, hakikati önceden söyleyen kişidir, cesurdur, sözünü sakınmaz,  bu hakikati sıradan bireylerden daha iyi görendir ve üçüncü bir gözle donanmış kişidir. Bağımsızdır, özgürce var olur. Ortaçağ toplumları, ilginç biçimde delilik olgusu karşısında tamamen hoşgörülüdür, onlar adeta bir ayrıcalıklı insanlardır.Örneğin, her köyde köyün delisi vardı.  Köyün delisinin ya da delilerinin de marjinal bir statüsü vardır;  çalışmazlar, evlenmezler,  sisteminin parçası değildirler. Yine de kabul edilirler, ihtiyaçları görülür ve belli bir noktaya kadar destek gördükleri bir toplumun içinde hayat sürerler.Oysa 17.  yüzyıldan itibaren sanayi toplumu oluşur ve artık deliler dışlanmaya başlar. Eskinin tersine bu dönemde toplum,  delilik karşısında son derece hoşgörüsüz bir yapıya dönüşür. Bu yüzyıldan itibaren delinin aile, köy, şehir içindeki varlığına hoşgörü gösterilemez olur. Foucault, sanayileşme ile toplumların çalışma pratikleri, aile, dil ve organize kurallarınının güncellendiğini, bazı kişilerin ekonomik ve toplumsal üretimin dışında kalarak marjinal bir yer edindiğini belirtir. Artık toplumda ‘aylaklığa’ yer yoktur ve delilere. Böylece 18.  yüzyıl sonunda Avrupa’da ortaya Foucault’nun ‘disiplinci iktidar’  adını  verdiği yepyeni bir iktidar türü çıkmıştır. Sanayi toplumunda disiplini uygulayan ve sürekliliğini sağlayanlar,  “gözetmenler, hekimler,  psikiyatristler, eğitmenler”  gibi uzmanlardır. Deliliğin bir hastalık olduğu fikri tarihsel olarak yeni bir fikir olarak ortaya atılır. Aşağı yukarı on sekizinci yüzyıla kadar deli, hasta statüsünde değildir. Akıl hastanelerine de 18.yüzyılda kabul edilmeye başlanmaları bir tesadüf değildir.</p>
<p><strong>Yeni ötekiler</strong></p>
</div>
<div>
<p>Korona günlerinde yaşadığımız yaşlı faşizmine tanık olunca &#8216;Foucault’nun delileri şimdi yaşlılar mı?&#8217; diye soruyor insan. Deliler nasıl sanayileşmeyle dışlanmış hatta akıl hastanelerine kapatılarak adeta gözden uzak hale getirilmişse, düzen bozmamaları için dışlanmışsa,   bugün yaşlılar için de aynı toplumsal ötekileştirme ile karşı karşıyayız. Bunun da temelini modern üretim modelleri oluşturuyor. Köylerden kentlere göçen geleneksel aile dokusu yeniden inşa edilirken yaşlıların ailedeki konumları da yeniden belirlenmeye başladı. Hayatın parçası olan yaşlılar üretim ekonomisinin de zamanla dışına itildi. Kent mimarisi bile yaşlıları dışlarcasına kuruldu. Sosyal güvenceler, emeklilik sistemi gibi kavramlar da emeklileri hazırı yiyen, üretimin dışında kalan ve sadece tüketen bir sınıfsal grup olarak konumlandırdı. Sağlık harcamaları açısından da birçok devlet için yaşlı demek adeta yük demek anlamına geldi.   Avrupa için yaşlı politikası uzun zamandır tartışılan bir durum fakat hala genç nüfusla övünen Türkiye’de de işler aslında giderek değişiyor. 2020 itibariyle yaşlı nüfusumuz yüzde 10&#8217;a ulaştı. Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı Kemal Aydın, 2018 yılında yaptığı bir konuşmada  ‘’Dünya yaşlılık üssü Türkiye olacak”dedi.  Pek yakında, Avrupa’nın en büyük yaşlı nüfusuna sahip olacak Türkiye’de yaşlılar adeta gençlerin sosyal medya hesaplarının oyuncağına döndü korona vesilesiyle.</p>
<p><strong>Gençlik iksiri</strong></p>
</div>
<div>
<p>Yaşlılar toplumda sanayi toplumu ve sanayi sonrası toplumda adeta görünmez olması istenen bir noktaya bir anda gelmedi. Artık üretim ekonomisinden çekilen yaş grubun medyadaki temsilleri de bilinçli olarak ‘huysuz ihtiyar’, yeniliklere ‘ayak direyen’ kişi, en iyi ihtimalle ise inzivaya çekilmiş kendi halinde birey oldu. Ne de olsa medya sahipleri de birer sermayedardı artık. Onların gözü medya üretimlerine de yansıdı. Hayatın bir köşesinde sadece dekor olarak işlenen yaşlılar hayatın içine dahil olurken de dizilerde hep sakar, işleri eline yüzüne bulaştıran bir temsille sunuldu. Anadolu toplumunda birkaç nesil bir arada olan, yol gösteren, şefkatiyle kırgınları çözen yaşlılar daha çok masallarda kalmış gibi görünüyor. Zaten modern şehir hayatında büyük aile çoktan geride kalmıştır. Yaşlılara bu anlamda da ihtiyaç kalmamıştır. Bu açıdan yaşlıların kültür aktarımı rolleri de ellerinden alınmıştır. Modern toplumun çocukları ise bu açıdan daha çok kitle kültürüyle yetişmektedir. O yaşlıları bir oyuncak gibi kullanan gençleri bu yüzden çok da yadırgamamak lazım. O gençler kendi ailelerinin de çocukları değil. Onlar kitle medyasının ve kutsal gençlik iksirinin içildiği sosyal meydanın çocukları. Sürekli genç ol, güzel ol, sabahın 6’sında bile  iyi görün, spor  yap ama illa fitness salonuna  git, kasların olsun, yüzünde  tek bir kırışıklık olmasın diye yetişiyorlar. Avrupa’nın hiçbir ülkesinde yalnızca İstanbul’daki kadar güzellik merkezi ve fitness salonu yok. Çünkü burası bir tüketim toplumu. Yaşlılar da bu toplumda üretmeden tüketen bir nesneye olarak konumlandırıldı. Ders verdiğim üniversitede emekli olmuş birçok profesör hoca ile  çalışırken bazı  hocaların genç bir  arkadaşımdan çok daha vizyon sahibi olması beni hep mutlu etmiştir. Yaşça bizden büyük hocalarımızla iç içe çalışmak bana hep büyük zenginlik geldi. Buna babaannesi tarafından büyütülmüş olmanın da etkisi denebilir, bilemiyorum. Ama birarada olma ortamlarımız ayrıştıkça yaşlılar ve yeni kuşaklar arası ayrışma da derinleşecek.</p>
<p>Korona bize bu konuda düşünme fırsatı da verdi aslında. Yaşlı üssü olacak bir ülkede yaşlılardan nefret ederek sadece enerjisi kaybolan bir ülkeye dönüşeceğiz. Şu an en çok konuşulan şey, teknoloji ile yalnız ve yaşlılar arasında nasıl bir bağ kurulabilir? Bu arada medyada iyi örnekler de yok değil. The Intern filminde 70 yaşında dul bir emekli olan Ben Whittaker (Robert De Niro) hâlâ yapabileceği bir şeyler olduğunu göstermek için başarılı, hırslı ve genç girişimci Jules Ostin (Anne Hathaway) tarafından kurulmuş bir moda sitesine kıdemli stajyer olarak katılma öyküsünde, çok farklı bir yaşlı profili çiziyor. Hem yeniden öğrenen, hem de  işi çok iyi bilen bir kurucuya perspekif sunabilen yaşlı karakteri oldukça ilham verici. Örneğin babamın da öğretmenlikten emekli olduktan sonra kendi kurgu tekniklerini öğrenip 60 yaşında kendi mini filmlerini çektiğini söyleyebilirim. Hatta birlikte de video röportajlar yapıyoruz. İyi bir ekip olduk neredeyse. Bu örnekler artabilir…Yaşlılar toplumun bir parçası, birikimleri değerli,  bir arada yaşama kültürünü nasıl kurgulayacağımızı da bu geniş zamanlarda düşünmeli belki…</p>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://www.agos.com.tr/tr/yazi/23872/koronavirusun-gunah-kecisi-neden-yaslilar-oldu">agos.com.tr</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/koronavirusun-gunah-kecisi-neden-yaslilar-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hızlı yaşlandıran etkenlere dikkat!</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/hizli-yaslandiran-etkenlere-dikkat/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/hizli-yaslandiran-etkenlere-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2020 15:08:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7797</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5eecd3cf330bc" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5eecd3cf330bc wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Hızlı yaşlandıran etkenlere dikkat!<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="white-background-detail">
<div>
<div class="text_post_block paddingt">
<h2>Günümüzde estetik kaygılar kadın, erkek fark etmeksizin genç görünme isteği artmaya devam ediyor. Yaşlılık bulgularını gizleme ve daha genç görünme arzusu herkes için önemli olmaya başladı. Ancak bazı etkenler var ki hızlı yaşlanmaya zemin hazırlıyor.</h2>
</div>
</div>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>İşte bu etkenler;</strong><br />
Az su içmek: Su içmek çok klişe gelebilir ama yaşamamız için yemek yemekten daha da önemli. İçtiğimiz su da bedenimiz için çok önemli mineraller var ve bedenimizin yüzde 70’ i de su. Organlarımızın sağlıklı çalışması içinde sıvı ihtiyacının yaşa göre karşılanması gerekir. Orta yaşlardaki sağlıklı kişiler için günlük su tüketimini kilogram başına 40 cc. olarak hesaplayabiliriz.</p>
<p>Şeker tüketimi: İleri Glikasyon Ürünleri (AGEs), yaşlanmayı ve hastalanmayı hızlandırır. Basit şekerler proteinlere yapışıp yapılarını bozar, kollajende bir protein yapı olduğu için, bedenimizdeki inflamasyon arttıkça dokularımız, cildimiz, saçlarımız, gözlerimiz de yaşlanır.</p>
<p>Düzensiz Uyku: Uyku kalitesi tüm sağlığımızı etkiler. İmmün sistemimizi, hormonlarımızı, enerji seviyemizi, bilişsel faaliyetlerimizi etkiler. Gece biz uyurken salınan Growth Hormon ve Melatonin hormonu da hücrelerimizin genç kalmasını sağlar.</p>
<p>Güneş koruyucu kullanmak: Cilt yaşlanmasında ‘kamyon şoförü’ örneği verilir, güneş altında uzun saatler araba kullanan şoförün yüzünün bir tarafının diğer tarafına göre kuru, lekeli ve derin çizgileri olduğu farkedilir. Güneşten korunmanın yaşlanma da çok etkili olduğunu biliyoruz, güneşin nimetlerinden faydalanmalıyız, ancak en çok yaşlanan bölgelerimizi, yüz, el boyun, dekolte gibi bölgelerimizi korumayı ihmal etmemeliyiz.</p>
<p>Tekrarlayan mimik hareketleri: Kaşların arasındaki ‘11’ çizgisi denilen kırışıklıkların bazen çok fazla sinirlenme, kızma ile ilgili olabildiği gibi bazı göz bozukluklarından dolayı da oluşur. Yüzümüzde bazı kasları fazla kullandıkça o bölgelerde kollajen kayıpları oluşur ve kırışıklıklar derinleşir.</p>
<p>Yaşlanmaya karşı tedaviler; Antiaging uygulamalar, sağlıklı yaşam ve doğru spor ile desteklendiğinde yaş alsanız da yaşlanmamayı başarmak mümkün diyebiliriz. Elbette yaşlanma ve ölüm kaçınılmaz bir yaşam döngüsü, ancak 70 yaşında da sağlıklı eklemlere, gözlere sahip olmak, merdivenleri rahat çıkmak, günlük ihtiyaçlarımızı rahatlıkla karşılıyor olmak, yaşam standardımızın yüksek olması anlamına gelir. Ayrıca, Ameliyatsız Medikal Estetik yöntemleriyle cildiniz yaşınıza göre daha sıkı, daha formda görünebilir.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.edirneninsesi.com.tr/hizli-yaslandiran-etkenlere-dikkat/11750">edirneninsesi.com.tr</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/hizli-yaslandiran-etkenlere-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ruhun Yaşlanmasın</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/ruhun-yaslanmasin/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/ruhun-yaslanmasin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2020 15:01:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7795</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5eecd279bf16e" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5eecd279bf16e wd-title-color-primary wd-title-style-simple text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Ruhun Yaşlanmasın</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Sabır, nezaket, sevgi, iyi niyet, neşe, akıl, mutluluk asla yaşlanmayacak değerlerdir. Kulak duymaz, gözler görmez olup, organlar yaşlanıyor. Adım adım sona yaklaşıyorsun.40 yaşından sonra her yıli150 gram kas kaybediyorsun. Vücut yağlanıyor. Bu , motor güç metabolizmanın yavaşlaması anlamına geliyor. Zamanla saç, cilt, eklem, kaslar kadar beyinde buruşup yaşlanıyor. Tıpkı deri gibi beynin kabuğu da inceliyor. Unutkanlık başlıyor..</p>
<p>Peygamber efendimiz kıyamet kopuyor olsa dahi, elindeki fideyi dik buyurmuş.</p>
<p>Nasrettin Hoca’ya ‘’ilahi hoca! Meyvesinden yemeye ömrünün yetmeyeceği ağacı neden dikiyorsun ki?’’ demişler.’’ Başkalarının diktiği ağaçlardan bolca yediğimi hatırlatırım’’ cevabını vermiş.</p>
<p>Ecel  elbette gizli. Elbet gaybı ancak Allah bilir. Nasıl yaşarsan, öyle öleceksin. Nasıl öldüysen, öyle dirileceksin. Başka bir hayat umup, hayatını ıskalama. Şu an yaşadığın harikulade hayatı gözden kaçırma. Gitme zamanı geldiğinde, gece yatağa girip uykuya dalabilir, huzur içinde bu gezegenden ayrılabilirsin. Ölümcül bir hastalığa yakalanmaya gerek yok. Makinelere bağlanmak şart değil.</p>
<p>Senin içindeki yaşlanma noktası nerede? Yaşlılık ,yılların uçup gitmesi değildir. Bilgeliğin şafak söküşüdür. Yaşlılık, Erciyes’in zirvesine çıkmak gibidir. Asıl yaşlılık ruh yaşlılığıdır.Su; geminin içinde olursa batmasına, altında olursa yüzmesine yarar!Dünü ve yarını düşünme!Ne yapacaksan şu an yapmaya çalış. Şu an ne yapacağını fark etmek acılara seyirci kalmamaktır.İnsanın sayılacak başka şeyi yoksa ,yaş sayılır.Düşündüğün yaştasın.Hayata karşı alakan kesilirse,hayal kurmayı bırakmışsan,yaşlanmaya başlanmışsındır.</p>
<p>BAKIŞ AÇISI</p>
<p>Hayatı zarar,kar,kontrol,uygun değer,avantaj noktasından bakarak yaşandığında,hayatın gerçek faydalarından vazgeçmek yanılgısı ile karşılaşırız.</p>
<p>‘‘Okyanusun dibinde yatan istiridye, su kendisinin üzerinden akıp geçsin diye kabuğunu açmış. Su içinden geçerken, solungaçlarını yiyecek toplayıp midesine gönderiyormuş. Aniden yakınındaki bir balık, bir kuyruk darbesi ile kum ve çamur fırtınası oluşturmuş. İstiridyede kumdan nefret edermiş; zira kum öylesine pürüzlüymüş ki kabuğunun içine kaçırsa son derece rahatsız olurmuş. İstiridye hemen kabuğunu kapatmış ama geç kalmış. Sert ve pürüzlü bir kum taneciği içeri girip, iç derisi ile kabuğun arasına yerleşmiş.</p>
<p>Kum tanesi çok rahatsız ediyormuş. Kabuğunun içini kaplaması için kendine verilmiş olan salgı hücresini hemen çalıştırıp, minik kum tanesinin üstünü kaplamaya başlamış. Ta ki parlak güzel bir örtü oluşana kadar. Yıllarca kum tanesinin üstüne katlar eklemeye devam etmiş ve sonunda müthiş o güzel değerli inci oluşmuş.</p>
<p>Karşı karşıya olduğumuz problemler bu kum taneciğine benzer. Rahatsız ederler. Azim cesaretle sorun ve zayıflıklarımızın üstesinden geliriz. Daha alçak gönüllü, isteklerimizde ısrarlı, çevremizdekilere daha yakın, problemlere karşı daha dayanıklı hale geliriz. Gizli gücümüzle, yaşamımızdaki kum taneciklerini, incilere dönüştürürüz.</p>
<p>Bakış açımız ile, kabuklarımız arasına sızan olumsuz hadiselere, kötü insanlara, olaylara, hatıra ve tecrübelere karşı koyabiliriz.</p>
<p>İnsanlara zarar veren olayların kendisinden çok,çoğu zaman olaylara getirdiğimiz bakış açımız.</p>
<p>‘’hiçbir şey ..’’diyor Shakespeare. ‘’İyi yada kötü değil,sadece kendi düşüncelerimiz var.’’</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://www.adapostasi.com/m-ruhun-yaslanmasin-4675.html">adapostasi.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/ruhun-yaslanmasin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emeklilere 1500 TL müjdesi</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/emeklilere-1500-tl-mujdesi/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/emeklilere-1500-tl-mujdesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2020 11:05:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7653</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">			<link rel="stylesheet" id="wd-section-title-style-under-and-over-css" href="https://www.yasliyimhakliyim.com/wp-content/themes/woodmart/css/parts/el-section-title-style-under-and-over.min.css?ver=8.4.0" type="text/css" media="all" /> 			
		<div id="wd-5edf6c275241d" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edf6c275241d wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Emeklilere 1500 TL müjdesi<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="short_content">Geçtiğimiz aylarda en düşük emekli maaşının 1500 TL&#8217;ye çıkarılmasıyla ilgili çalışmalar duyurulmuştu. Sosyal Güvenlik Kurumu, yayımladığı genelgeyle emeklilere ilişkin en düşük 1500 TL aylık uygulamasının ayrıntılarını belirledi.</div>

		</div>
	</div>

	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>2000 yılından sonra bağlanan malullük ve yaşlılık aylıklarında alt sınır asgari ücretin yüzde 35’i oranında olduğundan, özellikle minimum prim günüyle emekli olanların aylıkları çok düşük olabiliyor. Asgari geçim sağlamaktan uzak olan düşük emekli aylıklarını artırmak için son iki yılda iki düzenleme yapıldı. Geçen yıl ocak ayında yayımlanan kanunla en düşük emekli aylığı bin liraya çıkartıldı. Şubat 2019 ayından itibaren de bin liranın altında emekli aylığı kalmadı. Bu yıl mart ayında çıkartılan ikinci kanunla da en düşük emekli aylığı bu kez 1.500 TL’ye yükseltildi.</p>
<p>Sosyal Güvenlik Kurumu ( SGK) yayımladığı genelge ile en düşük emekli aylığı uygulamasına ilişkin ayrıntıları düzenledi. Genelgeye göre, gerek 2008’de yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, gerekse 2008’den önceki sosyal güvenlik kanunları uyarınca bağlanmış ve bağlanacak malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları dosya bazında 1.500 TL’nin altında olamayacak. Emekli aylığının 1.500 TL’nin altında olup olmadığının hesabında, dosya bazında yapılan engelli çocuk fark aylıkları, makam ile görev/temsil tazminat tutarları gibi her ay aylıklarla birlikte yapılan ödemeler de dahil edilecek.</p>
<p>Emekli aylığı alanlara, kaldırılan vergi iadesinin yerine “ek ödeme” yapılıyor. Ek ödeme, 2020 yılı ilk yarısı itibarıyla, emekli aylığı 1.167 TL’nin altındakilerde yüzde 5, bu rakamın üstündekilerde ise yüzde 4 olarak uygulanıyor. Emeklilerin eline geçen paranın bir kısmı, söz konusu ek ödemeden oluşuyor. Emekli aylığında 1500 TL alt sınırının uygulanmasında, ek ödeme dahil tutar dikkate alınacak.</p>
<h2><strong>Temmuz&#8217;da tekrar artış olacak mı?</strong></h2>
<p>Emekli aylığı 1500 TL’ye yükseltilmiş olan kişilerin normal aylıkları ile yükseltilmiş tutar arasındaki fark hazinece karşılanacak. Bunların normal aylıkları 1.500 TL’ye ulaşıncaya kadar, emekli aylıklarına 6 ayda bir yapılan zam yansıtılmayacak. Örneğin, normal aylığı 1.200 lira olan kişiye yapılan ödeme 1500 TL’ye yükseltilmiş olduğu için, temmuz ayında yüzde 5 maaş zammı olursa bu artıştan yararlanamayacak. Gelecek yıl ocak ayında yine yüzde 5 oranında maaş zammı olursa, bu emekli o artıştan da yararlanamayacak.</p>
<h2><strong>Birden fazla dosyadan aylık alanlar</strong></h2>
<p>Hem kendi emekliliğinden hem de anne &#8211; babasından veya eşinden dolayı ölüm aylığı gibi birden fazla dosyadan aylık alanların durumu her bir dosya için ayrı değerlendirilecek. Örneğin babasından dolayı yetim aylığı, eşinden dolayı ölüm aylığı alan kadın için ödeme yapılırken her iki dosyadan da 1500 lira üzerinden, hakkı olan payları oranında ödeme yapılacak.</p>
<h2><strong>Evlenme ödeneği nasıl hesaplanacak?</strong></h2>
<p>Yetim aylığı almakta olan kız çocuklarına evlenmeleri halinde almakta olduğu aylığın iki yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin ödeniyor. Kız çocuklarının evlenme ödenekleri, 1500 TL’ye yükseltilmiş tutar üzerinden hesaplanacak. Örneğin, babasından dolayı yüzde 25 oranında yetim aylığı almakta olan kız çocuğunun aylık yetim aylığı 375 TL ise 9000 TL evlenme ödeneği verilecek.</p>
<h2><strong>Sürekli iş göremezlik geliri alanlara yok</strong></h2>
<p>İş kazası ve meslek hastalığı dolayısıyla çalışma gücünde kayıp olanlara, kayıp oranına göre sürekli iş göremezlik geliri ödeniyor. Örneğin çalışma gücünde yüzde 20 kayıp olan kişiye, prime esas kazancının yüzde 20’si oranında gelir bağlanıyor. 1500 TL’lik alt sınır uygulamasından, sürekli iş göremezlik geliri veya ölüm geliri elde edenler yararlanamayacaklar.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.millihakimiyet.com/emeklilere-1500-tl-mujdesi-87225h.htm">millihakimiyet.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/emeklilere-1500-tl-mujdesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emekli aylıkları ve saklanan gerçekler</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-ayliklari-ve-saklanan-gercekler/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-ayliklari-ve-saklanan-gercekler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2020 19:07:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7637</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ede8b7cd23bc" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ede8b7cd23bc wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Emekli aylıkları ve saklanan gerçekler<br />
</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h4 class="detail__spot">En düşük emekli aylığının 1500 TL’ye yükseltildiği iddia edildi; ama işin aslı öyle değil. Örneğin aylığı 1200 TL olan bir emekli, aradaki farkı Hazine’nin karşılaması nedeniyle artık 1500 TL alacak; ancak temmuzda aylığına 1200 TL üzerinden zam yapılacak</h4>
<div id="stats" class="detail__share">
<div class="addthis_inline_share_toolbox"></div>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Covid-19’dan en çok etkilenen kesimler arasında yaşlı nüfusun ve emeklilerin yer aldığı biliniyor. Bir yandan Covid-10 yüksek risk grubunda olmaları, bir yandan uzun süredir devam eden sokağa çıkma yasakları ve bir yandan da düşük emeklilik gelirleri nedeniyle <strong>en kırılgan toplumsal gruplardan</strong> birini emekliler oluşturuyor.</p>
<p>Nitekim bu çerçevede Covid-19 ile ilgili alınan ilk önlem paketi içinde emeklilere ilişkin bazı düzenlemeler yer aldı. Cumhurbaşkanı 18 Mart 2020’de koronavirüs değerlendirme toplantısı sonrası yaptığı millete sesleniş konuşmasında <strong>“En düşük emekli maaşını 1.500 liraya yükseltiyoruz”</strong> dedi ve emeklilerin bayram ikramiyesinin nisan ayı başında ödeneceğini açıkladı. Bugünkü yazımda emekli aylıklarını ele alacağım. En düşük emekli aylığı ne kadar? Emekli aylıkları artıyor mu, düşüyor mu? <strong>En düşük emekli aylığı 1500 TL mi oldu?</strong></p>
<p>Bilindiği gibi uzun süre asgari ücret altında emekli aylığı alanların istisna olduğu iddia edildi. Bu yöndeki itirazlar sürekli reddedildi. Hatta somut rakamlar verilerek en düşük emekli aylığının asgari ücretin üstünde olduğu öne sürüldü. Örneğin dönemin <strong>Maliye Bakanı Naci Ağbal</strong>, Haziran 2018’de, en düşük SSK emekli aylığının Temmuz 2018’de 1570 liradan 1670 liraya çıkacağını açıkladı (ntv.com.tr 06.06.2018). O dönemde net asgari ücret 1603 TL idi. Diğer bir ifadeyle Bakana göre en düşük sigortalı işçi emekli aylığı asgari ücretin üstündeydi.</p>
<p><strong>EMEKLİ AYLIKLARI SEFALET DÜZEYİNDE</strong></p>
<p>Oysa <strong>Nurcan Gökdemir</strong>’in 8 Haziran 2018’de BirGün’de yayımlanan SGK verilerine dayalı haberi, <strong>5,5 milyon emeklinin asgari ücretin altında aylık aldığını</strong> ayrıntılı bir tabloyla gösteriyordu. Ancak SGK bu konuda veri açıklamaktan ısrarla kaçındı. Suskunluğunu korudu. Dahası bu konudaki veri taleplerini reddetti. CİMER aracılığıyla SGK’ye yapmış olduğum 08/02/2019 tarihli ve 1900362881 numaralı ve aylık aralıklarına ilişkin başvurum, aylık aralıklarına göre dağılımların özel bir çalışma gerektirdiği gerekçesiyle reddedildi. Oysa bu aralıkların SGK tarafından bilinmemesi mümkün değildi. SGK kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirmekten kaçındı.</p>
<p>Bugün emekli aylıklarına ilişkin veriler <strong>muamma niteliğini</strong> koruyor. En düşük emekli aylığı ne kadar? Mart 2020’de emeklilere yapılacak aylık ödeme 1500 TL’ye yükseltildiğine göre, emekli aylıklarının bunun daha da altında olduğu kabul edilmiş oldu. Ancak SGK verileri bunu kabul etmek istemiyor. <strong>SGK’ye göre sigortalı işçilerin asgari aylığı 2020 Ocak-Haziran döneminde 2030 TL.</strong> Evet yanlış okumadınız. SGK tarafından açıklanan aylık istatistik bülteninde aynen böyle yazıyor. İstatistiklerin meta veri bölümünde başka bir açıklama yok. Ancak <strong>“asgari emekli aylığı”</strong> demek bir sigortalının eline geçen en düşük miktar demek.</p>
<p>Her şeyden önce, bir an için bu veri doğru olsa bile 2030 TL’nin 2324 TL olan asgari ücretin altında olduğu çok net. Öte yandan asgari emekli aylığının 2030 TL olduğu iddiası gerçek dışıdır. İki nedenle: Birincisi devletin en üst kademesi en düşük emekli aylığının 1500 TL’ye yükseltildiğini daha yeni açıkladı. O halde SGK’nin açıkladığı asgari 2030 TL ne anlama geliyor? Denebilir ki “2030 TL emekli aylığıdır, gelir alanların, hak sahiplerinin, kısmi emekli aylığı alanların eline daha düşük miktarlar geçebilir. Bu nedenle 1500 TL aylıkların değil, gelirlerin alt sınırıdır.” Oysa kazın ayağı öyle değil. İşte canlı bir örnek.</p>
<p>Elimde yeni emekli olmuş bir SGK’li işçinin (emekli işçi Ali Bey) aylık bağlama bilgileri var. Ali Bey 1995’te çalışmaya başlamış. <strong>25 yıl boyunca toplam 7 bin 604 gün prim ödemiş</strong> ve Şubat 2020’de emekli olmuş. Şimdi sıkı durun! Emekli işçi Ali Bey’e ne kadar emekli aylığı bağlanmış? <strong>Tamı tamına 1515 TL! 60 TL de ek ödeme olmak üzere toplam 1575 TL.</strong> Evet Ali Bey’in kendisine 25 yıllık çalışması ve 7 bin 604 günlük prim ödemesi karşılığında <strong>asgari ücretin yüzde 33 altında emekli aylığı bağlanmış.</strong> Şimdi SGK’ye sormak lazım. Sizin kayıtlarınıza göre Ali Bey’in emekli aylığı ortada. Hani asgari emekli aylığı 2030 TL idi! <strong>SGK asgari emekli aylığı konusundaki hatalı istatistiki verileri bir an önce düzeltmeli ve kamuoyunu doğru bilgilendirmelidir.</strong></p>
<div id="feedbannerslot2"></div>
<p><strong>EMEKLİ AYLIKLARI NEDEN DÜŞÜYOR?</strong></p>
<p>Ali Bey ve diğer işçi emeklilerinin aylıkları neden düşüyor? Aylıklar neden asgari ücretin çok altında? Bunun nedeni <strong>1999 ve 2008 yıllarında yapılan iki sözde emeklilik reformudur. </strong>Bu reformlar ile<strong> aylık bağlama oranları düşürüldü, aylıkların alt sınırı kaldırıldı</strong> ve emekli aylıklarının milli gelir artışından yararlanmaları sınırlandırıldı. Böylece emekli aylıklarının kademeli olarak düşürülmesinin yolu açılmış oldu. 2008 “emeklilik reformu” tartışmaları sırasında yazdığım bir yazıda emekli aylıklarının asgari ücretin yarısına gerileyebileceğini yazmıştım. Maalesef gidişat bu yönde.</p>
<p>Emekli aylıkları neden düşüyor? Bunu Ali Bey örneğinde rahatlıkla görebiliriz. Ali Bey’in 2000 yılı öncesi <strong>aylık bağlama oranı yüzde 70</strong> idi, bu oran <strong>2000-2008 arasında yüzde 60’a</strong>, 2008 sonrasında ise <strong>yüzde 42,2’ye</strong> gerilemiş. Aylık bağlama oranının yüzde 70’den yüzde 42’ye düşmesi nedeniyle Ali Bey 1500 TL civarında emekli aylığına mahkûm olmuş. Öte yandan 2000-2008 arası milli gelir artışının yüzde 100’ü emekli aylık hesaplamasında dikkate alınıyordu. 2008 sonrasında ise bu oran yüzde 30’a düşürüldü. <strong>Böylece eski sisteme göre en az 2300-2400 TL civarında emekli aylığı alabilecek olan Ali Bey, şimdi 1575 TL emekli aylığı alıyor.</strong> İşte size müthiş emeklilik reformunun sonucu! Tekrar edeyim, <strong>emekli aylıkları düşmeye devam edecek ve asgari ücretin yüzde 35-40’ına kadar gerileyecek.</strong></p>
<p><strong>DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ASLINDA 1500 TL OLMADI</strong></p>
<p>Mart ayında yapılan açıklama ile en düşük emekli aylığının 1500 TL’ye yükseltildiği iddia edildi. Ancak bu bütün emekliliklerin aylık ve gelirlerinin 1500 TL’ye yükseltilmesi anlamına gelmiyor. Diğer bir ifadeyle 1500 TL asgari emekli aylığı sınır değil. Örneğin <strong>temmuz ayında bütün emekliler 1500 TL emekli aylık ve geliri üzerine zam almayacaklar. Emekli aylıkları 1500 TL’ye yükseltilmedi.</strong> 25 Mart 2020 tarih ve 7226 sayılı yasa ile emeklilere yapılacak ödemenin 1500 TL’den az olamayacağı hükmü getirildi. <strong>Eğer hesaplanan aylıklar 1500 TL’den az ise aradaki fark Hazine tarafından karşılanacak.</strong></p>
<p>Somutlarsak, aylıklar değişmedi. Aylıklar aynı düzeyde. Ancak emekli aylıkları Hazine tarafından 1500 TL’ye tamamlanacak. Bunun pratik anlamı ne? Örneğin emekli aylığı 1200 TL olan bir emekli, aradaki 300 TL’lik farkı Hazine’nin karşılaması nedeniyle artık 1500 TL alacak. Ancak aylığı 1500 TL olmadığı için emekli aylık zammını 1500 TL üzerinden değil 1200 TL üzerinden alacak. Temmuz 2020’de emekli aylıklarına gelecek zam 1500 TL üzerinden değil, 1200 TL üzerinden olacak. Esas aylık 1500 TL’ye gelinceye kadar 1500 TL’nin üzerinden zam alamayacaklar. <strong>Emeklilerin önemli bir bölümü uzun süre zam almayacaklar ve 1500 TL almaya devam edecekler, yerinde sayacaklar.</strong></p>
<p>Emekliler özellikle Covid-19 nedeniyle her açıdan ciddi risk altındadır. Emekli yoksulluğu çok ciddi bir tehlikedir. Bu nedenle <strong>en düşük emekli aylığı acilen asgari ücretten az olmamak üzere yeniden saptanmalıdır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.birgun.net/haber/emekli-ayliklari-ve-saklanan-gercekler-302909">birgun.net</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/emekli-ayliklari-ve-saklanan-gercekler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaş kümelerinin COVID-19’dan nasıl etkilendiği açıklanmalı</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yas-kumelerinin-covid-19dan-nasil-etkilendigi-aciklanmali/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yas-kumelerinin-covid-19dan-nasil-etkilendigi-aciklanmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 16:03:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Yaşam Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7578</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5edbbcda6a1be" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5edbbcda6a1be wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Yaş kümelerinin COVID-19’dan nasıl etkilendiği açıklanmalı</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="article-content news-description">
<p>Dünyada koronavirüs COVID-19’a karşı yürütülen mücadelede ana doğrultu ‘sosyal mesafe’ ve ‘izolasyon’ olmakla birlikte, ülkeler farklı stratejiler izlediler, değişik yöntem ve araçlara başvurdular</p>
</div>
<div class="article-content news-text">
<p>‘Çekiç indirme’ olarak nitelendirilen ülke genelinde toptan bir karantina uygulamasından bölgesel ya da süreli tecrit uygulamalarına, evde kalmayı teşvik etmekten insanların sosyalleşmesini sınırlamaya ve seyahat özgürlüğünü kısıtlamaya kadar uzanan pek çok önlem kategorisinden söz etmek mümkün.</p>
<p>Türkiye, bunlar içinde farklı önlemlerin bir arada kullanıldığı esnek ve karma bir stratejiyi hayata geçirdi. Son bayramdaki genel tecrit ve büyükşehirlere dönük hafta sonu kısıtlamaları hariç tutulursa, ülke genelini kapsayan uzun süreli karantina uygulamasına başvurulmadı. Türkiye modelinin diğer ülkelerden ayrılan dikkat çekici bir yönü, belli yaş grupları üzerinden sınırlı bir karantinaya gidilmesiydi. Önce 65 yaş ve üstündeki vatandaşların, ardından 20 yaş altındaki gençler/çocukların sokağa çıkması yasaklandı.</p>
<p>En çok riske açık olan yaşlılar ile yüksek bulaştırma potansiyeli taşıyan gençler/çocuklar olmak üzere iki kesimin toplum hayatından izole edilmesi izlenen stratejinin en önemli unsurlarından biriydi. Açık kaynaklarda Bosna’daki 65 yaş üstü gruba dönük kısa süreli bir uygulama dışında doğrudan yaş grubuna odaklanan benzer bir tecrit önlemine rastlamadığımı -ihtiyat payıyla- belirtiyorum.</p>
<div class="adv-main-container collapsed-adv-area">
<div class="adv-wrapper">
<div id="medyanet/9927946/hurriyet/yazarlar/body_300x250_1" class="dfp" data-platform="desktop" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;, &#091;336, 280&#093;&#093;" data-oop="false"></div>
</div>
</div>
<p>Türkiye’de vaka ve ölüm sayılarının pek çok Batı Avrupa ülkesine kıyasla çok daha düşük olmasında muhtelif faktörlerin yanı sıra bu önlemin de kritik bir rol oynadığını kabul etmemiz gerekiyor.</p>
<p><strong>SAĞLIK BAKANI&#8217;NIN 1 NİSAN&#8217;DAKİ AÇIKLAMASI</strong></p>
<p>Bununla birlikte, 65 yaş üstü kesimin gösterdiği özveri ile bu sonucun alınmasında oynadığı role karşılık, virüsten ne ölçüde etkilendiği hakkında detaylı bir fikrimiz yok. Bu durum aslında yalnızca 65 üstü değil, bütün yaş grupları açısından hem vakalar hem de ölüm oranları açısından geçerlidir. Çünkü normalleşmeye geçtiğimiz bugünlerde –toplam sayılar hariç-  Türk toplumunun yerleşimler itibarıyla ‘yatay’, nüfus içindeki dağılımı itibarıyla ‘dikey’ olarak COVID-19 virüsünden ne ölçüde etkilendiğini bilebilecek durumda değiliz.</p>
<p>Elimizdeki tek somut veri, Sağlık Bakanı <strong>Fahrettin Koca</strong>’nın 1 Nisan tarihinde yaptığı ve o tarih itibarıyla hayatını kaybedenlerin yüzde 79.5’inin 60 yaşın üstündeki vatandaşlardan oluştuğunu duyurduğu açıklamasıdır. <strong>Koca</strong>, açıklamasında bu yaş kümesindeki ölümlerde tansiyon hastası olanların sayıca çok yüksek olduğunu da vurgulamıştı.</p>
<p>Bu açıklama yapıldığında 65 yaş ve üstündeki vatandaşlara 21 Mart tarihinde sokağa çıkma yasağı getirilmesinin üstünden 10 gün geçmişti. Dolayısıyla alınan kararın bu yaş kümesi üzerindeki sonuçlarını okuyabilmek henüz mümkün değildi.</p>
<div class="adv-main-container collapsed-adv-area">
<div class="adv-wrapper">
<div id="medyanet/9927946/hurriyet/yazarlar/body_300x250_2" class="dfp" data-platform="desktop" data-size="&#091;&#091;300, 250&#093;, &#091;336, 280&#093;&#093;" data-oop="false"></div>
</div>
</div>
<p><strong>65 YAŞ ÜSTÜ </strong><strong>VİRÜSTEN NE KADAR </strong><strong>KORUNABİLDİ?</strong></p>
<p>65 yaş üstü vatandaşlar evlerine kapanınca virüsten mutlak korunabilmişler midir? Vakalarda ve ölüm hadiselerinde bu grubun oranı nisan ve mayıs aylarında nasıl seyretmiştir? Vaka ve ölümlerde yaş kümelerine göre oranlar nedir? Erkekler ve kadınlar arasındaki dağılım nedir? Türkiye’deki ölümlerde ve vakalarda yaş ortalaması nedir?</p>
<p>Sıraladığımız bu soruların yanıtlarını bilmiyoruz. Bunun nedeni Sağlık Bakanlığı’nın bu bilgileri paylaşmaktan genellikle kaçınmasıdır. Oysa Türkiye normalleşmeye doğru süratle geçiş yaparken bu verilerin bilinmesi önümüzü görebilmemiz, nasıl bir salgın gerçekliği içinde yaşadığımızı öğrenebilmek bakımından hayati bir önem taşıyor.</p>
<p>Gelgelelim Türkiye’de neredeyse ‘devlet sırrı’ muamelesi gören COVID-19 ile ilgili bu kategorideki bilgiler pek çok ülkede kendi vakaları açısından herkesin erişimine açıktır. Yanlış anlaşılmasın, yalnızca Batı demokrasilerinden söz etmiyorum. Dün açık kaynakları kontrol ederken, mücadele stratejisi ve test politikaları başarılı bulunmamakla birlikte, Endonezya’da hem bölgelere, hem de yaş gruplarına göre vaka ve ölüm sayılarının kamuoyunun bilgisine açık olduğu gerçeğiyle karşılaştım.</p>
<p><strong>ALMANYA’DAKİ KOCH </strong><strong>ENSTİTÜSÜ’NÜN </strong><strong>ŞEFFAFLIĞI</strong></p>
<p>Taradığım kaynaklar içinde şeffaflıkta en ileri ülkelerden biri Almanya oldu. Bu ülkenin salgınlar konusunda uzman kuruluşu Robert Koch Enstitüsü, her gün COVID-19 ile mücadelenin seyrini gösteren son derece ayrıntılı bültenler yayımlıyor. Dünkü İngilizce bülten tam 9 sayfa uzunluğundaydı. Dünyaca saygın enstitü, dün itibarıyla toplam 182 bin 764 vaka, 8 bin 581 insan kaybını duyururken, bu toplamların yaş kümelerini, eyaletlere göre durumunu 100 bin kişilik kümeler üzerinden de karşılaştırmalı bir şekilde göstermişti.</p>
<p>Bültenden, Almanya’da vakaların yüzde 43’ünün 20-49 yaş arasındaki grupta olduğunu öğreniyoruz. Vakalar içinde 50-69 arasındaki yaş kümesinin oranı yüzde 31, 70 yaş üstü kümenin oranı ise 18.9’dur. Buna karşılık, ölümlerin yüzde 86’sı 70 yaş ve üstündeki grupta kaydedilmiştir. Enstitü’nün bülteninde virüse yakalanan sağlık personelinin sayısı ile huzurevlerinde kaldığı sırada enfekte olan ve vefat eden hastalarla ilgili ayrıntılı istatistiklere de rastlamak mümkün.</p>
<p>İtalya’nın bu alandaki uzman kuruluşu ‘Istituto Superiore di Sanita’nın da 3 Haziran tarihli İngilizce yayımladığı bülteninde de coğrafi bölgelerden, yaş grupları ve cinsiyete göre dağılıma kadar ayrıntılı pek çok bilgiye ulaşabildim.</p>
<p>Almanya, İtalya ve Endonezya’daki durumu her gün ayrıntılı bir şekilde öğrenebiliyorum ama kendi ülkeme gelince o ülkelerin vatandaşları kadar şanslı olmadığımı fark ediyorum birden.</p>
<p><strong>NOT:</strong> Sağlık Bakanı <strong>Koca</strong>, bu yazının yazılmasından sonra Ankara’daki AB Büyükelçilerine hitap ederken COVID-19 kaynaklı toplam ölümlerin yüzde 93’ünün 65 yaş üstü vatandaşlarda ortaya çıktığını belirtmiş, son bir ayda ölen vatandaşların yaş ortalamasını da 74.6 olarak açıklamıştır. <strong>Koca</strong>’nın açıklaması bilgi açığının karşılanması yönünde bir adım olmakla birlikte, yazıda altını çizdiğim bu konuda daha şeffaf bir tutum izlenmesi ihtiyacını ortadan kaldırmamaktadır.</p>
</div>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sedat-ergin/yas-kumelerinin-covid-19dan-nasil-etkilendigi-aciklanmali-41535068">hurriyet.com.tr</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yas-kumelerinin-covid-19dan-nasil-etkilendigi-aciklanmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşınız 65 Yaş Üzeri Olabilir&#8230;</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasiniz-65-yas-uzeri-olabilir/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasiniz-65-yas-uzeri-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2020 22:15:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hakları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7492</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ed8207051a73" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ed8207051a73 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >Yaşınız 65 Yaş Üzeri Olabilir...</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h4>Bitkisel kökenli beslenmeyi seçin, tuz ve sodyum alımını çok dikkatli yapın, yumurta kullanın, bol su için. Ek olarak yürüyüş yapın.</h4>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Şu salgın günlerinde öğrendiğim önemli bir kavram oldu 65 yaş üzeri olmak. Çeşitli görüşler yazıldı çizildi. Beni ilgilendiren boyutu; bu değerli grubun korunabilmesi. Corona&#8217;dan korurken  yüksek tansiyon, kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği, kas iskelet sistemi sorunlarına uğratmadan sağ salim şu günleri atlatabilmek.</p>
<p>En son yayınlanan kılavuzlarda, düşük tansiyona sahip olmanın önemi vurgulamış.<br />
Amerika da yapılan araştırmalarda,  yetişkinlerin neredeyse yarısının kalp krizi ve felç riskinin yanı sıra böbrek yetmezliği, görme kaybı ve hatta Alzheimer riskinin yüksek tansiyona sahip olan kişilerde iki katı daha yüksek görüldüğü saptanmıştır.</p>
<p>Bu grupta olmak zorunda değilsiniz. Kan basıncınızı etkili ve başarılı bir şekilde düşürebilirsiniz.<br />
Gerçekten önemli ve ölçülebilir bir fark yaratacak stratejileri, ilaçları ve basit yaşam tarzı değişikliklerini keşfedebilirsiniz.</p>
<p>Bitkisel kökenli beslenmeyi seçin, tuz ve sodyum alımını çok dikkatli yapın, yumurta kullanın, bol su için. Ek olarak yürüyüş yapın. Yürüyüş her yaşa uygun en iyi egzersiz olarak belirtilmiştir.</p>
<p><b>KOLESTEROL ÖNEMLİ Mİ?</b></p>
<p>Bu sorunun yanıtını siz verin tabii aşağıdaki bilgileri okuduktan sonra. Yüksek kolesterolünüz varsa (240 mg&#8217;dan fazla toplam kolesterol seviyesi), düşürmek için yaşam tarzınızı değiştirmek kalp krizi geçirme riskinizi büyük ölçüde azaltabilir. Kolesterol seviyenizdeki her % 10 düşüş, kalp krizi riskinizi % 20- 30 oranında düşürür.</p>
<p>Kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olmak için 3 diyet değişikliği.<br />
Kolesterol seviyenizi düşürmek için atabileceğiniz birkaç adım dan söz edeceğim. 1. Gerekirse kilo vermek, 2. Aktif olmak ve 3. Sağlıklı yiyecekleri seçmek.</p>
<p><b>İşte daha sağlıklı, kolesterol düşürücü bir diyet için üç basit adım:</b></p>
<p>1. <b>Sağlıklı yağlar seçin</b>. Sağlıksız LDL seviyelerini artıran ve koruyucu HDL&#8217;yi düşüren trans yağlardan kurtulmak için doymuş yağlardan kaçının. Bunun yerine, balık, ceviz, fındık ve bitkisel yağlarda bulunan daha sağlıklı doymamış yağları kullanın.</p>
<p>2. <b>Kepekli tahılları tercih edin</b>. Tam tahıllı ekmekler, makarnalar ve tahıllar kan şekeri hızla yükselmesini önler.  Daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. Bu yiyeceklerin çoğu, LDL seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilecek lif içerir.</p>
<p>3. <b>Diğer sağlıklı seçimleri yapın.</b> Daha fazla meyve ve sebze yiyin. İdeal olarak, bunları işlenmiş gıdalar ve tatlılar ile değiştirin. Yoğurt ve kefir gibi mayalı ürünleri tercih edin. Rafine şeker ve mısır şurubu bazlı şekerlerden uzak durun. Hazır gıdaları seçerken bu şekerlerle yapılmış olmayan markaları seçin. Yaşam tarzı değişiklikleri kolesterolünüzü sağlıklı bir seviyeye getirmezse, kolesterol düşürücü bir ilacın sizin için anlamlı olup olmadığını doktorunuza sorun.İlaç kullanımı her zaman anlamlı olmayabilir.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="https://www.rekabet.net/yasiniz-65-yas-uzeri-olabilir-n193504/">rekabet.net</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/yasiniz-65-yas-uzeri-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>65 Yaş Üstü Vatandaşlar Sitem Etti</title>
		<link>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustu-vatandaslar-sitem-etti/</link>
					<comments>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustu-vatandaslar-sitem-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[alıntıdır]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2020 22:09:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktif Yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Basında Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Yaşam Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılıkta Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[coronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yasliyimhakliyim.com/?p=7489</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
		<div id="wd-5ed81e6329411" class="title-wrapper wd-wpb wd-set-mb reset-last-child  wd-rs-5ed81e6329411 wd-title-color-primary wd-title-style-underlined-2 text-center  wd-underline-colored">
			
			<div class="liner-continer">
				<h4 class="woodmart-title-container title  wd-font-weight- wd-fontsize-xl" >65 Yaş Üstü Vatandaşlar Sitem Etti</h4>
							</div>
			
			
			
		</div>
		
		</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>Corona virüs tedbirleri kapsamında 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkma yasakları devam ediyor. Normalleşme sürecine bağlı olarak haftanın bir günü izinli olarak dışarı çıkan 65 yaş üstü vatandaşlar bariyerlerin kalktığı Yeni Kordon&#8217;da temiz havanın keyfini çıkardı. </strong></p>
<p>Corona Virüs salgını ile mücadele kapsamında birinci dönemi geride bırakan Türkiye’de, ikinci dönemde gündelik hayatta normalleşme adımları atılmaya devam ediyor. Faaliyetlerine ara veren birçok işletme yeniden hizmete açılırken, aylardır bariyerlerle kapalı Yeni Kordon da vatandaşların kullanımına açıldı. Açık havanın ve kordonun tadını çıkaran 65 yaş üstü vatandaşlar yeni normalleşme sürecini ve alınan kararları İşte Çanakkale Gazetesi’ne değerlendirdi. Vatandaşlar, “Bize haksızlık yapılıyor, evde çürümek istemiyoruz, kuralsa herkese olur, kahvehaneler bile açılıyorsa, biz de dışarı çıkmalıyız” dediler.</p>
<p><strong>“MİKROBUN BAŞINI EZECEKSİN, KOYVERİRSEN HER TARAFI SARAR” BAHATTİN EKAL:</strong></p>
<p>Tapu Kadastro’dan emekliyim. 1939 doğumluyum. Yeni Kordon’da oturuyorum, ama yasak olduğu için evimin önündeki kordona gelemiyordum, açılması çok iyi oldu. Evlerde sıkılıyoruz. Yıllarca mesleğimden ötürü dağ, taş gezdim. Şimdi gel, evde otur, zor oluyor. Yeni normalleşme başladı, salgın hastalık inşallah biter. Herkes tedbirlere uyarsa olur, mikrobun başını ezeceksin, koyverirsen her tarafı sarar. Elimizi yıkayacağız, ağzımızı bunumuzu kapatacağız.</p>
<p><strong> “ELBET BİR GÜN ÇIKACAĞIZ” BEYHAN GÜNGÖR:</strong></p>
<p>Yeni Kordon’un açılması iyi olduk, hava aldık. İki buçuk ayı geçkin bir süredi evdeyiz. 77 yaşımdayım, sağlık sorunlarım yok, ama hava almak, güzellikleri yerinde görmek istiyorum. Alınan kararlar iyi oldu, 65 yaş üstü tam anlamıyla çıkamıyor şimdi, ama elbet bir gün çıkacağız.</p>
<p><strong> “HERKESE İZİN VAR, BİZE YOK, EVDE ÇÜRÜMEK İSTEMİYORUZ” İSMAİL KAMAN:</strong></p>
<p>Ben emekliyim, kendi işyerim vardı. Bu süreçte bize çok büyük haksızlık yaptıklarını düşünüyorum, herkese izin veriyorlar, bize yok. Evde çürüdük. Bunun bizi korumak adına yapıldığına inanmıyorum, işyerleri, kahvehaneler açıksa bizim de dışarı çıkma hakkımız var. Hareket etmek, spor yapmak gerek, ben 40 yıl hiç bırakmadan spor yaptım. Umumi olarak mesafeyi koruduktan ve kurallara uyduktan sonra mesele yok. Bir de uzun süredir kordonlar kapalıydı, yeni açıldı, bu uygulama gerçekten çok komikti. Geçen hafta buraya geldim. Koca kordonda bir bisiklet yolu kadar insanlara yol bırakmışlar, her taraf kapalıydı, polise söyledim, insanlar bir araya sıkışmış, sonra açıldı. Böyle bir uygulama olamaz, siz insanları dar alana sıkıştırıyorsunuz. Yaşlılar ilk dışarı çıktığında Türkan Saylan Sosyal Tesisleri’ne üst üste yığıldı. Bıraksalar metrelerce alan boş, şimdi soruyorum, siz kimi koruyorsunuz, insanları mı, kordonu mu?</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p style="text-align: center;"><strong>Not: Bu Yazı <a href="http://www.istecanakkalegazetesi.com/haber/14177-65-yas-ustu-vatandaslar-sitem-etti">istecanakkalegazetesi.com</a> Sitesinde Yayınlanmaktadır.</strong></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yasliyimhakliyim.com/65-yas-ustu-vatandaslar-sitem-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
