Basında Yaşlılık

İklim değişikliği tüm yaşları etkileyecek

İklim değişikliği tüm yaşları etkileyecek

İklim değişikliği tüm yaşları etkileyecek

İklim değişikliği yaşlıları nasıl etkiler? Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin yönelttiği bu soruya verilen karşılıklar arasında Türkiye’den Senex Derneği’nin raporu da var. Dernek, iklim krizinin hak ihlallerini ve yaş ayrımcılığını derinleştirdiğini vurguluyor, özellikle kadınlar, engelliler ve yoksullar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.

“Türkiye’deki İklim Değişikliğinin Yaşlı Hakları Üzerine Etkisi” başlıklı rapor Senex: Yaşlanma Çalışmaları Derneği tarafından yayınlandı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından kabul edilen Senex’in Türkiye raporu, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR)’nin talep ettiği yedi başlıktan oluşan sorulara yanıt vermek üzere hazırlandı ve Türkiye’de iklim krizi nedeniyle yaşlıların yaşadığı hak ihlallerini tartışıyor.

Yaşlılar da iklim değişikliğinden etkilenecek

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi 44/7 sayılı kararıyla İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), üye ülkelerden iklim değişikliğinin yaşlı hakları üzerine etkileri konusunda bilgi talep etti. BM’nin 2020 yılının Temmuz ayındaki bu çağrısında raporların 31 Aralık 2020 tarihine kadar İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne iletilmesini istedi.

Bu çağrıya Türkiye adına Senex: Yaşlanma Çalışmaları Derneği karşılık verdi. Rapor, yaşlıların da iklim değişikliğinden etkilenen kesimlerden olduğuna dikkat çekiyor, Türkiye’de çevre ve iklim üzerine çalışma yapan sivil toplum kuruluşlarını farkındalığa davet ediyor.

Rapor Türkiye’de yaşlıların iklim krizinden nasıl etkilendiklerini, ne tür hak kayıplarına uğradıklarını paylaşırken, en çok etkilenen kesimlerin başında kırsalda yaşayan insanlar olduğu vurgulanıyor.

İklim krizinin doğrudan etkiledikleri

Yaşlılar iklim krizinden nasıl etkilenir sorusunun cevabı raporda şöyle veriliyor:

“Toplumun en incinebilir kesimleri içinde yer alan yaşlılar, özelde yaşlı kadınlar ve engelli yaşlılar da iklim değişikliğinden en fazla etkilenen kesimlerinden biri. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan yaşlılar, iklim değişikliğine neden olan unsurlardan ve iklim krizinden doğrudan etkilenmekteler. Tarımsal faaliyetler ve sürdürülebilir gıda üretimi iklim değişikliklerinden en fazla etkilenen üretim alanlarının başında geliyor. Kırsal bölgelerde yaşlı nüfus tarım sektörü içinde istihdam ediliyor. Yaşlıların büyük bir kısmı tarım sektöründe küçük meta üretimiyle geçimlerini sağlamaya çalışıyor. Rafine teknolojilerden faydalanacak ekonomik güce, bunun gerektirdiği teknik bilgiye ve yetkinliğe sahip olamadıklarından üretimleri hane içi ile sınırlı kalıyor. Ya geçimlik ya da hane içi tüketim için yapılan tarımsal aktivite temel gıda ihtiyaçlarının karşılanmasında büyük rol oynuyor. Bunun yanı sıra üretimi yapılan ürünlerin saklanma koşullarının kısıtlılığı onların ekonomik bir değere dönüşmesini engelliyor. Geçimlik ve hane içi üretim yapılan toprakların niteliği iklim değişikliklerinden etkileniyor.”

Tarımsal aktivitelerin hızla terk edilmesi, arıcılık faaliyetlerinin sonlanması, baraj inşaatları, maden arama çalışmaları da tarımsal aktivitelerin azalması anlamına geliyor. Rapor bu konuda şu soruları yöneltiyor:

“Kırın dağılması, kentte gelen yaşlıların da bir başka kimseye ya da kuruma bağımlı olmasına neden oluyor. Tarım sektöründeki istihdamın niteliği nedeniyle kapsayıcı sosyal güvencesi olmayan yaşlılar kentsel alanlarda bakım ihtiyacını nasıl karşılayacaklar? Yoksullaşarak kente gelen yaşlılar temel gıda ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklar? Türkiye’de yaşlı yoksulluğu %17 düzeyine ulaşmış (TÜİK, 2019). Yoksul ve sosyal güvenlikten yoksun yaşlılar daha kırılganlar. Yaşlı kadınlar arasında dulluk önemli bir yoksulluk göstergesi. Yoksul ve yalnız yaşlı kadınların ve erkeklerin bakımları aile içinde karşılanmaya çalışılıyor. Hane içindeki bakım veren ana aktör ise yine yoksul kadınlar.”

Sosyal bakım ve kapsayıcı sosyal hizmetlere erişimde yaşanan sıkıntılar, kapsayıcı hizmetlere ulaşamamaları, yaş ayrımcılığı konuları da bu sorunları derinleştiriyor. Raporda “Türkiye’de Yaşlılık Tahayyülleri ve Praktikleri Araştırması” verilerinin ortaya koyduğu yaşlı ayrımcılığına da yer verilmiş.

Rapor iklim değişikliği üzerine çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla, yaşlanma üzerine çalışan kuruluşların arasında bir kavrayış geliştirilemediğini vurgulayarak, her iki sivil toplum inisiyatifinin arasındaki sosyal diyaloğun geliştirilmesi gerektiğini ekliyor. 2021 yılı Ocak ayında BM tarafından kabul edilen rapor, BM’in 47. Oturumunda 2021 yılı Temmuz ayında gerçekleştirilecek 47. Oturumunda tartışılacak.

Not: Bu Yazı heryasta.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın