Aktif Yaşlanma, Yaş Yaşam Yaşlılık, Yaşlı Nüfus, Yaşlılıkta Bakım

Covid-19 ve Dünyada Yaşlıların Durumu

Covid-19 ve Dünyada Yaşlıların Durumu

Dünyanın her yerinde koronavirüs nedeniyle hastalanan, ölümle savaşan, ölen insan sayısına ilişkin -ne denli sağlıklı olduğu da tartışmalı- veriler her gün değişiyor. 11 Mart 2020 itibarıyla “Yaşlıyım haklıyım” web sitesi için düzenlenen medya takip raporları dayanağında; Korona günleri ilerledikçe, dünyada virüs kaynaklı ölen -özellikle bakımevi, huzurevi gibi yatılı yaşlı kuruluşlarından hizmet alan- yaşlı sayısının çok yüksek oranda arttığını söylemek mümkün.


Dünyada yaşlıların durumuna dair haber başlığı örnekleri
“Huzurevleri Tanrı’nın insafına terk edildi”, “Avrupa’daki huzurevleri alarm veriyor”, “New York’taki bir yaşlı bakım evi, 55 ölümle ilk sıraya yerleşti.”

“Dünya’daki bakımevlerinde COVID 19 bağlantılı ölüm oranları dikkat çekici”, “Bakımevleri ölüm evleri oldu”, “Kanada’da yaşlılar ölüme terkedildi”, “7 bin yaşlı bakımevinde öldü.”

“İngiltere: huzurevi sakinleri virüsle mücadelede yalnız”, “ABD’de huzurevleri morg gibi”, “Batı insanlık sınavını kaybetti”, “Yaşlı bakım evleri toplu mezar gibi.”

“Almanya’da yaşlıları gözden çıkardılar: cinayetin adı palyatif sedasyon”, “Yaşlıların ölümüne göz yumduk”, “Huzurevlerinde ölüme terk edildiler, hastanelere alınmadılar.”
“İsveç’te bakımevlerinde ölenler için son görev izni yok”, “Fransa’da test yapılmadı: Yaşlılar öldü”, “Huzurevlerinde ölenler kayda geçirilmedi”, “Ölü sayısı saklanıyor.”

“ABD, Avrupa gibi yaşlıları öldürüyor”, “Bakımevlerinde kovid-19 dramı”, “Bakımevleri morga döndü”, “Bakımevlerindeki yaşlıları ölüme terk ediyorlar.”

Dünyada -özellikle Avrupa’da ve Amerika’da- yaşlı kuruluşlarında kalan yaşlıların hastalanması ve ölümü ile kuruluşlarda çalışan personelin de hastalanmasına -ve ölümüne- ilişkin haberler artıyor.


“Dünyadaki bakımevlerinde koronavirüs bağlantılı ölüm oranları dikkat çekici” başlıklı  haber özetle şöyle diyor:
-Salgının, dünyanın her yanındaki bakımevlerinde kalan yaşlılar üzerinde ölümcül etkisi oldu. Özellikle Avrupa’daki huzurevleri, salgında yetersiz kaldı. Hatta, İspanya’da bazı huzurevlerinde terk edilen yaşlıların cesetleri bulundu.

-Bakımevleri, ortak kullanım alanları nedeniyle, virüsün hızla yayılabileceği bir ortam.

-Bakımevi yaşlıları; ‘yüksek riskli yaş’ kategorisinde olmaları, yaşadıkları ülkenin sağlık koşullarıyla ilgili sıkıntılar olması ve yetersiz personel nedeniyle salgına karşı savunmasız.

İngiltere London School of Economics’teki bazı akademisyenlerce (17 Nisan 2020 verileri dayanağında) hazırlanan raporda; Özellikle bazı ülkelerdeki koronavirüs ölümlerinin yüzde 60’ının bakımevleriyle bağlantılı olabileceği, virüsün bakımevleri üzerindeki etkisinin uluslararası kıyaslamalarının yapılmasının zor olduğu, birçok ülkenin bu spesifik vakaları takip etmemesi ve rakamların kısmi verilere dayanmasına rağmen, mevcut verilerin dahi çarpıcı ve endişe verici olduğu yer alıyor.

Yaşlı kuruluşlarında bakım gören yaşlılardan virüs nedeniyle ölenlerin sayısına ilişkin veriler çelişkili. Örnek mi? İngiltere’de hükümet “21 bin 723 huzurevinin yüzde 13.5’unda virüs görüldü” derken huzurevleri işletmecisi Four Seasons Sağlık Hizmetleri yetkilisi “virüs görülen huzurevi oranı yüzde 60-70” diyor. Yine İngiltere’de resmi olarak “bakımevlerinde ölen yaşlı sayısı bin 400” diye açıklanırken, bakımevlerinden sorumlu birimler 7 bin 500 civarında olabileceğini söylüyor.

Bir başka haberde ise bazı Avrupa ülkelerinde huzurevlerinde ölenlerin sayısının resmi makamların açıkladığı toplam ölü sayısının yarısından fazlasına ulaştığı yer alıyordu.


Avrupa İstatistik Ofisinin (Eurostat) verilerine göre;

– Nüfusunun yüzde 17,2’si 65 yaş ve üzeri olan Norveç’te, virüs kaynaklı ölümlerin yüzde 64’ü,
– Yaşlı nüfus oranı yüzde 14,1 olan İrlanda’daki ölümlerin yüzde 55’i,
– Kanada’daki ölümlerin yüzde 57’si,
– Yaşlı nüfus oranı yüzde 18,9 olan Belçika’da ölen 6 bin kişiden yüzde 49’u,
– Yaşlı nüfus oranı yüzde 20, 1 olan Fransa’da ölen 20 bin civarındaki kişiden yüzde 49’u bakımevleriyle bağlantılı.

Yaşlı kuruluşlarında kalan yaşlıların virüs kaynaklı hastalık süreçlerinde tıp ve sosyal hizmet etiğine aykırı uygulamalarla karşılaştığına dair haberlere de rastladık.

Örnek mi? “İngiltere’de Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS), hastanelere gönderdiği talimatta; doktorların koronavirüs hastalarını “Klinik Zayıflık Ölçeği”ne göre kırılganlığını 1-9 arasında değerlendirmesini, puanlamada kişinin yaşı ve kronik hastalıkları baz alınmasını, puan 8’i geçerse o kişinin tedavi edilmeyip sadece bakım hizmeti verilmesini, puan 7 ise tedavi edilmesi hususunun yer aldığına” ilişkin haber gibi.

“Hastanelerde iyileşme olasılığı yüksek olan gençlere ve orta yaşlılara tedavi önceliği verilmesi, yaşlıların çoğunun devlet hastanelerine kabul edilmediği ve -özellikle bakım evlerindeki- binlerce hastanın ölüme terk edildiği” haberi gibi.

“İsveç’te bir hastanenin doktorlara virüs taşıyan 80 yaş üstü hastaları yoğun bakıma alınmaması talimatı verdiği; Güney Kıbrıs’ta virüs nedeniyle ölenlerin yaş ortalamasının 69 olduğu, ayrıca huzurevlerindeki görevliler ile yaşlıların virüsün insafına terk edildiği, Hollanda’da ölen 5 bin 100 kişiden en az 2 bininin 80 yaş üstünde olduğu” haberi gibi.


“Salgının -hiç bilinmeyen- gerçek kahramanları: Bakımevi ve huzurevi çalışanları”

“Dünya Sağlık Örgütü DSÖ Avrupa Ofisi Başkanı Doktor Hans Kluge’nin açıklamasından bir özet:
” Avrupa bölgesindeki koronavirüs kaynaklı tahmini ölü sayılarına baktığımızda, bunların yarısının bakım ve huzurevlerinde kalan yaşlı insanlar olduğunu görüyoruz. Bu hayal bile edilemeyecek, çok büyük bir trajedi, endişe verici bir durum. Bu kurumlardaki görevliler her zaman fazla mesai yapıyor ve düşük ücretler alıyor. Bu salgının hiç bilinmeyen gerçek kahramanları olan bakımevi ve huzurevi çalışanlarına daha fazla koruyucu ekipman verilmeli.”Bakım gören yaşlılara çok daha iyi bakılması gerekiyordu ancak öyle olmadı. Dünya genelindeki Covid-19 ölümlerinin yarısının Avrupa’da yaşandı. Avrupa’daki bazı ülkelerde salgın azalırken bazılarında artmaya devam ediyor. Salgının kontrol altına alınması şu an için uzak bir ihtimal. Rusya, Türkiye ve Ukrayna’da vaka ve ölü sayıları artması endişe verici.”

Yaşlı kuruluşlarındaki ölümlere dair yöneticiler ve siyasetçilerden isyan edenler var. Örnek mi?

Fransız Milletvekili Eric Cıotti’nin “Sağlık destekli yaşlı bakımevleri EPHAD’larda kalan Covid-19 hastalarının çoğu hastanelere kabul edilmedi, tedaviye ihtiyacı olanlar ölüme terk edildi”  dediği, Paris Belediye Başkanı Emmanuel Gregoire’nin de “Huzurevlerinde tek başına ölen hastalar için onlara müdahale bile edemedik” dediğine ilişkin haberlere de rastladık.

Yaşlı kuruluşlarındaki ölümlere dair bazı yöneticiler ve siyasetçilerin söyledikleri de -sosyal medyada- isyan ettirdi. Örnek mi?
Amerika Teksas Eyaleti Vali Yardımcısının “Yaşamaktan daha önemli şeyler var; yaşlılar ölmeye hazır” sözleri,

ABD Başkanı Trump’ın bakımevlerindeki yaşlıların salgından etkilenmesiyle ilgili soruya verdiği “Yaşlılarla yakından ilgileniyoruz. Tabii benim dışımdaki yaşlılarla, kimse bana bakmak istemiyor” yanıtı,

İsrail Başbakanının oğlu Yair Netanyahu’nun sol blokta yer alan Meretz Partisinin babasına karşı düzenlediği gösteriye tepki olarak “Umarım bu protesto nedeniyle ölecek yaşlı insanlar sadece sizin taraftan olur” ifadesini kullandığı tweeti gibi.

Ulusal basın ve internet medyasından derlediğimiz salgın ve -kuruluşlardaki- yaşlı ölümlerine ilişkin bu yazıyı, İngiliz basınına sızan bir bakımevi doktorunun sözleri ile bitirelim: “Alzheimer olan yaşlıları tedavi etmiyoruz, ölüme bıraktık. Çünkü hiçbir imkanımız yok.”

Sağlıcakla… (ŞD/AÖ)

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

İlgili Mesajlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir