Aktif Yaşlanma

Yaşlılıkta Kendini Sürekli, Yeniden Yaratmak Mümkün

Yaşlılıkta Kendini Sürekli, Yeniden Yaratmak Mümkün

“Var olmak değişmek,
değişmek olgunlaşmak,
olgunlaşmak bireyin kendini
sürekli yeniden yaratabilmesidir.”
İ.Yalom.

Yaşlılık: Bir sosyal sorun

Yaşlanma; biyolojik bir süreç. Ancak yaşam biçimi, yapılan iş, beslenme alışkanlıkları, kronik hastalıklar, bireyin kişiliği ve çevresiyle karşılıklı ilişkileri nedeniyle her insanın yaşlılığı farklı seyreder. Aile ve nüfus yapısındaki değişim, coğrafi hareketlilik, sağlık ve sosyal güvenlik alanındaki gelişmeler, gelenek, kültür ve değerlerdeki farklılaşma, eğitim düzeyinin yükselmesi, ortalama insan ömrünün uzaması nedeniyle artan yaşlı nüfus vb. nedenlerle yaşlılık sosyal sorun olarak karşımıza çıkmakta.

Yaşlı ayrımcılığı (Ageizm)

Yaşlılar özgüven azlığı, göreli yoksulluk, , kuşaklar arası gerilim, bağımlı yaşam, sosyal yoksunluk, yetersiz gelir, potansiyellerini kullanılmama, kategorize edilme, yaşamlarını bağımsız sürdürememeleri, mevcut hizmetlerden yararlanmama, akraba-akran kayıpları vb. nedeniyle toplumdan marjinalize edilen (negatif ayrımcılık) yaşlılara yönelik politika ve stratejilerin yaşama geçirilmemesi, bu kesimin diğer kesimlerle bütünleşmesini engellemekte.

Yaşlılığa ilişkin kalıp yargılar değişmeli

Elbette insan nasıl yaşadıysa, öyle yaşlanır. Ancak ‘Yaş yetmiş, iş bitmiş’, ‘Ağaç yaşken eğilir’, ‘Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur’, ’Eşek kocamakla tavla başı olmaz’, ‘Okunu atmış, yayını atmış’, ‘Ununu elemiş, eleğini asmış’, ‘Elin ermez, gücün yetmez’, ‘Ele şenlik olursun’, ’Artık köşende otur!’, ‘ak saçlarından utan’ gibi atasözü ve deyimlerin kullanıldığı bir toplum, o insanı yaşlılık döneminde zorlar. Çünkü ‘Yaşlı, tüketicidir / memnuniyetsizdir / müşkülpesenttir / gençleri sevmez / geri kafalıdır / kafası basmaz / bencildir / sağlıksızdır / hoşgörüsüzdür / katıdır, esnek değildir’ vb. gibi kalıp yargılar yaşlıların yaşamını olumsuz etkiler.

Yaşlılık(emeklilik): toplumsal statü ve rol kaybı

Bireyin sosyal ilişkilerini, fiziksel aktivitesini, gelirini ve yaşam doyumunu azaltan, kendisine ilişkin algı ve tutumları olumsuzlaştıran, uyku ve beslenme düzenini bozan, asabileşmesine, dış görünüşe ve giyime özen gösterilmemesine ve aile yaşamında krize yol açan emeklilik dönemi; bireyin toplumsal statü, rol ve fonksiyon kaybına yol açar.

Yaşam kalitesini yükseltmek bireyin kendi elinde

Bireyin kişilik yapısı, dünya görüşü ve yaşam beklentisi bireyin yaşlılığa bakışını ve kabullenmesinde farklılıklar yaratır. Bireyin bu döneme özgü krizlere karşı direnç geliştirerek yaşam kalitesini arttırması gerekir. Bunun için sağlığı korumak, olası kayıplara hazır olmak, dönemin getirisi olumsuzluklarla baş etme becerileri geliştirmek, yeni roller üstlenebilmek, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirmek, toplumdan kopmamak, aile-arkadaş–toplum ilişkilerini sürdürmek, toplumsal çalışmalara katılmak önemli.

Başarılı ve sağlıklı bir yaşlı olmak mümkün

Çicero, yüzyıllar önce “Yaşlılığa katlanmak, kusurlarını çabalarımızla gidermek gerekir. Sağlığı göz önünde tutmak, bedeni ölçülü olarak işletmek, gücümüzü yok edecek denli değil, tazeleyecek denli yiyip, içmek gerek…
Hem yalnızca bedene değil, asıl zihne ve ruha özen göstermeli, çünkü yağsız kalan lambanın söndüğü gibi bunlar beslenmezse, yıkıma uğrarlar. Çok yorucu bir beden eğitimi, kuşkusuz bedeni ağırlaştırır, zihinse, işletildiğinde çevikleşir.” diyerek sağlıklı yaşlanmanın reçetesini özetlemiş.

Kronik bir sağlık sorunu olmayan ve kendi sorumluluğunu taşıyabilen yaşlıların bu reçeteye uyması ve yaşamlarını üretken kılmaları durumunda; uzun ve başarılı bir yaşlılık dönemi sürdürebileceği açıktır.

Yaşlı (emekli): Sürekli boş zamanı olan birey mi?

Toplum yaşlı bireyden elini çekerse o bireylerin etkinliğinin azalması doğal. Bu döneme uyum ve yaşam doyumunu arttırmak yaşlı bireylerin boş zamanını değerlendirme biçimine bağlı. Geçmişteki etkinliklerini sürdürmek isteyen ya da istemeden bıraktığı etkinliklerin yerine yenilerini koyabilen yaşlıların mutluluk düzeyinin artması kaçınılmaz.

Yaşlılık(emeklilik) sürekli balayı mı?

Emekliliğinin ilk dönemi (balayı) sonrasında, önceki yaşamında iş-mesleğinin yanı sıra boş zaman alışkanlıkları geliştirenlerin, daha önce yaptığı etkinliklere zaman ayıranların ve boş zamanlarını kaliteli olarak değerlendirenlerin uyum süreci genellikle daha başarılı olduğu biliniyor. Çalışırken emeklilik hayali kuranlar kendileri için yeni bir yaşam biçimi belirleyip, yeni keşifler ve değerlendirmeler için radikal kararlar almazlar ise, balayı sonrası hüsrana uğramaları kaçınılmaz.

Yaşlılık(emeklilik) için etkinlikler planlanmalı

Birey, dönemin getirisi boş zamanı toplumsal ilişkilerini koruyabileceği bir ortamda değerlendirmesi durumunda yalnızlık duygusunu tolore edebileceğinden emeklilik öncesinde bu döneme psikolojik olarak hazırlanmalı ve ev içinde / dışında yapılabilecek zihinsel, fiziksel, sosyal ve bireysel etkinlikler planlanmalı. Aktivite, entelektüel, hobilere zaman ayırmak, yeni keşifler yapmak, yaratıcılığı arttırmak bireyin yaşam doyumunu yükseltip, dinamik olmasını sağlar. Ev dışı etkinliklerini başka insanlarla yaparken sorunlarını paylaşabilen, rehberlik alan, kendini ifade etme ve potansiyelini ortaya çıkartma olanağı bulan yaşlı birey sevgi, şefkat, benlik duygusu ve ait olma gibi sosyal ihtiyaçlarını da karşılar.

Her yaşın kendine özgü özellikleri var

Yaşlı bireylerin bağımlı, salt tüketici konuma girmeleri engellenerek, güçleri, eğilimleri ve potansiyelleri doğrultusunda yaşamlarını sağlıklı ve aktif olarak sürdürmeleri desteklenmeli. Geçmişin devamı niteliğinde ve uzun dönemli ihtiyaçlarını karşılayan bir yaşam biçimi geliştiren yaşlılar, aktivitesi olmayan akranları gibi hayal kırıklığına uğramaz ve yalnızlık hissetmezler.

Yaşlılar (da) üret(ebil)meli

Çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneği azalan yaşlı bireyler için Dünya Yaşlılar Asamblesi’nde saptanan Kalkınma, Sağlık ve Refahın Sağlanması, Olanaklar Sunan Destekleyici Ortamların Sağlanması’na ilişkin Uluslararası Eylem Planı’nda; yaşlıların sosyal, kültürel, ekonomik ve politik katılımlarının tanınması, karar verme sürecine katılımlarının sağlanması, yaşlılar için istihdam olanakları sağlanması, yaşam boyu fırsat eşitliği sağlanması, yaşlıların kapasite ve danışmanlığından yararlanılması, kuşaklar arasında eşitlik ve dayanışmanın güçlendirilmesi, yaşlılara yönelik sosyal ve ekonomik eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına ilişkin hak ve ilkeler yer almakta.

Yaşlılık ulusal eylem planı

Uluslararası Eylem Planı dayanağında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarlığı koordinatörlüğünde hazırlanan ‘Türkiye’de Yaşlıların Durumu ve Yaşlanma Ulusal Eylem Planı’nda gerçekleştirilecek eylemler arasında;

* Yaşlıların çalışma yaşamına katılımını arttırmaya yönelik özel çaba gösterilmesi;

* Kayıt dışı sektörde çalışan yaşlılara yardımcı olunması;

* İş yaşamındaki yaş engelinin kaldırılması;

* Yaşlı çalışanlarının beceri ve yeteneklerine uygun gerçekçi ortam geliştirilmesi;

* Kırsal alanda yaşlılar arasında bilgi ve deneyim paylaşımının kolaylaştırılması;

* Yaşlıların eğitim ve üretkenlikleri ortaya koyan çalışma ve araştırmaların teşvik edilmesi;

* Yaşlıların çalışma yaşamında rehber edici, arabulucu ve danışman olarak rol oynamalarının sağlanması;

* Aile içinde, komşular arasında ve toplumda geleneksel ve geleneksel olmayan kuruluşlar arası yardımlaşmaların desteklenmesi ve güçlendirilmesi;

* Yaşlıların sosyal-kültürel ve eğitim deneyimlerinden yararlanılması ve kapasitelerinin kullanımının desteklenmesi;

* Yaşlıların gelir getiren işler, eğitim programları ve meslek ile ilgili aktiviteler aracılığıyla rehabilite edilerek ekonomik yeterliliklerini yeniden kazanmaları için yardım edilmesi vb. yer alıyor.

Yaşlılığa karşı zırhlanalım!

Yaşlılık (emeklilik) dönemini sallanan sandalyede oturup, pasif kalarak geçirmek mümkün!

Yaşlılığın getirdiği problemlerle yüzleşmeyip, bu sonuçtan başkalarını sorumlu tutup, sürekli yakınarak ya da onlara kızarak geçirmek de mümkün!

Yaşlılığı talihsizlik olarak algılaması sonucu girdiği depresyondan hiç çıkmayarak geçirmek de mümkün!

Ancak, yaşlılığın getireceği olumsuzluklara karşı zırh takınarak; önlem alıp, yeni görevler bularak, kendini sürekli meşgul kılarak, yeni ilişkiler kurarak yeni bir yaşam tarzı benimseyerek mutlu bir şekilde geçirmek de mümkün! (ŞD/NZ)

* Şadiye Dönümcü, Sosyal Hizmet Uzmanı.

** Yazının tamamı için: http://www.sosyalhizmetuzmani.org/yasliureten.htm

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

İlgili Mesajlar

Bir cevap yazın