Aktif Yaşlanma

Hayat Okulu: Yaşlıları Hayata Dahil Eder

Hayat Okulu: Yaşlıları Hayata Dahil Eder

Adı “Yaşlılar Üniversitesi”, “Hayat Okulu” ya da “Yaşam Boyu Eğitim Akademisi” olsun; ama bizim ülkemizde de -hiç değilse bir tane- olsun; yaşlı yurttaşın üretkenliğini arttırıp hayata karışabileceği bir kurum.

“Hayat, öğrenmekten ibarettir” düsturuyla Portekiz’de 50 yaşın üstündeki öğrencilere hizmet veren “Yaşlılar Üniversitesi”ne ilişkin haberle örtüşen ve yaşlılara sunulacak “yaşam boyu öğrenme” fırsatıyla onların hayatın içinde üretkenliğini arttırarak yaşam kalitelerini de yükseltmeyi amaçlayan Hayat Okulu yazıma ilişkin bianet okuru Ayşegül Kanat’tan aldığım e-postada (özetle):“(…) 46 yaşında girdiğim üniversite sınavı sonrası, üç aşamalı ‘bölüm’ sınavını geçerek Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalı öğrencisi oldum; pek çok güçlüğü göze alarak. Dört yıl birlikte okuduğum bazı sınıf arkadaşlarımın yaş ayrımcılığına maruz kaldım. Mesela benim için ‘burada işi ne, otursun torun baksın, burada yer kaplıyor’ vb. dendiği oldu. 55’li yaşlarımda, TRT- Radyo Oyunu ödülü aldığımdayaşlı kadın başardı’ diyerek kutladım kendimi. (…) Bunları kendimden söz etmek için değil, adeta yazınızın canlı örneği gibi olduğum için yazdım. Hayat Okulu olsaydı bu kadar zorlanmazdım herhalde.

Ütopik bir düşünce olarak ‘yaşam boyu eğitim veren bir okul’ yıllardır beynimde varlığını sürdürdüğünden yazınızı okuyunca yeniden canlandı. (…) Epey zaman önce, Bütün Dünya (2004/3) dergisinde, Cheryl Tanrıverdi’nin Amerika’da Wilmington – Delaware’deki ‘Yaşam Boyu Eğitim Akademisi’ne ilişkin yazısını ekte gönderiyorum; belki işinize yarar.(…)

Okul hayalim(iz) gerçekleşirse seve seve ilk eğitmenlerinden olurum(…).”

Hayat Okulu’nun gerekliliğini vurgulayan Ayşegül Kanat’ın e-postası beni mutlu ederken, bir başka ülke deneyimini aktaran –ekindeki– yazı ise öğretici oldu.

Cheryl Tanrıverdi’nin 1980 yılında, Delaware Üniversitesi tarafından kurulan alanında dünyanın en iyi merkezlerinden biri olan “Yaşam Boyu Eğitim Akademisi”ne ilişkin verdiği bilgiler(özetle) aşağıda. :

* Bir çeşit ‘öğrenme kooperatifi’ olan akademide öğrenme ve yaşama aşkıyla dolu yaşları 50-95 arasında değişen ve aralarında tekerlekli sandalyeli, bastonlu öğrencileri var.

* Akademi çalışmaları 2000’den fazla yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre eğitmen, organizatör ve komite üyesi olarak görev yapan gönüllü üyeler tarafından yürütülüyor. Gönüllüler program oluşturuyor, ders veriyor, bütçeyi yönetiyor, programları denetliyor.

* Öğrenmeye istekli üyelerin düşüncelerini tetikleyici ve onları geliştirici akademik programda 200’den fazla ders-kurs yer alıyor. Eğitmen kalitesi yüksek olan akademide eğitmenler özenle seçiliyor.

* Öğrenmeye istekli, 50 yaşın üstünde, aidat ödeyen herkes üye olabiliyor. Eğitim haftanın beş günü 09-15 saatleri arasında. Bir üye bir dönemde beş farklı konuda ders alıyor, konferans, gezi, sergiler vb. etkinliklere katılıyor.

* Akademide “Müzik Fiziği”, “Seyahat Edenler İçin İspanyolca”, “Alfred Hitchcock’un Filmleri”, “Kişisel Mali Planlama” , “İslami Sanat ve Mimarisi”, “Çince Okuma ve Yazma”, “Şiir Yazma Sanatı”, “Kültürlerarası İletişim”, ”Osmanlı İmparatorluğu Tarihi”, “Çağdaş Türkiye’nin Yükselişi” vb. dersler veriliyor.

* Akademi üyeleri, sağlıklı bir vücut ve zihin için aşılması gereken entelektüel sorunların var olması gerektiğine; eğitimin sadece diploma/kariyer elde etme aracı değil, kendini gerçekleştirme ve öğrenmenin zevkini çıkarmanın da aracı olduğuna inanıyor.

Adı “Yaşlılar Üniversitesi”, “Hayat Okulu” ya da “Yaşam Boyu Eğitim Akademisi” olsun; ama bizim ülkemizde de –hiç değilse bir tane– olsun; yaşlı yurttaşın üretkenliğini arttırıp hayata karışabileceği bir kurum.

Bu okul devlet, özel-resmi üniversiteler, gönüllü kişi ve kuruluşlar ya da meslek kuruluşları tarafından bir başına kurulabileceği gibi aralarında işbirliği yaparak da kurulabilir. Başlangıçta gönüllü eğitmen ve öğrenci sıkıntısı yaşanabileceğinden ders/kurs çeşitliliği sonradan arttırılabilir. Üyeden alınacak az miktardaki aidat; hizmetin yürütülmesine katkı sağlayabilir. Okuldaki eğitimin en etkili sonucu da kanımca öğrenciler arasında gelişecek akran dayanışması olacaktır.

O güne kadarki hayatınızda yapmak/öğrenmek isteyip de zaman–para ayıramadığınız için gerçekleştiremediğiniz etkinlik/öğretiye ulaşma fırsatı tanınan böyle bir okulda mesela ben: “Masal Kitabı Resimleme”, “Radyo Tiyatrosu Yazma”, “Çikolata Yapma”, “Web Sitesi Hazırlama”, “İngilizce”, “Tel Kırma İşleme”, “Yunan Mitolojisi” vb. dersleri almak isterim.

Öncelikli istediğim derslerin ardından öğrenme güdüm artacağından belki de o güne dek hiç ilgi alanıma girmeyen konularda mesela “Tahta Oyuncak Yapma” kursuna gidebilirim.

Yazdıklarım gerçekleşmesi çok zor ve zaman alacak bir hayal değil. Şimdiden yazma kursu verecek gönüllü eğitmen Ayşegül Kanat hazır. Şimdiden ilk öğrenci de hazır. Gerisi ardından gelir nasılsa… (ŞD/EKN)

* Şadiye Dönümcü. sosyal hizmet uzmanı.

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

İlgili Mesajlar

Bir cevap yazın