Hayata Dair

Gölleri Okyanusları ve Ülkesi Olan Kadın

Gölleri Okyanusları ve Ülkesi Olan Kadın

Sürekli seyrüsefer hali yoruyor elbette. İyi bir iş bulursam emekli olurum, değilse hayır! Ayrancı’da eski, dökülen bir terasta oturuyorum. Kiraya çalışıyorum zaten. Yurttaki gibi, hep parasızım. Bayramdan sonra görüşelim!

Gönderme tarihi: 02/01/2006 12.19
Konu: maziden merhaba

Merhaba! Ben Çiçek… Çiçek Hakalır! Yurt arkadaşın!

Bugün “bianet”ten gelen BİA haber listesinde de seninle, yani yazınla karşılaşınca çok şaşırdım. İzini bulmak mutlu etti beni. “Kızlarıma yeni yıl hediyem” yazın duygulandırdı beni. Gerçekten ikiz kızların mı var?

Maziye döndüm. Elinde file, parmağında mangır alyansla nereye gittiğini bilmediğim (aslında bildiğim ve dönmezse diye endişeyle beklediğim) günleri, hüzünle karışık gülümseyerek andım.
Hayat nasıl gidiyor? Nerdesin? Ben memurculuk yapıyorum. İki köpekle düşe kalka yaşıyorum işte… Görüşelim… Kızlarına sevgiler. Öptüm.

02/01/2006 12.19

Re: Maziden merhaba

Selam! Evet, ne çok mandalin yerdik yurtta, odada. Ya hiç, ya kilolarca… Mandalin ve şokella bana da hep sizi anımsatıyor! Ve o pervasız dönemimi.

Sıska yanaklarımdan öpemeyeceksin. Ben göbekli, yuvarlanarak giden şişko bir teyzeyim artık. Etek giydiğimde ise, Adile Naşit’in ikiz kardeşi olduğum hemen anlaşılıyor.

Bugün pasif jimnastiğe başlıyorum. Hayatımda ilk kez spor yapacağım için çok heyecanlıyım:)))

‘Boşanmışlar Klübü’müze hoş geldin! Kıdemliyim ya! Bizim ‘sekiz’li kuşak, özel hayatlarında dikiş tutturmayı beceremedi. Çevremdekilerin çoğu, bu klübün üyesi ve durumlarından şikayetçi değil… Potansiyel üyeler de sıra bekliyor.

Fizik mühendisliğiyle alakasız bir iş yapıyorum. Kaderin ördüğü ağları çözemedik.

Sürekli seyrüsefer hali yoruyor elbette. İyi bir iş bulursam emekli olurum, değilse hayır! Ayrancı’da eski, dökülen bir terasta oturuyorum. Kiraya çalışıyorum zaten. Yurttaki gibi, hep parasızım. Bayramdan sonra görüşelim! Sevgiler…

02/01/2006 17.42

Re: Re: Maziden merhaba

“Jimnastiğin pasifi bir işe yaramaz, aktifini yap!” diyerek moral vermişsin, sağol ya! Gülendam’ın kabus gibi yılbaşı hediyesi, bu jimnastik paketi. Saatli – disiplinli işleri sevmem. Bakalım kaç gün sürecek? Üşengecim. Aslında bu yumuşak yumuşak halimden memnunum:)) Yıllarca kuru kuru gezince bu şahane, şişko halimi pek sevdim. Kilo verip-vermeyeceğim çevremde iddia konusu…

‘Hayatın nasıl gidiyor?’ sorumu istediğim anlamda yanıtlamadın. Gözümden kaçmadığını bilesin! ‘Bayan Merakiye’ ifadeni alır nasılsa.

03/01/2006 11.56

Re: Re: Re: Maziden merhaba

Ben jimnastiğin pasifini severim, arkadaş! Seans süresince kendimi prenses farz ettim. Beni zayıflatma konusunda salon sahibi kadın pek iddialı. Bilse, oradan çıkıp bir şişe şarap devirdiğimi :)))

Yüz yüze görüşene dek telefonda bile konuşmayalım önerin kabul edilmiştir. Sihir bozulmasın: ok. Bana özel yaşamımı sormuyorsun hiç? Dur, sihiri bozayım!

Havacı ve karacı askeri kanatların ardından siyasi kanada geçtim. Sonra özel sektöre açıldım.:)) Bütün hayalim bir taşerondu: olmadı. Kısmet değilmiş… “Artık paralı biri olsun!” diyordum… Gönül bu: gitti taaa İzmir’de müflis, okumuş artık evsiz ama çocuklu bir adama kondu. Bana “yenge” de çocuğum!

Yazılası hayatım olduğunu düşünen arkadaşlarım, tembelliğimi bildiklerinden “sen teybe anlat, biz yazalım!” diyorlar ama… Yoksa: elin değmişken sen mi yazsan? Parayı kırışırız! Bu aralar o kadar parasızım ki: gözüm döndü bir an…

Hayatımda enterasan kesişmeler var. Bir yazsam: tarihe ışık tutacağım! Aslında iyi bir kentli kadın örneğiyim.:))) Başka bir sıfat da bulunabilir elbette…
Şaka bir yana üzüntülü, keyifli, bol kırılmalı, bir hayatım oldu Bir ara psikiatriste taşınıyordum: iki gözüm iki çeşme.

Bana “Tüm kadınlar iki rolden birindedir: ya Asena’dır ya Derya Tuna… Bunu unutma!” deyince, bende “Yani tüm erkekler de İbo mu?” diye sormuştum. Yanıtı: “Evet! Siz kadınlar Van’lı, Çorum’lu, Konya’lı Artvin’li, Uşak’lı adamlardan Paris’li biri gibi davranmasını bekliyorsunuz. Yanılgınız bu! Gelin, bütün erkekler İbo, kadınlar da Asena / Derya gerçeğini kabul edin. Arada bir “Acaba şimdi hangisiyim?” diye düşünüp, gerçeği de kabullenin! Hayatınız çok kolaylaşır” dedi.

Doğru çok kolaylaştı. “Ben bir taneyim. Şahaneyim! Vayyy bu bana yapılır mı?” demiyorum artık… Çenem düştü: sağlıcakla

03/01/2006 13.47

Re:Re:Re:Re: Maziden merhaba

Seni güldürdüğüm için kendimi kutladım. Kabzımal önerini sevdim.
Bana güvenilmez kızım… Üzülünce de dibe vuruyorum. İşte son rezilliğim/dengesizliğim… Evvelki cumartesi sabahı, köpeklerle yatakta kahvaltımızı yaptık. Gazete+kitap+bilgisayar faslı… Oyalayamadım kendimi. 12.00 gibi tepem attı. Votkayı portakal suyuyla karıştırdım. Pek hoştu. Gerisi geldi. Kapı çalınıyor, yoksa tekmeleniyor mu? Algılayamayacak kadar… sızmışım… Zor açtım kapıyı.

Gülendam; en yakın arkadaşım kapıda. Hocadır kendisi ve hoca hoca bakar insana: ayıplarcasına. “İyi misin? Telefonları açmayarak delirttin hepimizi! Senin İzmir’li vatandaşın aradı beni: ‘Git, Çiçek’e bak!’ diye… Ne yaptın?” diyordu. Anlayamadım o kafayla telaşını… Meğer içip, içip vatandaşa mesaj çekmişim. Telefonda tartışınca da, cep telefonu kapatıp, sabit telefonu meşgule almışım. Film kopuk, gözler davul…

Ertesi gün İzmir’den gelen misafirimin ve Gülendam’ın başı ağrırken, ben -utanmadan- gülüyordum. İçkiye dayanıksızlığı nedeniyle sıkça dağılan arkadaşım Hale’nin rezilliklerine alışkınız. Dün mesaj çekmiş: “Rezalet çıkardım yine!” diye. Yanıtımda “Ne var: rahatlamışın işte” dedim. “Empatik ve sempatik arkadaşım seni seviyorum” dedi telefonda.

Bolca akıl sattığımızdan görenler beni / bizi akıllı zanneder! Nerde? Balık burcu: çift kişilik durumu. Kabzımal sevgili fikrini tuttum. Şimdiki de temiz ve şeker bir marangoz… Bayramda eski karısı ve çocuklarıyla Bursa’da olacak! Ege dolaylarından saf ve temiz bir Anadolu çocuğu olarak bana: “Sende gelsene Bursa’ya!” diyor! Komedi ya…

Askeri – siyasi adamları geçeceksin… Bakkal-market sahibi yada gıda toptancısı görürsen dur! Ne kadın hakları ihlali gördü bu satırların yazarı, bir bilsen!

Birazdan bürokrat bir kadın olarak toplantıya gideceğim. Çok işim var: bingo hazırlayacağım. Efenim, her toplantıda yan yana oturduğum bir arkadaşımla bingo oynuyoruz. Önceden en çok kullanılması olası olan kelimelerden bingo hazırlıyoruz. Toplantı sırasında kelime geçtikçe işaretliyoruz. Tavsiye ederim; toplantıları çekilir kılıyor. Gerçi gülerken yakalanırsan kötü oluyor? Bye bye

03/01/2006 17.06

Re: Re: Re:Re:Re: Maziden merhaba

Bingo sonuçları… Sinerji:3, Sayın:5, değerli arkadaşlar:7, sayın başkan:4, katkım olacak:1. Kazanan: ben tabii.

“Kiminle yaşadığın değil, kiminle yaşlandığın önemli” lafını sevdim. İki çocuk anası arkadaşım: Zenginliğinin farkında ol! Ya ben! Oradan oraya savruldum sadece. Stres küpü oldum.
İki yıl sonra bir sevgilim oldu. Beş yıl sonra ayrıldığımızda, 37 yaşında menapoza girmiş bir kadındım. Sonra o adam. Bir yıllık beraberlik, dört yıl depresyon getirdi bana. O dönem aklımı kaybetmiştim…

Mayısta girdi hayatıma, marangoz. Başım göğe erdi(!) Kümülatif sonuç: S-I-F-I-R.Ben yalnızlığımı seviyorum. Bir erkekle ömür boyu beraber olamam zaten. Büyük bir aşk da bana düşmez.

İşkolik bir kadın oldum. Bu aralar dizi filmlere vurdum kendimi. Ayda bir Ankara’ya gelen yavuklumla görüşüyoruz. Gülendam, pasif jimnastik muhabbetiyle beni sosyalleştirmeye çabalıyor aklınca.

Ben kendimle eğlenebiliyorum. Unlarını eleyip, duvara asan bunalım buhran takılan dört arkadaşım var. Dizi reklamlara geçtiğinde, birbirimizi arayıp “Ay şurayı kaçırdım: n’oldu?” diye sorarız. O halimizi gören nebatigiller familyası ile genetik yakınlığımız olduğunu düşünür.

Neyse, toplantı pek hoştu… Eşek gibi çalışacak birisine ihtiyaç husul olduğundan arkadaşının terfi durumu söz konusu. Birimim değişecek! Katlanacağız kardeş! Seyahatler artacak, mesai uzayacak, sorumluluk katlanacak, az biraz yetki verilecek ama elime geçen para sabit kalacak… Adalete bakar mısın?

Yaşlılık uzmanı arkadaşım! İnsanın çenesinin düşmesi ve parmaklarının klavyede fazla mesai yapması yaşlanma belirtisi mi? Öptüm… Devlet “Yeter artık, çok çalıştın. Git evine, dizi seyret!” diyor!

24/01/2006 10:25

Ynt:Nar çiçeğim

Günaydınım, nar çiçeğim, sevdiğim… Bu ülkede idarecilik elbette akıllı insan işi değil! İyi idareci olma kaygım yok! Çalışanlarımı sırtımda taşımayı bırakalı hani oldu. Tüfeğin icadı: milat bu konuda arkadaşım. Yeni iş düzenimi kurabilsem, daha az yorulacağım. Çalışmayı seviyorum: beni dünya gailesinden uzaklaştırıyor.

Bilgisayar benim de gözlerimi çok yoruyor. “Belli aralıklarla gözlerini tavanda seçtiğin bir noktaya 1-2 dakikalığına (ki: orası senin ülken olsun) sabitle!” önerini çok tuttum. Daha mektubunu okurken odamın tavanından bir ülke, bir okyanus ve mor renkli bir göl aldım. Bende mesaimin en özel anını kahve içmeye ayırıyorum. Hadi gel: kahve içelim. Fal da bakarım ha!

İyi çalışmalar!

24/01/2006 18.11

Konu: slm

İşe bak ya: millet çıkalı hani oldu. Ben, çalışıyorum. Hep böyle olacaksa, yakında deliririm. Seninle yüz yüze geldiğimizde arkadaşına sosyal hizmet yaparsın artık… Yazışmalarımıza bayılıyorum. Biraz sakinleyebilsem! İyi misin? Evimde hayvanat var diye bana gelmeyeceksin ha? Köpek korkunu atlat kızım: Yakışıyor mu sana kedi-köpekten korkmak! Öptüm.

25/O1/2006 09.14

Re: slm

Ayyy, teyzeleri öyle deme… Benim köpeklerim çok tatlı. Söz: onları banyoya kilitleyeceğim. Kıyamet koparırlar ya. İnan, bir sürü insana tercih ederim köpeklerimi. Kapıda beni karşılamalarını, yemek hazırlarken yaptığımız muhabbeti bir görsen: bayılırsın!

25/O1/2006 09.32

Re:Re: slm

Hafta sonu ne kursuna gidiyorsun alla’sen? Valla nasıl zaman, dahası ruh buluyorsun? Talebemize(!) göre ayarlarız randevumuzu. Tavanımdaki gayrimenkullerimi sıkça denetliyorum. Öperim.

27.01.2006 09.22

Konu: günaydın

Hafta sonu -itirazsız- bendeyiz. Halisane egeli arkadaşıma bilumum ot-sebze yemekleri, salatalar yaparım. Aşçılığım iyidir. İcraatımı görünce hak vereceksin bana.:))) Evin yeri kolay…

27.01.2006 09.49

Re: günaydın

Öğleyin İstanbul’a gidiyorum. Programımız iptal! Üzgünüm. Ve sinir içinde. ‘Elbet bir gün buluşacağız / Bu böyle yarım kalmayacak.’ Nasıl da heveslenmiştim. File çorabımın rengi fıstık yeşili ya da fuşya olsun ki delişmen ruhuma iyi gelsin!

27/01/2006 11.42

Re:Re: günaydın

Kongre hazırlıklar için. Angarya-sever arkadaşının günü 36 saate çıkmalı. Yetişmem na-mümkün. “Hafta sonu İstanbul’da kalayım” dedim, “N’ayır!” dendi. Öptüm.

30/01/2006 11:22

Re:Re:Re: slm

Dağıldım. Yönetici oturur, memurları çalışır genelde. Serde mükemmeliyetçilik -ve güvensizlik- olunca, tersi oluyor. Doğru: Kendime gelebilmem için titremem gerek.Güzellik olursa keyfi çıkartılır, kızım!

30/01/ 2006 15.02

Re:Re:Re:Re: slm

Aşkı, meşki unuttum. İzmir’lim hafta sonu, Ankara’yı şereflendirecek. Gelişi hayırlara vesile mi? Göreceğiz.

Benim siyasi kanattan eks sevgiliye dün iş değişikliğimi bildirmiştim, mesajla. Yanıtında “Sen her şeyin en güzeline, iyisine layıksın!” demesi pek hoşuma gitti. Bir anda dibe vurabiliyorum. Sonra duvarcı ustası Çiçek Hanım işbaşı yapıp, koruma duvarını örüyor. Bu ara tuğla tüketimim fazla. Birikmiş işleri eritirsem sonrası ‘keine problemo’ . Öptüm.

07/02/2006 11.31

Konu: slm

Hengame+koşuşturmanın sonucunda dağıldım. Seninle yazışmayı özlüyorum. İzmir nasıldı? Annen? Hafta sonu evden çıkmadım. Şaklaban köpeklerim Camız-Malak, anneleriyle hasret giderdiler. Hava iyi olursa -ve havamız da- cuma akşamı görüşelim mi? Ertelemeyelim. Şefkatine ihtiyacım var. Biraz sızlanayım sana? Sevgiler!

23/02/2006 10:29

Konu: Köpek-sevmez merhaba

Eğer “sürünme” fiilinin anlamı “yaşamak” olarak değişti ise: yaşıyorum kardeş. Gripten bir hafta yattım. İyileşemeden Van’a gidince, dönüşte hastanelik oldum. Haftaya İstanbul. Rahat haram oldu bana. Öptüm.

27/02/2006 10:29

Re: Köpek-sevmez merhaba

Hengame berdevam. Devleti kurtaracağıma olan inancını koru lütfen!

08/03/2006 11.12

Konu: Sekiz Mart

Dünya emekçi kadınlar günün kutlu olsun:) Bizden emekçisi mi var? Dün kendime kırmızı bir manto aldım. Ayıptır söylemesi: çok yakıştı. Kırkından sonra kırmızı manto giyene, ege taraflarında söylenen bir söz var mı?

11/03/2006 14.04

Konu: Şarkı

Sana ekte gönderdiğim şarkı evvelki yıl benim ağlama şarkımdı. Sözlerine dikkat! Bu günümü bu şarkı ait.

19/03/2006 17.04

Konu: Kitap

Akşam bitirdim Marouz’in ‘Benim Hüzünlü Orospularım’ kitabını. Çok sevdim. Şimdi elimde Fethiye Çetin-Anneannem var. Düzene giriyorum. Kitap bile okuyorum. Bir de buluşabilsek! İzmir nasıl geçti? Annen iyi mi? Tavandaki okyanus büyüyor gün geçtikçe. Öptüm.

07/04/2006 16.16

Re: kitap

Bacım: iyi misin? İstanbul’dan döndüm. Sıhhat ve afiyet içinde:( çalışıyorum. Kızların vizeleri ne zaman bitecek?

08/04/2006 14.04

Re: Şarkı

yi yolculuklar! Annene acil şifalar.

15/04/2006 21.12

Re:Re kitap

Marangoz sevgilimle olan öyküm bitti. Darmadağınım. Murathan Mungan’ın “Bir kadın nasıl döner köşeyi” şarkısını bilir misin? Deniz Türkali söylüyor hani. Şimdi o şarkı zamanındayım. Yüz yüze gelir isek anlatacağım şey çok.

Kötüyüm, kardeş! Gülendam’ı bekliyorum. Bye Bye

23/04/2006 17.06

Re:Re:Re kitap

Erzurum’daydım. İyiyim. Öptüm.

26/04/2006 17.06

Re:Re:Re:Re: kitap

Gel meyhaneye gidelim bu akşam. Birikmiş yolluklarımı aldım. Hava da güzel. Kafa çekelim bacım! Benimki zaten çekiştirilmekten… Cevabını ver ki: yer ayırtayım.

Kızım; şu meyhane şarkılarının değişmesi üzerine de bir şeyler yazsana… Diskolarda ‘Onuncu yıl’ marşıyla zıplayanları, ‘leylim ley’ ile ellerini havaya kaldırıp, iki yana gidip gelenleri, sallananları, meyhanede de ‘imkansız aşk’la ağlayanları yazsan mesela… Ay, bana da mı ilham geldi ne? Cevap beklerken senden, masamda biriken raporları okuyayım bari!

26/04/2006 17.31

Re:Re:Re.Re:Re: kitap

“Yaşam kısa bir cümle / Ölüm üç noktası”

Ne yapalım; hayat kadar ölüm de gerçek! Arkadaşına benden de baş sağlığı dile.
“Biz gittikten sonra nasıl akacak bu nehirler / nasıl esecek bu rüzgar?”

28/04/2006 12.46

Konu: Gülendam

Ben Çiçek Shakespeare olarak “Her zaman ve her yerde eline geçen bütün saadeti yakala. En ufak parçasının bile kaçmasına izin verme! ” dediğimde Gülendam kızardı bana. Meğer sözümü dinliyormuş. Bisiklet alacak parası olmayan arkadaşımda motorsiklet tutkusu gelişti. Ardından da ders aldığı motor hocasına sevdalandı. Bu akşam yemeğe çıkıyorlar. Hayat!!!. Ben de paraşüt dersi mi alsam acaba?

02/05/2006 12.46

Re:Gülendam

Bu akşam ‘Aliye’ var ya; koşarak eve gideceğim. Ağlak kadına katlanamıyorum, Deniz’e ise bayılıyorum. Akşam, ucuzundan bir şişe kırmızı şarap eşliğinde dizimi izleyeceğim:))) Sevdiğim için izliyorum, Hakim Bey! Önceleri illegal izlerken, itiraf edip legal duruma geçtim. Allah için belgesel de izliyorum. Bana haksızlık etmeyin.

Senin öğretmen okullu arkadaşlarınla buluşman nasıl geçti? Kuşadası’na selam söyledin mi?

18/05/2006 13.06

Ynt: Davet

Gelemem. Bayram muhabbetine yeğenim geliyor. Halasına neler aldıracak bakalım? Tahlil sonuçlarını iyi çıkmasına sevindim. Sevgiler!

28/05/2006 16:03

Ynt:Ynt: Davet

Bir günlüğüne İstanbul’a kaçtım. ‘Şiş kebap-balık-raki-boğaz” faslı iyi geldi. Evin çatısı tadilatta. Ustalar benim evden inip- çıkıyor. Durum nanay… Terasta oturmanın bedeli! Dün eski mektuplarımıza göz gezdirdim: içim sıkıldı. Hep yakınmışım. Çekilmez bir kadın kimliği! Öğhh… Öperim.

09/06/2006 12.31

Konu: Çiçek nasıl kurtulur?

Koşturmanın sonu yok. İyi yetişiyorsun o kadar şeye… Ben yatağımı zor topluyorum.Kurudum kaldım:))) Diyorum ki: seyahatlere giyinip süslenip çıksam… Olur a: havaalanında, Havaş otobüslerinde, uçakta birileriyle karşılaşırım. Tercihim: taşeron/kabzımal. Beni bu yoldan çekip çıkarıp, evimin kadını yapacak biri olmalı. Sen nasılsın? Kızların ne zaman tatili?

16/07/2006 12.31

Re: Çiçek nasıl kurtulur?

Doğum gününü itirazsız bizim terasta kutluyoruz yarın akşam. Söyle gülüm; ne istiyorsun? Okyanusları, gölleri ve ülkesi olan arkadaşın ne yemek hazırlasın? Ne alsın sana hediye? Bir “ada” mesela…

18/07/2006 17.51

Re:Re Çiçek nasıl kurtulur?

NASIL İYİ GELDİN BANA! İyi ki yaşamıma girdin yeniden! Aynı şehirde altı ayda buluşmayı becerebilmek de meseleydi hani. Daha neler var anlatacağım. Bir daha ki buluşmaya teybinle gel! Bana konuşmak olsun:))) (ŞD/EÜ)

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

İlgili Mesajlar

Bir cevap yazın