Yaşlılara Yönelik Şiddet

Yaşlılara Kulak Vermeli. Mesela…

Yaşlılara Kulak Vermeli. Mesela...

Yaşlılar aile içi – dışı şiddet mağdurudur ama nedense adları şiddet mağduru gruplar içinde en son zikredilir.

Evinde yalnız yaşayan, hastane-bakımevi-huzurevinde kalan, yoksul ya da zengin olan, bakıcısıyla yaşam sürdüren, dul olan, başkasına bağımlı olan, fiziksel problemleri olan, bilişsel süreçlerinde yetersizlik olan, olumsuz fiziki koşullarda yaşayan, kendisine ekonomik destek ve barınma açısından bağımlı aile üyesi olan yaşlılar potansiyel şiddet mağduru olsa da, onların ihmal (yapılması gerekenlerin yapılmaması) ya da istismar (yapılmaması gerekenlerin yapılması) edildiğini saptamak güçtür.

Dünya Sağlık Örgütü yaşlıya yönelik şiddet konusunda; yaşlılığa ilişkin kalıp yargıları, nesiller arası jenerasyon farkı, veraset ve mülkiyet sistemi,  çocukların aile büyüklerini yalnız bırakarak başka yerlere göçmesini yaşlılara yönelik de kültürel ve sosyo-ekonomik risk faktörleri arasında sayıyor.

Yaşlı kadın ya da erkeğe uygulanan şiddet türleri arasında farklılık olmasa da, araştırma sonuçları kadın yaşlıların daha fazla mağdur edildiğini gösteriyor.

Yaşlının fiziksel, sosyal ya da duygusal ihtiyaçları ve ekonomik giderleri bakımını yapan kişilerce kasıtlı ya da kasıtsız karşılanmaması, gereksinimlerinin yetersiz olarak giderilmesi, sağlık veya iyilik halini tehdit edici ya da zarar verici hal ve hareketler görmesi, canının acıtılması, cinsel tacize uğraması şiddet göstergesi.

Şiddet gerçeği iki boyutludur: Uygulanan ve uygulayan.

Yaşlıya şiddet uygulayan kişi genellikle yorgun, tükenmiş, bilgisiz ya da desteksiz kalmıştır ve en önemlisi ruh sağlığı yerinde değildir.

Şiddet uygulanan yaşlı, maruz kaldığı şiddeti  –çoğu kez kendilerini suçladıkları için– genellikle başkalarına iletmezler. Onlar gördükleri şiddete nasıl tepki verileceğini bilmedikleri gibi, örneğin bağırma-çağırma-iteklenme-azarlanma-hakaret etme-ilgisizlik gibi tutumları da şiddet olarak algılamaz.

İnsanın ruhunu yaralayan şiddet ve şiddetten korunma konusunda yaşlıların bilgilendirilmesi onların kendilerini koruyup kollayabilmesini sağlar.

Yaşlının şiddet gördüğü saptandıysa –ya da zannediliyorsa– yapılacak birçok şey var. Şiddet uygulayana ve uygulanana danışmanlık yapılması, uygulayanın ruh sağlığı bozuksa tedavisinin sağlanması, uygulananın gerekiyorsa tedavisinin sağlanması, uygulananın barınması, beslenmesi, fiziksel ve ruh sağlığına müdahale edilmesi,  ekonomik destek verilmesi, uygulayandan uzaklaştırılması, yasal müdahalelerde bulunulması, geriatrik yatılı kuruluşa yerleştirilmesi, kaldığı yerde sürekli izlenmesi gibi.

Yaşlının şiddet gördüğü bilindiği halde, göz yumuluyorsa şiddet debisinin giderek artacağı bilinmeli.

Yaşlılara özellikle kadın olanlara şiddet uygulayanlar genellikle en yakın çevresindekiler yani eşi, çocukları, gelinleri, torunları, bakıcıları ya da kuruluş çalışanlarıdır.

Peki yaşlı kendi kendine şiddet uyguluyorsa… Mesela; sağlığına ilişkin yapması gerekenleri yapmıyorsa, yapmak isteyenleri engelliyorsa. Mesela; tüketmesi gerekenleri tüketmeyip, tüketmemesi gerekenleri tüketiyorsa. Mesela; yemesi gerekenleri sağlamak isteyenleri engelliyorsa. Mesela; önüne konulanları zamanında yemeyip kalite kaybına uğrattıktan sonra yiyorsa. Mesela; öz bakımını yapmıyorsa. Mesela giysilerini ve iç çamaşırlarını sıkça değiştirmiyorsa ya da mevsimine uygun giyinmiyorsa…

Mesela; yaşlı soğukta oturmayı tercih ediyorsa, evini temizle(t)meyip, çöplüğe dönüştürüyorsa. Mesela; kimseyle görüşmek istemiyorsa. Mesela; kendisine ulaşmak isteyenleri reddediyorsa. Mesela; kendine yardımcı olmak için çabalayanlara kötü davranıyorsa. Mesela; hayata değmiyorsa, sevdiklerine dokunmuyorsa durumun vehameti artar.

Yakınları –bile çoğu kez– onları görmediğinden, çevresindekiler –bile çoğu kez– onların durumunu fark etmediğinden vehamet derecesi daha da artar.

Dünyanın her yerinde sadece aile içinde değil, her ortamda yaygın şekilde özellikli şiddete maruz kalan, negatif ayrımcılığa uğrayan yaşlılar fark edilmek istiyor.

Şiddet bir toplum sağlığı sorunu ise hayatın içindeki her tür şiddete duyarlı olmak, çevremizde şiddete maruz kalan yaşlıları fark etmek ve onlar için bir şeyler yapmak gerek. (ŞD/EÖ)

* Şadiye Dönümcü. sosyal hizmet uzmanı.

** 2010- Dünya Yaşlılara Şiddet Ve Suistimal Farkındalık Günü’nde  dileğimiz; yaşlılar için kullandığı(m-n)ız;

  • Yaş yetmiş, iş bitmiş”,”Ağaç yaşken eğilir”, ” Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur”, “Eşek kocamakla (büyümekle) tavla başı olmaz” “Çaptan düşmek”, “Çürüğe çıkmak”, “Okunu atmış, yayını atmış”, “Ununu elemiş, eleğini asmış” “Elin ermez, gücün yetmez” , “Ele şenlik olursun”, “Artık köşende oturma zamanı” , “Yaşından utanmıyorsan, ak saçlarından utan!” vb. gibi atasözü ve deyimleri,
  • Yaşlı, tüketicidir.”, “Yaşlı memnuniyetsizdir.” , “Yaşlı müşkülpesenttir” , “Yaşlılar gençleri sevmez.”, “Yaşlılar geri kafalıdır.”, “Yaşlıların kafası basmaz”, “Yaşlılar bencildir”, “Yaşlı, sağlıksızdır.”, “Yaşlılar hoşgörüsüzdür”, “Yaşlılık durağan ve değişmez bir dönemdir”, “Yaşlılar katıdır, esnek değildir” vb. gibi kalıp yargıları

söylemi(m-n)izden kaldırılması dileğiyle kaleme alınmıştır.

*** Bu yazıda;

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

İlgili Mesajlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir