Basında Yaşlılık

Corona’nın Sosyolojisi; Maskeli Yeni Normal Yaşama Başlarken

Corona’nın Sosyolojisi; Maskeli Yeni Normal Yaşama Başlarken

“Şimdi asıl tehlike taşıyıcı gençlerde. Herkesin kontrolden geçirilmesi lazım.”

Eski gazetelere bakıyorum da çarşaf çarşaf renkli hayatlar, süslü hanımlar, şık beyler, ışıltılı mekânlar, heyecanlı yaz hazırlıkları. Kimler, kim bilir, ne masraflarla, ne umutlarla bugünler için hazırlıklar yapıyorlardı. Neye niyet.., hayırlısı olsun.

Nerde o günler. Bir gecede her şey söndü. Ama merak etmeyin. Hayat yine renkleniyor. Bugünkü haberlerde vardı. Antalya’da maskeli girilen açık hava sineması açılmış, nostaljiye dönüş, pardon maskeli nostalji. Her şey yavaş yavaş eskiye dönecek elbette, ama, hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak.

Ancak, en başta şunu söyleyelim ki, henüz yeni yeni girmeye başladığımız maskeli yeni normal dönem, dünya genelinde son Corona virüs bulaşımlı kişi ölene yada temiz çıkana kadar, muhtemelen en az iki yıl sürecek. Bu dönemde en büyük risk, vücut direnci-bağışıklığı güçlü olduğu için hiçbir hastalık belirtisi göstermeyen taşıyıcı gençlerin, vücut direnci-bağışıklığı zayıf olan çocuklara ve yaşlılara virüs bulaştırma ihtimalleri olacaktır.

Virüsün entomolojik ve kronolojik bir sıralamasını yaparsak.

Birinci aşamada, yani virüsün ilk çıktığı anda, hastalığa ilk yakalanan Çin’deki yaşlı çiftçilerle, ucuz ücretlerle çalışan, taşıyıcı genç Çinli bakıcıların hizmet verdiği kuzey İtalya’daki huzurevlerinde kalan yaşlılar Corona’nın dünyadaki ilk kurbanları oldular. Türkiye’de ise, eczanesine gelen Çinli müşteriye yardımcı olmaya çalışırken Coronavirüsten ölen ilk kişi olan, yaşlı eczacıdan başlayıp, hastanelerde hastalarla ilk ve en yakın temasta olan, kayıt yapan sekreter ile birlikte, doktoru, eczacısı, hemşiresi, teknisyeninden ,‘hocam, bu vakayı biz çözemedik, birde siz bakar mısınız’ diyen asistanlarına yardımcı olmaya çalışırken corona virüs kapan tıp fakültesi hocalarına kadar, bir yığın sağlıkçı ile diğer mesleklerden, bir yığın insan, farkında olmadan ilk darbeyi yiyip, maalesef, şu anda büyük bir kısmı hayatını kaybetmiş durumda olan kişiler, ayrıca, bunların en yakınları, şanssız ve çaresiz, birinci aşama mağdurlardır.

İkinci aşamada, kış mevsiminde ucuz olan Akdeniz, Balkan turları, yılın her devrinde olabilen Mekke, Medine umre seyahatleri yada dış ülkelerde çalışan firma işçileri gibi topluca gidip gelinen guruplar ile bunların yurda dönüşlerinde bire bir toplu temas neticesinde bulaşıma uğrayan, 14 gününü veya daha fazlasını karantinada geçirdikten sonra yapılan birkaç korona kontrol testinin de negatif-temiz çıkması sonucu, yeniden yaşama dönen, yada dönemeyip yoğun bir bakım altında, saatler, günler, haftalar, aylar geçirdikten sonra özür dilerim, birer canlı cenaze halinde hastaneden çıkabilenler, yada çıkamayanlar, ikinci aşama mağdurlar.

Her akşam, günlük corona virüs infeksiyon tablosunda, yoğun bakım ve entübe hasta sayılarında verilenler bunlar. Biz birer rakam olarak görüyoruz, ama, insanlar, en büyük nimet olan bir soluk nefes için, çırpına çırpına, en korkunç acılarla, tabii ki, onlarla beraber, onların ardından bin kez daha ölecek olan sevenleriyle beraber, sessizce ölüp gittiler, gidiyorlar.

Bugünlerde Üçüncü Aşamaya. Kontrollü Normal Yaşama giriyoruz.

Salgın ilk başladığında, dünya sağlık sistemi, virüsü, daha doğrusu diğer 30 küsürcoronavirüs akrabasından daha farklı bir yapı arz eden yeni mutant-değişmiş Covid-19 virüsünü tanımıyordu. Bu konuda elde hazır, bu virüse has bir korunma bilgisi ve klinik tedavi şeması yoktu. En başlarda her şey genel virüs tedavilerine göre yapıldı. Ancak, DSÖ öncülüğünde ve başta Çin sağlık teşkilatı olmak üzere, tüm dünya sağlık sistemlerinin iyi niyetli karşılıklı bilgi değiş tokuşları sayesinde,kısa zamanda, hijyenik korunma yöntemleri, malüm maske meselesi toplumlara benimsetilebildi ve oldukça geçerli bir ‘Covid 19 Tedavi Şeması’oluşturulabildi. Çok şükür ki, yayılım mümkün olduğunca sınırlı tutulabildi ve infekte olan hastaların yüzde 95 lere kadar varabilen büyük çoğunluğu bu şekil de kurtarılabildi.

Tabii ki, tüm dünyada ve ülkemizde, doktorlarından, eczacısına, hemşiresine, teknisyenine, yardımcı çalışanına kadar, milyonlarca sağlık emekçisi insan, muhteşem bir gayret,inkar edilemez bir fedakarlık yaşadılar ve tüm bunları, insanlığa ve mesleklerine saygılarından dolayı, karşılık beklemeden yaptılar. Tüm dünyada yüzbinlere yaklaşan sağlıkçılar virüse yakalandılar, yüzlercesi yaşamını yitirdi. Hakları ve emekleri hiçbir şeyle ödenemez.

En önemli nokta. Covid 19 kış virüsüdür ve yaz dönemi şartlarında yaşaması kolay değildir. Ancak, bir virüs kendi yaşamını tehlikede görürse, yapısını yeni şartlara göre uyarlayıp , dış yaşam şartları, kendi optimum- bünyesine uygun yaşam şartlarına uygun hale gelene kadar, kendisini dış dünyadan izole edip uyumaya-passif yaşama geçer..

Yaz dönemini geçirmekte olan kuzey yarımkürede azalmaya, kışa girmeye başlayan güney yarım kürede artmaya başlamıştır. Ayrıca, buradaki bir diğer önemli husus, Coronavirüsüöldürenısı artışı değil, parlak güneşteki UV- Ultraviyole Işınlarıdır. Sisli, nemli, bulutlu hava, virüse dokunmaz, aksine arttırır.Virüs şimdi kuzey yarımkürede uyumaya başladı, ekimden sonra yeniden canlanmaya-aktifleşmeye başlayacak.

Amma, eee , yazgeldi, kuzey yarımküre ülkeleri olan Amerika’da da, Rusya’dada hala var, derseniz,Bu yıl yaz mevsimi tam anlamıyla gelemedi, bir çok günler kapalı ve bulutlu geçiyor, o ayrı. Üstelik, güneş var diye, sen kendini korumazsan, güneş ne yapsın..Rusya, hemen tedbir aldı. Amerika’da Başkan Trump, salgını hiç umursamadı, olayı Çin’e karşı politik bir hamleye çevirmeye, Çin’e darbe vurmaya çalışıyor.Amerikan halkıda aynı. Yaşlılar, evsizler, zenciler gibi Amerikan aşağı tabakasına mensup 100 küsur bin ölüme ve hijyene, maskeye, sosyal mesafeye pek aldıran yok, mitingler, toplantılar gırla gidiyor. Adam güney yarımkürede koskoca Brezilya devlet başkanı, ‘koronada neymiş, yemişim koronasını’, demekte. Eh, babam, kendin bilirsin, işin başında İran, İtalya, İspanya, Fransa, Almanya, İngiltere bunun acısını çok çekti. Sende çekersin, çekiyorsun, dünyanın hali meydan da, inat niye?

Bir şey daha var. Tıp doktorların asıl görevi, hasta tedavi etmektir. Koca koca Prof. Dr. lar, halkın eğitilmesi bahanesiyle ve de birazda program doldurmak düşüncesiyle, üç aydan beri medyada saatlerce maske vb. şeyler üzerine konuşturuluyorlar. Mutlaka olumlu katkılarıda oluyordur. Ancak, önemli olan, onların tedavi konusundaki çalışmalarıdır.

Ani başlayan bir salgın nispeten ucuz atlatılıyor ve ayrıca, toplumların bilinçlendirilmesi gerekiyor olsada, bu işin bu haliyle uzayacağı bellidir ve her ne yaparsanız yapın, milyarda milyar bulaşmayı engelleyemezsiniz. O nedenle, birazda devletlerden teşvik ve sonunda, büyük kar rantı amaçlı aşı çalışmaları süredursun, bilim insanlarının organize bir şekilde, tedavi şeması, şemaları ve de ilaç geliştirimleri üzerine çalıştırılması lazımdır. Benim ve aklı olan herkes için önemli olan odur.

Saygılarımla.

Not: Bu Yazı unyekent.com Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın