Basında Yaşlılık, Yaşlı Nüfus, Yaşlılık

Risk grubunda olan 65 yaş ve üstündekiler neler yaşıyor?

Risk grubunda olan 65 yaş ve üstündekiler neler yaşıyor?

21 Mart’ta İçişleri Bakanlığı tarafından kronik rahatsızlığı olanlar ve 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkması yasaklandıktan sonra pek çok üzücü olay yaşandı ve haliyle ‘yaşlı ayrımcılığı’ konusu gündeme geldi. Hem onların bilmesi gerekenleri derledik hem de neler beklediklerini kendileriyle konuştuk…

Onlara bu dönemde nasıl davranmalıyız?

Siz ve ben ne kadar korkuyorsak, yaşlıların ne hissettiğini anlamak için o korkuyu beşle çarpın. Onları dinlemek; utanıyor mu, korkuyor mu, ne hissediyor, bilmek lazım. “Yarın dışarı çıktığımda biri bana bir şey yapacak mı?” endişesi yaşıyor mu, anlamak gerek. Belki de korkmuyordur ama kırılmış, alınmıştır. İlk yapmanız gereken, kendini ifade etmesini sağlamak. Ondan sonrası karmaşık değil. Kendi rutininize onları da katın. Görüntülü konuşma rutini çok rahatlatıcı. “Evet, şimdi dışarı çıkamayacağım ama benim kız 17.00’de arayacak, konuşacağız”ı bilmesi çok önemli. Kapının önüne sudoku bırakıp “Sabah bunu çöz” demek gibi basmakalıp şeylerden bahsetmiyorum. (Psikiyatr İlker Küçükparlak,
29 Mart 2020, Hürriyet Pazar)

Tam anlamıyla sosyal izolasyon hiçbir şekilde çözüm değildir. Çünkü tecrit yaşlı insanı hasta edebilir. Kriz zamanlarında sosyal temaslar özellikle gereklidir; birbirimize yardım etmeliyiz. Yaşlıları homojen bir grup olarak da görmemek gerek. Aileler kararlarını verirken yaşlılar arasındaki muazzam bireysel farklılığı da dikkate almalı. Bize düşen “Dışarı çıkmayın, evde kalın” demek yerine oyalanacakları öneriler sunarak evde kalmalarını sağlamak. Birçok yaşlı erkek, bazı faaliyetleri ‘kadının meselesi’ olarak görür. Yaşlı erkekler çoğunlukla pratik bir şey üretmekten veya onarım işlerinden hoşlanır. Birçoğu ahşapla çalışmayı sever. Balkon veya bahçe için yeni bir kuş evinin inşasını önerebilirsiniz. (Gerontoloji uzmanı Prof. Dr. İsmail Tufan, 22 Mart 2020, Hürriyet Pazar)

Emekli maaşlarını nasıl alıyorlar?

65 yaş ve üstü olanlarla kronik rahatsızlığı olanlara, emekli maaşları evlerine getiriliyor. Evden maaş almak için talepler valilik ve kaymakamlıklara 112, 155 ve 156 numaralı telefonlar aracılığıyla iletiliyor. Ayrıca müşterilerin, e-devlet’te bulunan ‘Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmetleri/Emeklilik Uygulamaları’ başlığı altında, türüne göre ‘Emekli Banka’ değişiklik sekmesinden ‘PTT Konutta Teslim’ seçeneğini tercih etmeleri de yeterli oluyor. Maaşlar öncelikli banka görevlileri sayı yetersiz kaldığında kaymakamlık koordinasyonuyla kişilerin evine götürülüyor.

Yaşlılara kim ilaç ve yemek götürüyor?

Kızılay, 65 yaş üstü veya kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların ihtiyaçlarını da şubeleri ve gönüllüleri eliyle kapı kapı dolaşarak teslim ediyor. Alınan tedbirler kapsamında İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla 65 yaş ve üstü ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak üzere bütün iller ve ilçeler bünyesinde birer ‘Sosyal Destek Grubu” ve “İl Vefa İletişim Merkezi’ kuruldu ve çalışmalara başladı.

Hangi ihtiyaç için hangi numara aranmalı?

İllerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından yürütülen çalışmalardan yararlanmak isteyen 65 yaş ve üstü kronik hastalığı bulunan vatandaşlarımızın 112, 155 veya 156 numaralarını araması halinde, yetkilendirilen kamu görevlisi, ekipler ve araç ilgili adreslere yönlendiriliyor.  Gönüllü çalışanların da aralarında bulunduğu ekip tarafından vatandaşların alışveriş, temizlik ve sağlık kontrolü gibi ihtiyaçları karşılanıyor.

Kızılay gönüllüleri, 65 yaş üstü veya kronik rahatsızlığı olan vatandaşların ihtiyaçlarını kapı kapı dolaşarak teslim ediyor.

NE HİSSEDİYORLAR?

65 yaş üstü vatandaşların, sokağa çıkma yasağından sonra ne yaşadıklarını, neye ihtiyaç duyduklarını ve ne gibi taleplerinin olduğunu bizzat kendilerine sorduk…

 Dünya çapında çok ciddi egoist bir felsefe var. Ne yazık ki toplumlar, farklılıklar üzerinden bir araya gelip dayanışacakları halde öfkelerini, dezavantajlı grupların üzerinden kusuyor. ‘Emekli olanlar çalışmasalar, gençler daha rahat iş bulur’ diyorlar ama yüz binlerce 65 yaş üstü insanın emekli maaşlarıyla geçinmesi mümkün değil. 65 yaş üstünün ücretsiz ulaşım kartları iptal edildi, ‘Bunlar zaten geziyor’ dediler, halbuki kamu ulaşımı herkese bedava olmalı. Salgından sonra o kadar çok ‘Yaşlılar, yaşlılar’ dediler ki, virüsü biz yaygınlaştırmışız gibi bir öfke doğdu. Sanırım bizim ülkemizde 65’i geçmemek gerek’ diye tweet attım. Çünkü bana böyle hissettirildi.” (Mücella Yapıcı, 69)

– Sokağa çıkma yasağını duyunca aklıma ekmekten önce deniz geldi. Uzun zamandır anksiyete tedavisi görüyorum, her gün deniz kıyısına gitmedikçe boğazıma bir el yapışıyor gibi oluyor. İlk vakadan beri evdeyim. Zabıta gün içinde dağıtım yapacakmış. Ama neyi, nereden, nasıl alacak? Bizler her peyniri yiyemeyiz, perhizlerimiz var. Kapıdan nakit para ödeme yapmalıymışız. E, karar gece çıktı, para çekmeye vakit olmadı. Buna da müsaade etmiyorlarmış şimdi. Kedilerin maması bitmişti. Başka bir mama vardı, verdik. Bu kararla, bizi korumak mı istediler, tecrit mi ettiler anlamadım. Yasak bir kalksın, ilk işim deniz kıyısına koşup çakıllara oturmak olacak. (M. K, 67)

– Bizim ihtiyaçlarımız sadece tuvalet kâğıdı veya yiyecek değil. Bankaya gitmemiz, fatura yatırmamız lazım. Çandarlı’da kışın hayat hepten duruyor. Kime güveneyim de “Al bu kartı, maaşımı çek” diyeyim? Hanıma ilaç almam gerekiyor, aile hekimini mi arayacağım, söyler misiniz? Kömürüm bitti, nasıl gidip alacağım? Yine de virüsle ilgili çok fazla düşünmek istemiyorum. Önemsemiyor değilim, önemsiyorum ama yapacak bir şey yok. Kurallara uyuyorum. En azından haftada bir gün izin versinler, gıda ihtiyaçlarımızı çözelim. Öyle ısmarlama olmuyor. Nasıl bir şey alacağımızı bilemezler ki… (Süleyman Sile, 72)

Not: Bu Yazı f5haber.com Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir