Basında Yaşlılık

“Hediye Vermek ve Hediye Almak Üzerine” bir kitap

"Hediye Vermek ve Hediye Almak Üzerine" bir kitap

``Hediye Vermek ve Hediye Almak Üzerine`` bir kitap

“Hediye vermek güzel ama zahmetlidir. Hayatı güzelleştiren ve zenginleştiren bu sanat bilgi, beceri ve incelik gerektirir. Doğru hediye nasıl seçilir? Maddi ve manevi hediyelerden hangisi daha makbuldür?

Hediye almak kişiye doğrudan karşılık verme yükümlülüğü getirir mi? Hediye beğenilmezse ne olur? Birine sevgi, dostluk zaman ve dikkat hediye etmek ne anlama gelir? Hediye vermek mi, yoksa hediye almak mı insanı daha mutlu eder?

Cömertliğin hediye vermekle ilişkisi nedir? En iyi hediye, en pahalı olan mıdır? Aşk ilişkilerinde hediyenin yeri ve rolü nedir?

Arkadaşlık kendi başına bir hediye midir? İnsan kendisine hediye vermeli midir? ” sorularının cevabını veriyor, Wilhelm Schmid “Hediye Vermek Ve Hediye Almak Üzerine” adlı kitabında.

Kitap, benim gibi Schmid seven bir arkadaşımdan, erken yeni yıl hediyesi olarak geldi kargodan.

Schmid’in diğer altı kitabı gibi, bir sürü not alarak okudum. Yukarıdaki soruların cevabını aldım sayfası az, içeriği çok zengin kitaptan. Okurken kafamda oluşan soruların cevabını da sayfalar ilerledikçe yanıtladı yazar.

Pandemi ve yılbaşı

2021 yılına girerken ağzımızın tadı bozuk, yüreğimizin rengi biraz soluk olsa da; sevdiklerimize sağlıcakla kavuşacağımız, sarılabileceğimiz günlerin umuduyla onlara, yılbaşı hediyesi verme, hazırlama telaşındayız hepimiz; pandemi ve izolasyon nedeniyle zorlansak da.

Yazar, sevdiklerinize sadece özel günler vesilesiyle değil, bazen onlara değer verdiğinizi göstermek, bazen af dilemek, bazen de arzu edilen bir şeye ya da konuma ulaşmak için de hediye verin, diyor kitapta.

Ulaşamayacağım ya da hediye alamadığım sevdiklerime değer verdiğimi yılbaşı sonrasında da telafi edebileceğimin iç rahatlığına kavuşuyorum nedense, sayfalar ilerledikçe.

Hediye ettiğin çiçek buketi ne kadar büyükse, vicdanın o kadar lekeli midir?

“Hediye sanatına dair: verebilmek ve alabilmek”, “Sevgi hediye etmek: kendinden verebilmek ve kabul edebilmek”, “Zaman ve dikkat hediye etmek: mavi saatler ve diğerleri”, “Arkadaşlık ve misafirperverlik hediyesi” ve “Kendine hediye vermek: “bana iyi gelen şey” , ve “Kendine boş zaman hediye etmek: can sıkıntısı ve zamanı sündürmek” başlıklı ilginç içeriğe sahip altı bölüm var, Tanıl Bora’nın şahane çevirisinin, Turgut Demir’in çizgileriyle taçlanan kitapta.

Hediye hayatın bir parçası. Hayat sorunsuz olmaz

Önsöz’den (özetle)

Fazla hediye; hem hediye verme (eylemde bulunma gereği) hem hediye alma (tepki verme) stresi doğurur. Hediye vermenin zahmeti, paket yapılmadan çok önce başlar, paket açılınca taraflar değişir: bir nevi mülkiyet devriyle hediye veren hediye alan olur.

Hediye verme sanatı, hayatı güzelleştirmeye, zenginleştirmeye katkıda bulunur, bilgi ve maharet gerektirir.

Bilgi, hediye verilecek insana uygun hediyeyi bulmak üzere malumat toplama, düşünme, gözlem ve değerlendirmeler yapma ile etrafa bakınmaya dayanır. Maharet ise hep sebatla ve yeniden cesaret etmenin pratiğindedir.

Tehlikeli ve müşkül bir iş olan hediye vermenin bencil yönü de vardır:

Hediye eden ötekine verdiği sevinçle, kendisini de iyi hissetmek ister. Maddi hediye vermekten imtina etmek; üzerine düşen görevden sıyrılma, ötekinden dikkat ve özenini esirgeme olarak algılanabilir.

Mecburen ve aciliyetle hediye almak kötü sonuçlar doğurabilir. Hediye verileni mahcup edecek hediyelerden kaçının. Hediye boyutunu ölçeklendirilin.

Hediye verilen, beğenmediği ya da kendisini müşkül duruma soktuğu için mutsuz olabilir, hatta hakaret olarak algılayabilir. Beklentiler ölçülü olmalı.

Verenin cömertliğine seviniyor, alanın sırtına fazla yük binmiyorsa, hediye amacına ulaşmış demektir.

Manevi hediyelerin yaşam boyu anlamlıdır. Bu tür hediye vermekten kaçınanların hayatı sevgi, dostluk ve kendisiyle arkadaş olmaktan mahrum, mutsuz bir hayat olabilir.

Sevgi, dostluk ve misafirperverlik hediyesi karşılıklı sevinç verir, tarafları yükümlü kılar.

Hediye verilecek herkese eşit muamele etmek adil değildir; mutlak adalet bir yanılsamadır. Hediye verirken yanılmak insana mahsustur, cesaretiniz kırılmasın!

“Veriyorum ki sen de veresin”

Schmid uyarıyor okuru: rastgele hediye vererek kendinize ait olanı heder etmeyin, düşünceli davranın, ihmalkarlık yapmayın, vereceğiniz kişinin bu iyiliği hak edip etmediğini ve o hediyeye ihtiyacı olup olmadığını yahut bu iyiliğe mukabele edip edemeyeceğini kendinize sorun.

Ve ekliyor ardından: İyilik iki yönlüdür: birisinin verebilmesi için bir başkasının alabilmesi gerekir.

Hediyeyi kabul etmek, verenle ilişkiye amade olmak demektir. Veren, alanı üzmemek için hediyenin ölçüsünü düşünmeli. Yaratıcılık ve kaynak kullanımı olan hediye verme gönlü genişletir, cimriliği azaltır ama iktidar kullanımının kıyısında durur.

Hediye veren hiç karşılık beklemeden salt vermez, alan da salt almaz.

Yazar günümüzde hediye verme, geleneksel biçimini yitirdiğini, artık hediyeye bireysel anlam yüklendiğini, öteki nezdinde nasıl bir anlam taşıdığına dikkat edildiğini, doğru biçimde verilmesi gerektiğini, verenin hem kendisine ve ihtiyaçlarına, hem de ötekine ve ihtiyaçlarına dikkat etmesini gerektiğini, hediye edilene münasip karşılık verme imkanı tanınmasını değilse meydan okumaya veya küçük görmeye yol açabileceğini, ilişkiyi hediyelerle öldürmemeye dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor.

Hediye çeşitleri:

Sevinç, özgürlük, minnettarlık, adalet, yumuşatma, mahçubiyet, acil durum, yükümlülük, yükümlendirici, yük yükleyen, hakaret, zafer, sulama kovası ve donate hediyesi.

  • Hakaret hediyesi: kitap okumayan birine kitap hediye etmek,
  • Zafer hediyesi: “seç şu saatlerden birini”
  • Donate hediyesi: hilekarca bir aldatmacayı temsil eden, acı bir hayal kırıklığıyla sonuçlanacak mesut beklentiler uyandıran Örn: birinin aşk ilan ettiği kişiden aldığı cömert hediye sonrası, hediye verenin çoktan başkasına bağlanmış olduğunu öğrenince, ömür boyu can sıkacak bir yüke dönüşen hediye.
  • Sulama kovası hediyesi: hediye verilecek kişilerin özelliklerini gözetmeden, indirimdeki uygun ürünleri takip ederek yıl boyu biriktirdiklerini rastgele dağıtmak.

“Bir ilişki, hediye ve onların geri çevrilmesiyle temellendirilir, kıymetlendirilir” yahut “Bir ilişki hediye ile sorgulanabilir, kıymetten düşebilir, sona erebilir.”

Kitabın “sevgi hediye etmek: kendinden verebilmek ve kabul edebilmek” bölümünde yazar, manevi bir hediye olan sevginin, salt fikir olarak insanları pek memnun etmediği için somut şeylerle maddileşmesi için çaba gösterildiğinin altını çiziyor ve örnek veriyor:

Sevgi simgesi bir yüzük çok pahalı olmamalı, sevilende aşkının satın alındığı şüphesi doğmasın diye; çok da ucuz olmamalı, hiçbir değerinin olmadığını düşünmesin diye.

Verme yanıyla aşk:

Hediye sanatının en ileri gittiği nokta. Hediye veren kendini ve hayatın öteki için bir sevinç hediyesi olarak tutkulu bir fedanın işareti olarak düşünür.

Birisi kendisini koşulsuz verdikçe, öteki o derece geri çekilme ihtiyacı duyabilir, aşırı üzerine düşülmesinin getirisi daralmadan kurtulmak ister, verilen sevgiyi yükümlendirici bir hediye gibi anlar.

Alma yanıyla aşk: Hediye sanatının en ileri noktası. Hediye memnuniyetle kabul edilir. En bariz olduğu durum erotik eylemdir. Buradaki “almak”, “kabul etmek, tutkulu bir benimseyişin, sahiplenmenin ifadesidir.

Hediye veren kendini ve bedenini hediye olarak sunar, bazen de hediye alanın sevinçle istifade edeceği bir yumuşama hediyesidir.

Vermenin neşesiz bir yükümlülük hediyesine dönüşmemesi için kendini verenin ötekinin onu “almasına kabul etmesine”, alanın da bu sahiplenmeyi istismar sınırına taşımamaya amade olması gerekir.

En güzel hediye:

Yaşam boyu bir şeyden emin olmanın vereceği gönül rahatlığı…

Schmid, kendinden koşulsuz ve verebileceğinin en iyisini ve ötekisinin beğendiği şeyi vermenin önemli olduğunu, mesela zaman, dikkat, hayranlık, güven, imtiyaz, iyiliğini istemek, ötekinin hoşnutluğu için kaygılanmanın ve en mühiminin de “daima onun yanında olacağımdan emin olarak şen şatır, sükunet ve güvenle hayatın içinde yürüme imkanı veren gönül rahatlığı” gibi hediyeler olmadan sevgi olamayacağını, koşulsuz vermenin aşkı kemale erdireceğini söylüyor.

Vericiliğe dair…

Fedakarlık hiçbir şey hesap etmeden, karşı armağanı da ötekinin duyacağı şükranı da düşünmeden vermeye hazır olmaktır. Ama gün gelir, fedakarlığın karşılıklılığı önem kazanır.

Sevgi mukabilinde karşı armağan beklenmeyen bir sevinç hediyesi olmakla beraber, eğer hiçbir karşılık gelmezse vericiliğin sınırsızlığı bir sınıra dayanır ve acı acı yakınmalar başlar.

Öteki için çok fazla zaman harcanmış, ona sarf edilen enerji bir karadeliğe gömülmüştür, beğenilecek bir şeyi yoktur, ona güvenmek hatadır, “hiçbir şeyine” inanılmaz, bu güvenilmezliğiyle kişiliği de sorgulanmalıdır.

Hiçbir imtiyazı ve lütufkarlığı hak etmiyordur. Onunla ilişki hayat boyu bir güven hissi vermediği gibi, hayatının fırsatlarını kaçırtıyordur.
Kendini heba edercesine vermemek gerekir.

Başlangıçta bilinçsiz olan naif vericilik, tedricen olgun bir vericiliğe dönüşebilir. Kendinizi heba etmeden, kendi benliğinizden vazgeçmeden, ötekinin yanında olursunuz.

Verebilenin alabilmesi için kendisi için de var olabilen benlik gerekir.

Kabullenicilik, “fedakarlık yapmakla” kalmayıp “kurban olma” halini alabilir.

Seven kişi, hayatının en azından bir kısmını ötekine emanet edebilir, her zaman eşdeğer bir kısmını geri alacağından emin olamasa da.

Var olmak ve kimse olmamak

Karşılıklılıkta eksiklik varsa da, onunla beraber yaşadığım hayat toplamda yine de güzel, onaylıyorum diyebiliyor musunuz?

“Kendin için var olmak ve o süre içinde kimse olmamak” ya da “can sıkıntısını aylaklığa dönüştürerek tefekküre dalmak.”

Kitabı okurken aldığım notların hepsini yazamayacağım ama kitabın son paragrafı ile yazımı sonlandıracağım.

Kendinizi gerçekleştireceğiniz bir hayat için uğraşınız, kendinize boş zaman hediye etmekten kaçınmayın.

Bundan feragat etmek, hayatı daraltmak demektir, günün birinde bilincine varacak olursa insanı pişman eder.

En iyisi, boş zamanı biraz sündürmek, aylaklığı genişletmektir. Bir kitaba gömülmek, bunun için mükemmel fırsattır.

Kendinize bolca hediye vereceğiniz, size iyi gelen şeyler yapacağınız bir yıl diliyorum, herkese. Sağlıcakla..

  • Künye: Wilhelm Schmid. Hediye Vermek ve Hediye Almak Üzerine. Çeviren: Tanıl Bora, Resimleyen Turgut Demir. İletişim yayınları, 2018. 72 sayfa.

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın