Basında Yaşlılık

Uhulet suhulet ve zarafetle yaşlanın

Uhulet suhulet ve zarafetle yaşlanın

Uhulet suhulet ve zarafetle yaşlanın

Bence mümkün! Bu kanaati neredeyse 20 yıl önce ilk kitabım “YAŞASIN HAYAT!”ta da siz okuyucularımla paylaşmıştım. Konuya ilişkin harika ve öğretici bir başka kitabı da “Hocaların Hocası”, ülkemizin yetiştirdiği en önemli ruh sağlığı uzmanlarından biri, değerli bilim insanımız Prof. Dr. Özcan Köknel 2015’te yayımladı: YAŞLANMAYAN YAŞLILAR!

Ama yine de ve hâlâ günümüzde bile yaşlılığa karşı tavır geliştirenler(!), yaşlılıkla itişip kakışan, hatta kavga edenler, ömrümüzün bu mükemmel huzur ve dinginlik dönemini kabullenmekte zorluk çekenlerimiz var. Peki, doğru mu? Kesinlikle yanlış! Nedenlerine gelince…

ÖNEMLİ
YAŞLANMAK HASTALIK DEĞİLDİR

BİZ doktorların bile bazıları, önemli bir hataya düşüp yaşlılığı “kronik bir hastalık” gibi görebiliyoruz. Daha da ileri gidip “yaşlılık hastalığı”nın tedavisine soyunanlarımız da oluyor. Hatta bu arada hızını alamayıp “Yaşlanma saatini durdurabilirim” diyenler ve daha da garibi “O saati geri bile çevirebilirim” iddiasında bulunanlar da eksik değil. Bana göre burada da gelmiş geçmiş en iyi, iyi hayat ve yaşlanma uzmanlarından biri olan 9. Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel’e ve Özcan Hoca’nın “Yaşlanmayan Yaşlılar” kitabındaki düşüncelerine kulak vermemizde fayda var.

BİR ANI
DEMİREL NE DEMİŞTİ

2000’Lİ yılların başında “Güniz Sokak”taki evinde bir sabah kahvaltısında Demirel’den aldığım notlarda bakın neler yazmışım: “Doktor, doğrusu ve doğal olanı, akil insana yakışanı ‘uhuletle’ ve ‘suhuletle’ veya tek sözcükle ifade etmek gerekirse ‘zarafetle’ yaşlanmak olmalıdır.”

Demirel haklıydı. Sağlıklı, huzurlu, keyifli, mutlu ve güler yüzlü yaşlılığı isteyen herkesin hedefi “UHULET, SUHULET VE ZARAFETLE YAŞLANMAK” olmalıdır.

Konuyu biraz daha açayım: Uhulet ve suhulet sözcüklerinin anlamlarını itiraf edeyim ki o sohbete kadar ben de bilmiyordum, o sabah rahmetli Demirel’e sorunca öğrendim. Demirel’e göre UHULET, sakinlik ve yumuşaklık; SUHULET ise kolaylık ve nezaket demekti. Hepimizin bildiği gibi Demirel, ömrünün son günlerine kadar hayatın içinde kaldı ve tecrübelerini bizimle paylaşmaya devam etti, uhulet, suhulet ve zarafetle yaşlanıp hayata veda etti.

BİR KİTAP
PROF. DR. ÖZCAN KÖKNEL: YAŞLANMAYAN YAŞLILAR

ÖZCAN Köknel Hoca’nın 2015’te yayımladığı “Yaşlanmayan Yaşlılar” kitabı, bana sorarsanız yaşlanma yolculuğuna çıkan herkesin elinin altında bulunması gereken bir eser. Özcan Hoca bu kitapta yaşlanmayı sadece biyolojik, psikolojik ve toplumsal yönleriyle değil, insani yönleriyle de mercek altına almış. O da benimle aynı kanaatte. O da “KRONOLOJİK YAŞI” değiştirmenin olanaksız ama “BİYOLOJİK YAŞ”ı genç tutmanın doğru yaklaşımlarla “YAŞLILIĞI DA GENÇLİK GİBİ YAŞAMA”nın ve yaşlanmayı bir fırsatlar çağına dönüştürmenin mümkün olduğunu düşünüyor. Örnek olarak da son nefeslerine kadar doğaya, ülkelerine ve toplumlarına hizmet edip eserler üreten Mimar Sinan’ları, Yaşar Kemal’leri, Halil İnalcık’ları, Hayrettin Karaca’ları, Aydın Boysan’ları ve daha
nicelerini gösteriyor.

BANA GÖRE
HEDEFİNİZ ZARAFETLE YAŞLANMAK OLSUN

HEKİMLİK hayatının neredeyse yarıdan fazlasını yaşlanma sorunlarına ayıran biri olarak net kanaatim şudur: Yaşlanmak evrensel bir süreçtir. Ne yaparsak yapalım vücudumuz zamanın yıpratıcı etkisiyle dönüşü olmayan yapısal ve işlevsel bazı yıpranmaları az ya da çok ama mutlaka yaşayacaktır. Ama bu yıpranmalar eğer biraz dikkatli olunabilirse, bilim rehber alınıp ruhsal zenginlikler güçlendirilebilirse, keyifli, kaliteli, huzurlu ve güzel bir hayata engel olmaması da mümkündür. Bunun için sadece yediklerimize içtiklerimize dikkat etmemiz, yalnızca egzersiz ve strese özen göstermemiz yetmez. Her gün bir yenisi çıkan iyi hayat koçlarını dinlememiz de yaşlılığı bir hastalık olarak gören doktorların bize verebileceği ottan, çöpten hapları avuç avuç yutmanızın da hiçbir faydası olmaz. İyi yaşlanmak için her şeyden önce “YAŞADIĞI DÜNYAYI İYİ SİNDİRMİŞ, YILLARINI HUZURLA, KEYİFLE, HAYATA VE BAŞKALARINA SAĞLADIĞI KATKILARLA ZENGİNLEŞTİRMİŞ, SİVRİLİKLERİNİ YAŞLANDIKÇA TÖRPÜLEYEBİLMİŞ, FAZLALIK VE AĞIRLIKLARINDAN ELİNDEN GELDİĞİNCE KURTULABİLMİŞ” kısacası yine rahmetli S. Demirel’in deyimiyle “Uhulet, suhulet ve zarafetle yaşlanmayı becerebilmiş biri olmamız” gerekiyor.

KISA BİLGİ
BUNLARI DA UNUTMAYIN

İYİ yaşlanmak istiyorsanız, iyimser biri olmaya ve öyle kalmaya çalışın. Maneviyatınızı her gün biraz daha güçlendirin. İnanç ve duygu dünyanı mümkün olduğu ölçüde zenginleştirin. Aile bağlarınızı olabildiği kadar sıkı ve güçlü tutun. Az eleştirin, çok övün. Uyku problemlerinizi ciddiye alın. Beslenmenize özen gösterin. Hareketli ve aktif bir yaşam sürdürmeyi ilke edinin.

KESİP SAKLAYIN
7 SÖZCÜKLE İYİ YAŞLANMA

TEK sözcüklerle ifade etmek gerekirse iyi yaşlanmak için şu ilkeleri unutmamak gerekiyor:

1. DURMA! / Hareketli ve aktif ol

2. DÜŞME! / Bir yerlerini kırma.

3. ÜŞÜTME! / Zatürreden korun.

4. ÜZÜLME! / Huzura odaklan.

5. ÖĞREN! / Belleğini destekle.

6. BESLEN! / İhtiyacın kadar ye.

7. UYU! / Uyku hırsızı olma.

Not: Bu Yazı hurriyet.com.tr Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın