Basında Yaşlılık

‘Şiddet Mağdurunun Bir ‘B’ Planı Olmalı’

‘Şiddet Mağdurunun Bir ‘B’ Planı Olmalı’

‘Şiddet Mağdurunun Bir ‘B’ Planı Olmalı’

Kadın hakları savunucuları, “Şiddet veya risk altındayken hala ne yapılacağını bilmeyenler var. Oysa bir hatta birkaç planları olmalı” diyor

Bağımsız kuruluşlar tarafından 339 şirkette yapılan araştırma, korona virüs sürecinde kadın ve erkek çalışanların yaşadığı sorunlarda en büyük farkın, ev-iş dengesi ve artan şiddet bağlantısı olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya katılan işletmelerin tamamında kadın çalışanlar tarafından iletilen sorunlar arasında artan ev işleri ile çocuk/yaşlı/hasta bakımı nedeniyle karşılaşılan zorlukların altı çizildi. Üstelik krizlerin adı değişse de fatura yine önce kadınlara kesildi. Nisanda 1,1 milyon kadın işini kaybetti. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) işbirliğinde, pandeminin kadın çalışanlar açısından etkisini ortaya koymak amacıyla, tüm çalışanlar arasında bir araştırma yapıldı. Salgının özel sektör üzerindeki olası etkilerini toplumsal cinsiyet bakış açısından anlamak amacıyla hazırlanan ‘Salgının Kadın Çalışanlar Açısından Etkileri’ başlıklı araştırmanın bulguları kamuoyu ile paylaşıldı.

‘EV İÇİ ŞİDDET’

Kadın ve erkek çalışanların yaşadığı sorunlarda en büyük fark ev-iş dengesi ve artan şiddet bağlantılı. Araştırmada, kadın ve erkek çalışanların yaşadığı sorunlarda en büyük farkın ev-iş dengesi ve artan ev içi şiddet bağlantılı olduğu görüldü. Araştırmaya katılan işletmelerin neredeyse tamamında (yüzde 99) kadın çalışanlar tarafından ortak olarak iletilen sorunlar arasında artan ev işleri ve çocuk/yaşlı/hasta bakımı nedeniyle karşılaşılan zorluklar belirtilirken, işletmelerin yüzde 25’inde bu sorun erkekler tarafından iletildi. İşletmelerin yüzde 89’unda kadın çalışanlar ev içi şiddetin arttığını belirtirken, yüzde 19’unda erkekler tarafından bu soruna işaret edildi. Kadın Hakları Koruma Derneği İzmir Şube Başkanı Engin Demir, “Kadına şiddet zaten artmıştı. Pandemi süreciyle iyice arttı” diye konuştu.

‘ERİŞEMİYORLAR’

Kadına yönelik şiddetin çoğaldığını belirten Demir, “Evlerdeki şiddet basına yansımadı demek yaşanmadığı anlamına gelmiyor. Yakın zamanda Mardin’den beni arayarak yardım istediler. Demek ki bu konuda bir eksik var. Başvuruların, savcılara ve kaymakamlığa yapılabileceği duyurulmamış ve anlatılmamış. Demek ki kadınlar hala bilgiye erişemiyor” dedi.

‘NE YAPACAĞINI BİLSİN’

Yeteri kadar büyük bir ciddiyetle konunun ele alınmadığını belirten Demir, “Kadına yönelik şiddet inanılmaz arttı. Bu var olan bir gerçek, görmezden gelmememiz gerekiyor. Sivil toplum örgütlerinin ciddi biçimde konuyu ele alması gerekiyor. Konu üzerinde uluslararası bağlamda İstanbul Sözleşmesi gereğince yapılması gereken çalışmalar var fakat duyurulmuyor. Medya bunlara yeterince yer vermiyor. Kadınlar duymuyor. Kadın şiddet görünce ne yapacağını bilsin. Bir B planı mutlaka olsun. Şiddeti kime hangi yolla duyurması gerektiğini bilsin” dedi.

‘STRATEJİ GELİŞTİRELİM’

Kadına yönelik şiddetle ilişkili herhangi bir rapor yayınlanmadığını dile getiren Demir, “İnsanlar bunalıma giriyorlar evde kaldıkları süreçte çalışamayan grubun maddi sıkıntısı vardı şimdi çoğaldı. Şiddeti kamçılayan nedenler arasında bu maddi sıkıntı da gösterilebilir. Önce yapılan şey kendinden zayıf olana yanı kuvveti az olana öfke boşaltmak. Bu nedenle öfke kadına ve çocuğa yansıyor. Peki ne yapalım? Şiddetin özellikle ülkemizde arttığını bilerek bir strateji geliştirelim. Konuyla ilgili bir istatistik yayınlanmıyor. Şiddet içerde kalıyor, veriler güven verici olmuyor” ifadelerini kullandı.

‘DOĞRU UYGULAMA’

Şiddetle karşılaşıldığında yahut risk altındayken kadınların ne yapacağını bilmediğini dile getiren Engin, “Kimin elinde ne varsa, gerek yerel yönetimler gerek hükümet bize açıklamalı. Çünkü bu konu şeffaf olmalı. Şiddet ne şimdiki zamanda var oldu, ne hemen geçecek. Nedenlerine inerek doğru yerde doğru kararlar vererek doğru uygulamalar yapmak zorundayız. Her manada bu bizler için çok önemli. En önemli konu şiddet. Bizlerin olayları etkin biçimde ele alarak çözümler üretmemiz. Özellikle basın yoluyla duyurmamız son derece önemli. Şiddetle karşılaştığınızda ya da risk altındayken ALO 183, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çağrı Merkezi, ALO 155 Polis İmdat, ALO 156 Jandarma, 4000005 İzmir Barosu Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi, 02126569696 veya 05496569696 Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Aile İçi Şiddet Hattı her zaman telefonlara cevap veriyor” diye konuştu.

Rana Beyza Öztürk / Özel Haber

Not: Bu Yazı egetelgraf.com Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın