Hayata Dair

Kışlık Nevale İçin Niyetlen, Gerisi Gelir…

Kışlık Nevale İçin Niyetlen, Gerisi Gelir…

Kışlık Nevale İçin Niyetlen, Gerisi Gelir…

Hem heyecandır hem “taşkaladır” kış için nevale hazırlamak. Yapsan pişman; yapmasan bin pişman. Yazın son günlerinin bir kaçını yorgunlukla geçirmenin karşılığı: Ekonomik, sağlıklı, pratik, temiz yemek çözümleri ya da yemek alt yapı malzemesidir.

Çocukluğumda annemin zoruyla dahil edildiğim kış hazırlıklarından nefret ederdim. Pazardan malzeme taşımak; biber ayıklamaktan yanan ellerim; yorgan iğnesiyle deldiğimiz turşuluk sebzeler; kabuğunu soyduğumuz domatesten ellerime sinen koku; evi saran ekşimiş tarhana kokusu; dolmalık biberlerin kafasını keserken parmaklarımı da kesişim; zırt pırt salça leğeni üstündeki tülbenti yıkama talimatları alışım, “toz olur/kıl düşer çekilin oradan” cümlelerini sıkça duyuşum gelir aklıma hep o günleri andığımda.

Çok uzun yıllar geçmedi aradan; yarı evde, yarı işte çalışan kadın olunca anladım o kış hazırlıklarının değerini. Yaparsam yazdan; elimin altındaydı kışın. Üstelik gelişen küçük ev aletleri teknolojisi sayesinde bir nebze kolaylaşmıştı iş. Yeter ki niyetlen ve kalkış; gerisi kolay.

Geçen yıl iki üç şişe domates dışında hiçbir şey yapamamıştım. Arkadaşlarımın hediye ettikleri bir nebze gereksinimimi karşılasa da kışın eksikliğini hissettim.

Bu yıl kararlıydım; kendimden çok kızım için yapmaya. Yaşlılık günlerine denk geldiğimden “Annem yapmış; o gönderdi” ya da gönderecek birileri olmadığından “memleketten geldi” cümlesini pek tüketemediğimden kızım tüketsin bari bu cümleleri.

Bezelye, nane, reyhan…

Mayıs ayında başladım kışlık ve “baharlık” hazırlığına. Bezelyeden nefret etmem, beş kilo bezelyeyi temizleyip birer pişirimlik torbalayıp buzluğa atmama engel olmadı.

Ulus Halindeki yeşillikçi Hıdır’ın orantısız miktarda torbama doldurduğu nane ve reyhan demetlerini ayıklama, yıkaması, sebze kurutucudan geçirme, sofra bezi arasında nemini alma işlemleri yorucu; tırnaklarımın simsiyah boyaması ve belimin ağrıması sevimsiz; evi bahar kokusu sarması çok hoştu. Kuruyan ve bana 150 yıl yetecek miktardaki nane ve reyhanı avkalayıp kaldırdım, keyifle. İhtiyaç fazlasını da küçük kavanozlara koydum, tüle sarıp rafyaladım; sahiplerini bekliyor verilmek üzere.

Fitrem bamya

Havza’da; Çavuş Amcanın ‘fitre” niyetine aldığı bamyalar kışlık değil, kızım ‘Baharlık’. Çocukken nefret ederdi; şimdi en sevdiği yemek bamya. Bu yıl değişik bir usulle hazırladım.

Tarif Hürriyet’ten. Bamyayı temizle, domatesle birlikte hafiften pişir, saklama poşetine koy, içine minicik limon tozu at, boş dondurma kutusuna yerleştirip dondurucuya koy.

Kutuyu kalıp niyetine kullanıyoruz; düzgün şekil alması için. Donan poşeti kalıptan çıkartıp üst üste koyunca dolapta daha az yer tuttuğu tarafımdan görülmüştür.

Bayram üzeri gittiğim Kuşadası’ndaki yazlık evlerin balkon ve korkulukları kolyeler takınmıştı; biber, patlıcan, bamyadan mütevellit. Tarhana, salça, dibek kırmızı biberi, konserve fasulye-bamya-türlü, patlıcan közleme, envai çeşit reçel-marmelat, kahvaltılık diye addedilen domatesli biberli karışımlar, turşulardı kadınlar arası sohbet konusu.

“Ayyy valla gücüm yok, yapmaya” diyenlere de hizmette sınır yok. Mesela Kuşadalı kadınlar arasında odun ateşinde közlenmiş patlıcan ve biber siparişi vermek adeta moda.

Her yerleşim yerinde salça, erişte vb. şeyleri yapan insanlar var. Şehirler arası yollardaki tezgahlarda ev yapımı ürünler satılıyor. Dahası sanal alem bu konuda sonsuz olanak sunuyor; ucuz, adrese teslim üstelik. Malum yerel ürünler ve ev yapımı ürünler satan marketler de artık çok yaygın.

Tadı güzelleşir; paylaşıldığında…

Ama inan olsun hiçbiri insanın kendi yaptığının yerini tutmuyor. Ve bu tür kış hazırlıkları arkadaşlar arası dayanışmayla, imeceyle yapıldığında kolaylaşıyor; yapılanlar eş dostla paylaşıldığında tadı güzelleşiyor.

Geçtiğimiz hafta üç gün kışlık ‘baharlık” hazırlıklarım tavan yaptı. Söke’den arkadaşımın gönderdiği barbunya ve börülceleri temizleyip poşetledim; kuru domatesleri sıcak suda bir nebze ıslatıp doğradıktan sonra yağlayıp şişeledim.

Güzelim Ayaş domateslerini; annem gibi sıkarak sarı suyunun akması için bez torbaya koyup ardından güneşten kurutma yöntemiyle değil; parçalayıcıdan geçirip kaynatma yöntemiyle püre yaptım.

Etli kırmızı biber-domates karışımı salça, kahvaltılık kırmızı biber peltesi, dolaptan çıkarıp üzerine yumurta kırmaya hazır olacak menemenlik, biber salatası yapmak yorucu ama keyifliydi; sıcak sıcak kavanoza doldurmak, kapağını sıkıca kapatmak, ters çevirmek ise çok zordu.

Bu yazıyı yazarken öğrendim; meğer kavanoz kapağı sıkacağı satılıyormuş piyasada. Eeee artık edineceğiz bir şekilde.

Kolaylaşıyor imeceyle yapıldığında

Bu üretkenliğimin ikinci günü arkadaşım Nilgün destek verdi. Yaptıklarımızla yetinmeyip akşamın geç vakti çıktığımız Ayrancı Pazarından neredeyse yarı fiyatına aldığımız bilumum malzeme ile kendimizi bir kez daha aştık.

Telefonla Hürriyet’ten aldığımız ve Havza dolaylarına ait bir tarifi denedik. 5 kilo domates, 2 kilo etli biber, 1 kilo topan patlıcan, yarım kilo havucu parçalayıcıdan geçirip büyük bir tencerede saatlerce kaynattık; bir bardak zeytinyağı, tuz, sarımsak ve bilumum baharat da kattık içine. Sıcak sıcak kavanozladık; rivayete göre hem kahvaltılık hem de et-makarna sosumuz hazır. Sonucu bilmiyoruz ancak umutluyuz.

Yenilesi değil seyredilesi

Tombul minik, Jalepone ve sivri acı biberler almıştık pazardan. Jalepone olanı dilimleyerek, diğerlerini bütün olarak doldurduk süt şişelerine. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için önemliydi benim için. Elbet hazır turşu suyu kullanmadık; minimal tuz, elma sirkesi ve suyla hazırladığımız karışımı döktük. Ayıptır söylemesi; turuncu-sarı-yeşil-kırmızı-ebruli renkli tombul biber turşusu yenesi değil ama seyredilesi.

Sarımsaklı ve bilumum baharatlı zeytinyağlı salata sosları dahil bir sürü işi aynı anda yapınca ve serde de acemilik olunca bazı şeyleri atladık. Tamam; börülceyi az haşlayıp, sofra bezinde nemini alıp torbaladık, filizlenmesin diye barbunyayı yıkamadık filan ama domates salça-büber peltesi kavanozlarına zeytinyağı yerine margarin, turşuya nohut koymayı unuttum mesela.

Mutfaktan eve yayılan her nevi kokuyu biz değil ama gelenler fark etti. Tüm bu fasıl içinde en komiği gece yarısı arkadaşımın yakında oturan kızının evinden kavanoz almaya gitmek oldu.

Kışlık nevalesi hazırlamak; umuttur ve yatırımdır hayata

Şimdi dinlenmedeyim ama hala kötü niyetliyim. Değişik soslar yapmayı denemek istiyorum; dereotu, fesleğen, zahter filan. Reçel-marmelat ilgi alanımın dışında ama mürdüm eriği reçeli yapmak istiyorum. Elma sirkesi yapmayı deneyeceğim. Koruk ekşisi çıkartma şansım yok; mevsim itibarıyla.

Erişte, tarhana filan beni aşar; yapanlardan bana düşer nasılsa. Zeytinyağı ve zeytin gereksinimi karşılayan dostlara da bin selam; işbu vesileyle.

Bu kışlık ya da kızım ‘Bahar’lık” nevale hazırlama taşkalası, ruhuma iyi geldi. Dilerim tüketimi de bireysel ve toplumsal anlamda huzur dolu günlere rastlar. (ŞD/AS)

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın