Basında Yaşlılık

“Sürekli evde kalmak psikolojimizi bozdu”

Covid Problem Haritası’nda yer alan gençlerin en çok şikayetçi olduğu konular, aile evinde kişisel alana saygı duyulmaması, sürekli psikolojik baskıya maruz kalmak ve evdeki huzursuz ortam.

“Sürekli evde kalmak psikolojimizi bozdu”

Pandemi döneminde üniversitelerin online eğitime geçmesiyle birlikte aile evine dönen üniversite öğrencileri burada online eğitime erişememe, aile baskısı ve sürekli evde kalmanın getirdiği psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldı. Pandemi döneminde gençlerin yaşadığı sorunların yer aldığı “Covid Problem Haritasını” hazırlayan Gençlik Örgütleri Forumu yetkilileri, gençlerin ev ortamındaki huzursuzluk ve şiddet nedeniyle duygudurum bozukluğu yaşadığına dikkat çekti.

“Sürekli evde olduğum için konuşacaklarımı ailem de duyar korkusuyla konuşamıyorum.”

“Evde kendime ait bir alanım yok.”

“İnternetim ve bilgisayarım olmadığı için online eğitime bağlanamıyorum.”

“4 aydır evden gerekmedikçe çıkmıyorum. Kendimi sosyal hayattan birden soyutlamam nedeniyle pek çok psikolojik sıkıntı yaşıyorum.”

“Online eğitime geçmemiz nedeniyle bursum kesildi.”

“Kalmadığım yurdun ücretini ödedim.”

Pandemi döneminde üniversitelerin online eğitime geçmesi nedeniyle ailelerinin yanında yaşamaya başlayan gençler yaşadıkları problemleri böyle özetliyor. Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının açıklandığı Mart ayından bu yana ailelerinin yaşadığı şehirlere geri dönen üniversite öğrencileri aile evlerinde özellikle online eğitime erişememe sorunu yaşıyor.

“Gençlerin ihtiyaçları çoğu zaman göz ardı ediliyor” Pandemi döneminde gençlerin yaşadığı sorunların yer aldığı Covid Problem Haritası’nı hazırlayan Gençlik Örgütleri Forumu’ndan Ela Evliyaoğlu gençlerin yaşadığı sorunlar hakkında şu bilgileri veriyor: “Covid 19 Problem Haritası fikri pandemi nedeniyle kısıtlamaların başladığı Mart ayından hemen sonra ortaya çıktı. Türkiye nüfusunun yüzde 25’e yakın kısmını 15-29 yaş arası gençler oluşturuyor. Bu gençlerin bir kısmı örgün eğitimde, bir kısmı yüksek öğrenim kurumlarında, bir kısmı istihdam içerisinde, bir kısmı ne eğitimde ne yetiştirmede ne istihdamda bulunuyor. Gençlik örgütleriyle çalışan bir ağ olarak olarak gençlerin pandemiden önce de uğradıkları hak ihlallerini görünür kılmak için çalışıyorduk ancak pandemi ile birlikte bu hak ihlallerinin artacağını ön gördük, öyle de oldu. “Pandemiden önce gençlerin çoğunlukla eğitimde olan gençler olarak ele alındığını görüyorduk, çalışan, çalışmayan, özel ihtiyaçları olan gençler görünür değildi. Ancak pandemi önlemlerinde eğitimde olan gençler için de hak ihlalleri görünür şekilde arttı. Uzaktan eğitimde erişilebilir sistemler kurmak yerine okul dondurmak önerildi, yurtlarda kalan gençler bir gecede kendilerini sokakta buldular. Bu nedenle hak ihlallerini görünür kılmak ve savunuculuğunu veriye dayalı olarak gerçekleştirmek için Nisan 2020’de harita için çalışmalara başladık, Mayıs ayında da yayına aldık.

“Gençlerin ihtiyaçları çoğu zaman göz ardı ediliyor”

Pandemi döneminde gençlerin yaşadığı sorunların yer aldığı Covid Problem Haritası’nı hazırlayan Gençlik Örgütleri Forumu’ndan Ela Evliyaoğlu gençlerin yaşadığı sorunlar hakkında şu bilgileri veriyor:

“Covid 19 Problem Haritası fikri pandemi nedeniyle kısıtlamaların başladığı Mart ayından hemen sonra ortaya çıktı. Türkiye nüfusunun yüzde 25’e yakın kısmını 15-29 yaş arası gençler oluşturuyor. Bu gençlerin bir kısmı örgün eğitimde, bir kısmı yüksek öğrenim kurumlarında, bir kısmı istihdam içerisinde, bir kısmı ne eğitimde ne yetiştirmede ne istihdamda bulunuyor. Gençlik örgütleriyle çalışan bir ağ olarak olarak gençlerin pandemiden önce de uğradıkları hak ihlallerini görünür kılmak için çalışıyorduk ancak pandemi ile birlikte bu hak ihlallerinin artacağını ön gördük, öyle de oldu.

“Pandemiden önce gençlerin çoğunlukla eğitimde olan gençler olarak ele alındığını görüyorduk, çalışan, çalışmayan, özel ihtiyaçları olan gençler görünür değildi. Ancak pandemi önlemlerinde eğitimde olan gençler için de hak ihlalleri görünür şekilde arttı. Uzaktan eğitimde erişilebilir sistemler kurmak yerine okul dondurmak önerildi, yurtlarda kalan gençler bir gecede kendilerini sokakta buldular. Bu nedenle hak ihlallerini görünür kılmak ve savunuculuğunu veriye dayalı olarak gerçekleştirmek için Nisan 2020’de harita için çalışmalara başladık, Mayıs ayında da yayına aldık.

“Gençlerin ihtiyaçları çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bugün baktığımızda uzmanların sosyalleşme alanlarının yeniden düzenlenmesi yerine kapatılmasının uzun vadede ciddi sorunlar ortaya çıkaracağı konusunda ikazlarını duyuyoruz. Haritada en sık belirtilen ihlal eğitim hakkı konusunda. Ancak bahsettiğiniz gibi sağlık hakkı içerisine dahil ettiğimiz sosyal ortamdan uzak kalmanın getirdiği rahatsızlık, kategorisi içerisinde en çok yer alan problem. Örneğin problem bildiren gençler, sosyal hayatları sanki bir anda yok olmuş gibi yalnızlık hissinden, artan ve yoğunlaşan kaygı belirtilerinden bahsediyor. Benzer şekilde daha önce konmuş tanısı olduğu halde tedavisine erişemeyen gençler var. Ancak bunun yanı sıra ev ortamındaki huzursuzluk ve şiddet nedeniyle duygudurum bozukluğu yaşadığını belirten gençler de var. “En çok iletilen hak ihlali eğitim hakkında yaşandı. Eğitimde olan gençlerin belirttiği problemlerde ilk sırada bilgisayar veya internete erişimi olmadığı için dersleri takip edememe yer alıyor. Bunu takip eden problem ise hocaların anlayışsız ve mobbing’e varan tavırları. Hocaların kamera açmaya zorlaması, öğrencilerle mesajlaşma gruplarında kişiler üzerinde denetim mekanizması kurmaya çalışması, ders işlenmeyip sadece ders materyallerinin paylaşılması belirtilen ihlaller arasında. Benzer şekilde öğrencilerin öğrenmesini değil rekabeti arttıran tarzda sınav sürelerinin 2-3 kat azaltılması ve buna bağlı olarak kopyanın teşvik ettirildiği durumlar da bildirildi. Bununla beraber Erasmus gibi değişim programlarına katılmaya hak kazanan ancak pandemi nedeniyle hakları ellerinden alınan, geri dönmeye zorlanan veya kalmaları durumunda masrafları karşılanmayan gençler de bu problemleri bildirdiler. Uzaktan eğitim nedeniyle kazanılmış bursun kesildiği örnekler de var. Nadiren de olsa hocaların bilgisayar ve internet erişimi olmaması nedeniyle ders işlenmediği durumlar da bildirildi. “Kaygılar pandemi sürecinin belirsizliğinden kaynaklanıyor” Pandemi döneminde gençlerin çoğu salgının bitişinin belirsizliği ve uzun süre evde vakit geçirmekten dolayı kaygı bozukluğu yaşamaya başladığını belirtiyor. Gençlik Örgütleri Forumu’nun hazırladığı haritaya göre gençler en çok ev ortamındaki huzursuzluk ve şiddet nedeniyle duygudurum bozukluğuyla mücadele ediyor. Uzman psikolog ve psikoterapist Aslı Avşar’a göre ise pandemi ve evde uzun süre kalmak tek başına bir şeyi değiştirmiyor sadece var olan sorunların daha görünür olmasına sebep oluyor. Avşar pandemi döneminin psikolojik etkilerini şu sözlerle açıklıyor: “Pandemi süresince uzun evde kalma süreleri ve kişinin sosyo-psikolojik yapısı arasında büyük bir ilişki vardır. Hem kişilerin psikolojik oluşları hem de hayattaki şartları, “evde kalma” durumunun etkisi üzerinde rol oynar. Örneğin evde iki çocuğu ile birlikte kalan kişiyle, tek başına kalan bir insanın durumla başa çıkma düzeyi farklı olabileceği gibi; hafta içi çalışıp virüse maruz kalmaktan korkan ve haftasonunu zaten evde geçirmek isteyen bir insanla, bütün haftayı evde geçirmek isteyen bir insanın duruma bakışı farklı olacaktır. Aynı durumu kişilerin farklı psikolojik, çevresel ve biyolojik durumlarına göre değerlendirmek gerekir. İnsani bir eğilim olarak herkesi kendimiz gibi değerlendirme eğilimimiz olmasına rağmen herkesin tek ve biricik olduğunu aklımızda tutmamız gerekir. “Bazı kişiler kendileriyle vakit geçirme konusunda daha başarılı olabilir. Bu konuda daha hassas olan kişilerin ise birçok psikolojik alt yapısı olabilir. Otoriteyle başa çıkma, dürtüsel hareketler, kurallara uyma, geçmişten gelen travmaların etkisi, tükenme vb birçok etken kişinin evde kalma durumuna dair tepkisini belirleyebilir. Ancak bu sürelerin uzaması, ay bazında, yıl bazında gerçekçi bir takım yaptırımlara neden olduğu için tükenmelere sebep olabilir. “Kişiler yeni durumlara adapte olurken ne kadar rahatsa pandemi dolayısıyla değişen şartlara da o kadar kolay adapte olurlar ve oldular. Fakat eski düzende yapılan aktivitelere, görülen kişilere özlem de bir o kadar normal bir durumdur. Geleceğe dair belirsizlik kaygısı, bazı kişiler için depresif duygu durumlarında artış, çaresiz hissetme, tükenme, geleceğe dair plan yapmakta zorlanma olumsuz etkilerden olabilir; evde kalmanın olumlu etkileri ise kendiyle ve aileyle vakit geçirme, unutulan güzel vakitlerin hatırlanması, eve ait hissetme ve alanını düzenleme, aidiyet hissi, kendini tanıma ve geliştirme olabilir. “Bu dönemde kaygı bozukluğundan ve aile sorunlarından şikayet eden insanlar oldu. Ama tam tersine bu durumun aile yapısında ve kendinde herhangi bir soruna yol açmadığını belirten kişiler de var. Pandemi ve evde kalmak tek başına bir şeyi değiştirmiyor. Sadece hali hazırda bulunan olumsuz durumların daha görünür hale gelmesine neden oluyor. Örneğin, zaten sürekli insanlarla vakit geçirmek isteyen ve kendi başına evde sıkıldığını ve yalnız hissettiğini söyleyen bir kişi, pandeminin bu sonucundan diğer insanlara göre daha çok etkilenir. Ya da örneğin evde mahremiyetine saygı duyulmayan ve odasına izin alınmadan girilen bir ergen, evde kalma sürelerinde mahremiyetine yapılan saldırıya eskisinden daha çok maruz kalmak zorunda kalır. “Kaygıların evde kalma durumundan çok pandemi sürecinin belirsizliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Her insanın belirsizlikle mücadele konusunda bir kapasitesi vardır. Bu kapasitenin çocukluktan bu yana yaşanan birçok durumla alakası vardır. Bu belirsizlikler kişinin yaşına, mesleğine, yaşam tarzına, medeni durumuna ve bunun gibi birçok etmene göre değişir. Örneğin çocukları yeterince iyi eğitim alamayacak diye kaygılanan kişiler olabileceği gibi, evdeki yaşlı insanlara hastalık bulaştırma korkusu yaşayan insanlar da olabilir. Mesleğinden olup maddi kaygılar yaşayan insanlar olabileceği gibi, gebeliğinde bir sıkıntı yaşayacağından korkan insanlar da olabilir. Sonuç olarak tekrardan kişilerin kendileriyle ilgili durumları iyi değerlendirip ona göre adaptif çözümler bulmak ve belirsizlikle mücadele etmeye çalışmaktan başka bir şansı kalmıyor.” “Ailemle uzun zaman geçirmek psikolojik olarak yordu” Pandemi boyunca gençlerin en büyük sorunlarından biri ise aile baskısıyla mücadele oldu. Covid Problem Haritası’nda yer alan ve görüş aldığımız gençlerin de en çok şikayetçi olduğu konu aile evinde kişisel alana saygı duyulmaması, aile tarafından sürekli psikolojik baskıya maruz kalmak ve evde huzursuz bir ortam olması oldu. Özellikle aile evine dönmek zorunda kalan LGBTİ+ genç bireyler aile evinde cinsel kimliğini saklama mücadelesi veriyor. Konuyla ilgili görüş aldığımız LİSTAG yetkilileri “LGBTİ+ gençlerin pandemi döneminde aileleri ile birlikte yaşamadıklarını, daha çok evlere sığmak zorunda kaldıklarını” ifade etti. Dernek yetkilileri LGBTİ+ gençlerin cinsel kimliklerini ve/veya cinsel yönelimlerini ailelerinden ayrı daha rahat yaşıyor ve saklıyor iken, bu dönemde ailelerine görünür olduklarını ve ailelerin de çocuklarını artık görmezden gelemediklerini belirtti. LiSTAG yetkilileri pandemi döneminde danışma hatlarının daha sık aranır olduğunu ve danışma hattını daha çok gençler, ailelerine nasıl açılacaklarını ve nasıl onaylanacaklarını öğrenmek için aradıklarını vurguladı. (MS/AS)

“Gençlerin ihtiyaçları çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bugün baktığımızda uzmanların sosyalleşme alanlarının yeniden düzenlenmesi yerine kapatılmasının uzun vadede ciddi sorunlar ortaya çıkaracağı konusunda ikazlarını duyuyoruz. Haritada en sık belirtilen ihlal eğitim hakkı konusunda. Ancak bahsettiğiniz gibi sağlık hakkı içerisine dahil ettiğimiz sosyal ortamdan uzak kalmanın getirdiği rahatsızlık, kategorisi içerisinde en çok yer alan problem. Örneğin problem bildiren gençler, sosyal hayatları sanki bir anda yok olmuş gibi yalnızlık hissinden, artan ve yoğunlaşan kaygı belirtilerinden bahsediyor. Benzer şekilde daha önce konmuş tanısı olduğu halde tedavisine erişemeyen gençler var. Ancak bunun yanı sıra ev ortamındaki huzursuzluk ve şiddet nedeniyle duygudurum bozukluğu yaşadığını belirten gençler de var.

“En çok iletilen hak ihlali eğitim hakkında yaşandı. Eğitimde olan gençlerin belirttiği problemlerde ilk sırada bilgisayar veya internete erişimi olmadığı için dersleri takip edememe yer alıyor. Bunu takip eden problem ise hocaların anlayışsız ve mobbing’e varan tavırları. Hocaların kamera açmaya zorlaması, öğrencilerle mesajlaşma gruplarında kişiler üzerinde denetim mekanizması kurmaya çalışması, ders işlenmeyip sadece ders materyallerinin paylaşılması belirtilen ihlaller arasında. Benzer şekilde öğrencilerin öğrenmesini değil rekabeti arttıran tarzda sınav sürelerinin 2-3 kat azaltılması ve buna bağlı olarak kopyanın teşvik ettirildiği durumlar da bildirildi. Bununla beraber Erasmus gibi değişim programlarına katılmaya hak kazanan ancak pandemi nedeniyle hakları ellerinden alınan, geri dönmeye zorlanan veya kalmaları durumunda masrafları karşılanmayan gençler de bu problemleri bildirdiler. Uzaktan eğitim nedeniyle kazanılmış bursun kesildiği örnekler de var. Nadiren de olsa hocaların bilgisayar ve internet erişimi olmaması nedeniyle ders işlenmediği durumlar da bildirildi.

“Kaygılar pandemi sürecinin belirsizliğinden kaynaklanıyor”

Pandemi döneminde gençlerin çoğu salgının bitişinin belirsizliği ve uzun süre evde vakit geçirmekten dolayı kaygı bozukluğu yaşamaya başladığını belirtiyor. Gençlik Örgütleri Forumu’nun hazırladığı haritaya göre gençler en çok ev ortamındaki huzursuzluk ve şiddet nedeniyle duygudurum bozukluğuyla mücadele ediyor.

Uzman psikolog ve psikoterapist Aslı Avşar’a göre ise pandemi ve evde uzun süre kalmak tek başına bir şeyi değiştirmiyor sadece var olan sorunların daha görünür olmasına sebep oluyor. Avşar pandemi döneminin psikolojik etkilerini şu sözlerle açıklıyor:

“Pandemi süresince uzun evde kalma süreleri ve kişinin sosyo-psikolojik yapısı arasında büyük bir ilişki vardır. Hem kişilerin psikolojik oluşları hem de hayattaki şartları, “evde kalma” durumunun etkisi üzerinde rol oynar. Örneğin evde iki çocuğu ile birlikte kalan kişiyle, tek başına kalan bir insanın durumla başa çıkma düzeyi farklı olabileceği gibi; hafta içi çalışıp virüse maruz kalmaktan korkan ve haftasonunu zaten evde geçirmek isteyen bir insanla, bütün haftayı evde geçirmek isteyen bir insanın duruma bakışı farklı olacaktır. Aynı durumu kişilerin farklı psikolojik, çevresel ve biyolojik durumlarına göre değerlendirmek gerekir. İnsani bir eğilim olarak herkesi kendimiz gibi değerlendirme eğilimimiz olmasına rağmen herkesin tek ve biricik olduğunu aklımızda tutmamız gerekir.

“Bazı kişiler kendileriyle vakit geçirme konusunda daha başarılı olabilir. Bu konuda daha hassas olan kişilerin ise birçok psikolojik alt yapısı olabilir. Otoriteyle başa çıkma, dürtüsel hareketler, kurallara uyma, geçmişten gelen travmaların etkisi, tükenme vb birçok etken kişinin evde kalma durumuna dair tepkisini belirleyebilir. Ancak bu sürelerin uzaması, ay bazında, yıl bazında gerçekçi bir takım yaptırımlara neden olduğu için tükenmelere sebep olabilir.

“Kişiler yeni durumlara adapte olurken ne kadar rahatsa pandemi dolayısıyla değişen şartlara da o kadar kolay adapte olurlar ve oldular. Fakat eski düzende yapılan aktivitelere, görülen kişilere özlem de bir o kadar normal bir durumdur. Geleceğe dair belirsizlik kaygısı, bazı kişiler için depresif duygu durumlarında artış, çaresiz hissetme, tükenme, geleceğe dair plan yapmakta zorlanma olumsuz etkilerden olabilir; evde kalmanın olumlu etkileri ise kendiyle ve aileyle vakit geçirme, unutulan güzel vakitlerin hatırlanması, eve ait hissetme ve alanını düzenleme, aidiyet hissi, kendini tanıma ve geliştirme olabilir.

“Bu dönemde kaygı bozukluğundan ve aile sorunlarından şikayet eden insanlar oldu. Ama tam tersine bu durumun aile yapısında ve kendinde herhangi bir soruna yol açmadığını belirten kişiler de var. Pandemi ve evde kalmak tek başına bir şeyi değiştirmiyor. Sadece hali hazırda bulunan olumsuz durumların daha görünür hale gelmesine neden oluyor. Örneğin, zaten sürekli insanlarla vakit geçirmek isteyen ve kendi başına evde sıkıldığını ve yalnız hissettiğini söyleyen bir kişi, pandeminin bu sonucundan diğer insanlara göre daha çok etkilenir. Ya da örneğin evde mahremiyetine saygı duyulmayan ve odasına izin alınmadan girilen bir ergen, evde kalma sürelerinde mahremiyetine yapılan saldırıya eskisinden daha çok maruz kalmak zorunda kalır.

“Kaygıların evde kalma durumundan çok pandemi sürecinin belirsizliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Her insanın belirsizlikle mücadele konusunda bir kapasitesi vardır. Bu kapasitenin çocukluktan bu yana yaşanan birçok durumla alakası vardır. Bu belirsizlikler kişinin yaşına, mesleğine, yaşam tarzına, medeni durumuna ve bunun gibi birçok etmene göre değişir. Örneğin çocukları yeterince iyi eğitim alamayacak diye kaygılanan kişiler olabileceği gibi, evdeki yaşlı insanlara hastalık bulaştırma korkusu yaşayan insanlar da olabilir. Mesleğinden olup maddi kaygılar yaşayan insanlar olabileceği gibi, gebeliğinde bir sıkıntı yaşayacağından korkan insanlar da olabilir. Sonuç olarak tekrardan kişilerin kendileriyle ilgili durumları iyi değerlendirip ona göre adaptif çözümler bulmak ve belirsizlikle mücadele etmeye çalışmaktan başka bir şansı kalmıyor.”

“Ailemle uzun zaman geçirmek psikolojik olarak yordu”

Pandemi boyunca gençlerin en büyük sorunlarından biri ise aile baskısıyla mücadele oldu. Covid Problem Haritası’nda yer alan ve görüş aldığımız gençlerin de en çok şikayetçi olduğu konu aile evinde kişisel alana saygı duyulmaması, aile tarafından sürekli psikolojik baskıya maruz kalmak ve evde huzursuz bir ortam olması oldu.

Özellikle aile evine dönmek zorunda kalan LGBTİ+ genç bireyler aile evinde cinsel kimliğini saklama mücadelesi veriyor. Konuyla ilgili görüş aldığımız LİSTAG yetkilileri “LGBTİ+ gençlerin pandemi döneminde aileleri ile birlikte yaşamadıklarını, daha çok evlere sığmak zorunda kaldıklarını” ifade etti.

Dernek yetkilileri LGBTİ+ gençlerin cinsel kimliklerini ve/veya cinsel yönelimlerini ailelerinden ayrı daha rahat yaşıyor ve saklıyor iken, bu dönemde ailelerine görünür olduklarını ve ailelerin de çocuklarını artık görmezden gelemediklerini belirtti. LiSTAG yetkilileri pandemi döneminde danışma hatlarının daha sık aranır olduğunu ve danışma hattını daha çok gençler, ailelerine nasıl açılacaklarını ve nasıl onaylanacaklarını öğrenmek için aradıklarını vurguladı. (MS/AS)

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın