Yaşlılıkta Bakım

Yemyeşil Baharındakilere Bakmak Kolay Değil!

Yemyeşil Baharındakilere Bakmak Kolay Değil!

Yüzyılımı dörde böldüm.
Her bölümü bir mevsim,
Biri kaldı, üçü gitti…
Yaz’ı gitti, güz’ü gitti,
Karlı, tipili kışı gitti,
Yemyeşil bir bahar kaldı!
Rıfat ILGAZ

Yemyeşil Baharındakilere verilecek özellikli bir bakımdır. Konuşma güçlüğü çeken, ağır işiten, görme netliği azalan, idrar-gaitasını tutamayan, kişisel hijyenine uymayan, düzensiz uyuyan, kısıtlı hareket eden, alıngan-endişeli- yaygaracı olan, yapabileceği işleri bile çevresindekilerden bekleyen, herkesi ve her şeyi eleştiren, herkesle her konuda zıtlaşıp tartışan, kimseye güvenmeyen, yanında hep birisini isteyen, bir soruyu defalarca soran yaşlı insana bakmak kolay değil!

Sürekli ölümü gündeme getiren, konumunu reddeden, değişikliklere tepki veren, tedavisini ve ilaçlarını aksatan, günlük işleyişte kendine düşen aktiviteleri yapmaktan kaçınan, gereksiz ve tehlikeli hareketler yapan, yemesi gerekenleri yemeyip, yememesi gerekenleri yiyerek sağlığını bozan, bellek zayıflığını kabul etmeyip, çevresindekileri haksız yere suçlayan bir yaşlıyla sorun yaşanmaması olanaksız.

Bu anlamda bakım veren(ler) ve ailesinin bakılacak kişiyi tanıması, yaşanacak sorunları en aza indirgenmesi açısından önemli.

Yaşlının bakım kalitesini; kişilik özellikleri, mevcut durumunu kabul düzeyi, evin fiziki koşulları, ailesinin yaşlıyı ve durumunu kabul düzeyi, kendi ve ailesinin sosyo-ekonomik durumu ve entelektüel düzeyi ve refakat edilme durumu etkiler.

Yaşlının terk edilme-reddedilme-ümitsizlik-yalnızlık-sevgisizlik gibi olumsuz duyguları, depresyon durumu, intihar eğilimi, ölüm kaygısı düzeyi, stresle baş etme durumu da bakım kalitesini etkiler.

Görme kaybı olan, koku / tat alma yetisi azalan, denge sağlamakta zorlanan, belleği zayıflayan, duyu / işlev kaybına uğrayan, çok üşüyen, kendine güveni azalan, duygusal zorlanmalar yaşadığından çevresindekilerden sevgi, saygı, dayanışma, ilgi, korunma, ekonomik destek bekleyen yaşlının yaşam kalitesini yükseltmek için çaba harcayanların daha rahat koşullarda hizmet vermesi sağlanmalı.

Yaşlının sadece kişisel bakım hizmetleri (banyo yaptırılması, tuvalet ihtiyacını gidermesine ve temizliğine yardım edilmesi, burun-kulak–diş-el-yüz-ayak temizliğinin yapılması, tırnak kesilmesi, saç taranması, sakal tıraşı yapılması, istenmeyen tüylerinin temizlenmesi, giysilerinin değiştirilmesi, odasının temizlenip düzenlenmesi) bile en az bir kişinin ona hizmet etmesini gerektirir.

“Yaşamak bir yürek işçiliği günümüzde
Ölümün anlamı değişti birden
Eskiden yataklarda beklerdik
Ders mi sınav mı görev mi belli değil
Gelecekse ayakta bulsun dimdik
Açılan bir sorumsuz yaylım ateş
Bir top karanfildir göğsümüzde.”
Rıfat ILGAZ

Bakılacak kişi, bakım verecekçe tam olarak değerlendirilmeli

Bakılacak yaşlının kendi kendine bakım ve fiziksel kapasitesi, kas gücü ve uyumu, görme-işitme-aktivite gücü, yeme-uyuma-dışkılama durumu, cinsel sorunu / özrü olup olmadığı, geçmiş yaşam öyküsü, iletişim kurduğu kişiler, inanç derecesi, bağımlılıklarının derecesi, yaşlılığ(ın) ilişkin görüşleri, kullandığı savunma mekanizmaları, ilgi alanları ve hobileri, evinde yapılması gerekli düzenlemeler ile gelecek plan ve beklentilerinin bilinmesi önemli.

Bakım verenler yaşlıyla ilişki kurarken; sakin olma, göz iletişimi kurma, sözünü kesmeme, tek yanıtlı(evet/hayırlı) sorular sorma, tane tane ve yüksek sesle konuşma, gerektiğinde soru/yanıtını tekrarlama, konuşmasını jest-mimiklerle destekleme, geçmişten konuşurken sözü bugüne/geleceğe getirtmeme, gündüz uzun süreli uyumasını engelleme, hareketli olması, diyetini ayarlamaya dikkat etmesinde yarar var.

Evde yalnız kalan yaşlının görebileceği yerlere ‘fişi çıkar’, ‘ilacını al’ gibi notlar bırakmak, dışarıya yalnız çıkacağında üzerinde kimlik bilgisi, adres ve telefon numarası bulunmasına dikkat edilmeli.

Yaşlıya bakım esnasında fiziksel destek veren, beslenme, temizlik ve bakımını sağlayan, fiziksel etkinlikler ve egzersizler yaptıran, ilaçlarını veren, yemeğini ve alışverişini yapan, evini ve odasını derleyip toplayan, onu dinleyip yönlendiren, birlikte geliştirdikleri ortak yaşam kurallarını uygularken bakım veren kişi bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak yorulur ve yıpranır.

Yaşlı bakımı köreltici ve tekrarlayıcı bir iş olduğundan bakım veren, baktığı kişinin yaşlı olduğunu unutmayarak sakin olmaya, fırsat buldukça açık havaya çıkmaya, kendine ve sevdiklerine zaman ayırmaya, keyif aldığı şeyleri yapmaya, gerektiğinde tepkilerini geciktirmeye, rahatlama tekniklerini öğrenerek uygulamaya çalışması kendi ve dolayısıyla yaşlı yararına olacaktır.

“Bana bir varmış de,
Bir varmış, bir yokmuş deme,
İçime dokunuyor.”

Can YÜCEL

Yemyeşil Bahar’ındakiler de ihtimam göstermeli

Yaşlıya bakım verenler / ailesi yaşlının yaşam kalitesini arttırmaya çabalarken, yaşlının da; kuşaklar arası çatışma yerine dayanışmayı, yakınlarının yaşamına müdahil olmamayı, torun, çocuk, gelin/damatlarıyla belli bir mesafeyi korumayı, aileyi birleştirici rol üstlenmeyi, gereksinimi olduğunda rahatlıkla yakınlarını arayabilmesi, yakınlarının sıkıntısı olabileceğini düşünerek, paylaşım yoluna gitmeyi, yeni ilişkiler kurabilmek için olanakları değerlendirmeyi, hayata katılmaya istekli olmayı ilke edinmesi gerekir.

Yaz, güz, karlı tipili kış gittiğinde kalan ‘yemyeşil bahar’ böyle bir şey.

Henüz ‘karlı tipili kış’tayken gelecek baharımızı yemyeşil kılmak için önceden hazırlık yapmak gerek. Ve ‘karlı tipili kış’ ve ‘güz’ günlerimizde büyük mutluluklar beklerken küçük mutlulukları göz ardı etmek yerine, değişik tat ve zevklerle renklendirerek dolu dolu yaşamak gerek.(ŞD/EÜ)

* Şadiye Dönümcü, sosyal hizmet uzmanı.

Not: Bu Yazı bianet.org Sitesinde Yayınlanmaktadır.

İlgili Mesajlar

Bir cevap yazın