Yaşlılara Yönelik Şiddet, Yaşlılık

“Açın Gözlerinizi… Yakından Bakın, Beni Görün”

“Açın Gözlerinizi... Yakından Bakın, Beni Görün”

Ortalama yaşam süresi uzadıkça 65(+) yaş nüfus arttıkça, dört duvar arasına sıkıştırıldığından kayıt altına alınamayan aile içi şiddetten etkilenen yaşlı sayısı da artıyor.
Üstelik onları sadece aile üyeleri değil, toplum da mağdur ettiği halde; onlara yöneltilen şiddet duyulmuyor (mu?), bilinmiyor (mu?) umursanmıyor (mu?)
Fiziksel, psikolojik, duygusal, cinsel ve ekonomik şiddete maruz kalan yaşlılar belli kaygı ve korkular nedeniyle bu durumu gizler. Katlanamaz hale gelip söylediğinde kaale alınmaz ve “O bunak. Yalan söylüyor” denir.

Mağdur yaşlı öfkeli, korkak, ürkek, çekingendir. İştahsızdır. Az uyur. Karşısındakiyle göz teması kurmaz. Kendine yaklaşılmasından, dokunulmasından rahatsız olur.

Bedeninin görülebilir yerlerindeki çürük, morartı, sıyrık ve yaralar için söylediği masum(!) yalanlara inanılır hep.

Bedenindeki kırık ve çıkıkların şiddet sonucu oluşabileceği –nedense- akla pek getirilmez.

Gördüğü fiziksel şiddetin izleri bedenindeki fiziksel şiddetin izleri Söylemediği ya da hastanelik olmadığı sürece üst üste giyindiğinden saklı kalır. Gözleri şiddet gördüğünü söyler ama dinleyen okuyan olursa.
Çok uzun yıllar önce İskoçya’da, kaldığı bakımevinde ölen yaşlı kadının eşyaları toplanırken bulunan “Bunu Huysuz Bir Yaşlı Kadın Yazdı” http://www.sosyalhizmetuzmani.org/yasyasam7.htm ) başlıklı yazı ile –aslında- bu anlamda göreve davet ediliyoruz.

“Ne görüyorsunuz hemşire,
Ne görüyorsunuz ?
Bakarken düşünüyor musunuz ?
Bana
Pek bilge olmayan, huysuz bir yaşlı kadına
Sağlığından kuşkulu, bakışları uzakta
Yemekleri ağzından dökülen,
Ve yüksek sesle
Cevap vermeyen,
Yaptıklarınızı fark etmiyor gibi görünen
Sonsuza dek çorabını ya da ayakkabısını
Kaybeden
İstese de istemese de
Dilediğinizi yapmanıza izin veren,
Beslenerek ve banyo yaparak,
Uzun günü dolduran
Düşündüğünüz bu mu?
Bu mu gördüğünüz ?
Öyleyse gözlerinizi açın hemşire
Siz beni görmüyorsunuz,
Sizin emrinizle kalkar, sizin emrinizle yerken,
Burada sessiz otururken,
Anlatacağım size kim olduğumu…”

Yaşlı kadınlar, adamlar -çok sık olmaz ama- kendilerini anlatacak olduğunda onları dinlemeliyiz, hem de aktif olarak. Bellek yitimi olanları, paranoid olanları da dinlemeliyiz; tutarlılığını değerlendirerek, teyid etmeyi ihmal etmeyerek.
Peki ya onlar konuşmayıp, hep susmayı yeğlerse…

İşte bu noktada ailesinde, çevresinde, apartmanında, sokağında, köyünde yaşlı olan herkes kendini nöbetçi sorumlu, üstelik sınırlı değil, sınırsız sorumlu tayin etmeli. Ve yaşlıya (kadına, çocuğa da) yönelik şiddet konusunda kirli düşünmeli.
Kirli düşünülmeli; bakıcının desteğiyle yaşam sürdüren komşu felçli Ayşe Hanımın evinden gelen bağırtılar konusunda.
Kirli düşünülmeli; 94 yaşındaki emekli büyükelçi Zihni Beyin tek başına yaşadığı evine olur olmaz saatlerde girip çıkan market çırağı hakkında.
Kirli düşünülmeli evinden tüm apartmana sevimsiz kokular yayılan Gülhanım Teyze’nin sağlığı hakkında.

Kirli düşünülmeli; giriş katındaki evinin penceresinden her gün görmeğe alıştığınız Mehmet Amca’yı göremez olduğunuzda.
Kirli düşünülmeli; apartman görevlisinden ekmek alırken karşılaştığınız yan komşunuz Zarife Teyze’nin yüzünü morarmış gördüğünüzde.
Kirli düşünülmeli; hep de emekli aylıklarının alındığı tarihlere denk gelen günlerde alt komşunuz emekli mühendis Mehmet Beyin evinden gelen “Tamam oğlum; al-götür hepsini. Yeter artık dövme beni” sesleri geldiğinde.
Kirli düşünülmeli; bakımevindeki annenizin kolunda anlam veremediğiniz morartılar olduğunda.

Kirli düşünülmeli; babanızın ağrıyan koluna ilişkin anlattıklarıyla bakıcının anlattıkları arasında tutarsızlık varsa.
Kirli düşünmeli; gördüğü fiziki şiddet ya da bir başka sağlık sorunu nedeniyle sağlık kuruluşuna başvuran yaşlıyı muayene eden hekim.

Kirli düşünmeli; Sosyal Hizmetler Müdürlükleri ve Huzurevi Müdürlüklerinde çalışıp huzurevi başvurularını ya da ihbar vakalarını değerlendirerek yaşlının kuruluşa kabulüne esas Sosyal İnceleme Raporunu düzenleyen sosyal hizmet uzmanları.

Kendilerine ulaşan yaşlı vakalar konusunda kirli düşünmeli kolluk güçleri, Adli Tıp çalışanları .
Kirli düşünmeliyiz hepimiz; yaşlıların şiddet mağduru olabileceği hususunda.
Kulak vermeliyiz, göz vermeliyiz İskoçya’daki huysuz yaşlı kadının yazısının sonunda söylediklerine.

“… Doğa acımasız
Şimdi yaşlı bir kadınım ben
Beden yıprandı, cazibe ve enerji gitti
Bir taş var şimdi
Bir zamanlar yüreğimi taşıdığım yerde
Ama hala genç bir kız yaşıyor
Bu kalıntının içinde
Ve şimdi yeniden kabarıyor yıpranmış yüreğim
Hatırlıyorum yılları acıyı hatırlıyorum
Seviyorum ve yılları yeni baştan yaşıyorum
Sayılı ve çok hızlı geçen seneleri düşünüyorum
Kabulleniyorum, katı gerçeği
Hiçbir şeyin sonsuz olmadığını

Açın gözlerinizi hemşireler
Açın ve görün
Huysuz ve yaşlı kadını değil
Yakından bakın beni görün”

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

İlgili Mesajlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir