Kültür Sanat

Kasım Sonu Güzelliği, Gezici Festival Başladı

Kasım Sonu Güzelliği, Gezici Festival Başladı

Kasım Sonu Güzelliği, Gezici Festival Başladı

Sinema aşkı uğruna yüksünmeden kilometrelerce yolu kat ederek kentten kente gezen, hatta hızını alamayıp başka ülkelere de giden, neredeyse dünyanın her yerinden film getirerek sinema aşığı seyircisine 450’ye yakın sinema günü yaşatan 21. Gezici Film Festivali bugün başlıyor.

Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde (ÇSM) 2 Aralık 2015 tarihine dek sürecek olan festival, Daha sonra Bursa’ya ve Kastamonu’ya gidecek.

Ankara programının “Dünya Sineması” bölümünde 8, “Türkiye 2015” bölümünde 5, “Güvencesiz Hayatlar” bölümünde 5, “Toplumsal Hafıza” bölümünde 1, “Özel Gösterim” bölümünde 1, “Sinemada Caz” bölümünde 8, “kısa iyidir 1-2”de 16, “Çocuk filmleri”nde 7 olmak üzere toplam kısa-uzun metrajlı 51 film, 34 seans halinde gösterilecek.

Ankara Sinema Derneği tarafından bu yıl 21. kez düzenlenen Gezici Film Festivali’ne dair festival koordinatörü Pınar Evrenosoğlu ile çok samimi bir havada gerçekleştirdiğimiz söyleşiden notlar aşağıda yer alıyor.

* * *

Tema: Güvencesiz hayatlar

“Dünya Sineması, Türkiye 2015”, Kısa İyidir ve Çocuk Filmleri gibi klasik bölümlerimiz devam ediyor. Festival temamız ise ‘güvencesiz hayatlar’.

“Bu yıl öne çıkarmak istediğimiz bölüm: “Sinemada Caz”. ABD Büyük Elçiliği katkısıyla yaptığımız bu bölüm çok özel bir bölüm. ‘Sinemada Caz’ı Pazar günü Ankaralılar ücretsiz izleyebilecek. Amerikalı ünlü ve önemli film eleştirmeni Jonathan Rosenbaum sunacak; 1920’lerden 1960’lara sinemayla cazı buluşturan uzun ve kısa filmler filmleri. Seçkinin küratörlüğünü de yapan Rosenbaum filmlerin çekildiği dönemleri ve konularını anlatacak sunum esnasında. Caz, müzik dönemi olarak geç dönem ürünü. Sinema da aynı şekilde sanat dalları içinde geç dönem ürünü. Bu ikilinin birlikteliğinden ilginç filmler çıkmış ortaya.”

Canlı müzik eşliğinde ‘varyete’

“Özel Gösterim bölümündeki ve Alman Kültür Merkezi’nin katkılarıyla göstereceğimiz sessiz film ‘Varyete’, 1925 yılı yapımı. Alman davulcu Frank Bockius ile İngiliz piyanist Stephen Horne geliyor Ankara’ya. Canlı müzik eşliğinde gösterilecek bu sessiz film. Her iki müzisyen sessiz film müziği yapımında uzmanlaşmış müzisyenler. Bu çok özel gösterimin tarihi 2 Aralık.”

Sarmaşık, Anayurdu, Abluka, Hasret, Bulantı

“Türkiye 2015 bölümümüzde beş film var. İlk gösterimini Sundance Film Festivali’nde yapan Tolga Karaçelik’in Sarmaşık, Venedik’ten ödüllü Senem Tüzen’in Varşova ödüllü filmi Anayurdu, Emin Alper’in Venedik’ten ödüllü filmi Abluka, Ben Hopkins’in Hasret ve Zeki Demirkubuz’un Bulantı.

Bu filmler, Hasret hariç, film ekibinin katılımıyla izlenebilecek ve ardından söyleşi olacak. Ve sadece Zeki Demirkubuz, Bursa ve Kastamonu gösterimlerine de katılacak.”

İnsanın Değeri, Nefesim Kesilene Kadar ve…

Pınar Evrenosoğlu’nun festival seçkisi

“7 günlük festivalin her bir günü bir filme gidebilecek seyirci için hangi filmleri seçmesini önerirsiniz?” diye sordun. Bu soruyu ‘ben seyirci olsam: seçki yaparken başka bir yerde izleme olanağım olmayan filmleri seçmeyi tercih ederim. Zira vizyona giren/girecek filmleri zaten izleme olanağım olur”, bakış açısıyla yanıtlayacağım.

1-Kralın Yeni Giysileri: Dünyada kapitalizmin geldiği boyutu yüzümüze çarpması nedeniyle önemli bir film.

2-Amerikan Rüyasına Ağıt: Çağımızın önemli düşünürlerinden Noam Chomsky’yi izlemenin ötesinde dinlemek için bile izlenir.

3- Nefesim Kesilene Kadar: Vizyonda kaçıranlar için. Bu film çok iyi bir kadın yönetmenimiz daha olduğunun göstergesi. Onu ilk uzun metrajlı filminden takibe almak lazım.

4- Olağanüstü Öyküler: Raul Garcia’nın yönettiği bu film, Edgar Alan Poe’nun beş farklı hikayesinden oluşan uzun metrajlı animasyon bir film.

5-Varyete. Her zaman tanık olamayacağımız 1925 yapımı bu sessiz film ve canlı müzikle sunulacak. Bu yılın başında restore edildiğini de belirtmeliyim.

6- Hasret: Ben Hopkins’in bu filmi çok çok güzel bir İstanbul anlatısı. Almanya’da bu hafta vizyona giriyor. Ama Türkiye’de ne zaman gireceği belli değil. Kaçırılmamalı.

7– Gençlik. Benim gibi görkemli, büyük prodüksiyonlu İtalyan filmlerini özleyenler için kaçmaz. Paola Sorrentino’nun bu filmindeki Micheal Caine ve Harvey Keitel’in oyunculukları da inanılmaz, her zaman olduğu gibi.

“Festivalimizin bu yılki teması: Güvencesiz Hayatlar. Niye? Son bir yıl içinde ülkemizde ve dünyada olup bitenler, sürekli ekonomik kriz tehdidi altındaki günümüz toplumlarındaki her düzeydeki kişi ve grupları etkileyen işsizlik ve iş güvencesizliği nedeniyle bu temayı seçtik. Programın bu bölümünde Cannes’de izleyici ödülü alan Stephane Brize’nin İnsanın Değeri filmi var. Emine Emel Balcı’nın Türkiye-Almanya ortak yapımı olan ve ilk kez Berlin Film Festivalinde izlediğimiz Nefesim Kesilene Kadar filmi var. Bu filmdeki Esme Madra’nın muhteşem performansı gerçekten görülmeye değer. Yönetmen Balcı ile gösterim sonrası söyleşi yapılacak.”

İki belgesel: N.Chomsky ve R. Brand

“İki güçlü belgeselin ilki Amerikan Rüyasına Ağıt, diğeri de Kralın Yeni Giysileri ve ikisinin de Türkiye’deki ilk gösterimleri bu festivalde olacak. Peter Hutchison – Kelly Nyks – Jared P. Scoott’un Amerikan Rüyasına Ağıt, ‘bir’ rüyanın kâbusa dönüşümüne, çağımızın en önemli düşünürlerinden Noam Chomsky’nin rehberliğinde bakıyor. Micheal Vinterbottom’un Kralın Yeni Giysileri belgeselinde provokatif oyuncu Russell Brand sınıflar arası eşitsizliği çarpıcı ve esprili bir dille gözler önüne seriyor.”

İhtilaf Sanatı

“Bu festivaldeki çağdaş sanatçı konuğumuz Işıl Eğrikavuk. 27 Kasım’da ÇSM’ Video Art Odasında “İhtilaf Sanatı” başlığıyla sanatçımız konuşacak ve ‘Gül’, ‘Ropörtaj’, ‘Anı Müzesi’, ‘Karanlık Kütüphane’, ‘Ters Köşe’ adlı videolarının gösterimi olacak. Ayrıca Eğrikavuk, sanatçı SALT Ulus’ta 28 Kasım ile 5 Aralık tarihinde iki performans sergileyecek.”

Plaza De Mayo ve Alzheimer

“Toplumsal Hafıza bölümümüzdeki tek film Natalia Bruschtein’in Askıya Alınmış Zaman’ı. Meksika yapımı bu filmin konusu, bölümün adıyla müsemma: toplumun -arızalı – hafızasıyla ilgili. Bu güzelim filmin ücretini 5 TL. yaptık, izlemek isteyen herkes izlesin diye.

“Çocuk filmleri bölümümüz bu yıl Norveç’ten. Yine ücretsiz ve yine çocuklar okullardan salona taşınacak. Bu bölüm üç gösterim halinde ve kısa metrajlı yedi film var. ‘Kısa İyidir 1-2’ yine ücretsiz ve 3’ü Türkiye’den toplam 16 film var.

21. Festivale özgü değişiklikler

“Bu yıl tek salonda gösterim yapacağımız için ücretli ve ücretsiz filmleri bir araya topladık. Ülkemizde film festivalleri düzenlenirken hep salon sorunu yaşanıyor. Ticari sinemalarda salon bulmak çok zor, artık. Çankaya Belediyesinin desteği ve ona bağlı ÇSM olmasaydı bu yıl festivali Ankara’da yapamayacaktık. Tek sebebi de salon sorunu olacaktı. ÇSM’yi elimizdeki tüm olanakları kullanarak ve ekipman kiralayarak sinema salonuna dönüştürdük.”

10 yıl sonra Bursa’ya dönüyoruz

“Bu yıl şehirlerimiz de değişti. Tam 10 yıl sonra Bursa’ya geri dönüyoruz. Oyuncu Mert Fırat ve yönetmen İlksen Başarır’ın Bursa’da açtığı ‘Sanat Mahal’ önayak oldu bize. Ve Bursa’ya geri dönüyoruz. Neredeyse Ankara Programının tümü orada da yer alıyor. Son durağımız Kastamonu. Geçen yıl Sinop’a giderken uğradığımız Kastamonu, bu yıl şehirlerimizden biri haline geldi. Kastamonu Üniversitesi salonundaki gösterimlerimiz ücretsiz olarak izlenebilecek.”

Ankaralılar, gezici-sever izleyicidir

“Ankaralılar için bu festival ne ifade ediyor?” sorunu çekinerek yanıtlayacağım… Kendimizi övmek şeklinde anlaşılırsa diye. Ama benim aldığım tepkiler ‘yaşasın’ havasında. Galiba artık Ankaralılar yaptığımız programa güveniyorlar. Her yıl en iyi filmleri getirmeye çalıştığımızı, özel programlar hazırladığımızı biliyorlar. O güveni galiba kazandık ki; Ankaralılar bu ‘Kasım sonu güzelliği’ni sahipleniyorlar. Ankaralılara bu güzelliği yaşatmamıza destek veren her kişi ve kuruma müteşekkiriz.” (ŞD/HK)

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın