Sair Yazılar

Küçük Mucidin Büyük Başarısı

Küçük Mucidin Büyük Başarısı

Küçük Mucidin Büyük Başarısı

Tam da Fethiye’ye gideceğim günlerin arifesinde gazetede okudum: Muğla-Fethiye Atatürk İlk Öğretim Okulu, 7/D sınıfı öğrencisi Muhammet Oran’ın görme engelliler için sensörlü baston yaptığını.

Gittiğimde; arkadaşım; emekli öğretmen Fercan Akçin aracılığıyla ulaştım ona. Okul çıkışında elinde bastonla ve yanında babasıyla geldi; buluşacağımız yere Muhammet.

Nasıl oluştu; bu proje fikri?

Teknoloji ve Tasarım Dersinde Yapım Kuşağı Projesi ödevim için ‘ne yaparım, ne tasarlamalıyım‘ diye düşündüğüm günler. Akşamüzeri mahallede futbol oynadıktan sonra eve giderken; yolda çok yaşlı; 75 yaşlarında; görme engelli bir amca gördük. Yönünü bulamadığı için kaybolmuş. Evini tarif edemeyince polise haber verdik. Evi bulundu sonunda. Bu beni etkiledi. Akşamleyin babama: “Ödev konumu buldum: görme engelliler için baston tasarlayacağım” deyince, onayladı. Ve yaptım.

Ne kadar sürede yaptın?

Mart ayıydı. İki hafta sürdü. Ben ucunda tekerlekler olduğu için ’görme engelli arabası’ diyorum bu sensörlü bastona.

Ne tür malzemeler kullandın?

Bebek puseti tekeri, puset bastonu, otomobiller için park sensörü ve 12 woltluk pil. Görme engellilerin sabit cisimleri saptayabilmesi için gerekliydi; sensör. Çukur ve tümsek gibi engelleri saptayabilmek için tekerlek lazımdı. Pil ise güç kaynağı.

Nereden sağladın o malzemeyi?

Babam hurdacıdan aldı; tekerlek ve bastonu. Sanayi Sitesinden, Çin malı sensör aldık 35 liraya. 450 liralık sensör alamazdık tabii; bir ödev için. Pil zaten çok ucuz. Yani maliyeti düşük. Kullanılan malzemenin kalitesi artarsa; ürünün kalitesi de artar, kullanıcıya sağlayacağı yarar da artar. Bu anlamda proje geliştirilmeye çok açık. Sensörün sesi azaltılmalı; mesela.

Babanın desteği önemli; galiba.

Evet. Babam teknik öğretmen. Bu proje düşüncesi benim tamamen. Babam malzemeyi sağladı. Bir de ellerimi parçalamayayım diye montesini yaptı; alet tehlikeli diye.

Öğretmenin nasıl buldu; projeni.

Çok beğendi, ilgi gösterdi, kutladı. ‘Bu projeden bir şey çıkar’ dedi ve dediği oldu. Sadece bir öğretmenim değil okuldaki ve dershanedeki tüm öğretmenlerim arkamda.

Projen gazete ve televizyon haberlerine konu oldu. Ne düşünüyorsun?

Mutluyum. Arkadaşlarım, öğretmenlerim, okul müdürüm kutladı. Gazetecilerle konuşurken heyecanlanıyorum biraz; kamera yüzünden. Aile büyüklerim komşularımız da mutlu oldu; bu başarımdan. Motive ediyor bu gelişmeler beni.

Bu tür projelere yatkınım biraz. Aynı derste; ‘kurgu kuşağı’ projesi çerçevesinde de bir projem var. Arabalar hız yaptığında kazalara neden oluyor. Yollarda 70-80 km hız sınırına uymayanlar var. Ben hızlı giden arabaları hızını algılayarak otomatik olarak düşürecek sensörlü tabelalar yapmayı hayal ediyorum. Adı üstünde bir hayal bu; gerçekleşmesi çok güç yani. En azından benim yaşımda biri yapamaz böyle bir şeyi. Arkadaşlarımla da tartıştım; bu hayalimi.

Arkadaşlarınla nasıl ilişkilerin?

Çok iyi. Sınıfta 7 kişilik bir arkadaş grubum var. Hem rakip, hem arkadaş olmayı başardık. Aramızdaki tatlı rekabet bizi ileriye taşıyor. Sınıfça; herkesin eşit görev aldığı ‘her şey gülen bir yüz için’ adlı sosyal proje aracılığıyla kardeş okulumuza destek verdik. Kimse kimsenin ne yardım ettiğini bilmiyor.

SBS türü sınavlar hakkında ne düşünüyorsun?

Ben çocukların yeteneklerine göre yönlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sınıflar çok kalabalık olmamalı. Az sayıda, en fazla 20 öğrenciden oluşan bir sınıfta bir öğretmen olmalı. O çocukları daha iyi tanır böylece ve öğrencileri daha yetenek ve ilgilerine göre yönlendirir. Henüz kesinleşmeyen bir düşüncesi var; Milli Eğitim Bakanlığının. Öğrenciler 4. Sınıftan itibaren böyle değerlendirilecekmiş ama sonuçlar açıklanmayacakmış. Orta öğretimde de buna göre öğrenciler ayrılacakmış. Sağlıklı olmaz; kayırma olur diye düşünüyorum.

Gözlerini kapat ve yıllar sonra nerede olduğunu hayal et; bakalım!

Bilim insanı olarak görüyorum kendimi. Sensörlü baston gibi projeler geliştirip hayata geçiren bilim insanı oluyorum. Bu sayede yardım ettiğim, hayatlarını kolaylaştırdığım insanlar, bana minnettar oluyor. Onlara yardım ettiğim için ben de kendimle gurur duyuyorum. Görme engelliler için geliştirdiğim bu bastonun seri üretimi yapılabilse; çok sevinirim. Bu bastonun titreşimli yapılması da mümkün.

Annen ve baban öğretmen. Üniversite öğrencisi abin var. Ailece yaratıcı ve üretken olduğunuz belli. Bolca okuduğun; hayal dünyanın zenginliğinden en çok bilim kurgu kitabı okuduğun anlaşılıyor. Analiz yeteneğin yüksek. Öğretmen annen ve baban seni her anlamda destekliyor. Okul başarın yüksek. Yabancı dilini de geliştirirsen hayallerine ulaşman için engel yok. Hayatında hiç beyaz baston görmemişsin; filmler haricinde. Görme engellilere özel yolları da görmemişsin; duyumların haricinde. Çevrende görme engelli yok ve sen böyle bir proje geliştiriyorsun. Af-ferin sana; yolun açık olsun; hayallerine tez zamanda kavuş Muhammet. Sana madalya takamam ama mavi boncuk takabilirim.

Teşekkür eden Muhammet’le Fethiye Kordonda bastonu kullandık birlikte; fotoğraf çekmek için. Bu arada babası Patent Enstitüsüne yaptıkları başvuruyu yakında tamamlayacaklarını, TÜBİTAK’a da başvurduklarını henüz yanıt gelmediğini söyledi. Dilerim her türlü destek sağlanır ve Muhammet’in hayalleri gerçek olur. (ÇT)

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın