Basında Yaşlılık

Tek suçlu 65+ mı?

Tek suçlu 65+ mı?

COVID-19 vakalarındaki artışın ardından 65+ yaş için kısıtlama getirilen kent sayısı İzmir, Balıkesir, Tekirdağ gibi illerin de katılımıyla 30’u geçti. Birinci derece akraba değillerse 65+ yaşın düğünlere katılması, kendi semtleri dışındaki pazar, marketlere gitmesi, belli saatler dışında toplu taşıma kullanması yasak! Yasaklar şüphesiz onları korumak için ancak tatil beldelerinden gelen çılgın parti görüntüleri 65+’ya “Kısıtlama niye sadece bize?” dedirtiyor.

KORUYALIM DERKEN ZARAR VERMEYİN

65+ Yaşlı Hakları Derneği Genel Müdürü Özlem Yalçınkaya, 65+’nın da herkes kadar risk altında olduğunu belirtiyor: “Kısıtlama ilk önce ‘koruma’ ve ‘kollama’ düşüncesiyle 65+’ya geldi. İyi ve yerinde bir karardı, hepimiz de destekledik. Hayat bir süre sonra herkes için normale dönerken onlara kısıtlamalar tam olarak kaldırılmadı. Hem haysiyet hem de eşitlik ilkesi bakımından kısıtlamaları yerinde bulmuyoruz.

DEĞERSİZ HİSSEDİYORLAR

65+’nın kural ve yasaklara en iyi uyum sağlayan grup olduğuna da dikkat çeken Yalçınkaya, alınan yeni tedbirlerin bu yaş grubundakilere kendilerini ‘değersiz’ ve ‘işe yaramaz’ hissettirdiğini belirterek şöyle devam ediyor: “Kısıtlamalar 65+’ya hayata ve ekonomiye sanki hiç katkıları yokmuş gibi hissettiriyor ki bu da onur kırıcı. Eve kapanan yaşlıların bilişsel ve fiziksel kapasitelerinin çok zorlandığını, demans belirtilerinin doğal seyrinden farklı bir hızda arttığını, hareket yeteneğinin azaldığını gözlüyoruz. Onların da bir rutini, fiziksel ihtiyaçları, özgürce dolaşabilme hakları var. Kaldı ki maske-mesafe-hijyen kuralına sadıklar. Dışarıda olmaları herkes kadar riskli.”

VAKALARIN TESPİTİ ÖNEMLİ

Yalçınkaya, 65+’ya kısıtlama koymak yerine düzenli tarama, daha fazla test ve temaslı takibiyle hastalığı belirtisiz geçirenlerin ya da taşıyıcı olanların belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.

GENÇLERE DE SIKI DENETİM ŞART

İZMİR’de yaşayan Recai Eğrice, çiçekçi. 11 Mart’ta ilk vakanın görülmesinin ardından başlayan kısıtlamalar nedeniyle işinden, ailesinden uzak kaldı. “Bizim iyiliğimiz içindi. Ben seve seve evde oturdum. Sıkıldım tabii ama sağlık söz konusu olunca gerisi teferruat” diyen Eğrice, kısıtlamaların yeniden gelmesine ise içerlemiş: “Biz yine evde oturalım sorun değil ama gençlerin umursamazlığını görünce ‘Biz o kadar çileyi boşuna mı çektik?’ diye düşünüyor insan. Bize yasak yerine acaba onlara daha sıkı denetim uygulanamaz ya da eğitim verilemez mi?

HERKES DÜĞÜNE BİZ EVE

DENİZLİ’de yaşayan Şencan Erbaşlı ise “Herkesin 23.00’e kadar oturduğu, eğlendiği düğünden ben neden saat 20.00’de ayrılmak zorundayım? Yasak ise herkese olmalı. Denetimler artmalı. Ayrıca semt pazarım diğerlerine göre pahalı. Çocuklar da çalışıyor. Bizim iyiliğimizi düşünüyorlar ama keşke herkes aynı hassasiyette olsa” diyor.

Not: Bu Yazı hurriyet.com.tr Sitesinde Yayınlanmaktadır.

İlgili Mesajlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir