Basında Yaşlılık

Unutmayın! Her yaşlı düşkün değildir

Unutmayın! Her yaşlı düşkün değildir

Şu bilgi çok net ve açık: Problem yaşlılıkta değil, düşkünlükte.

Formda ve zinde yaşlanan biriyseniz yaşınız ne olursa olsun COVID-19 enfeksiyonuna en az gençler kadar dirençli olabilirsiniz. Yok eğer düşkün biriyseniz, daha 30’lu, 40’lı yaşlarda bile bu enfeksiyonu da benzer başka enfeksiyonları da çok ağır ve zor geçirebilirsiniz. Kısacası, bilelim ki her yaşlı düşkün değildir. “Düşkünlük meselesi” ise bedensel ve ruhsal kapasiteyle ilişkili bir sorun ve çoğu zaman düzeyine bizim karar verdiğimiz bir durum, bir haldir. COVID-19 enfeksiyonunda can sıkıcı süreçlere yol açan esas faktör de zaten yaşlılıktan ziyade işte bu düşkünlük meselesidir. Daha doğrusu düşkün insanların çoğunun yaşadığı kronik hastalık problemleridir.

ÖZETİ ŞU
DÜŞKÜNLÜK=KRONİK HASTALIK

EĞER ciddi bir kronik hastalığınız varsa, yani organ yetmezliği, ilerlemiş diyabet, ağır düzeyde astım problemi gibi sorunlardan birini veya birkaçını yaşıyorsanız, yaşınız değil 60-70, 40-50 hatta 20-30 civarında olsa bile siz de düşkün biri sayılabilirsiniz. Tersine, kendinize iyi bakan biriyseniz, güçlü ve kuvvetliyseniz 70’li, 80’li yaşlarda bile zinde ve formda kalabilirsiniz. Bir daha tekrarlayalım: COVID-19 ve diğer ağır enfeksiyonlarda asıl mesele, yaşlılık değil kronik hastalıklara bağlı, bakımsızlığa bağlı, bedene ve ruha kayıtsızlığa bağlı “düşkünlük hali”dir. Ne yazık ki biz doktorlar bile bu “Yaşlılık mı, düşkünlük mü?” meselesini net ve açık olarak anlatamadık. Ve işte bu nedenle milyonlarca formda ve zinde yaşlımızı evlerine kapattık, dahası onlara bazı yasaklar da koymaya devam ediyoruz. “Peki düşkünlükten korunmak için ne yapmalıyız?” diyorsanız eğer, buyurun…

KISA BİLGİ
FORMDA VE ZİNDE YAŞLANMAK İÇİN

EĞER düşkün biri olmak yerine formda ve zinde kalmayı tercih ediyorsanız, sadece 6 maddeden ibaret bu önemli tavsiyeleri hemen bugün ve yaşınız ne olursa olsun hayat tarzınız haline getirin.

* TAVSİYE 1
DÜZENLİ EGZERSİZ YAPIN. Her gün en az 30 dakikanızı farklı aktivitelere ayırın. Egzersizi yaşamınızın ayrılmaz bir parçası yapın. Özellikle 50’li yaşlar sonrasında aerobik egzersizlere, mesela yürümeye ayırabildiğiniz kadar çok zaman ayırın.

* TAVSİYE 2
DENGELİ VE ÇEŞİTLİ BESLENİN. Yaşınız 50’yi geçince çok değil az yiyin. “Bu yaştan sonra can boğazdan gelmez, gider” kuralını harekete geçirelim. Aslan değil kuzu olmayı seçin, bitki ağırlıklı beslenmeye gayret edin.

* TAVSİYE 3
KİLONUZU VE BEL ÇEVRENİZİ İZLEYİN. Makul bir kiloda kalmaya, bel çevrenizi düşük tutmaya bakın. Bel çevreniz erkekseniz 100, kadınsanız 90 santimetrenin üzerine asla çıkmasın.

* TAVSİYE 4
UYKUNUZDAN TAVİZ VERMEYİN. En ufak bir uyku sorununuzu bile çözmeye gayret edin. Uyku kaybı ve kalitesiz uyku iyi yaşlanmanın en sinsi düşmanıdır.

* TAVSİYE 5
HUZURU BOL, STRESİ AZ BİR HAYATI SEÇİN. Manevi yanınız zengin, inancınız sağlam, aidiyetleriniz güçlü olsun. Hoş görmeyi, affetmeyi, boş vermeyi, “Bu da geçer” demeyi, şefkatli sevecen biri olmayı hedefleyin.

* TAVSİYE 6
AİLENİZ VE DOSTLARINIZA ZAMAN AYIRIN. Sosyal bağlarınızı mümkün olduğu ölçüde genişletin. Arkadaşlarınız ve dostlarınıza daha çok önem verin. İşinize veya hobilerinize sahip çıkın.

MASKE OKSİJENİMİZİ AZALTIR MI

SON günlerde en çok akla gelen sorulardan biridir başlıktaki soru. Net ve açık cevabım şu: Sağlıklı bir insanın kan oksijen seviyesi 90 ila 100 arasındadır. 95’in üzeri hedeflenir, 90’ın altında neredeyse acil durum ilan edilir. Gün boyu maske takan birinde, kan oksijen doygunluk seviyesi asla 95’in, hele hele 90’ın altına düşmemektedir. Öyle olsaydı zaten cerrahlar işlerini yapamazdı. Biliyorsunuz, uzunca hatta 8-10 saat süren ve aşırı dikkat gerektiren önemli cerrahi müdahalelerde hiçbir cerrah maskesiz çalışmıyor. Kısacası gün boyu maske takmak bize ne yetersiz oksijen alma (hipoksi) ne de kanımızdaki karbondioksit seviyesini arttırma (hiperkarbi) riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

BİR BİLGİ
ERKEKLER DAHA FAZLA ANTİKOR ÜRETİYOR

 

COVID-19 salgınında en çok erkekler hastalandı. Hastalık onlarda kadınlardan daha ağır seyretti. Neticede de salgında kaybedilen erkeklerin sayısı kadınların bir hayli üstünde oldu. COVID-19 salgınında erkeklerin durumunun farklı olduğunu gösteren yeni bir bilgi ise birkaç gün önce yayımlandı. İngiltere’nin ulusal kan nakli merkezi, elindeki verilere dayanarak erkek bağışçıların antikor üretme bakımından kadınlardan daha yetenekli olduğunu açıkladı. Tabii ki bu bilginin başka ülke ve merkezlerce de onaylanması gerekiyor.

Not: Bu Yazı hurriyet.com.tr Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir