Basında Yaşlılık

YAŞLANAN ELAZIĞ VE SORUNLARI

YAŞLANAN ELAZIĞ VE SORUNLARI

YAŞLANAN ELAZIĞ VE SORUNLARI

Gerontolog Ercan Tunç Elazığ’da Yaşlılar üzerinde yapmış olduğu araştırmada Yaşlanma ve Yaşlılık sorunlarını dile getirdi.Tunç yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı.

 

’’Elazığ ilinin 2016 yılında 65 yaş ve üstü olan kişi sayısı 51.943 kişiye ulaşmıştır. Bu sayı toplam nüfus oranı içinde %8.97 oranında olduğu belirlenmiştir. 2007-2016 yılları arasında yaşlı nüfus oranındaki değişimin sonuçlarında önemli farklılıklarla karşılaşılmıştır. 90 yaş ve üstü sayısı 2007 yılında 849 iken, 2016 yılında bu sayı %44.11 artış göstererek 1.519 kişiye ulaşmıştır. 85-89 yaş arasında 1762 kişi iken, 2016 yılında bu sayı %48.07 artış göstererek 3.393 kişiye ulaşmıştır.
Sayıları gerontolojik olarak yorumlaması yapıldığında Elazığ 65 yaş ve üstü oranı Türkiye’nin ortalamasının (%8.33) üzerinde olduğu belirlenmiştir. Elazığ sahip olduğu yaşlı nüfusuna yönelik ne tür hizmetler verdiği değerlendirildiğinde hiçbir çalışmanın olmadığını üzülerek söylenebilir. Elazığ’da yaşlılara yönelik hizmetlerin olmadığını Türkiye genelinde yaşlılara hizmet veren Belediyelerin çalışmaları dikkate alınarak belirtilmiştir. Belediyelerin yaşlılara yönelik artan önemli hizmet modelleri geliştirmeye yönelik çalışmaları dikkat çekmektedir. Belediyelerin vermiş olduğu hizmetleri sizlerle paylaşmak ve Elazığ Belediyesi’ne de örnek olmasını diliyorum.
1) Evde Bakım Desteği
2) Yaşlı Yaşam Merkezleri
3) Sağlıklı Yaş Alma ve Dayanışma Merkezi
4) Belediye Huzurevleri
5) Alzheimer Hasta ve Yakınları Buluşma-Dayanışma Merkezi
6) Gündüz Bakım Merkezi
7) Yaşlı Dinlenme Salonları
8) Hobi Bahçeleri
9) Akıllı Yaşlı Bakım ve Koordinasyon Merkezi gibi daha birçok hizmet modelleri ülkemizin çeşitli illeri ve ilçelerinde uygulanmaktadır. Ancak Elazığ Belediyesi’nin kendi bölgesinin ve kültürel değerlerine özgün hiçbir projenin bulunmaması ve aynı zamanda dezavantajlı olan bu yaşlı oranının yalnızca özel sektör tarafından kazanca dönüştürmesine destek vermiştir. Azizler şehri, yaşlısına değer vermeyen bir belediyenin politik olarak da olumsuz etkilerini yaşayacaktır.

Dünya ve Türkiye’de toplum içindeki yaşlı oranı artış gösterirken bir yandan da yaşlılar arasında Alzheimer hasta sayısı da artış göstermektedir. “Alzheimer hastalığı, beyin hücrelerinde harabiyetine neden olarak hafıza kaybı ile çalışma hayatı, hobiler ve sosyal ilişkilerde bozulmaya yol açar. En sık demans nedeni olup bütün demansların yüzde 50-80’inini oluşturur. Hastalığı iyileştiren bir tedavi yoktur” Uluslararası Alzheimer hastalığı kuruluşunun 2013 yılında demans ile ilgili yayınladığı istatistiksel verilerine göre dünya çapında 44,4 milyon demans hastası olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakamın 2030 yılında ise 75,6 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir. 2011 yılında dünya çapında demans hastalığının tahmin edilen maliyeti 604 milyar dolardır. 2010 Uluslararası Dünya Alzheimer Raporu’nda şöyle denilmektedir: “Eğer Alzheimer hastalığı, bir şirket olsaydı, dünyanın en büyük cirolu şirketi olurdu ve eğer Alzheimer diye bir ülke olsaydı dünyanın 18. büyük ekonomisine sahip ülkesi olurdu” (DALAN, 2013).

Bir diğer önemli konu Alzheimer hastalığı üzerine olacaktır. Peki bu konuda sayılar ve istatistikler nelerdir? Prof. Dr. Topçuoğlu, “Tahmini olarak dünyada 35 milyon, Amerika’da 5 milyon, Türkiye’de 400 bin Alzheimer hastası var. Nüfusun yaşlanması ile birlikte bu rakamların 2030’da iki, 2050’de üç katına çıkması bekleniyor. Hastalığın görülme sıklığı yaşa göre değişiyor. Alzheimer hastalığı için ileri yaş kanıtlanmış tek risk faktörü olarak gösterilmektedir. 60 yaş ve üzerinde bu oran %1 iken, 85 yaş ve üzeri olan yaşlarda %50 oranına yükselmektedir. Her beş yıllık artışında Alzheimer görülme riski 2 kat arttığı belirtilmektedir. Bu hesaplama yöntemiyle 5 bin kişinin üzerinde bir sayının olduğu öngörülmektedir. Alzheimer hastasına bakım veren ve yakınlarının yaşadığı sosyo-ekonomik sorunların yanı sıra tükenmişlik, anksiyete, depresyon gibi daha birçok farklı kronik hastalıkla karşı karşıya kalabilmektedir. Yalnızca bunlarla sınırlı olmamaktadır. Alzheimer hastasının bakımı esnasında yaşanan sorunlar sonucunda hastasına şiddet, suistimal ve ihmalde bulunabilmektedir.

Türkiye’de Alzheimer hastalarına yönelik merkezler sınırlı sayıdadır. Alzheimer hastalarına yönelik oluşturulan merkezlerin olmaması nedeniyle tüm bakım yükü ailenin üzerine yüklenmiştir. “Aile, yaşlanan toplumun sigortası haline gelmiş durumdadır. Ailelerin yüküne ortak olunmadığı taktirde gelecekte çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalınacaktır (TUFAN, 2017)
Sayın Elazığ belediyesi yetkilileri yaşlısına saygısını, sevgisini, desteğini, uzatması gereken eli, ne zaman görecektir. Artık neyi bekliyoruz. Gaziantep’de yaşanan olay gibi sayısız sayıda Elazığ ilinde yaşanmadığının güvencesini verebilir mu? Eğer verebiliyorsa bizlere bu gibi olaylarının yaşanması yönünde şu ve bu hizmetlerimizle gerekli tedbirlerimiz bulunmaktadır. Alzheimer hastasının ve ailelerinin çığlıklarına ne zamana kadar kulaklarınızı kapatacaksınız?
Değerli Elazığ’ın Aziz insanları, bilge kişileri, Yaşlı GAKKOŞ dedeleri ve nineleri sizlere gerekli tüm hizmetlerin ulaştırılması için Gerontolog olarak yaptığım Yeminim doğrultusunda sizlerin yanında olacağım.

Elazığ Belediyesi yetkilileri “Ses ver, eğer oradaysan..’’dedi.

Not: Bu Yazı elazighaberayrinti.com Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Listeye geri dön

Bir cevap yazın